araya - Turco Inglés Diccionario

araya

Significados de "araya" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
araya between adv.
Make sure to leave some space between them for more even roasting.
Daha eşit bir şekilde kavrulması için aralarda biraz boşluk bıraktığınızdan emin olun.

More Sentences

Significados de "araya" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
araya girme intervention n.
bir araya getirmek gather v.
araya girmek intervene v.
bir araya getirmek gather v.
araya sıkıştırmak cram into v.
General
bir araya gelme concourse n.
bir araya toplanma aggregation n.
bir araya toplama assemblage n.
araya mesafe koyma aloofness n.
yeniden bir araya gelme reunion n.
araya bir şey sokma interpolation n.
bir bölgede oturan insanların tartışmak veya eğlenmek için bir araya geldikleri yer community center n.
bir araya getirme fabrication n.
dünyanın veya belirli bir coğrafyanın bir araya getirilmiş haritalar derlemesi atlas n.
belirli bir amaçla bir araya gelen insanların veya milletlerin oluşturduğu grup league n.
bir araya getirme concentration n.
bir araya toplanma assemblage n.
araya ilave etme intercalation n.
bir araya toplama agglomeration n.
bir araya gelme aggregation n.
araya girme intercession n.
dalların bir araya gelmesiyle oluşan birlik phylum n.
araya ekleme intercalation n.
resimler (ressamın yapıp bir araya getirdiği) portfolio n.
araya eklenen şey insert n.
bir araya toplanma conglomeration n.
araya mesafe koyma distance n.
bir araba içinde seyahat etmek için bir araya gelmiş olan insanlar carpool n.
kitapta son okunan sayfayı bulmak için araya konulan karton, kurdele vb bookmark n.
bir araya getirilmiş şey aggregate n.
insanların bir araya gelerek oluşturdukları topluluk passel n.
hayvan ve insan vücutlarını bir araya getirmeyle ilgili therianthropic n.
araya girme interlocation n.
araya girme intervenience n.
araya mesafe koyma distantiation n.
araya sokma intercalation n.
yeniden bir araya getirme reconsolidation n.
bir araya gelme coming together n.
araya girme insert n.
karı koca olarak bir araya gelme durumu conjugality n.
ailenin (bir vesile ile düğün vb.) yeniden bir araya gelmesi family reunion n.
farklı özelliklere sahip (benzer) nesnelerin bir araya gelip, birbirlerini etkiledikleri ortam melting pot n.
bir araya koyma apposition n.
ailenin bir araya gelmesi family get-together n.
ailenin bir araya gelmesi family gathering n.
karşıtlık yaratma amacıyla bir araya getirme juxtaposition n.
iki zıt anlamdaki sözcüğün bir araya gelerek farklı anlama gelen bir sözcük oluşturması a conflict in terms n.
iki zıt anlamdaki sözcüğün bir araya gelip oluşturdukları sözcük a conflict in terms n.
farklı malzemeleri bir araya getirip yeni bir şey ortaya çıkaran kimse bricoleur n.
bir araya koyma accombination n.
bir araya getirme accombination n.
asker ya da izcilerin bir araya gelmesi campfire n.
bir araya gelme adunation n.
izcilerin bir araya gelmesi camporee n.
bir araya getirici ralling n.
(bir amaç için) bir araya gelme rally n.
bir araya gelme rallying n.
birini desteklemek için bir araya gelmek rally round n.
bir araya getirmek için çağrı yapan ralling n.
bir araya toplayan kişi rallier n.
dans gibi amaçlar için bir araya gelme canticoy [obsolete] n.
yeniden bir araya toplama reaggregation n.
yeniden bir araya getirme reaggregation n.
yeniden bir araya getirme recollectedness n.
yeniden bir araya gelme re-engagement n.
yeniden bir araya gelme reengagement n.
araya mesafe koyma remoteness n.
bir araya getirilemeyen şeyler uncollectables n.
bir araya getiren kimse uniter n.
bir araya gelme unition n.
bağırarak araya girme barracking n.
zombi kostümleri giyen kimselerin kamuya açık alanda bir araya geldiği organizasyon zombie walk n.
yüksek uçan kuşların dairesel yukarı yönlü hava akımından faydalanmak için bir araya gelmesi kettle n.
bir şeyin bileşenlerinin bir araya gelme şekli makeup n.
lise mezunlarının bir araya gelmesi high school reunion n.
alıcılarla satıcıları veya potansiyel iş ortaklarını bir araya getirme hizmeti matchmaking n.
yorgan yapmak için bir araya gelme quilting bee n.
yorgan yapmak için bir araya gelme quilting n.
bir araya gelme hant [obsolete] n.
bir araya gelme haunt [obsolete] n.
(insanları, hayvanları) grup halinde bir araya getirmek herd together n.
rastgele bir araya getirilmiş bir grup şey hill n.
bir araya gelme hosting n.
derlemeleri toplayıp bir araya getiren, yazan veya yayına hazırlayan kimse miscellanist [uk] n.
bir araya gelip iş yönetimi meselelerini görüşen grup mote [obsolete] n.
bir araya getirme mount n.
ikinci kez bir araya gelme reunition n.
öğle yemeklerinde bir araya gelen grup luncheon club n.
kolayca sınıflandırılamayacak şekilde bir araya getirilmiş şey business n.
tasarruf veya birlikte üretim için bir araya getirilen benzer araçlar bütünü gang n.
bir araya getiren kimse musterer n.
toplu konuşma için bir araya gelen grup choir n.
toplu konuşma için bir araya gelen grup quire n.
çiftçilerle üreticileri ve üreticilerle de tüketicileri bir araya getirmeyi hedefleyen dernek grange n.
çiftçilerle üreticileri ve üreticilerle de tüketicileri bir araya getirmeyi hedefleyen çiftçi derneğine mensup kimse granger n.
çiftçilerle üreticileri ve üreticilerle de tüketicileri bir araya getirmeyi hedefleyen çiftçi derneklerinin politikaları grangerism n.
bir araya gelme hobnob n.
araya mesafe koyma iciness n.
bir araya gelince güçlü etki oluşturan ikili one-two n.
insanların bir araya gelmesi roll-up [australia] n.
iki veya daha fazla şeyin fiziksel olarak bir araya gelmesi impinging n.
derleyip bir araya getirme compilement [obsolete] n.
bir araya gelme congression n.
bir araya gelme conjugation n.
hayal gücüyle bir araya getirme connection n.
bir araya elen kimse conjunct n.
hafızada bir araya getirme connection n.
farklı içerikleri güzel şekilde bir araya getiren eser dish n.
bireylerin, kuruluşların veya sistemlerin bilgi toplamak ve işlemek üzere bir araya geldiği ortam information environment n.
bir araya getirme ingathering n.
bir araya gelme ingathering n.
araya giren kimse come-between n.
araya giren şey come-between n.
bir araya getirme comportation n.
bir araya gelme concurrency n.
işbirliği için bir araya gelme concurrency n.
misafir odasında bir araya gelenler drawing-room n.
eşyaları bir araya getirme packing n.
bir araya getirilme biçimi construction n.
bir araya getirme inning n.
araya eklemeli tartışma interlocutory n.
araya konulan şey interlocation n.
araya eklemeli diyalog interlocutory n.
araya girme interposure [obsolete] n.
araya sokulan şey interposition n.
araya giren kimse interponent n.
araya girme interpellation [obsolete] n.
araya sokma interposure [obsolete] n.
araya giren kimse interposer n.
araya girme interposition n.
araya girerek ödeme intervention n.
araya sokma interserttion n.
araya eklenen şey interserttion n.
araya ekleme interserttion n.
araya giren şey intrusive n.
toplumsal huzura destek amacıyla bir araya gelen sivil kuvvet üyesi posseman n.
toplumsal huzura destek amacıyla bir araya gelen sivil kuvvet posse comitatus n.
toplumsal huzura destek amacıyla bir araya gelen sivil kuvvet posse n.
farklı disiplinlerden uzmanların sorun çözmek için bir araya geldiği organizasyon sandpit n.
bir araya getirme amassing n.
bir araya gelme amassing n.
bir araya gelme coition [obsolete] n.
mısır ayıklamak için bir araya gelme cornhusking n.
bir araya gelme corrobory n.
bir araya gelme corroboree [australia] n.
bir araya getirme gather n.
belirli bir amaç için donatılıp bir araya getirilen şey preparation n.
(kitap veya dergide) katlanarak araya koyulan ek sayfa pullout n.
suçluların bir araya geldiği yer rookery [uk] n.
mezunların bir araya geldiği evden uzak tatil schoolie n.