alana - Turco Inglés Diccionario

alana

Significados de "alana" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
kaliforniya'nın santa clara vadisi'nde kuzeyde palo alto'dan güneyde san jose'ye uzanan alana yayılm silicon valley n.
sibirya'da çok geniş alana yayılan iğne yapraklı ağaçla kaplı bölge taiga n.
geniş alana yayılma range over a wide field n.
bir alana bir bedava bogo n.
bir alana bir bedava two-for-one deal n.
tek bir alana yoğunlaşmış politika single-issue politics n.
belli şekilleri, yeni bir alana, eski görünümlerini bozmayacak şekilde, yeniden yerleştirme işlemi layout n.
düz bir alana atılan çakıl taşları ile bakılan fal cleromancy n.
düz bir alana atılan çakıl taşları veya ayak bileği kemikleri ile bakılan fal astragalomancy n.
düz bir alana atılan çakıl taşları veya ayak bileği kemikleri ile bakılan fal cleromancy n.
geniş alana yayılmış durgun su millpond n.
kütüklerin yakılacak alana imece usulü taşınması logrolling n.
tomrukların belirli bir alana yuvarlanması logrolling n.
bölgeye veya alana) dağıtılma dispansion n.
(bölgeye veya alana) dağılma dispansion n.
alana özgü yöntem métier n.
alana yayma distribution n.
belirli bir alana ait her şeyin kopyasını biriktiren koleksiyoncu completist n.
bir alana yoğun ilgi duyan kimse fancy n.
bir alana hevesli insanlar fandom n.
önceden işgal edilmemiş alana giriş intrusion n.
hasarlı bir alana dahil olma involvement n.
yeni keşfedilen alana akın eden maden arayıcısı forty-niner n.
çember halindeki oyuncuların birbirlerini belirli bir orta alana iterek oynadığı bir oyun poison n.
çember halindeki oyuncuların birbirlerini belirli bir orta alana iterek oynadığı bir oyun poison spot n.
çember halindeki oyuncuların birbirlerini belirli bir orta alana iterek oynadığı bir oyun poison circle n.
küçük bir çizimin karelere ayrılarak daha geniş alana aktarılması işlemi squaring n.
(teknik bir alana yönelmiş) bilgisayar bağımlısı otaku n.
alana inmek land at the airport v.
alana inmek land off v.
küçük bir alana sınırlamak focalize v.
alana inmek come or bring down to the ground v.
çok geniş bir alana yayılmak sprawl v.
alana inmek landon the airport v.
geniş alana yayılmak spread on a large area v.
(bir şey alana yanında ücretsiz bir şeyi) hediye olarak vermek throw in as a bonus v.
küçük bir alana sınırlamak focalise v.
merkezi bir alana veri iletmek backhaul v.
küçük bir alana kapatmak hasp [obsolete] v.
(bir şey için) alana veya kapasiteye sahip olmak hold v.
yanlış alana odaklanmak misfocus v.
(ekili alana) tohum ekmek oversow v.
kırsal alana gitmek ruralise [uk] v.
kırsal alana gitmek ruralize [us] v.
alana yaymak distribute v.
(hayvanı) kapalı alana koymak paddock v.
dar bir alana hapsetmek pinch v.
belirli bir alana yönelmek set v.
(belirli bir alana) fırça sürmek paint v.
tecavüz etmek (alana) encroach v.
birden fazla alana etki eden multi-domain adj.
geniş alana yayılmış widespread adj.
geniş alana yayılan wide-reaching adj.
alana özel domain-specific adj.
alana özgü domain-specific adj.
düz ve açık alana ait champaign adj.
kum veya çakıldan oluşan geniş ve hafifçe eğimli bir alana sahip (kıyı) beachlike adj.
batık bir alana sahip olan hollow adj.
birden fazla alana dair bilgi içeren multidiscipline adj.
belirli bir alana ait olan domanial adj.
belirli bir alana sahip olan domanial adj.
çevresel alana ait peripheral adj.
çevresel alana ait peripheric adj.
en geniş alana yayılmış full adj.
geniş bir alana ulaşmak için broadcast adv.
küçük bir alana ait veya ilişkin anlamlarını veren bir ön ek micr- pref.
küçük bir alana ait veya ilişkin anlamlarını veren bir ön ek micro- pref.
Phrasals
birini veya bir şeyi aşırı küçük bir alana sıkıştırmak cramp up v.
bir konuya ya da alana odaklanmak narrow down v.
kesin bir sonuç alana kadar kavga etmek fight it out v.
kesin bir sonuç alana kadar tartışmak fight it out v.
metinde verilen alana (resim) yerleştirmek break in v.
bulunduğun alanla bağlantılı başka bir alana geçip başarılı olmak cross over v.
belli bir alana geri dönmek/gitmek fade back (into something) v.
bir şeyi bir alana eşit olarak uygulamak distribute something over something v.
(bir alana, sektöre) girmek get into (someone or something) v.
oy pusulasında ismi listelenmemiş bir adaya ismini boş bırakılan alana yazarak oy vermek write in v.
bir alana inşaat kısıtlaması getirmek zone off v.
birinden bir şeyi alana kadar kafasını ütülemek worry something out of someone v.
birinden bir şeyi alana kadar taciz etmek/rahat vermemek worry something out of someone v.
birinden bir şeyi alana kadar onu taciz etmek/rahat vermemek worry something out of someone v.
sahneye, alana, sahaya bir aradan sonra geri dönmek/tekrar adım atmak step back on (something) v.
dar bir geçitten çıkıp açıklık bir alana ilerlemek march out v.
bir alana eşit olarak uygulamak distribute over v.
kesin bir sonuç alana kadar tartışmak fight out v.
kesin bir sonuç alana kadar kavga etmek fight something out v.
kesin bir sonuç alana kadar kavga etmek fight out v.
kesin bir sonuç alana kadar tartışmak fight something out v.
(küçük bir alana, eve) sıkışmak/sığışmak hutch up v.
(birini duygusal/zihinsel/ruhsal) bir alana sokmak tap (one) into (something) v.
alana kadar kafasını ütülemek worry out of v.
alana kadar taciz etmek/rahat vermemek worry out of v.
Phrases
bir alana bir bedava buy one get one expr.
1 alana 1 bedava 2 for 1 expr.
hevesini alana kadar till the novelty wears off expr.
Colloquial
oy pusulasında ismi listelenmemiş olan adayın ismini boş alana yazarak verilen oy write-in n.
oy pusulasında ismi listelenmemiş olup boş bırakılan alana ismi yazılarak oy verilen aday write-in n.
bir alandan başka bir alana geçip ikisinde de başarılı olan crossover adj.
bir alana bir bedava buy one get one expr.
Idioms
yeni bir alana geçme/girme inroad n.
kesin bir sonuç alana kadar savaşmak fight to a finish v.
bambaşka bir alana geçmek go off on a sidetrack v.
bambaşka bir alana geçmek go off on a sidetr v.
(birini veya bir şeyi başka birinin) atış yaptığı alana sokmak bring someone or something within range (of someone or something) v.
daha geniş bir alana yayılmak cast/spread your net wide v.
(bir yere, yapıya, alana) aşina olmak know your way about (something) v.
(bir yere, yapıya, alana) aşina olmak know (one's) way about v.
(bir yere, yapıya, alana) aşina olmak know your way around (something) v.
(bir yere, yapıya, alana) aşina olmak know your way around (something) v.
yeni bir alana geçmek/girmek make inroads into v.
bir şeyde yeni bir alana geçmek/girmek make inroads into something v.
(sporda) bir alana baskı yapmak flood the zone v.
(sporda) bir alana hücum etmek flood the zone v.
başka bir alana geçmiş/geçiş yapmış (off) on a sidetrack adj.
geniş bir alana yayılmış all over the board adv.
geniş bir alana yayılmış all over the board adv.
geniş bir alana yayılmış far and wide expr.
geniş bir alana dağılmış all over the map expr.
geniş bil alana yayılmış all over the map expr.
Speaking
daha çok alana ihtiyacım var I need more space expr.
Trade/Economic
borç alana borç veren ülkeden bazı ürünleri almasını şart koşan kredi tied loan n.
bir alana bir bedava 2 for the price of 1 n.
alana yayılmak spread (the area) v.
(parayı) kar getirecek bir alana yatırım yaparak yeniden kullanmak recycle v.
bir alana bir bedava buy one get one free expr.
bir alana bir bedava buy one get one expr.
bir alana bir bedava bogof expr.
bir alana bir bedava two for the price of one expr.
Law
verenle alana karşılıklı fayda sağlayan kefalet bailment for hire n.
(ortak alana ait) sürülü ve ekili arazi parçası inlock [dialect] [uk] n.
Politics
aztek medeniyetinde bir şehir devletinin siyasi olarak ayrışmış, belirli bir coğrafi alana hükmeden, köylüler tarafından oluşturulmuş temel örgütlenme biçimi calpulli n.
Tourism
akşam yeniden kentsel alana dönülen yolculuk reverse commute n.
akşam yeniden kentsel alana dönmek reverse-commute v.
Advertising
hazırlanıp ödemesi yapılan bir reklamın ikinci bir onay alana kadar yayınlanmamasına dair reklamcının talebi wo (wait order) abrev.
Technical
birim alana düşen ya da onun tarafından emilen radyasyon intensity of light n.
birim alana gelen basınç pressure per unit of area n.
her bir birim alana sıvı basıncı intensity of pressure n.
geniş bir alana yayılma scattering n.
dar alana yayın narrowcast n.
birim alana düşen ışık şiddeti illuminance n.
birim alana düşen kütle mass per unit area n.
birim alana düşen ağırlık weight per unit area n.
değişken alana sahip delikten akan bir sıvı sütununun oluşturduğu hareketi kullanan bir şok emici cihaz oleo n.
hareketli kanatların izdüşüm alanının kanatların süpürdüğü alana oranı solidity n.
ışığın belirli alana düşmesi için spot lambasına takılan silindirik çerçeve funnel n.
daha büyük bir alana geçirerek (sıvının) basıncını azaltmak throttle v.
(görüntü) belirli bir alana sığdırmak için boyutlarıyla oynamak scale v.
Computer
dar alana yayılma narrowcasting n.
herhangi bir alana girilen değerin belirtilen bir değerle karşılaştırılabilir olmasını sağlayan özellik comparevalidator n.
alana özgü anahtar field specific switch n.