birinden - Turco Inglés Diccionario

birinden

Significados de "birinden" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
Colloquial
birinden from someone expr.
In order to have support from someone in the future, ask them for a small favor today.
Gelecekte birinden destek alabilmek için bugün ondan küçük bir iyilik isteyin.

More Sentences
Idioms
birinden at someone's hands expr.

Significados de "birinden" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
gemileri farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz lock n.
ünlü birinden imza almanın peşinde olan (kimse) autograph seeker n.
ortalama birinden daha iri kimse large person n.
yeni kıyafetler giymiş birinden alınan içecek veya içecek parası bevarage [dialect] [uk] n.
(birinden, bir şeyden) nefret eden kimse hater n.
onu arayan birinden kaçıp saklanma hide-and-seek n.
(kar veya artan masraf nedeniyle) aynı mülkün karşılıklı anlaşma yolu ile birinden diğerine devredilmesi demise and redemise n.
birinden başka birine karşılıksız olarak devredilen bir şey gift n.
(birinden) hoşlanma fancy n.
pasifik adalarının herhangi birinden gelen kimse pacific islander n.
dergiden, radyo programından, ünlü birinden alınan posta postbag n.
birinden kısa süre sonra ölme follow-on n.
birinden daha önce vefat etme predecease n.
zorla çekip almak (bir şeyi birinden) wrest from v.
sinirini başka birinden almak wreak one's anger on v.
istemek (birinden belirli bir miktar para) touch for v.
öfkesini birinden çıkarmak wreak one's anger on v.
birinden gizlemek hold out on one v.
birinden sipariş almak take an order v.
kurtulmuş olmak (birinden) be free of v.
kurtulmak (birinden) get around v.
izin almak (birinden) check with v.
birinden izin almadan onun adına konuşmak put words into someone's mouth v.
üstün çıkmak (birinden) eclipse v.
birinden aşağı bir rütbede olmak rank below v.
izin almak (birinden bir şey için) be in the clear with v.
mezatta birinden fazla pey sürmek outbid v.
dil dökerek birinden bir şey koparmak wheedle something out of someone v.
bir şeyi birinden zorla çekip almak wrench something away from someone v.
hıncını başka birinden almak wreak one's anger on v.
ısrarla birinden bir şey istemek press someone for something v.
birinden yana olmak be on someone's side v.
birinden emir almak take an order v.
birinden uzak kalmak stand clear of v.
birinden bir şey için özür dilemek make amends to someone for something v.
uzun yaşamak (birinden) survive v.
birinden hesap sormak call someone to account v.
birinden hoşlanmak take a shine to v.
birinden bir şeyi almak strip someone of v.
birinden gizli yapmak do something behind one's back v.
ek bir ücret istemek (birinden) surcharge v.
iletmek (birinden alınan haberi) relay v.
intikam almak (kötülük yapan birinden) pay someone back v.
bir yol bulup kurtulmak (birinden) get around v.
birinden özür dilemek apologize to v.
alışveriş etmek (birinden) trade with v.
çekinmek (birinden) refrain from v.
birinden intikam almak avenge upon v.
birinden kurtulmak shake someone off v.
bir şeyi birinden saklamak keep something a secret from someone v.
birinden fikir almak pick one's brain v.
birinden önce ölmek predecease v.
birinden soğumak feel strange from someone v.
birinden kötülük gelmek be damaged by v.
birinden zarar gelmek be damaged by v.
birinden kötülük gelmek be harmed v.
birinden zarar gelmek get injured by v.
birinden zarar gelmek be harmed v.
birinden kötülük gelmek get injured by v.
birinden almak istediğini almak get out of v.
birinden uzak durmak stand away v.
birinden önce ölmek die earlier than v.
birinden yana olmak take the part of v.
birinden yana çıkmak take the part of v.
birinden önce ölmek die before v.
birinden para talep etmek demand money from someone v.
birinden çok içmek outdrink v.
birinden rica etmek ask someone to do something v.
birinden ricada bulunmak ask for someone to do something v.
birinden ricada bulunmak ask someone to do something v.
birinden ricada bulunmak request someone to do something v.
birinden rica etmek request someone to do something v.
birinden rica etmek ask for someone to do something v.
birinden sıkılmak be bored of someone v.
birini başka birinden ayırmak segregate someone from someone else v.
birini başka birinden ayırmak separate someone from someone else v.
birinden bir şeyi esirgemek deny something to someone v.
birinden hoşlanıyormuş gibi davranmak pretend to like someone v.
birinden birtakım bilgiler edinmek elicit something from someone v.
birinden bir şeyi kandırarak almak fake someone out of something v.
birini birinden korumak guard someone from someone v.
birinden bir şey çarpmak gouge something out of someone v.
birinden hemen hoşlanmak like someone right off v.
birinden büyük bir riske girmesinii istemek ask someone to take a large risk v.
(birinden) biraz destek almak get some backup from someone v.
(birinden) biraz destek almak get some support from someone v.
birinden daha uzun/fazla yaşamak live longer than someone v.
birinden bir şey yapmasını istemek/rica etmek ask someone to do something v.
birinden hoşlanmak like someone v.
(birinden) daha büyük yalancı olmak outlie v.
kalıtım yoluyla birinden diğerine geçmek inherite through blood v.
birinden ayrılmak break up with someone v.
birinden hediye almak get a gift from someone v.
birinden büyük bir riske girmesini istemek ask someone to take a large risk v.
birinden hamile kalmak get pregnant by someone v.
(kurnazlık ve maharetle) birinden ya da bir şeyden kurtulmak elude v.
birinden kendi isteği olmadan bilgi elde etmek winkle information out of someone v.
(birinden) para koparmak bleed v.
(birinden) mal mülk koparmak bleed v.
(birinden) para dilenmek mang v.
(birinden) ısrarla para istemek mang v.
birinden ayrılmak break v.
(birinden) malları zorla çalmak highjack v.
birinden kaçmak deke [canada] v.
(birinden) resmi bilgi talebinde bulunmak demand [obsolete] v.
(birinden) ırksal özellikleri çıkarmak deracialise [uk] v.
(birinden) ırksal özellikleri çıkarmak deracialize [us] v.
(birinden veya bir şeyden) daha iyi olmak ding [dialect] v.
(birinden) daha uzun yaşamak overlive v.
birinden faydalanarak zenginleşmek feather one's nest v.
(sevilmeyen birinden) uzak durmak introject v.
birinden fikir almak have consultation with someone v.
(birinden) kurtulmak outflank v.
(birinden) daha fazla kazanmak outgain v.
(birinden) fiziksel güç veya çabayla üstün olmak outmuscle v.
(birinden) daha iyi atış yapmak outpitch v.
(birinden) daha yüksek sesle konuşmak outtalk v.
(birinden) daha hızlı koşmak outsprint v.
(birinden) daha uzun konuşmak outtalk v.
(birinden) daha uzun süre gözünü kırpmadan bakmak outstare v.
(birinden) daha fazla konuşmak outtalk v.
(birinden) dilenmek pling v.
(birinden) başkası adına bir şey istemek pray v.
(birinden) belirli bir talimata uymasını istemek prescribe v.
(birinden diğerine) doğal akışın parçasıymış gibi geçiş yapmak segue v.
sözle doldurarak (birinden) soğutmak poison v.
(birinden veya bir işletmeden) fahiş ücret almak soak v.
(birinden) haraç kesmek squeeze for v.
(birinden) daha fazla kopya çekmek outcheat v.
(birinden) daha fazla para harcamak outbuy v.
(birinden) daha fazla soru sormak outask v.
birinden diğerine gitmek pass v.
başka birinden alınmış reflected adj.
(birinden) ayrılmış busted adj.
birinden yana on someone's side adv.
birinden diğerine on adv.
azalan bir çizgide birinden diğerine downward adv.
birinden diğerine person-to-person adv.
biri birinden individually adv.
birinden yana on behalf of prep.
birinden biri either pron.
birinden biri whichsoever pron.
yalnızca birinden anlamı veren ön ek mon- pref.
birinden diğerine anlamı veren ön ek cross- pref.
birinden kalma anlamı veren son ek -clinous suf.
birinden kalma özelliklere sahip anlamı veren son ek -clinous suf.
birinden kalma anlamı veren son ek -clinal suf.
birinden kalma özelliklere sahip anlamı veren son ek -clinal suf.
birinden kalma özelliklere sahip anlamı veren son ek -clinic suf.
birinden kalma anlamı veren son ek -clinic suf.