Toe - Turco Inglés Diccionario

Toe

Significados de "Toe" en diccionario turco inglés : 42 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
toe n. ayak parmağı
General
toe n.
toe n. çorap burnu
toe n. ayakkabıda burun
toe n. burun (ayakkabıda)
toe n. ayak ucu
toe n. uç (çorapta)
toe n. parmak
toe n. ayak başparmağı
toe n. burun
toe v. ayak parmakları ile dokunmak
toe v. ayak ucuyla vurmak
toe v. tekme atmak
toe v. ölmek
toe v. burun takmak (çorap/ayakkabı vb'ne)
toe v. yamuk bir açıyla ilerlemek
toe v. parmak uçlarında yürümek
toe v. temkinli bir şekilde ilerlemek
Technical
toe n. dikey şaft grubunun alt rulmanı
toe n. baraj tabanı
toe n. topuk
Construction
toe n. maden ocağının tabanı
toe n. taş ocağının tabanı
toe n. matkap deliğinin en uç kısmı
toe n. çekicin sivri ucu
toe n. dirsekli makara
toe v. (çivi, raptiye) yandan çakmak
Automotive
toe n. kam profiline geçen supap iticisinin ucu
toe n. içe-dışa dönüklük
Railway
toe n. demiryolu makas göbeğinin ön ucu
Anatomy
toe n. ayak parmağı
Botanic
toe n. bitki kökünün toprağa girdiği ucu
toe n. bazı bitkilerde yumru kök
Agriculture
toe n. tohum ekmek için açılan çukurun en dip kısmı
Geology
toe n. alüvyon yelpazesinin aşağı eğimli ucunun çıkıntısı
Military
toe n. ateşleme pozisyonundayken topun en alçak köşesi
Sport
toe n. golf sopasının ucu
toe n. parmak uçlarında yapılan bir tür dans
toe v. (topa) golf sopasının ucuyla vurmak
toe v. (topuk dansında) ayak parmağıyla dokunmak
Football
toe n. şut çekmesi için takıma alınmış futbolcu
Music
toe v. (dans ederken) parmak uçlarıyla zemine vurmak

Significados de "Toe" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
little toe n. küçük parmak
peep toe n. burnu açık
little toe n. serçe parmak
peep toe n. burnu açık ayakkabı
steel toe shoes n. çelik burunlu ayakkabı
toe rail n. küpeşte
toe brake n. ayak freni
toe of a shoe n. ayakkabının burnu
toe of a shoe n. ayakkabı burnu
shoe toe n. ayakkabı burnu
heel-and-toe n. küçük adımlarla yürüme
steel-toe boots n. çelik destekli ayakkabı
toe-hold n. ilk adım
tick-tack-toe n. üç taş
toe wall n. topuk duvarı
toe-in n. tekerlek kapanıklığı
toe-in n. içe doğru yatıklık
toe board n. marşpiye
toe board n. marşpiyel
toe board n. basamak ayaklığı
fourth toe n. dördüncü ayak parmağı
little toe n. ayak küçük parmağı
tit-tat-toe n. üç taş oyunu
tic-tac-toe n. üç taş oyunu
tick-tack-toe n. üç taş oyunu
toe box n. bombe (ayakkabının burun kısmındaki kalıplı parça )
toe guard n. ayak burun koruyucusu
toe shoe n. bale ayakkabısı
tic-tack-toe n. xox oyunu
camel toe n. deve toynağı
open toe sandal n. önü/burnu açık sandalet
timber toe n. tahta bacak
toe ring n. ayak parmağı yüzüğü
toe sock n. parmaklı çorap
toe calk n. nal mıhı
toe-kissing n. derinden saygı duyma
toe calk n. at nalındaki mıh
toe ring n. atların egzersiz yaparak ısındığı küçük padok
toe-and-heel click n. bir ayağın parmakları diğer ayağın topuğuna vurarak yapılan dans hareketi
toe-kissing n. alçakgönüllü hayranlık duygusu
great toe n. ayak başparmağı
toe loop anklet n. parmak arası bileklik
toe-ring anklet n. parmak arası bileklik
toe the line v. kurallara uymak
toe the mark v. kurallara uymak
pinkie toe v. küçük parmak
toe the line v. hizaya gelmek
toe the line v. kendinden bekleneni yapmak
get a toe-hold v. tutunmak
hammer toe v. çekiç parmak
toe-and-heel v. dans etmek
pigeon-toe v. çarpık çarpık yürümek
pigeon-toe v. yalpalayarak ilerlemek
armed from tip to toe adj. tepeden tırnağa silahlı
toe-to-toe adj. başa baş
toe-and-heel adj. topuk ve ayak parmakları kullanılarak yapılan
toe-and-heel adj. topuk ve ayak parmakları birbirine vurularak yapılan (dans)
pointed-toe adj. sivri uçlu
pointed-toe adj. sivri burun
squared-toe adj. kare burunlu
squared-toe adj. kare parmaklı
squared-toe adj. küt burunlu
squared-toe adj. parmak bölümü kare şeklinde gelen
from top to toe adv. bütünüyle
from head to toe adv. tamamiyle
from head to toe adv. tepeden tırnağa kadar
from top to toe adv. baştan ayağa
from top to toe adv. baştan aşağı
from top to toe adv. tepeden tırnağa
heel to toe adv. topuktan başparmağa
toe-to-toe adv. teke tek
tic-tac-toe N. XOX oyunu
Phrasals
toe in v. içe basarak yürümek
toe out v. dışa basarak yürümek
toe in v. pis burun vurmak
toe in v. eğik açıyla dizmek/düzenlemek
toe in v. konuşmacıları verev olarak dizmek
toe in v. (futbolda) topa ayak ucuyla vurmak
toe in v. verev dizmek/oturtmak
toe in v. ayak ucu vurmak
Colloquial
tippy-toe [usa] v. parmak uçlarında yürümek
toe tag v. ölen kişinin morgda kimliğini belirlemek için ayak baş parmağına takılan kağıt/kart
toe-tag v. ölen kişinin morgda baş parmağına etiket takmak
toe tag v. ölen kişinin morgda baş parmağına takılan etiket
toe-tag v. ölen kişinin morgda kimliğini belirlemek için ayak baş parmağına bir kağıt/kart takmak
toe-curling adj. utanç verici
Idioms
the black ox has trod upon (one's) toe [obsolete] n. gün yüzü görememe
the black ox has trod upon (one's) toe [obsolete] n. bataktan çıkamama
the black ox has trod upon (one's) toe [obsolete] n. bir sorun ya da sıkıntıyla karşılaşma
the black ox has trod upon (one's) toe [obsolete] n. talih yüzüne gülmeme
a toe in the door n. bir şeyin ilk adımı
a toe in the door n. (ilerideki fırsatlar için) atılan adım
a toe in the door n. (bir yerin) kapısından içeri atılan adım
a toe in the door n. istediği şeye/amaca ulaşmak için atılan ilk adım
a toe in the door n. (ilerideki fırsatlar için) aralanan kapı
a toe in the door n. (bir yere/işe) kapağı atma
a toe in the door n. (bir işe/yere) girme şansı
timber-toe [obsolete] n. tahta bacaklı kimse
timber-toe [obsolete] n. tahta bacak
toe the line v. hizaya gelmek
toe the line v. söyleneni yapmak
toe the line v. bekleneni yapmak
toe the line v. emirlere uymak
stub one's toe against something v. ayağı tökezlemek
stub one's toe on something v. ayağı tökezlemek
stub one's toe against something v. ayağını sert bir cisime çarpmak
stub one's toe on something v. ayağını sert bir cisime çarpmak
go toe to toe with someone v. karşı koymak
go toe to toe with someone v. zıt gitmek
toe the mark v. bekleneni yapmak
toe the mark v. emirlere uymak
toe the mark v. söyleneni yapmak
make (someone) toe the line v. birini hizaya getirmek
make (someone) toe the line v. birini yola getirme
toe the line v. kurallara ayak uydurmak
dip one's toe in the water v. dahil olmak
dip one's toe in the water v. bir işe girişmek
dip one's toe in the water v. bir şey için kollarını sıvamak
dip one's toe in the water v. yeni bir şeye başlamak
dip one's toe in the water v. bir şeye el atmak
toe a line v. sorumluluğunu yerine getirmek
toe a mark v. söyleneni yapmak
toe a mark v. sorumluluğunu yerine getirmek
toe a mark v. emirlere uymak
toe a line v. söyleneni yapmak
toe the oche v. oyuna başlamak
toe a line v. kurala uymak
toe a line v. emirlere uymak
toe the mark v. yarış veya maçın başlamasına hazır olduğunu göstermek için ayak veya elle başlama çizgisine dokunmak
toe a mark v. kurala uymak
toe the line v. yarış veya maçın başlamasına hazır olduğunu göstermek için ayak veya elle başlama çizgisine dokunmak
trip the light fantastic toe v. dans etmek
get a toe in the door v. fırsat bulmak
get a toe in the door v. şans kazanmak
get a toe in the door v. kapağı atmak
get a toe in the door v. ayağını yer etmek
dip (one's) toe into (something) v. yeni yeni (bir şeye) adım atmak
dip (one's) toe into (something) v. yavaş yavaş (bir şeye) başlamak
dip (one's) toe into (something) v. (bir şeye) girişmek
dip (one's) toe into (something) v. (bir şeye) adım atmak
dip (one's) toe into (something) v. (bir şeye) bulaşmak
dip (one's) toe into (something) v. (bir şeye) el atmak
put (one's) toe in the water v. bir şey için kollarını sıvamak
put (one's) toe in the water v. dahil olmak
put (one's) toe in the water v. bir şeye el atmak
put (one's) toe in the water v. ucundan bir işe girişmek
put (one's) toe in the water v. bir işe girişmek
put (one's) toe in the water v. deneme amaçlı bir şeye başlamak
put (one's) toe in the water v. yeni bir şeye başlamak
dip one's toe in the water [uk] v. el atmak