bir çift - Turco Inglés Diccionario
Historia

bir çift



Significados de "bir çift" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
bir çift a pair n.
bir çift a couple adj.
bir çift one couple of adj.
bir çift a couple of adj.
bir çift a pair of adj.

Significados de "bir çift" con otros términos en diccionario inglés turco: 58 resultado(s)

Turco Inglés
General
çok güzel bir çift olmak make such a beautiful couple v.
bir çift ayakkabı satın almak buy a pair of shoes v.
bir çift ayakkabı almak buy a pair of shoes v.
bir çift ayakkabı a pair of shoes n.
boyundurukla bağlanmış bir çift hayvan yoke of n.
serbest bir eksenle bağlanmış çift halka swivel n.
bir direğin ucuna uzun bir iple bağlı olan bir top ile oynanan çift kişilik bir oyun tetherball n.
bir çift çorap a pair of socks n.
bir çift geyik boynuzu rack n.
çift zarla oynanan bir oyun craps n.
çift kulplu ve ayaklı bir tür bardak scyphus n.
bir çift arasındaki mükemmel uyum perfect match n.
bir çift zar a pair of dice n.
bir çift eldiven a pair of gloves n.
bir çift ağır/büyük ayakkabı a pair of heavy shoes n.
bir çift yeni ayakkabı a pair of new shoes n.
herhangi bir günde nüfusun yarısına kısıtlanması şeklinde uygulanan tayınlama (trafiğe çıkışta tek/çift plaka uygulaması gibi) odd-even rationing n.
herhangi bir günde nüfusun yarısına kısıtlanması şeklinde uygulanan tayınlama (trafiğe çıkışta tek/çift plaka uygulaması gibi) even odd rationing n.
bir çift gözlük a pair of glasses n.
birbirini tamamlayan ya da birbirine uyan bir çift şeyden her biri companion n.
her bir çift each pair n.
bir çift laf a couple of words n.
bir çift söz a couple of words n.
Colloquial
şanslı bir çift a lucky couple
Idioms
uygun bir çift olmak make a match of it
güvenilir bir çift el a safe pair of hands
Speaking
daha yaşlı bir çift bekliyordum i was expecting an older couple
biriyle bir çift laf edememek didn't exchange more than three words with someone
bugünlerde böyle mutlu bir çift görmek çok zor it's rare to see such a happy couple nowadays
Law
evli bir çift gibi birlikte yaşama cohabitation
Tourism
bir çift kişilik yataklı oda double room
Technical
iki atomun paylaştığı bir çift elektron duplet
bir çift eşleşmiş kontak a pair of mated contacts
Informatics
bir çift oluşturmak pair up with someone
Automotive
basınç ve sıcaklık gösterimi için gösterge panosunda kullanılan bir çift bobin balancing-coil gauge
Aeronautic
bir çift kanadı olan uçak monoplane
Marine
geminin küçük direğinin tepesinde ana direği destekleyen bir çift yatay kereste cross trees
Medical
randomize, çift kör, çapraz bir çalışma a randomized, double-blind, cross-over study
Biology
soyu tükenmiş bir tür çift kabuklu yumuşakça radiolite n.
soyu tükenmiş bir tür çift kabuklu yumuşakça hippurite n.
geç kretase dönemine ait fosiller olarak bulunan soyu tükenmiş bir tür çift kabuklu yumuşakça türü radiolite n.
geç kretase dönemine ait fosiller olarak bulunan soyu tükenmiş bir tür çift kabuklu yumuşakça türü hippurite n.
Marine Biology
çift yüzgeçli balıkta bulunan bir kemik actinost n.
Astronomy
bir çift yıldızdan küçüğü comes
Zoology
hortumu büyük olup, mızrak şeklinde alt ve üst çeneye sahip, çift kanatlı böceklerin bir şubesi tanystomata n.
bir çeşit çift kabuklu tatlı su yumuşakçası lamellibranch
larvaları lahana kökünden beslenen bir tür çift kanatlı sinek cabbage root fly
larvaları parazit olarak tırtıllar, kınkanatlılar ve zarkanatlılar ve diğer böceklerin üzerindekilerle beslenen çift kanatlılar familyasından tüylü bir sinek tachina fly
Botanic
uç kısmında bir çift yaprakçığı olan tüylü bitkinin yaprağı abruptly-pinnate leaf n.
uç kısmında bir çift yaprakçığı olan (tüylü bitki) abruptly-pinnate adj.
uç kısmında bir çift yaprakçığı olan (tüylü bitki) abruptly pinnate adj.
bir tür çift kanatlı sinek cabbage root fly
Music
çift vuruşlu ritmi olan ve tef eşliğinde yapılan bir çeşit dans tambourin n.
ahşap nefesli ve çift dilli bir eski zaman müzik aleti shawm
büyüklüğü ve tonu farklılık gösteren, birlikte çalınan bir çift davul tabla
rönesans dönemine ait çift kamışlı nefesli bir enstrümanı rackett
Mythology
gövdesinde iki yılan sarılı, tepesinde bir çift kanadı olan asa caduceus
British Slang
düzgün bir ilişki yaşayan çift item