| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | between adv. | arasında | ||
|
We can have a break between the shifts. Vardiyalar arasında mola verebiliriz. More Sentences |
||||
| Common Usage | between adv. | arasına | ||
|
A bridge will be built between the two islands. İki ada arasında bir köprü inşa edilecek. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | between adv. | ortasında | ||
|
Tom shot Mary between the eyes. Tom, Mary'yi gözlerinin ortasından vurdu. More Sentences |
||||
| General | between adv. | ortada | ||
|
I sat between them. Ortalarına oturdum. More Sentences |
||||
| General | between adv. | arasına | ||
|
A bridge will be built between the two islands. İki ada arasında bir köprü inşa edilecek. More Sentences |
||||
| General | between adv. | araya | ||
|
Make sure to leave some space between them for more even roasting. Daha eşit bir şekilde kavrulması için aralarda biraz boşluk bıraktığınızdan emin olun. More Sentences |
||||
| General | between adv. | arada | ||
|
The airlines are, as Baroness Ludford said, between a rock and a hard place. Barones Ludford'un da dediği gibi havayolu şirketleri iki arada bir derede kalmış durumdalar. More Sentences |
||||
| General | between adv. | arasında | ||
|
We can have a break between the shifts. Vardiyalar arasında mola verebiliriz. More Sentences |
||||
| General | between adv. | ila | ||
|
I reckon I have spoken to between 300 and 400 Members. Sanırım 300 ila 400 Üye ile konuşmuşumdur. More Sentences |
||||
| General | between adv. | aralarındaki | ||
|
Nothing can damage the friendship between them. Aralarındaki dostluğa hiçbir şey zarar veremez. More Sentences |
||||
| General | between adv. | aralarında | ||
|
They collected 500 dollars between them for the homeless man. Evsiz adam için aralarında 500 dolar topladılar. More Sentences |
||||
| General | between prep. | aralarında | ||
|
The rapport between them is as threatening as a violent storm cloud. Aralarındaki ilişki şiddetli bir fırtına bulutu kadar tehditkârdır. More Sentences |
||||
| General | between conj. | ila | ||
|
I reckon I have spoken to between 300 and 400 Members. Sanırım 300 ila 400 Üye ile konuşmuşumdur. More Sentences |
||||
| Phrases | ||||
| Phrases | between adv. | birlikte | ||
|
Between our rapporteur and our draftsman, they produced a very sound report. Raportörümüz ve ressamımızla birlikte çok sağlam bir rapor hazırladılar. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | between adv. | arasındaki | ||
| General | between adv. | arası | ||
| General | between prep. | ortak çabasıyla | ||
| General | between prep. | ortak etkisiyle | ||
| General | between prep. | ortak mülkiyetinde | ||
| Phrases | ||||
| Phrases | between adv. | hepsinin birlikte | ||
| Phrases | between prep. | beraber | ||
| Phrases | between expr. | beraberce | ||
| Textile | ||||
| Textile | between n. | ağır kumaşlara ince dikiş atmak için kullanılan bir tür iğne | ||
| Geography | ||||
| Geography | between n. | georgia eyaletinde yerleşim yeri | ||