a little - Turco Inglés Diccionario
Historia

a little

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "a little" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
a little adv. azıcık
a little adv. bir parça
a little adv. biraz
General
a little adv. bir miktar
a little adv. biraz
a little adv. az buçuk
a little adv. çat pat
a little adv. az
a little adv. bir dirhem

Significados de "a little" con otros términos en diccionario inglés turco: 245 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
a little bit adv. azıcık
a little bit adv. birazcık
a little later adv. birazdan
in a little while adv. birazdan
General
dig in a little v. ayrıntıya girmek
escape (from a dangerous situation) with little or no harm v. ucuz atlatmak
escape (from a dangerous situation) with little or no harm v. ucuz kurtulmak
know a little v. az bilmek
wait a little while v. az beklemek
eat a little v. az yemek
get outdoors a little v. biraz dışarı çıkmak
have a little nap v. kestirmek (kısa uyku)
have a little nap v. birazcık kestirmek
scream like a little girl v. küçük bir kız gibi bağırmak
find the assignments a little unchallenging v. verilen görevleri biraz basit bulmak
discuss a little problem v. küçük bir sorunu tartışmak
show a little love v. biraz sevgi göstermek
do a little research about someone v. biri hakkında ufak bir araştırma yapmak
do a little research about someone v. biri hakkında küçük bir araştırma yapmak
punch a little child v. küçük bir çocuğa yumruk atmak
look like a little angel v. küçük bir melek gibi görünmek
act a little strange lately v. son zamanlarda biraz garip davranmak
have a little too much to drink v. içkiyi biraz fazla kaçırmak
have a little party v. küçük bir parti vermek
die a little bit every day v. her gün birazcık daha ölmek
go a little heavy on the eye makeup v. göz makyajını biraz abartmak
be a little late v. biraz geç kalmak
be a little sad v. biraz üzülmek
get a little upset v. biraz üzülmek
a little garden n. küçük bir bahçe
a little request n. küçük bir istek
a little flesh wound n. küçük bir sıyrık
a little flesh wound n. ufak bir sıyrık
a little bit ill adj. biraz hasta
a little of adj. -in birazını
a little while ago adv. henüz
a little while ago adv. biraz önce
a little bit adv. bir parça
not a little adv. bir hayli
a little way off adv. biraz uzakta
not a little adv. ziyadesiyle
for a little adv. kısa bir zaman için
for a little adv. azıcık
for a little while adv. birsüre
a little later adv. biraz sonra
for a little while adv. kısa bir süreden beri
not a little adv. epey
a little at a time adv. bölüm bölüm
in a little while adv. kısa sürede
a little more time adv. bir müddet daha
a little bit late adv. azıcık geç
a little bit late adv. biraz geç
a little while back adv. yakın zaman önce
after a little while adv. kısa bir süre sonra
a little bit of both adv. ikisinden de biraz
a little too much adv. biraz çok
a little bit more adv. çok az daha
a little beyond adv. az ötesinde
a little bit more adv. birazcık daha
quite a little adv. oldukça fazla
Phrases
a little bit louder n. biraz daha yüksek (ses)
even a little az da olsa
once upon a time there was a little girl bir zamanlar küçük bir kız varmış
to exaggerate a little biraz abartırsak
a little while before den/e bir süre önce
a little while before çok az bir süre önce
a little goes a long way az miktarda kullanımı yeterlidir
Proverb
a little knowledge is a dangerous thing yarı cahilden kork
many a little makes a mickle damlaya damlaya göl olur
a little stone may upset a large cart ummadık taş baş yarar
difficult is done at once; the impossible takes a little longer zoru hemen yaparız; imkansız, biraz zaman alır
little knowledge is a dangerous thing yarı cahilden kork
little learning is a dangerous thing yarı cahilden kork
little learning is a dangerous thing az bilmek tehlikelidir
little knowledge is a dangerous thing az bilmek tehlikelidir
Colloquial
a little is better than none hiç yoktan iyidir
be a little angry biraz kızgın olmak
a little game küçük bir oyun
come a little closer biraz yaklaşmak
a little honesty biraz dürüstlük
be a little shook up biraz sarsılmak
a little stressed biraz stresli
a little skinny biraz sıska
a little terrace ufak bir teras
a little family problem küçük bir aile problemi
a little family problem küçük bir ailevi problemi
a little expensive biraz pahalı
perhaps a little later belki biraz sonra
perhaps a little later belki az sonra
go for a little ride küçük bir yolculuğa çıkmak
with a little money çok az bir parayla
a little this a little that biraz şundan biraz bundan
only a little longer sadece kısa bir süre sonra
a little weird biraz tuhaf
(a little/bit) rough around the edges vasat ama işe yarar
(a little/bit) rough around the edges kültürsüz
(a little/bit) rough around the edges akşamdan kalma
(a little/bit) rough around the edges kaba saba
(a little/bit) rough around the edges kaba ama iş görür
(a little/bit) rough around the edges görgüsüz
Idioms
a little stone can upset a large cart ummadık taş baş yarar
a little tin god küçük dağları ben yarattım havalarında
a little bird told me kuşlar söyledi
a little tin god kendisini dev aynasında gören
a little tin god küçük dağları ben yarattım diyen kimse
little frog in a big pond büyük denizde küçük balık
a big fish in a little pond küçük denizde büyük balık
give a little az vermek
a little horror küçük/tam bir canavar
a little horror haşarı/azgın ufaklık
a nice little earner (brit) çok para kazandıran iş
a nice little earner (brit) karlı iş
feel a little under the weather kendini çok iyi hissetmemek
be feeling a little under the weather kendini kötü hissetmek
be feeling a little under the weather kendini iyi hissetmemek
be feeling a little under the weather kendini çok iyi hissetmemek
feel a little under the weather kendini kötü hissetmek
feel a little under the weather kendini iyi hissetmemek
a little bird whispered in my ear bana kuşlar söyledi
(a little/bit) rough and ready vasat ama işe yarar
(a little/bit) rough and ready kaba ama iş görür
Speaking
i know a little az biliyorum
a little bit louder sesi biraz daha aç
i am a little busy biraz meşgulüm
just a little friendly advice from me benden sana bir arkadaş tavsiyesi
tell me a little about yourself bana biraz kendinden bahsetsene
just a little friendly advice from me benden sana bir dost tavsiyesi
tell me a little about yourself biraz kendinden söz etsene
just a little friendly advice from me benden sana bir arkadaş nasihatı
just a little friendly advice from me benden sana bir dost nasihatı
tell me a little about yourself biraz kendinden bahsetsene
wait a little biraz bekle
wait a little bekle biraz
i'm a little busy now şu anda biraz meşgulüm
my head's a little dizzy biraz başım dönüyor
I'm getting a little pissed tepemin tası atıyor
is it a little strange? bu biraz garip değil mi?
a little louder biraz daha yüksek sesli
leave the door open a little kapıyı biraz açık bırak
give me a chance to get to know you a little better seni biraz daha tanımam için bana bir şans ver
when i was a little boy küçük bir çocukken
i just had a little accident ufak bir kaza geçirdim
can you rewind it just a little bit? biraz başa sarabilir misin?
i'm going to be a little late biraz gecikeceğim
would you mind moving up just a little? (arabayı vb) biraz ileri alabilir misiniz?
i have a little present for you sana küçük bir hediyem var
nothing wrong with a little romance biraz romantizmin kimseye zararı olmaz
you remind me a little of myself bana bir parça kendimi hatırlatıyorsun
you remind me a little of myself bana bir parça kendi halimi anımsatıyorsun
she's a little lonely out here by herself burada kendi başına biraz yalnızlık çekiyor
this huge tree grew from a little seed bu büyük ağaç küçük bir tohumdan büyüdü
let's take a little walk around hadi biraz dolaşalım
just stay a little longer biraz daha kal
things got a little out of hand işler biraz kontrolden çıktı
i've been a little bit careless biraz dikkatsiz davrandım
i will be there in a little bit birazdan oradayım
they need a little lesson küçük bir derse ihtiyaçları var
they need a little lesson ufak bir ders almaları gerek
it's a little expensive biraz pahalı
i want to ask you a little favor senden ufak bir iyilik istiyorum
i'll see you in a little while birazdan görüşürüz
i think i'm being a little bit paranoid sanırım biraz paranoyaklaşıyorum
why don't we talk a little bit about your father? neden biraz da baban hakkında konuşmuyoruz?
i want to tell you a little secret sana küçük bir sır vermek istiyorum
i'm a little new to all this tüm bunlara biraz yeniyim
let them rest a little while longer bırak da biraz daha dinlensinler
let me tell you about myself a little bit size biraz kendimden bahsedeyim
let me tell you about myself a little bit sana biraz kendimden bahsedeyim
a little time apart would be good for both of us biraz ayrı kalmak ikimiz için de iyi olur
is it a little weird? biraz garip değil mi?
is it a little strange? biraz garip değil mi?
is it a little strange? biraz tuhaf değil mi?
is it a little weird? biraz tuhaf değil mi?
you look a little blue biraz üzgün görünüyorsun
i have a little time biraz zamanım var
what would you say if we went a little early biraz erken gitsek ne dersiniz?
a little later biraz sonra
a little later az sonra
aren't you a little old for this? bunun için biraz fazla yaşlı değil misin?
that's a little too much, don't you think? sence de bu biraz fazla değil mi?
why don't you show us a little respect? bize biraz saygı göstermeye ne dersiniz?
give us a little credit güven bize biraz
trust us a little bit güven bize biraz
bend your knee a little bit dizini biraz bük
i was a little shocked biraz şaşırdım
i was a little shocked biraz afalladım
i was a little surprised biraz şaşırdım
let's be a little realistic here gerçekçi olalım biraz
i have a little gift for you sana küçük bir hediyem var
i need a little help biraz yardıma ihtiyacım var
what about a little test? küçük bir teste ne dersin?
i'm a little early ben biraz erken geldim
a little tiring biraz yorucu
why don't you tell us a little bit about yourself? neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun?
my dad is a little overweight benim babam biraz kilolu
cut your hair a little saçını biraz kes
you gotta give me a little credit for that bu konuda hakkımı teslim etmelisin
he is a little shorter than me onun boyu benden biraz kısa
he is a little shorter than me onun boyu benimkinden biraz kısa
he is a little shorter than me o benden biraz kısa
she is a little shorter than me o benden biraz kısa
she is a little shorter than me onun boyu benim boyumdan biraz kısa
she is a little shorter than me onun boyu benden biraz kısa
he is a little shorter than me onun boyu benim boyumdan biraz kısa
she is a little shorter than me onun boyu benimkinden biraz kısa
i got quite a little green thumb bitki yetiştirmekten çok iyi anlıyorum
you seem a little off aklın başka yerde gibi
there's been a little change of plans planda ufak bir değişiklik oldu
let's go for a little ride hadi ufak bir gezintiye çıkalım
we'll have a little break küçük bir mola vereceğiz
I'm getting a little freaked out biraz tırsmaya başladım
I hear a little sarcasm in your voice sesinde biraz alaycılık seziyorum
I'm running a little late biraz geç kalıyorum
we've gotten a little far afield konudan saptık biraz
i've been around a little bit ben de bu yollardan geçtim
I'm trying to have a little fun birazcık eğlenmeye çalışıyorum
i think we're a little short on dollars sanırım bir kaç dolar eksiğimiz var
i'm just a little out of it biraz bunaldım
don't you think you're overreacting a little too much? sence de biraz aşırı tepki göstermiyor musun?
you're not a little girl anymore artık küçük bir kız değilsin
why don't you get off my back a little bit? biraz yakamdan düşsen nasıl olur?
to exaggerate a little biraz abartacak olursak
there was a little girl küçük bir kız vardı
i'm a little bit tired biraz yorgunum
just have a little class biraz kaliteli ol
when i was a little girl ben küçük bir kızken
I'm a little stressed biraz stresliyim
I'm a little nervous biraz stresliyim
I'm a little nervous biraz heyecanlıyım
I'm a little nervous biraz gerginim
cheer up a little neşelen biraz
she i̇s a little shy o biraz utangaçtır
she i̇s a little shy o biraz utanıyor
laugh a little gülsene biraz
laugh a little biraz gül
smile a little gülsene biraz
smile a little biraz gül
I am a little scared biraz korkuyorum
Slang
a little bird told me bana kuşlar söyledi
a little bird told me küçük bir kuş söyledi
don't be a little bitch about it mızmızlık etme
don't be a little bitch about it şikayet edip durma
Gastronomy
coffee with a little sugar az şekerli kahve
Literature
a little princess küçük prenses
British Slang
little man in a boat klitoris