ahlaki - Turco Inglés Diccionario

ahlaki

Significados de "ahlaki" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ahlaki moral adj.
His clients are pleased with his moral integrity.
Müvekkilleri onun ahlaki tutarlılığından memnunlar.

More Sentences
ahlaki ethical adj.
As a lawyer, it is not ethical for you to give information about your client.
Avukat olarak müvekkilin hakkında bilgi vermen hiç ahlaki değil.

More Sentences
ahlaki ethic adj.
General
ahlaki moral adj.
His clients are pleased with his moral integrity.
Müvekkilleri onun ahlaki tutarlılığından memnunlar.

More Sentences
Trade/Economic
ahlaki moral adj.
His clients are pleased with his moral integrity.
Müvekkilleri onun ahlaki tutarlılığından memnunlar.

More Sentences
General
ahlaki righteous adj.
ahlaki didactic adj.
Archaic
ahlaki didascalic adj.

Significados de "ahlaki" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
ahlaki karakter ethical character n.
iğrençlik (ahlaki açıdan) squalor n.
ahlaki görev moral injuction n.
ahlaki davranışlar ethical behaviour n.
ahlaki kural precept n.
ahlaki öykü apologue n.
ahlaki yargı ethical judgement n.
ahlaki mükemmeliyet moral excellence n.
manevi ve ahlaki açıdan kitle iletişim araçları moral and ethical aspects mass media n.
ahlaki boyut moral dimension n.
ahlaki olma ethicalness n.
ahlaki bozulma gangrene n.
ahlaki delilik folie morale n.
ahlaki tehlike moral hazard n.
ahlaki hikaye apologue n.
ahlaki gelişim moral development n.
ahlaki durum moral conditions n.
ahlaki değerler ethical values n.
ahlaki fiiller ethical behaviour n.
ahlaki olgunluk ethical maturity n.
ahlaki değerler eternal verities n.
ahlaki pazarlama marketing ethic n.
ahlaki iktisat moral economy n.
ahlaki bozukluk moral corruption n.
ahlaki değer standard n.
ahlaki problemler ethical problems n.
ahlaki ve etik yönler moral and ethical aspects n.
ahlaki çoğunluk moral majority n.
ahlaki davranış moral conduct n.
ahlaki eylem moral action n.
ahlaki ve dini kuralları davranış temeli olarak alma nomism n.
ahlaki kültür hareketi ethical culture movement n.
ahlaki hüküm moral-ethical judgement n.
ahlaki bireycilik ethical individualism n.
ahlaki kural moral principle n.
ahlaki ilke moral principle n.
ahlaki düşünce moral consideration n.
ahlaki değerler moral values n.
ahlaki pusula moral compass n.
ahlaki duruş moral standing n.
ahlaki mükemmellik moral perfection n.
ahlaki bozulma moral breakdown n.
ahlaki çöküntü moral breakdown n.
ahlaki bozulma moral corruption n.
ahlaki çöküntü moral corruption n.
ahlaki açıklık moral clarity n.
ahlaki gerekçe moral clarity n.
ahlaki boşluk moral emptiness n.
ahlaki muhakeme moral reasoning n.
(ahlaki) öğreti precept n.
ahlaki değer moral value n.
ahlaki yargılar moral judgments n.
ahlaki ikilemler moral dilemmas n.
ahlaki yapı moral fibre n.
ahlaki yapı moral fiber n.
ahlaki yapı moral structure n.
ahlaki yükümlülük moral obligation n.
ahlaki standartlar ethical standards n.
ahlaki standartlar moral standards n.
ahlaki çöküş moral collapse n.
ahlaki bağlam moral context n.
(konunun) ahlaki kısmı moral context n.
ahlaki olmayan kurnazlık decadent slyness n.
ahlaki yönden değerlendirme moralization n.
ahlaki yönden değerlendirme moralizing n.
ahlaki yönden değerlendirme moralisation n.
ahlaki ve etik bakış açısı alignment n.
ahlaki zorunluluk moral imperative n.
ahlaki görelilik moral relativism n.
ahlaki çöküntü gangrene n.
ahlaki ve entelektüel yücelik rays n.
ideal ya da ahlaki boyutundan ziyade faydacı ve pratik yönü ağır basan realistic n.
dini veya ahlaki dönüşüm change n.
ahlaki eğitim nurture [obsolete] n.
fiziksel veya ahlaki açıdan baskı altında olma necessity n.
ahlaki üstünlük the moral high ground n.
ahlaki açıdan uygun olan şeyler the good n.
ahlaki açıdan doğru olan şeyler the good n.
ahlaki veya zihinsel olarak bağımlı kimse thrall n.
ahlaki yükümlülük tie n.
ahlaki mesaj moral message n.
ahlaki öyküler anlatan kimse apologer [obsolete] n.
ahlaki değerleri hiçe sayan hırs arrivisme n.
(ahlaki) düşüş lapse n.
ahlaki ilke value n.
karakter veya ahlaki tutarlılık sağlayan özellik ballast n.
ahlaki dürtü ethical motive n.
etik ve ahlaki sistemler üzerine yapılan çalışmalara verilen ad ethography n.
ahlaki büyüklük magnitude n.
ahlaki yücelik magnitude n.
ahlaki ilke value orientation n.
bir kişi veya bir sosyal grupça kabul edilen ahlaki değerler value-system n.
bir kişi veya bir sosyal grupça kabul edilen ahlaki değerler value orientation n.
ahlaki kural value orientation n.
bir kişi veya bir sosyal grupça kabul edilen ahlaki değerler moral principle n.
ahlaki maske moral mask n.
ahlaki öğretiler wisdom n.
mantıklı prensipleri veya ahlaki değerleri çürüttüğü düşünülen etki leprosy n.
ahlaki otorite mana n.
ahlaki yanlış blotch n.
ahlaki leke blur n.
çeşitli dersleri kapsayan ve ahlaki mesajlar içeren okuma seçkisi mcguffey eclectic readers n.
ahlaki açıdan en sakıncalı şey worst n.
ahlaki sapma fall n.
ahlaki özgürlüğü olmama heteronomy n.
ahlaki özgürlüğü olmama durumu heteronymy n.
ahlaki söylem morality n.
ahlaki kılan kimse moraliser n.
ahlaki davranışlar mores n.
ahlaki hale getirme moralisation n.
ahlaki hale getirme moralization n.
ahlaki yönden değerlendirme moralising n.
ahlaki ders morality n.
ahlaki olma süreci moralisation n.
ahlaki yönden değerlendirme moralizing n.
ahlaki olma süreci moralization n.
doğru-yanlış çatışmasını içerip ahlaki ders çıkarılabilecek şey morality play n.
ahlaki hale getirme moralisation n.
ahlaki olma süreci moralisation n.
ahlaki ifade morality n.
ahlaki değerleri zayıf olan kadın limmer [scotland] n.
ahlaki sınırlamaları terk etme loose [obsolete] n.
ahlaki baskıdan kurtulma loose [obsolete] n.
fiziksel, zihinsel ve ahlaki yapı geography n.
ahlaki bütünlük rightness n.
ahlaki yozlaşma degradation n.
ahlaki veya düşünsel itibar dimension n.
ahlaki davranış government [obsolete] n.
ahlaki güç grace n.
klasik yunan oyunlarında ahlaki sorunlarla ilgili bir koro greek chorus n.
ahlaki hassasiyetlere hakaret eden şey offense n.
ahlaki hassasiyetleri çiğneyen şey offense n.
ahlaki hassasiyetleri zedeleyen şey offense n.
kadının ahlaki veya toplumsal çöküşü ruin n.
ahlaki mükafat compensation n.
ahlaki veya manevi bir mükafattan kaynaklanan duygu compensation n.
fiziksel veya ahlaki güçle kazanılan mülkiyet conquest n.
evrenin ahlaki düzeni ile uyumlu olan şey good n.
ahlaki veya dini ilkelere göre yaşanmış hayat good life n.
insanların ahlaki açıdan övgüye layık yönleri good n.
ahlaki felsefe moral philosophy n.
ahlaki ya da manevi kaynaklar piety n.
içi boş ahlaki nutuk pious platitude n.
ahlaki arındırma cleansing n.
fiziksel, zihinsel veya ahlaki beceriler outfit n.
özellikle ahlaki mükemmelliğe ulaşma konusunda ilerleme kaydetme kapasitesi perfectibility n.
kendini gerçekleştirme ve ahlaki mükemmelliğe ulaşmayı temel alan etik doktrin perfectibility n.
üstün ahlaki veya fiziksel mükemmellik örneği perfection n.
ahlaki kuralların ihlali scape [obsolete] n.
adab-ı muaşereti veya ahlaki kuralları ihlal eden kimse scandal n.