arkaya - Turco Inglés Diccionario

arkaya

Significados de "arkaya" en diccionario inglés turco : 15 resultado(s)

Turco Inglés
General
arkaya back adv.
Tom had his hair slicked back.
Tom saçını arkaya taramıştı.

More Sentences
arkaya back adv.
Tom had his hair slicked back.
Tom saçını arkaya taramıştı.

More Sentences
arkaya around adv.
He turned around to shush the woman behind him.
Peşindeki kadını susturmak için arkasını döndü.

More Sentences
arkaya astern adv.
arkaya backwards adv.
arkaya backward adv.
arkaya aback adv.
arkaya ahent adv.
arkaya ahent adv.
arkaya ahind adv.
arkaya ahind adv.
arkaya rearwards adv.
Textile
arkaya backwards adv.
Marine
arkaya abaft adv.
arkaya astern adv.

Significados de "arkaya" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
öne arkaya sallanma wigwagging n.
birdenbire arkaya doğru savurma (tepki olarak başını) toss n.
bütün odaları arka arkaya sıralanan tek bir oda genişliğindeki ev shotgun n.
tavanı arkaya doğru alçalan ve arkada koltuk alanı sınırlı olan araba coupe n.
arka arkaya bağlı iki kızak bobsleigh n.
kolun arkaya bükülmesi hammerlock n.
arka arkaya gelme durumu consecutiveness n.
arka arkaya gelme evolution n.
arka arkaya bağlı çifte kızak bobsled n.
arka arkaya bağlı iki kızak bobsled n.
erkeklerde saçları arkaya doğru tarama stili pompadour n.
saçı kabartmak için arkaya doğru tarama backcombing n.
arkaya tarama backcombing n.
arkaya taranmış saç hair slicked back n.
arkaya yaslanma accumbency n.
geriye, arkaya adım back step n.
öne-arkaya, aşağı-yukarı hareket teedle board n.
(armacılıkta) başı arkaya dönük şekilde şaha kalkma rampant regardant n.
arkaya yaslanma reclination n.
arkaya yaslanan koltuk recliner n.
arkaya yaslanan kimse recliner n.
arkaya dayanan kimse recliner n.
arkaya dayanma reclination n.
arka arkaya oturan iki veya daha fazla kişi tarafından kullanılmak üzere tasarlanmış bisiklet veya kano benzeri araç tandem n.
omzunun üstünden arkaya doğru bakan (hayvan şeklinde arma figürü) reguardant n.
arka arkaya üç oyun, yarışma veya etkinlikten oluşan program triple-header n.
arkaya doğru düşen bir kayakçının karda bıraktığı iz sitzmark n.
arkaya doğru düşen bir kayakçının karda bıraktığı iz bathtub n.
arka arkaya tekmelerle yapılan şiddetli bir saldırı kicking n.
çapı eşit tekerleklerden oluşan, çoğaltıcı vitesle arkaya bağlanan pedallarla sürülen bir bisiklet safety bicycle n.
çapı eşit tekerleklerden oluşan, çoğaltıcı vitesle arkaya bağlanan pedallarla sürülen bir bisiklet safety bike n.
ayakkabı üzerindeki burundan başlayıp yanlardan arkaya doğru uzanan delikli kısımlar wingtip n.
ayakkabı üzerindeki burundan başlayıp yanlardan arkaya doğru uzanan delikli kısımlar wing tip n.
arka arkaya elde edilen üç başarı hat trick n.
deniz uçağının arkaya ve yukarı doğru attırdığı su tabakası roach n.
arka arkaya gelmeme discontiguity n.
öne arkaya hızla sallanma fluttering n.
arkaya yatmak recline v.
arkaya bakmak look back v.
arkaya dönmek turn around v.
arkaya dönmek turn back v.
arkaya yaslanmak lean back v.
arkaya dayanmak recline v.
arkaya yaslanmak sit back v.
arka arkaya beş maç kazanmak win five games in a row v.
koltuğu arkaya doğru yatırmak (yolculuklarda) recline the seat v.
saçı kabartmak için arkaya doğru taramak backcomb v.
arkaya taramak backcomb v.
(masada) arkaya yaslanmak accumb v.
öne-arkaya, aşağı-yukarı hareket etmek teedle board v.
şarkının bölümlerini arka arkaya söylemek trawl v.
arkaya doğru esnemek arch v.
arka arkaya vurarak parçalamak hack v.
arkaya yatmak ligge v.
saçı arkaya doğru taramak roach v.
tıbbi teşhis için vücudun bir bölümüne arka arkaya vurmak percuss v.
arkaya fırlatmak retoss v.
arka arkaya gelen consecutive adj.
arkaya ait dorsal adj.
arka arkaya running adj.
arkaya doğru olan back adj.
arka arkaya successive adj.
direkleri arkaya doğru yatık rakish adj.
arkaya eğilmiş reclianant adj.
arkaya bükülmüş reclianant adj.
arkaya yaslanmış reclianant adj.
arkaya dayanan reclined adj.
arkaya yaslanan reclined adj.
arkaya taralı backswept adj.
arkaya taranmış backswept adj.
arkaya bükülmüş reflex adj.
arkaya bükülmüş reflex adj.
omzunun üstünden arkaya doğru bakan (hayvan şeklinde arma figürü) regardant adj.
arkaya taranmış back-brushed adj.
arka arkaya ve hızlı bir şekilde meydana gelerek kafa karıştıran bang-bang adj.
arka arkaya ve hızlı bir şekilde meydana gelen bang-bang adj.
saçın orta kısmının düzgünce arkaya doğru tarandığı (kadın saçı) madonna adj.
arka arkaya wired adj.
arkaya kıvrılmış reverted adj.
öne arkaya sallanma içeren fluttery adj.
arkaya dönük respectant adj.
arkaya eğilmiş resupinate adj.
arka arkaya one after the other adv.
arkaya doğru towards the rear adv.
arkaya doğru towards the back adv.
arka arkaya consecutively adv.
arka arkaya successively adv.
arka arkaya one after another adv.
arka arkaya back to back adv.
arka arkaya straight adv.
arka arkaya in series adv.
iki yıl arka arkaya two years in a row adv.
iki yıl arka arkaya two consecutive years adv.
arkaya doğru rearward adv.
arkaya doğru aback adv.
arkaya doğru back adv.
arkaya doğru rearwards adv.
arka arkaya arow adv.
arkaya doğru hindward adv.
arka arkaya running adv.
arkaya bakarak post adv.
arkaya doğru posteriorly adv.
hızla öne arkaya sallanarak flutteringly adv.
ile arka arkaya in series with prep.
arkaya doğru an- pref.
arkaya doğru ana- pref.
Phrasals
arkaya dolanmak slip around v.
arkaya fırlatmak toss back v.
(saçı) arkaya doğru fırçalamak brush back v.
(saçı) arkaya doğru taramak brush back v.
(saçı) arkaya doğru toplamak brush back v.
arkaya katlamak turn back v.
arka arkaya içmek chase down v.
birini/bir şeyi öne (arkaya, sağa, sola) çevirmek face someone or something forward v.
bir şeyleri arka arkaya söylemek fire off v.
soruları arka arkaya sıralamak fire off v.
arka arkaya silah ateşlemek fire off v.
arka arkaya silah sıkmak fire off v.
lafları arka arkaya sıralamak fire off v.
arka arkaya soru sormak fire off v.
arka arkaya soru sormak fire off v.
soruları arka arkaya sıralamak fire off v.
arka arkaya ateş etmek fire off v.
saçı inek yalamış gibi arkaya taramak slick back v.
saçı arkaya doğru dümdüz tarayıp jöleyle vs. sabitlemek slick back v.
(saçı) arkaya doğru çekmek smooth back v.
(başını) arkaya atmak toss back v.
(kolunu) arkaya götürmek toss back v.
arkaya taramak brush back v.
dikkatle arkaya doğru çekmek ease back v.
arkaya dönüp bir göz atmak glance back v.
arkaya koymak put behind v.
hızlıca arka arkaya dizmek string together v.
(birine/bir şeye bir şeyle) arka arkaya hafifçe vurmak tap (someone or something) with (something) v.
arka arkaya vurarak bir şey oluşturmak tap out v.
bir şeye bir şeyle arka arkaya hafifçe vurmak tap something with something v.
arka arkaya vurarak ritim, kod meydana getirmek tap out v.
'-e üst üste/arka arkaya vurmak pound on v.
arka arkaya sayıp dökmek spiel off v.
bir şeyi arka arkaya sayıp dökmek spiel something off v.
arka arkaya sıralamak rhyme off v.
arka arkaya vurmak hammer on v.
bir şeye arka arkaya vurmak tap on something v.
silahını arka arkaya ateşlemek blaze away v.
arka arkaya ateş etmek blaze away v.
bir şeyle sırayla/arka arkaya değişmek alternate with something v.
bir şeye arka arkaya vurmak hammer away v.
birine/bir şeye arka arkaya vurmak bang on someone or something v.
(birine/bir şeye) arka arkaya ateş etmek blaze away at (someone or something) v.
arkaya bakmak look backward v.