battled - Turco Inglés Diccionario

battled

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

battled — Definition

Significado:
savaş, mücadele
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈbætl/ – BrE /ˈbætl/)
Categoría gramatical:
İsim: battle (battles); Fiil: battle (battles – battled – battling)

Significados de "battled" en diccionario turco inglés : 34 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
battle n. savaş
This battle is still taking place here in Europe.
Bu savaş hala burada, Avrupa'da devam ediyor.

More Sentences
battle n. muharebe
The battle between the two enemy countries ended in 2001.
İki düşman ülke arasındaki muharebe 2001 yılında sona erdi.

More Sentences
General
battle n. dövüş
I need a relationship like "Tom and Jerry" battle every day, still can't survive without one another.
Her gün "Tom & Jerry" dövüşü gibi bir ilişki istiyorum, her şeye rağmen birbirimiz olmadan yaşayamam.

More Sentences
battle n. mücadele
The mother won the battle for the custody of her children.
Anne, çocuklarının velayeti için verdiği mücadeleyi kazandı.

More Sentences
battle n. çatışma
The battle began, the seemingly vulnerable skeletons were so powerful unexpectedly.
Çatışma başladı, görünüşte savunmasız görünen iskeletler beklenmedik bir şekilde çok güçlüydü.

More Sentences
battle n. savaşım
Both meditation and yoga can help you in your battle against these conditions.
Hem meditasyon hem de yoga bu koşullara karşı savaşınızda size yardımcı olabilir.

More Sentences
battle n. kavga
I really don't want a battle.
Gerçekten bir kavga istemiyorum.

More Sentences
battle n. muharebe
The battle between the two enemy countries ended in 2001.
İki düşman ülke arasındaki muharebe 2001 yılında sona erdi.

More Sentences
battle v. çarpışmak
My grandfather battled in the Korean War.
Büyükbabam Kore Savaşı'nda çarpışmış.

More Sentences
battle v. mücadele etmek
The little boy battled against the illness and won.
Küçük çocuk hastalıkla mücadele etti ve kazandı.

More Sentences
Politics
battle n. savaş
This battle is still taking place here in Europe.
Bu savaş hala burada, Avrupa'da devam ediyor.

More Sentences
Military
battle n. muharebe
The battle between the two enemy countries ended in 2001.
İki düşman ülke arasındaki muharebe 2001 yılında sona erdi.

More Sentences
battle n. savaş
This battle is still taking place here in Europe.
Bu savaş hala burada, Avrupa'da devam ediyor.

More Sentences
General
battle n. cidal
battle n. cenk
battle n. büyük uğraş
battle n. meydan savaşı
battle n. dalaş
battle n. teber
battle n. çarpışma
battle n. meydan muharebesi
battle n. zafer veya üstünlük rekabeti
battle n. ingiltere'de savaş bölgelerinde yaşamış olanlara verilen bir soyadı
battle v. savaşmak
battle v. çok uğraşmak
battle v. dövüşmek
battle v. çamaşırları sopayla dövmek
Law
battle n. harp
battle v. harbetmek
Geography
battle n. ingiltere'de yerleşim yeri
Military
battle n. harp
battle n. meydan muharebesi
Archaic
battle n. tabur
battle v. siperlerle güçlendirmek

Significados de "battled" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
half the battle n. işin çoğu
battle of trafalgar n. trafalgar savaşı
death in battle n. şehitlik
battle royal n. büyük münakaşa
pitched battle n. büyük münakaşa
battle ax n. savaş baltası
battle of words n. ağız kavgası
battle cry n. savaş narası
battle of varna n. varna savaşı
pitched battle n. meydan muharebesi
half the battle n. işin en zor tarafı
battle of words n. atışma
battle axe n. savaş baltası
battle of kosovo n. kosova savaşı
line of battle n. savaş hattı
battle of wits n. fikir savaşı
pitched battle n. büyük kavga
battle dress n. üniforma
air battle n. hava savaşı
a running battle n. uzun süren bir ihtilaf
battle of life n. yaşam savaşı
battle royal n. büyük kavga
election battle n. seçim savaşı
uphill battle n. zorlu görev
half the battle n. işin yarısı
battle royal n. büyük dövüş (birkaç kişi arasındaki)
battle cry n. bir kampanyada kullanılan slogan
battle of n. savaşı
battle fatigue n. savaş görmüş kimselerde görülen ruhsal çöküntü
uphill battle n. zorlu mücadele
battle of malazgirt n. malazgirt savaşı
battle of otlukbeli n. otlukbeli savaşı
losing battle n. yenilginin kaçınılmaz olduğu mücadele
rating battle n. rating savaşı
battle fatigue n. savaş bunalımı
battle fatigue n. savaş sonrası nevroz
battle of gallipoli n. gelibolu savaşı
ancient battle n. antik savaş
battle of words n. ağız dalaşı
battle of nerves n. sinir harbi
battle-axe n. cadaloz
battle-cry n. slogan
battle-axe n. savaş baltası
battle-ax n. cenk baltası
battle-ax n. teber
hard-fought battle n. sıkı kavga
gun battle n. topçu savaşı
battle cry n. savaş çığlığı
space battle n. uzay savaşı
gun battle n. silahlı çatışma
fierce battle n. çetin savaş
battle horn n. savaş borusu
the battle of good against evil n. iyiliğin kötülüğe karşı savaşı
battle of words n. söz düellosu
battle cry n. slogan
battle-axe n. geçimsiz kadın
battle order n. savaş emri
battle order n. savaş düzeni
battle piece n. savaş resmi
battle dress n. askeri üniforma
battle axe n. cadaloz
epic battle n. destansı/epik savaş
one-to-one combat before a battle n. mübareze
battle for existence n. var olma savaşı
battle simulator n. savaş simülatörü
drawn battle n. iki tarafın da zafer kazanmadığı durum
plain battle n. açık savaş
plain battle n. meydan muharebesi
the eve of the battle n. savaşın arifesi
wage a battle v. savaşmak
fight a battle v. savaşmak
join battle v. savaşa girişmek
do battle v. çarpışmak
fight a battle v. mücadele etmek
join battle v. çarpışmaya başlamak
offer battle v. savaş açmak
get out of battle v. savaştan çıkmak
lose one's battle against cancer v. kanserle savaşını kaybetmek
lose one's battle with cancer v. kanserle savaşını kaybetmek
lose one's battle against cancer v. kanserle olan savaşını kaybetmek
lose one's battle with cancer v. kanserle olan savaşını kaybetmek
lose one's battle with cancer v. kansere yenik düşmek
lose one's battle against cancer v. kansere yenik düşmek
escape the battle v. savaştan kaçmak
battle cancer v. kanserle savaşmak
win one's battle v. mücadelesinde başarılı olmak
join battle v. savaşa girişmek
join battle v. çarpışmaya başlamak
battle [obsolete] v. semirmek
battle [dialect] [uk/scotland] v. beslemek
battle [obsolete] v. beslenmek
battle [obsolete] v. gelişmek
battle [dialect] [uk/scotland] v. geliştirmek
battle weary adj. savaş yorgunu
battle hardened adj. savaş sebebiyle yüreği katılaşmış
battle tested adj. savaşta kullanılmak suretiyle güvenilir ve etkili olduğu gösterilmiş
battle-scarred adj. savaştan zarar görmüş
in battle array adv. savaş düzeninde
Phrasals
battle it out v. bir sonuç elde etmek için uğraşmak
battle it out v. bir sonuca ulaşmak için savaşmak
battle for v. (bir yer veya şey) için mücadele etmek
battle against v. (birine) karşı savaşmak
battle for v. (bir yeri veya şeyi) almak için mücadele vermek
battle against v. (birine veya bir hastalığa) karşı mücadele vermek
battle against v. (birine) karşı mücadele etmek
battle against v. (biriyle veya bir hastalıkla) savaşmak
battle for v. (bir şeyi) elde etmek için çabalamak
battle against v. (biriyle veya bir hastalıkla) mücadele etmek
battle against v. (birine) karşı savaş vermek
battle against v. (birine veya bir hastalığa) karşı savaş vermek
battle against v. (birine) karşı mücadele vermek
battle for v. (bir şeyi) kazanmaya çalışmak
battle against v. (birini veya bir hastalığı) alt etmeye çalışmak
battle against v. (birini veya bir hastalığı) yenmeye çalışmak
battle for v. (bir yer veya şey) için savaşmak
battle for v. (bir yer veya şey) için savaş vermek
battle something out v. bir sonuç elde etmek için uğraşmak
battle for something v. bir şeyi almak/elde etmek için savaş vermek
battle for something v. bir şey için savaşmak/savaş vermek
battle for something v. bir şeyi almak/elde etmek için savaşmak
battle for something v. bir şey için mücadele etmek/vermek
battle for something v. bir şeyi elde etmek/kazanmak için uğraşmak
battle something out v. bir şeyi çözmeye çalışmak
battle with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) acımasız bir yarış içerisine girmek
battle with (something) v. (bir şeyle) boğuşmak
battle with (someone) v. (biriyle) çatışmak/çatışmaya girmek
battle (with someone) (over someone or something) v. (biriyle biri/bir şey) üzerine tartışmak
battle for something v. bir şey için/uğruna kavga vermek
battle for something v. bir şeyi elde etmek/kazanmak için kavga vermek
battle with (someone) v. (biriyle) silahlı mücadeleye girmek
battle (with someone) (over someone or something) v. (biriyle biri/bir şey) üzerine atışmak
battle against someone or something v. birine/bir şeye karşı savaş vermek/savaşmak
battle with (something) v. (bir şeyle) cebelleşmek
battle something out v. bir şeyin kavgasını verip sonuca ulaştırmak
battle with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) amansız bir mücadeleye girmek
battle something out v. bir şey hakkında kavga edip sonuca vardırmak
battle with (someone) v. (biriyle) sürtüşmek
battle with (something) v. (bir şeyle) mücadele vermek
battle something out v. bir sonuca ulaşmak için savaşmak/kavga vermek
battle out v. yoğun bir şekilde uğraşmak
battle with (someone) v. (biriyle) savaşmak
battle out v. yoğun/şiddetli mücadele vermek
battle (with someone) (over someone or something) v. (biriyle biri/bir şey) üzerine kavga etmek
battle for something v. bir şeyi kazanmak için mücadele etmek/çekişmek
battle with (something) v. (bir şeyin) düzgün çalışması için uğraşmak
battle out v. bir şey elde etmek için çekişmek
battle something out v. bir şeyi tartışıp çözmek
battle with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) amansız bir yarışa girmek
battle (with someone) (over someone or something) v. (biriyle biri/bir şey) üzerine mücadele etmek
battle for something v. bir şeyi elde etmek için mücadele etmek/çekişmek