Still! - Turco Inglés Diccionario

Still!

Significados de "Still!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
still adj. durgun
still adj. hareketsiz
still adv. hala
still adv. yine de
General
still lemon drink n. limonata
still n. damıtıcı
still n. hareketsizlik
worse still n. işin daha kötüsü
still n. sükunet
still n. tanıtım fotoğrafı (film)
still air n. durgun hava
still n. dinginlik
still n. sükut
criminal still at large n. hapishane kaçkını
worse still n. daha kötüsü
betrothed while still an infant n. beşik kertiği
still n. sessizlik
still n. fotoğraf
still drink n. gazsız içecek
still-life painting n. natürmort resim
still room n. kiler gibi küçük oda
still n. damıtma aygıtı
still n. imbik
still water n. durgun su
still room n. çay odası
still n. sakinlik
still waters n. sakin sular
still ocean waters n. dingin okyanus suları
pot still n. imbik
pot still n. damıtma imbiği
still n. (telefon üzerinden bilgi verilen) sessiz yangın alarmı
still room n. distilasyon alanı
still life n. natürmort gibi durağan eser
still alarm n. (telefon üzerinden bilgi verilen) sessiz yangın alarmı
still room n. damıtma odası
still point n. an'da olunan nokta
still point n. durağan nokta
hold still v. hareket etmemek
stand still v. hareketsiz durmak
still v. sakinleşmek
sit still v. doğru durmak
hold still v. kıpırdamamak
still v. yatışmak
stand as still as a statue v. put gibi durmak
the flavour (taste) of it still lingers v. tadı damağında kalmak
still v. susturmak
still v. yatıştırmak
stand still v. hareket etmemek
become still v. sessizleşmek
still v. durdurmak
stand still v. kıpırdamamak
still v. durgunlaşmak
still v. dindirmek (fırtına vb'ni)
sit still v. uslu oturmak
sit still v. uslu durmak
be still in a critical condition v. hayati riski atlatamamak
be still awake v. daha yatmamış olmak
be still awake v. hala uyanık olmak
be still hungry for success v. başarıya doymamak
still v. sakinleştirmek
be still in memories v. hafızalardaki yerini korumak
be still critical v. durumu ciddiyetini korumak
(one's condition) to be still critical v. (durumu) ciddiyetini korumak
be (still) friends after break up v. ayrıldıktan sonra arkadaş kalmak
be (still) friends after break up v. ayrıldıktan sonra arkadaş olarak kalmak
be still discussed v. hala tartışılmak
be still discussed v. halen daha tartışılmak
still linger strongly in one's memory v. hafızasında önemli bir yer tutmak
be still on the loose v. hala/henüz yakalanmamış olmak
be still on the loose v. kayıplara karışmak
be still on the loose v. kayıp olmak
be still on the loose v. sırra kadem basmak
lie still v. kımıldamadan uzanmak
lie still v. hareketsiz yatmak
be still on the decline v. düşüşünü sürdürmek
still v. bastırmak
still v. gücü yetmek
still v. üstesinden gelmek
still v. rahatlatmak
still v. gidermek
still v. örtbas etmek
still v. tatmin etmek
still v. baş etmek
still v. perdelemek
still v. sınırlandırmak
still v. kontrol altında tutmak
still v. doyurmak
still v. damıtmak
still v. damıtma yapmak
still [obsolete] v. damla damla sızdırmak
still-burn v. distilasyon sürecinde yakmak
still-burn v. damıtım sırasında yakmak
still v. damıtma yolu ile özütünü çıkarmak
still v. distilasyon yapmak
still [obsolete] v. damlamak
still [obsolete] v. damlatmak
still v. damıtarak elde etmek
still [obsolete] v. damla damla düşmek
still v. saflaştırmak
still v. susmak
still v. (rüzgâr) kesilmek
stand still v. sabit durmak
stay still v. kıpırdamamak
still adj. köpüksüz (şarap)
still adj. sabit
still adj. durgun (su)
still adj. esintisiz
still adj. asude
as still as a statue adj. put gibi
still adj. sessiz
as still as adj. kadar sessiz
still adj. ölü
still adj. rüzgarsız
still adj. hoş
still adj. dingin
stock still adj. hareketsiz
still adj. akıntısız
as still as adj. gibi sessiz
stock-still adj. durgun
stock-still adj. hareketsiz
stock-still adj. hiç kımıldamadan
still adj. durgun
still adj. dalgasız
still adj. kıpırtısız
still-continuing adj. halen devam eden
still-habitable adj. halen oturulan (ev vb)
still adj. yalın
still adj. telaşsız
still adj. dingin
still adj. durgun
still adj. sakin
still [obsolete] adj. azimli
still-closing adj. daralan
still [obsolete] adj. gayretli
still-closing adj. giderek kapanan
still [obsolete] adj. pes etmeyen
still-closing adj. kapanmayı sürdüren
still [obsolete] adj. direşken
still [obsolete] adj. sebatlı
still-closing adj. sürekli kapanan
still adj. kıpırdamadan
still adj. normal su
still adj. rüzgârsız
stone-still adj. taş gibi hareketsiz
stone-still adj. donuk
stone-still adj. cansız
stone-still adj. ruhsuz
still adv. buna rağmen
still adv. henüz
still adv. daha

Significados de "Still!" con otros términos en diccionario inglés turco: 3 resultado(s)

Turco Inglés
Technical
carl still soğurumlu sıyırma carl still absorption stripping n.
carl still süreci carl still process n.
Pathology
still hastalığı still's disease n.