Steady! - Turco Inglés Diccionario

Steady!

Significados de "Steady!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
steady n. sabit durum
steady adj. sağlam
steady adj. sabit
steady adj. istikrarlı
steady adj. oynamaz
General
steady flow n. daimi akış
steady n. sabit (bakış)
steady customer n. devamlı müşteri
steady n. kalıcı arkadaş
steady n. istikrar
steady n. sabit durum
steady n. sevgili
steady pace n. sabit oran
steady family life n. düzenli aile yaşamı
steady family life n. düzenli aile hayatı
steady stream n. sabit akış
steady look n. sabit bakış
steady increase n. sürekli artış
steady increase n. devamlı artış
steady increase n. sabit artış
steady boyfriend n. düzenli erkek arkadaş
steady n. ara yatak
steady n. sıkı tutan şey
steady n. sabitleyici
steady n. sabitleştirici
steady v. doğru yolda tutmak
steady v. titrememek
steady v. sabit kalmak
steady v. sakinleştirmek
go steady v. devamlı olarak tek bir kişi ile flört etmek
steady v. sallanmasını kesmek
steady v. titremesini durdurmak
steady v. doğru yola getirmek
steady v. hareket etmemek
steady v. kıpırdamamak
make steady v. sabitleştirmek
steady v. istikrar bulmak
steady v. değişmemek
steady v. yatıştırmak
steady v. sallanmaz hale getirmek
go steady with v. devamlı flört etmek
remain steady v. istikrarlı kalmak
hold steady v. sağlam durmak
steady v. istikrarını korumak
steady v. yaslanmak
steady down v. durulmak
steady v. sabit hızda ilerletmek
steady v. kurulmak
steady down v. düzenli hayata geçmek
steady v. yerleşmek
steady down v. yerleşmek
steady down v. hayatını düzene koymak
steady v. tekdüzeleşmek
steady v. monoton hale gelmek
steady down v. yoluna girmek
steady adj. durmadan aynı şekilde akan (su)
steady adj. düzenli
steady adj. sabit duran
steady adj. şaşmaz
steady adj. metanetli
steady adj. devamlı
steady adj. muntazam
steady adj. pusulayı şaşırmayan (kimse)
as steady as adj. kadar sabit
steady adj. titremeyen
as steady as a rock adj. sağlam
as steady as a rock adj. güvenilir
steady adj. sakin
steady adj. oturmuş
steady adj. sağlam (sinirler)
steady adj. sarsılmaz
steady adj. durmayan
steady adj. tutarlı
steady adj. güvenilir
steady adj. değişmeyen
steady adj. sürekli
steady adj. kararlı
steady adj. dengeli
steady adj. sallanmaz
steady adj. düzgün
steady adj. sabit
steady adj. durmadan
rock-steady adj. itimada şayan
rock-steady adj. tutarlı
steady-going adj. tutarlı
rock-steady adj. güvenilir
rock-steady adj. kaya gibi sağlam
steady adj. sabit (bakış)
steady-going adj. ciddi
steady adj. yavaş
steady adj. ağır
steady-going adj. tutucu
steady-going adj. ayık
steady-going adj. ağırbaşlı
steady-going adj. dengeli
steady-going adj. tutarlı
steady-going adj. sabit alışkanlıkları olan
steady-going adj. sabit alışkanlıkları olan
steady adv. düzenli ilişki içinde
steady adv. durmadan
steady adv. sabit şekilde
steady adv. değişmeksizin
steady adv. kararlılıkla
steady adv. gayretle
steady adv. azimle
steady adv. tereddüt etmeksizin
steady adv. tereddüt etmeksizin
steady adv. metanet içerisinde
steady interj. dikkat
steady interj. viya et!
steady interj. (yarış başlangıcında) hazır!
steady interj. sakin!
steady interj. rotayı izle!
steady interj. şşş!
steady interj. sorun yok!
steady interj. güzergahı takip et!
Phrases
steady as she goes expr. istikrarlı ve dikkatli
steady as she goes expr. viya böyle
Proverb
slow and steady wins the race yavaş ama istikrarlı olan yarışı kazanır
slow and steady always wins the race yavaş ve istikrarlı olan daima kazanır
Colloquial
land of steady habits n. connecticut'un takma adı
steady n. müdavim
steady n. gedikli
steady n. düzenli müşteri
steady n. sürekli ziyaretçi
ready steady go! expr. hazır ol . . . başla!
ready steady go expr. yerlerinize . . . hazır . . . başla!
ready, steady, go expr. hazır ol, başla
ready, steady, go expr. yerine, hazır, başla
ready, steady, go expr. hazır, başla
steady on! exclam. sakin!
steady on! exclam. yavaş!
Idioms
a steady hand on the tiller [uk] n. olayların gidişatına hakim olma
a steady hand on the tiller [uk] n. durumu sakin ve güvenilir bir şekilde kontrol altında tutma/kontrol altına alma
a steady hand on the tiller [uk] n. durumu kontrol altına alma
a steady hand on the tiller [uk] n. durumu/olayları kontrol altında tutma
a steady hand on the tiller [uk] n. kontrolü elde tutma
a steady hand on the tiller [uk] n. durumun kontrolünü elden bırakmama
have a steady hand on the tiller v. olayların gidişatına hakim olmak
have a steady hand on the tiller v. kontrolü elde tutmak/bulundurmak
hold down a steady job v. sabit bir işte/işe tutunmak
go steady with someone v. biriyle çıkmak
hold down a steady job v. sürekli/devamlı bir işi olmak
have a steady hand on the tiller v. durumu kontrol altında tutmak
go steady (with somebody) [old-fashioned] v. (biriyle) ciddi bir ilişkisi olmak
go steady (with somebody) [old-fashioned] v. (biriyle) çıkmak
go steady (with somebody) [old-fashioned] v. devamlı olarak tek bir kişi ile flört etmek
steady the ship v. geminin sallanmasını engellemek
steady the ship v. istikrarlı hale getirmek
steady the ship v. sakinleştirmek