clause - Turco Inglés Diccionario

clause

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

clause — Definition

Significado:
madde, cümlecik, hüküm
Pronunciación (IPA):
(AmE /klɔːz/ – BrE /klɔːz/)
Categoría gramatical:
İsim: clause (clauses)
Sinónimo:
provision

Significados de "clause" en diccionario turco inglés : 40 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
clause n. fıkra
General
clause n. kloz
One of the most important elements of our new system is the prohibition of use of the location clause.
Yeni sistemimizin en önemli unsurlarından biri de konum klozunun kullanımının yasaklanmasıdır.

More Sentences
clause n. madde
In particular, I would draw your attention to a whole set of amendments on the human rights clause.
Özellikle insan hakları maddesine ilişkin bir dizi değişikliğe dikkatinizi çekmek isterim.

More Sentences
clause n. cümle
It is not a proper English clause.
Bu uygun bir İngilizce cümle değil.

More Sentences
Trade/Economic
clause n. hüküm
The penalty clause specifies that any breach of the contract will be fined.
Cezai hüküm, sözleşmenin herhangi bir şekilde ihlali durumunda para cezası uygulanacağını belirtmektedir.

More Sentences
clause n. kloz
One of the most important elements of our new system is the prohibition of use of the location clause.
Yeni sistemimizin en önemli unsurlarından biri de konum klozunun kullanımının yasaklanmasıdır.

More Sentences
Law
clause n. hüküm
The penalty clause specifies that any breach of the contract will be fined.
Cezai hüküm, sözleşmenin herhangi bir şekilde ihlali durumunda para cezası uygulanacağını belirtmektedir.

More Sentences
clause n. kloz
One of the most important elements of our new system is the prohibition of use of the location clause.
Yeni sistemimizin en önemli unsurlarından biri de konum klozunun kullanımının yasaklanmasıdır.

More Sentences
clause n. madde
In particular, I would draw your attention to a whole set of amendments on the human rights clause.
Özellikle insan hakları maddesine ilişkin bir dizi değişikliğe dikkatinizi çekmek isterim.

More Sentences
Insurance
clause n. kloz
One of the most important elements of our new system is the prohibition of use of the location clause.
Yeni sistemimizin en önemli unsurlarından biri de konum klozunun kullanımının yasaklanmasıdır.

More Sentences
General
clause n. antlaşma
clause n. cümlecik
clause n. ibare
clause n. kontrat
clause n. bent
clause n. koşul
clause n. şart
clause n. tümce
clause n. yantümce
Trade/Economic
clause n. antlaşmaya taraf olan ülkenin gerektiğinde gümrük tarifelerini ve diğer ödünleri uygulamama hakkı
clause n. kayıt
clause n. korunma klozu
clause n. özel koşul
clause n. sözleşme maddesi
clause n. şart
clause v. (konşimento) tadil etmek
clause v. (konşimento) değiştirmek
Law
clause n. bent
clause n. kayıt kloz
clause n. koşul
clause n. özel şart
clause n. şart
clause n. şartı mahsusa
Politics
clause n. anlaşma maddesi
clause n. koşul
Computer
clause n. yantümce
Linguistics
clause n. önerme
clause n. tümcecik
clause n. yan cümle
clause n. yantümce

Significados de "clause" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
noun clause n. isim tümcesi
parenthetical clause n. aratümce
provisional clause n. geçici madde
dependent clause n. yantümce
main clause n. temel tümce
gold clause n. altın kaydı
blanket clause n. genel hüküm
exemption clause n. bağışıklık klozu
additional clause n. ek madde
commercial clause n. ticari hüküm
null clause n. geçersiz hüküm
time clause n. zaman cümleciği
pedigree clause n. kaliteli malzeme kullanımına ilişkin sözleşme maddesi
savings clause n. koruma maddesi
savings clause n. şart beyanı
saving clause n. koşul beyanı
savings clause n. koşul beyanı
savings clause n. (belge veya kanunda) bir kısmı hükümsüz kılınsa dahi ilgili kısmın geçerliliğini koruyacağını garanti eden madde
saving clause n. şart beyanı
add a clause to the contract v. anlaşmaya madde koymak
add a clause in the contract v. anlaşmaya madde koymak
amend a clause in the contract v. anlaşma maddesini düzeltmek
delete a clause in the contract v. anlaşma maddesini silmek
delete a clause in the contract v. anlaşmadan madde silmek
clause-by-clause adj. madde madde
Trade/Economic
cesser clause n. malın yüklenmesi ile gemiyi kiralayanın yükümlülüğünün sona erdiğine dair konan şart
land transit clause n. kara yolundan geçiş hükmü
agreement clause n. sözleşmeler bu hükümle başlayarak anlaşmanın taraflarının kimler olduğu açıkça ortaya konur
cesser clause n. gemi kiralama sözleşmesine konan bir şart
penalty clause n. ceza şartı
warehouse to warehouse clause n. depodan depoya şartı
escalator clause n. sözleşmeye konan şart
national security clause n. ulusal güvenlik ilkesi
paramount clause n. önceliği olan özel koşul
both to blame collision clause n. iki taraflı kusur klozu
escape clause n. kaçınma hükmü
penalty clause n. cezai koşul maddesi (sözleşmede)
multicurrency clause n. çoklu para seçeneği
assignment clause n. sigorta poliçesinde sahibine ciro hakkı veren madde
green clause credit n. sevkiyattan önce lehtara avans ödeme yapılabilen akreditif
land transit clause n. kamyon klozu
acceleration clause n. ipotekte veya taksitli satışlarda taksitlerden birisi zamanında ödenmezse tüm borcun hemen ödenmesini öngören hüküm
agreement clause n. anlaşma hükmü
equal coverage clause n. eşit sigorta kapsamı hükmü
hot cargo clause n. sendika ile işveren arasındaki bir anlaşma
escalation clause n. artış hükmü
escalator clause n. fiyat yükseltme koşulu
red clause credit n. kırmızı kayıtlı akredif
appraisement clause n. değer takdiri koşulu
safeguard clause n. korunma maddesi (ithalat)
gold clause n. altın kaydı
transshipment clause n. aktarma klozu
gold clause n. altın şartı
warehouse to warehouse clause n. antrepodan antrepoya klozu
acceleration clause n. muacelliyet hükmü
gold clause n. altın koşulu
blanket clause n. genel madde
blanket clause n. genel hüküm
printed clause n. basılmış koşul
escape clause n. cayma şartı
earthquake clause n. deprem klozu
overriding clause n. fesih klozu
subrogation clause n. halefiyet koşulu
negligence clause n. ihmal ve kusur klozu
cancellation clause n. iptal etme maddesi
discretionary clause n. isteğe bağlı koşul
foreign currency clause n. kambiyo kaydı
restrictive clause n. kısıtlayıcı kloz
no cure no pay clause n. kurtarma yoksa ödeme yapılmaz klozu
material value clause n. maddi değer şartı
negative mortgage clause n. olumsuz ipotek şartı
negative pledging clause n. olumsuz rehin şartı
war risk clause n. savaş riski klozu
nonliability clause n. sorumsuzluk klozu
war clause n. savaş klozu
green clause letter of credit n. yeşil şartlı akreditif
hedge clause n. vadeli satış klozu
red clause credit n. kırmızı kayıtlı akreditif
reciprocity clause n. mütekabiliyet şartı
gold clause n. borcun ödenmesinin altın kaydına bağlanması
after-acquired clause of mortgage bond n. ipotekli tahvil ihracında sonradan iktisap etme hükmü
cost-of-living clause n. eşel mobil sistemi
cost-of-living clause n. hayat pahalılığı kaydı
hell-or-high-water clause n. bir lease sözleşmesine konulan ve kiralayana kiraya verene veya kiralanan mala ne olursa olsun ödeme yapması zorunluluğu getiren madde
most-favored-nation clause n. en çok kayrılan ülke koşulu
exemption clause n. muafiyet maddesi
incontestability clause n. ademi itiraz klozu
proviso clause n. koşulları içeren bölüm
reciprocity clause n. mütekabiliyet maddesi
exchange clause n. kambiyo şartı
strike clause n. grev şartı
saving clause n. kurtarma klozu
escape clause n. şarttan korunma klozu
discharging clause n. tahliye şartı
printed clause n. basılmış şart
running down clause n. çarpışma klozu
red clause letter of credit n. kırmızı şartlı akreditif
water borne clause n. su üstünde taşıma klozu
warehouse warehouse clause n. antrepodan antrepoya klozu
gold value clause n. gerçek altın şartı
gold coin clause n. gerçek altın şartı
gold value clause n. altın değeri şartı
bunker clause n. bunker klozu
consignment clause n. yollama klozu
duration clause n. devam klozu
competition clause n. rekabet şartı
irrevocable beneficiary clause n. değişmez lehtar klozu
union security clause n. sendika güvenliği klozu
reopening clause n. ücretlerin tekrar gözden geçirilmesi maddesi
estate clause in bond n. senet temlik şartı
renewal clause n. yenileme maddesi
franchise clause n. imtiyaz klozu
franchise clause n. satış hakkı klozu
escalator clause n. enflasyon ayarlama klozu
disciplinary clause n. sendika kurallarına uyma zorunluluğu klozu
discharging clause n. boşaltma klozu
radius clause n. alışveriş merkezi ile kiracı arasında yapılan sözleşme
permissive wage-adjustment clause n. genel geçim koşullarına paralel olarak ücretin ayarlanması hükmü
repelling clause n. def kaydı
repelling clause n. ret bendi
non-performance penalty clause n. sözleşmeye uymama yaptırımı
binding clause n. bağlayıcı hüküm
price adjustment clause n. fiyat ayarlama maddesi
non-compete clause n. rekabeti sınırlayıcı anlaşmalar
exclusion clause n. sorumluluktan kurtulma şartı
gross up clause n. brütünü bulma maddesi
gross up clause n. brütleştirme maddesi
contractual clause n. sözleşme maddesi
non-assignment clause n. devir yasağı maddesi
penal clause in a labor/work contract n. iş sözleşmesinde cezai şart
non-compete clause n. rekabet etmeme hükmü
agreement clause n. anlaşma bendi
Law
clause penal n. cezai şart
penal clause n. cezai şart
negative pledge clause n. menfi rehin şartı
arbitrager arbitragist clause n. tahkim klozu
bonus clause n. prim şartı
arrest clause n. tutuklanma hükmü
arbitrager arbitragist clause n. tahkim hükmü
arbitration clause n. tahkim şartı
penalty clause n. ceza şartı
acceleration clause n. muacceliyet şartı
acceleration clause n. vadeden önce muacceliyete dair şart
abandonment clause n. terk şartı
abandonment clause n. terk şartı. belirlenmiş şartların gerçekleşmesinde sigortalının gemiyi sigortacıya terkine dair şart
acceleration clause n. taksitlerden biri ödenmediğinde tüm borcun muaccel olmasını öngören madde
abandonment clause n. belirlenmiş şartların gerçekleşmesinde sigortalının gemiyi sigortacıya terkine dair şart
abandonment clause n. öngörülmüş şartların yerine getirilmesinde sigortalının gemiyi sigortacıya terkine dair madde
war risk clause n. savaş riski klozu
escape clause n. cayma maddesi