between - Turc Anglais Dictionnaire

between

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

between — Definition

Signification:
arasında
Prononciation (IPA):
(AmE /bɪˈtwiːn/ – BrE /bɪˈtwiːn/)
Partie du discours:
Edat/Zarf: between

Sens de "between" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 24 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
between adv. arasında
We can have a break between the shifts.
Vardiyalar arasında mola verebiliriz.

More Sentences
between adv. arasına
A bridge will be built between the two islands.
İki ada arasında bir köprü inşa edilecek.

More Sentences
General
between adv. ortasında
Tom shot Mary between the eyes.
Tom, Mary'yi gözlerinin ortasından vurdu.

More Sentences
between adv. ortada
I sat between them.
Ortalarına oturdum.

More Sentences
between adv. arasına
A bridge will be built between the two islands.
İki ada arasında bir köprü inşa edilecek.

More Sentences
between adv. araya
Make sure to leave some space between them for more even roasting.
Daha eşit bir şekilde kavrulması için aralarda biraz boşluk bıraktığınızdan emin olun.

More Sentences
between adv. arada
The airlines are, as Baroness Ludford said, between a rock and a hard place.
Barones Ludford'un da dediği gibi havayolu şirketleri iki arada bir derede kalmış durumdalar.

More Sentences
between adv. arasında
We can have a break between the shifts.
Vardiyalar arasında mola verebiliriz.

More Sentences
between adv. ila
I reckon I have spoken to between 300 and 400 Members.
Sanırım 300 ila 400 Üye ile konuşmuşumdur.

More Sentences
between adv. aralarındaki
Nothing can damage the friendship between them.
Aralarındaki dostluğa hiçbir şey zarar veremez.

More Sentences
between adv. aralarında
They collected 500 dollars between them for the homeless man.
Evsiz adam için aralarında 500 dolar topladılar.

More Sentences
between prep. aralarında
The rapport between them is as threatening as a violent storm cloud.
Aralarındaki ilişki şiddetli bir fırtına bulutu kadar tehditkârdır.

More Sentences
between conj. ila
I reckon I have spoken to between 300 and 400 Members.
Sanırım 300 ila 400 Üye ile konuşmuşumdur.

More Sentences
Phrases
between adv. birlikte
Between our rapporteur and our draftsman, they produced a very sound report.
Raportörümüz ve ressamımızla birlikte çok sağlam bir rapor hazırladılar.

More Sentences
General
between adv. arasındaki
between adv. arası
between prep. ortak çabasıyla
between prep. ortak etkisiyle
between prep. ortak mülkiyetinde
Phrases
between adv. hepsinin birlikte
between prep. beraber
between expr. beraberce
Textile
between n. ağır kumaşlara ince dikiş atmak için kullanılan bir tür iğne
Geography
between n. georgia eyaletinde yerleşim yeri

Sens de "between" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
mean time between failure n. arıza arası ortalama zaman
meantime between failures n. arızalar arası ortalama zaman
gap between rich and poor n. zengin ile fakir arasındaki uçurum
sexual relations between individuals who are closely related n. ensest
between the lines n. satır araları
the period between n. zaman periyodu
transfer between customs n. gümrükler arasında transfer
go-between n. çöpçatan
go-between n. arabulucu
go-between n. aracı
conflict-disagreement-dispute between generations n. nesiller arası ihtilaf
distinction between n. aradaki fark
gap between n. aradaki fark
clash between the police and the demonstrators n. polis ile göstericiler arasında yaşanan arbede
clash between the police and the demonstrators n. polis ile göstericiler arasında yaşanan çatışma
time between dog and wolf n. köpek ve kurt arasındaki zaman
the linkage between observation and reality n. gözlem ve gerçeklik arasındaki bağ
trancastions between related parties n. ilişkili kişiler arasındaki işlemler
trancastions between related parties n. ilgili taraflar arasındaki işlemler
go-between n. elçi
differences between male and female brains n. dişi beyni ile erkek beyni arasındaki farklar
(the difference between...) getting bigger n. makasın gittikçe açılması
meantime between failures n. arızalar arası ortalama süre
go-between n. bağlantı linki
go-between n. tellal
go-between n. köprü
go-between n. simsar
go-between n. uzlaştırıcı
go-between n. farklı iki gruba ait kimse
in-between n. orta düzey
in-between n. aracı
come-between n. araya giren kimse
come-between n. araya giren şey
distance between mast to the keel n. Direk ile omurga arasındaki mesafe
be a close friendship between v. arasından su sızmamak
discriminate between v. ayrım yapmak
draw a parallel between v. benzetmek
stand between v. aracılık yapmak
be in between v. aralığında olmak
alternate between v. arasında gidip gelmek (iki durum)
stir up trouble between people v. müzevirlik etmek
take the bit between one's teeth v. gemi azıya almak
differentiate between v. fark gözetmek
come between v. aralarına girmek
be few and far between v. çok seyrek olmak
come between friends v. arkadaşların arasına girmek
be caught between two fires v. iki ateş arasında kalmak
read between the lines v. bir yazıdaki kapalı anlamı keşfetmek
read between the lines v. kapalı anlamını keşfetmek
be torn between two choices v. iki cami arasında kalmış beynamaza dönmek
vary between v. arasında değişmek
smooth things over between v. barıştırmak
come between v. araya girmek
come between two friends v. iki arkadaşın arasına girmek
stand between v. arabuluculuk yapmak
take the bit between one's teeth v. söz dinlememek
draw a parallel between v. karşılaştırmak
ply between v. gidip gelmek
seesaw between two opinions v. iki arada bir derede kalmak
be few and far between v. nadir rastlanmak
cause a rift between v. aralarını açmak
go between v. araya girmek
shuttle back and forth between two countries   v. iki ülke arasında mekik dokumak  
ply between v. (arasında) düzenli seferler yapmak
buy something between themselves v. bir şeyi ortaklaşa satın almak
stand between v. korumak
sandwich between v. iki şeyin arasına sıkıştırmak
ply between v. işlemek
cause a fit between v. nifak sokmak
destroy the friendship between v. aralarını bozmak
cause a fit between v. araya nifak sokmak
be caught (between) v. sıkışmak
be undecided (between different opinions) v. karar kılamamak
be undecided (between different opinions) v. kararsız kalmak
be irresolute (between different opinions) v. karar kılamamak
be irresolute (between different opinions) v. kararsız kalmak
remain in between v. arasında kalmak
be between a rock and a hard place v. iki arada bir derede kalmak
be between a rock and a hard place v. iki arada kalmak
be torn between v. iki arada kalmak
be torn between v. iki arada bir derede kalmak
choose between v. ikisinden birini seçmek
range between v. aralığında seyretmek
differentiate (between) v. ayrım gözetmek
differentiate (between) v. fark gözetmek
shuttle between v. arasında gidip gelmek
go between v. arasında gidip gelmek
establish a correlation between v. irtibatlandırmak
act as a go-between v. köprü olmak
intervene between v. araya girmek
distinguish between v. ayırmak
distinguish between v. bölmek
fluctuate between something and something else v. arasında dalgalanmak
forge a link between v. arasında bağ kurmak
establish connection between v. bağlantı sağlamak
protect/pursue the balance between v. arasındaki dengeyi gözetmek
divide between v. paylaştırmak
divide between v. bölüştürmek
be halfway between v. iki noktanın tam ortasında olmak
be torn between two choices v. iki seçenek arasında kalmak
balance between v. dengeyi kurmak
balance between v. denge kurmak
support between bearings v. yataklamak
sit squarely between v. tam ortasında yer almak
lay smack between v. tam ortasında yer almak
lie right between v. tam ortasında yer almak
divided between adj. arasında paylaştırılmış
apportioned between adj. arasında bölüştürülmüş
divided between adj. -arasında bölünmüş
in-between adj. aracı
in-between adj. orta
stretching between adj. arasında uzanan
in-between adj. arada kalmış
far between adj. belirgin aralıklara bölünmüş
in-between adj. arada
in-between adj. geçiş hâlinde
between now and tomorrow adv. yarına kadar
far between adv. nadiren
between the lights adv. tan vakti ile şafak zamanlarında
between whiles adv. bazen
in between adv. aralıkta
between parentheses adv. parantez içinde
between whiles adv. arada sırada
in between adv. arada
far between adv. seyrek
between two team adv. iki takım arasında
by and between adv. tarafından ve aralarında
by and between adv. tarafından aralarında
between these dates adv. bu tarih aralığında
between 1999 and 2003 adv. 1999-2003 arasında
between 1999 and 2003 adv. 1999-2003 arası
between the hours of adv. saatleri arasında
between four in the afternoon and midnight adv. öğleden sonra dört ile gece yarısı arasında
between dream and reality adv. hayal ile gerçek arasında
ranging between prep. arasında değişen
from between prep. arkasından
in between prep. ikisi arasında
in between prep. arasında
in between prep. aralarında
between the dates prep. tarihleri arasında
between and prep. ile arasında
in between prep. aradan
from between prep. arasından
varying between prep. arasında değişen
betwixt and between prep. ne bu ne o
between the years of prep. seneleri arasında
between the years of prep. yılları arasında
relationship between prep. arasındaki ilişki
betwixt and between prep. ne o ne bu
betwixt and between prep. ikisinin ortası