bluntest - Turco Inglés Diccionario

bluntest

bluntest — Definition

Significado:
kör (uç), patavatsız, küt
Pronunciación (IPA):
(AmE /blʌnt/ – BrE /blʌnt/)
Categoría gramatical:
Sıfat; Fiil: blunt (blunts – blunted – blunting)
Sinónimo:
dull, direct, brusque
Antónimos:
sharp, tactful, subtle

Significados de "bluntest" en diccionario turco inglés : 63 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
blunt v. köreltmek
The impending storm blunted their enthusiasm for travel.
Yaklaşan fırtına seyahat etme heveslerini köreltti.

More Sentences
blunt adj. kör (bıçak vb)
General
blunt v. körelmek
The point of the pencil has blunted.
Kurşun kalemin ucu körelmiş.

More Sentences
blunt adj. körelmiş
These scissors have gone blunt; could you hand me another pair?
Bu makas körelmiş; bana başka bir tane verebilir misiniz?

More Sentences
blunt adj. açık sözlü
It would be best to be blunt here.
Burada açık sözlü olmak en iyisi olacaktır.

More Sentences
blunt adj. patavatsız
Dan dislikes Matt because he's blunt and insensitive.
Dan, Matt'ten hoşlanmaz çünkü o patavatsız ve duyarsızdır.

More Sentences
blunt adj. kör
As such, it is a step removed from the domination of blunt power motives in politics.
Bu haliyle OLAF, siyasette kör güç motiflerinin hakimiyetinden bir adım uzaktadır.

More Sentences
Technical
blunt adj. kör
As such, it is a step removed from the domination of blunt power motives in politics.
Bu haliyle OLAF, siyasette kör güç motiflerinin hakimiyetinden bir adım uzaktadır.

More Sentences
Textile
blunt adj. kör
As such, it is a step removed from the domination of blunt power motives in politics.
Bu haliyle OLAF, siyasette kör güç motiflerinin hakimiyetinden bir adım uzaktadır.

More Sentences
Archaic
blunt adj. kaba
I hate to be blunt, but your speech was very dull.
Kaba davranmayı hiç istemem ama konuşmanız çok sıkıcıydı.

More Sentences
General
blunt n. sivri uçlu kısa iğne
blunt v. azaltmak
blunt v. körletmek
blunt v. körleştirmek
blunt v. hassasiyetini azaltmak
blunt v. sıkıcı hale getirmek
blunt v. gücünü azaltmak
blunt v. duyu hissini azaltmak
blunt v. keskinliğini azaltmak
blunt v. cansızlaştırmak
blunt v. güçsüzleştirmek
blunt v. duyarsızlaştırmak
blunt v. öldürmek
blunt v. iştahını kesmek
blunt v. arzusunu azaltmak
blunt v. zihin gücünü azaltmak
blunt v. duygularını köreltmek
blunt adj. hissiz
blunt adj. küt
blunt adj. sözünü sakınmayan
blunt adj. gabi
blunt adj. lafını esirgemez
blunt adj. lafını sakınmaz
blunt adj. pervasız
blunt adj. kesmez
blunt adj. anlayışsız
blunt adj. duygusuz
blunt adj. dobra
blunt adj. kesmeyen
blunt adj. keskin olmayan
blunt adj. lafını esirgemeyen
blunt adj. kubat
blunt adj. laubali
blunt adj. yavaş anlayan
blunt adj. yavaş algılayan
blunt adj. sıkıcı
blunt adj. kör (uç)
Technical
blunt adj. keskin olmayan
Mechanic
blunt adj. körleşmiş
Medical
blunt v. baskılamak
Chemistry
blunt n. köreltilmiş şey
blunt n. kör ok
blunt v. (asit, aşındırıcı ) keskinliğini azaltmak
blunt v. (asit, aşındırıcı ) sulandırmak
Geography
blunt n. güney dakota eyaletinde şehir
Sport
blunt n. (eskrim) folyo
blunt n. dalga üzerinde perende atmaya benzeyen bir kanoculuk hareketi
Archaic
blunt adj. nezaketsiz
Slang
blunt n. üçlü (esrar)
blunt v. bulanık kafa olmak
British Slang
blunt n. esrar
blunt n. ot
blunt n. sigaralık

Significados de "bluntest" con otros términos en diccionario inglés turco: 58 resultado(s)

Inglés Turco
General
becoming blunt n. körelme
blunt drill n. kör burgu
blunt point n. küt uç
blunt point n. yuvarlak uç
blunt knife n. kör bıçak
the blunt fact n. kör gerçek
blunt bob n. bobstil/küt kesim
blunt file n. paralel kenarlı eğe
blunt file n. lama eğe
blunt [obsolete] n. para
blunt [obsolete] n. nakit para
blunt tool n. kör alet
blunt tool n. delici ve kesici olmayan el aleti
blunt tool n. keskin olmayan alet
become blunt v. körleşmek
become blunt v. körelmek
become blunt v. kütleşmek
blunt ended adj. kunt uçlu
blunt-witted adj. aptal
blunt-witted adj. sıkıcı
Idioms
blunt-talking adj. açık sözlü
blunt-talking adj. dobra
blunt talking and straight shooting expr. dobra
blunt talking and straight shooting expr. açık sözlü
Law
a blunt instrument n. keskin olmayan bir alet
blunt instrument n. kesici olmayan sert bir cisim
Technical
blunt pencil n. kalın kalem
blunt punch n. perçin zımbası
blunt blade n. kör bıçak
blunt saw n. kör testere
Automotive
mill blunt file n. küt uçlu mil eğe
Mining
blunt drill n. kör burgu
Medical
blunt dissection n. künt disseksiyon
blunt thoracic trauma n. künt toraks travma
blunt trauma n. künt travma
blunt injury n. keskin olmayan bir cisimle kafaya alınan darbe
blunt trauma n. keskin olmayan bir cisimle kafaya alınan darbe
blunt force trauma n. keskin olmayan bir cisimle kafaya alınan darbe
blunt force trauma n. keskin olmayan bir cisimle vücudun herhangi bir yerine alınan darbe
blunt trauma n. keskin olmayan bir cisimle vücudun herhangi bir yerine alınan darbe
blunt injury n. keskin olmayan bir cisimle vücudun herhangi bir yerine alınan darbe
blunt thoracic trauma n. künt torasik travma
blunt abdominal trauma n. künt batın travması
blunt gorget n. bir tür operasyon aleti
Dentistry
blunt tooth n. keskin olmayan diş
Marine Biology
blunt-snouted clingfish n. ördek balığı
blunt-nosed shiner n. gümüşi aybalığı
Zoology
blunt-nosed dolphin n. yuvarlakbaşlı yunus
blunt-nosed viper n. kör yılan
blunt-nosed viper n. koca engerek
Botanic
blunt-leaf heath n. avustralya ve tazmanya'ya özgü fildişi renginde küçük boylu bir çiçek
Slang
phat blunt n. şişman/kocaman sarılmış esrar
phat blunt n. büyük sarılmış esrar
phat blunt n. büyük sarılmış dolu sigara
phat blunt n. şişman/kocaman sarılmış esrarlı sigara
phat blunt n. büyük sarılmış esrarlı/otlu sigara
phat blunt n. büyük sarılmış marihuanalı sigara
British Slang
better than a poke in the eye with a blunt stick expr. daha kötü olabilirdi