ortada - Turco Inglés Diccionario
Historia

ortada



Significados de "ortada" en diccionario inglés turco : 32 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ortada obvious adj.
ortada apparent adj.
General
ortada exposed adj.
ortada palpable adj.
ortada in view adj.
ortada clear adj.
ortada patent adj.
ortada self explanatory adj.
ortada manifest adj.
ortada explicit adj.
ortada demonstrable adj.
ortada evident adj.
ortada self-explanatory adj.
ortada self-evident adj.
ortada medial adj.
ortada overt adj.
ortada transparent adj.
ortada halfway adv.
ortada between adv.
ortada abroad adv.
ortada in the middle adv.
ortada betwixt adv.
ortada medially adv.
Colloquial
ortada in the open
ortada into the open
ortada open and shut
Idioms
ortada a given n.
Technical
ortada evident
ortada intermediate
Computer
ortada center
ortada middle
ortada centre

Significados de "ortada" con otros términos en diccionario inglés turco: 109 resultado(s)

Turco Inglés
General
ortada kalmak be in a fix v.
ortada bırakmak turn somebody adrift v.
ortada olmak center v.
ortada bırakmak expose v.
tüm çıplaklığıyla ortada olmak be blindingly obvious v.
tüm çıplaklığıyla ortada olmak be blatantly obvious v.
olanca çıplaklığıyla ortada olmak be blindingly obvious v.
olanca çıplaklığıyla ortada olmak be blatantly obvious v.
ortada bırakmak cast off v.
ortada bırakmak turn adrift v.
ortada sıçan oynamak play pig in the middle v.
ortada sıçan oynamak play piggy in the middle v.
ortada olmak centre v.
ortada bırakma exposure n.
ortada görünmeyen baba absent father n.
ortada olma conspicuousness n.
suçun apaçık ortada olması flagrancy n.
ortada olma conspicuity n.
ortada biriken para jackpot n.
kabak gibi ortada olma flagrancy n.
ortada sıçan oyunu monkey in the middle n.
ortada sıçan oyunu piggy in the middle n.
ortada sıçan pig in the middle n.
ortada sıçan piggy in the middle n.
kızılderili saçı gibi kenarları kazınmış sadece ortada bırakılmış saç modeli mohawk n.
apaçık ortada olma notoriousness [obsolete] n.
gün gibi ortada obvious adj.
gün gibi ortada evident adj.
ortada olan medial adj.
ortada olan overt adj.
ortada dolaşan at large adj.
ortada olan mediate adj.
gün gibi ortada as plain as the nose on your face adj.
gün gibi ortada as plain as a pikestaff adj.
gün gibi ortada blazing adj.
ortada bırakılmış left-off adj.
ortada yer alan halfway adj.
apaçık ortada noticeable adj.
ortada olduğuna göre given conj.
Phrasals
birini satmak/ortada bırakmak sell someone down the river
birini satmak/ortada bırakmak sell someone out
birini dımdızlak ortada bırakmak run out on
Phrases
ayan beyan ortada a blind man could see this expr.
ayan beyan ortada a blind man could see that expr.
ayan beyan ortada a blind man could see it expr.
ortada işlenen fiili bir suç yok no actual crimes committed
ortada fol yok yumurta yokken telaş yapma don't cry before you are hurt
Proverb
ortada fol yok yumurta yokken telaş yapma don't count your chickens before they hatch
Colloquial
dımdızlak ortada kalmak be down
gün gibi ortada speak for itself
ortada hiçbir neden yokken for no apparent reason
gün gibi ortada open and shut
ortada hiçbir neden yokken for no particular reason at all
Idioms
görünürde/ortalıkta/ortada hiç kimse olmamak be nowhere to be found/seen v.
apaçık ortada olan delil a smoking gun n.
apaçık ortada olan delil a smoking pistol n.
gün gibi açık/ortada/aşikar as clear as black and white adj.
ayan beyan ortada as clear as black and white adj.
gerçekler ortada the facts speak for themselves expr.
gün gibi ortada clear as a day
apaçık ortada in evidence
ortada olmak sit on the fence
hazır şekilde ortada kalmak all dressed up and nowhere to go
hazır şekilde ortada kalmak all dressed up with nowhere to go completely ready for something
birini sap gibi ortada bırakmak leave someone high and dry
birini dımdızlak ortada bırakmak leave someone high and dry
ortada fol yok yumurta yokken telaş yapma don't cry before you are hurt
gün gibi ortada olmak be blindingly obvious
gün gibi ortada olmak be as clear as day
gün gibi ortada olmak be as plain as the nose on somebody's face
gün gibi ortada olmak be as plain as day
gün gibi ortada olmak be crystal (clear)
hazır şekilde ortada kalmak be all dressed up and with nowhere to go
hazır şekilde ortada kalmak be all dressed up and nowhere to go
gün gibi ortada it's all over bar the shouting
apaçık ortada it's all over bar the shouting
ortada bırakmak hang someone out to dry
ortada bırakmak hang somebody out to dry
dımdızlak ortada bırakmak leave someone flat
ortada bırakmak throw under the bus
görünürde/ortada/ortalıkta yok nowhere to be found
ortada/kimin kazanacağı belli olmamak be wide open
ortada buluşmak/anlaşmak split the difference
gün gibi ortada something speaks for itself
apaçık ortada something speaks for itself
kabak gibi ortada olmak stand/stick out like a sore thumb
ayan beyan ortada olmak stand/stick out like a sore thumb
Speaking
ortada buluşalım meet me halfway
durum apaçık ortada it seems pretty obvious
bu apaçık ortada it's no secret
bunun mümkün olmadığı ortada that's obviously not possible
gün gibi ortada it's clear as day
ortada bir gariplik var it's kinda strange
ortada bir gariplik var it's kind of weird
ortada bir gariplik var it's kind of strange
ortada bir gariplik var it's kinda weird
Slang
ortada bırakmak blow off v.
sap gibi ortada kalmak be like a spare prick at a wedding v.
(bir ortamda) sap gibi ortada kalan a spare prick at a wedding n.
Technical
uzunluğun yarısı kadar ortada yiv açılmış half-length centre grooved
uzunluğun üçte biri kadar ortada yiv açılmış one-third-length centre grooved
Automotive
ortada yoğun atış heavy center pattern
ortada zayıf atış split spray
önde-ortada motorlu arkadan itişli front mid-engine rear-wheel drive
Military
izinsiz ortada görünmeyenin geri getirilişindeki muhafaza masrafı guard's expense in returning absentee
Sport
ortada oynamak center v.
ortada oynamak centre v.
ortada oynayan defans oyuncusu center back n.
ortada oynayan defans oyuncusu centre-back n.