dikkatle - Turco Inglés Diccionario

dikkatle

Significados de "dikkatle" en diccionario inglés turco : 25 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dikkatle with care adv.
It is one of the most powerful weapons Parliament has and must therefore be deployed with care.
Parlamentonun sahip olduğu en güçlü silahlardan biridir ve bu nedenle dikkatle kullanılmalıdır.

More Sentences
General
dikkatle intently adv.
She watched the birds intently and joyfully.
Kuşları dikkatle ve sevinçle izledi.

More Sentences
dikkatle carefully adv.
We should all monitor this vital issue carefully in the future.
Gelecekte hepimiz bu hayati konuyu dikkatle izlemeliyiz.

More Sentences
dikkatle attentively adv.
I am sorry, but many Members did, however, listen attentively to you.
Üzgünüm ama birçok Üye yine de sizi dikkatle dinledi.

More Sentences
dikkatle closely adv.
All the students closely listened to the teacher.
Bütün öğrenciler öğretmeni dikkatle dinlediler.

More Sentences
dikkatle gingerly adv.
He gingerly placed the book on the shelf.
Kitabı dikkatle rafa yerleştirdi.

More Sentences
dikkatle intently adv.
She watched the birds intently and joyfully.
Kuşları dikkatle ve sevinçle izledi.

More Sentences
dikkatle deliberately adv.
She checked on her sleeping baby slowly and deliberately.
Uyuyan bebeğini yavaşça ve dikkatle kontrol etti.

More Sentences
dikkatle warily adv.
dikkatle delicately adv.
dikkatle minutely adv.
dikkatle shily adv.
dikkatle shyly adv.
dikkatle scrupulously adv.
dikkatle acutely adv.
dikkatle cannily adv.
dikkatle nicely adv.
dikkatle tenderly adv.
dikkatle tentifly [obsolete] adv.
dikkatle attently [obsolete] adv.
dikkatle assiduously adv.
dikkatle wistly adv.
dikkatle ginger [dialect] adv.
dikkatle circumspectively adv.
Archaic
dikkatle wishly adv.

Significados de "dikkatle" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dikkatle bakmak regard v.
General
dikkatle seyretme contemplation n.
dikkatle işleyen elaborator n.
dikkatle bakma scrutiny n.
dikkatle bakma beholding n.
dikkatle hazırlanma elaboration n.
dikkatle izleme contemplation n.
dikkatle okuma perusal n.
dikkatle inceleyen scrutiniser n.
dikkatle inceleme scrutinizing n.
dikkatle inceleme scrutinising n.
dikkatle inceleyen scrutinizer n.
dikkatle dinleme audition n.
karşıt grup, fikir veya faaliyetlerin dikkatle dengelenmesini gerektiren durum balancing act n.
dikkatle inceleme close quarters n.
dikkatle izleme contemplance n.
dikkatle soyutlama prescission n.
dikkatle bakan kimse surveyor n.
dikkatle izleme pervigilation [obsolete] n.
akılda tutmak için dikkatle okuma perusing n.
bakmak (dikkatle) stare at v.
dikkatle bakmak eye v.
dikkatle bakmak behold v.
dikkatle incelemek anatomize v.
koymak (dikkatle) lay v.
dikkatle bakmak observe v.
dikkatle okumak con v.
dikkatle gözden geçirmek examine v.
dikkatle gözden geçirmek rake through v.
dikkatle incelemek traverse v.
dikkatle bakmak scrutinize v.
dikkatle yerleştirmek ease v.
dikkatle bakmak regard v.
dikkatle dinlemek be all ears v.
karanlıkta hayal meyal görünen birşeye dikkatle bakmak peer v.
dikkatle okumak perusal v.
dikkatle bakmak rock bunting v.
dikkatle seyretmek contemplate v.
dikkatle dinlemeye başlamak prick up one's ears v.
dikkatle okumak peruse v.
dikkatle bakmak measure v.
dikkatle ayırmak anatomize v.
dikkatle incelemek scrutinize v.
dikkatle bakmak look carefully v.
arasından dikkatle ve yavaş yavaş ilerlemek pick one's way through v.
dikkatle izlemek contemplate v.
dikkatle bakmak peer v.
dikkatle incelemek scrutinise v.
dikkatle gözden geçirmek scrutinize v.
dikkatle incelemek examine closely v.
dikkatle bakmak glout v.
dikkatle dinlemek pay close attention v.
-e dikkatle bakmak peer at v.
-e dikkatle bakmak peer into v.
dikkatle düşünmek cogitate v.
dikkatle incelemek dissect v.
dikkatle incelemek vet v.
dikkatle dinlemek pay attention to v.
dikkatle boşaltmak decant v.
dikkatle bakmak scrutinise v.
dikkatle ayırmak anatomise v.
dikkatle gözden geçirmek scrutinise v.
dikkatle incelemek anatomise v.
konuya dikkatle yaklaşmak approach the subject carefully v.
konuya dikkatle yaklaşmak approach the subject with caution v.
bir şeyi dikkatle seyretmek watch something carefully v.
bir şeye dikkatle bakmak pree v.
bir şeyi dikkatle izlemek watch something carefully v.
bir şeyi dikkatle izlemek pree v.
dikkatle bakmak consider v.
dikkatle gözden geçirmek ranshackle [obsolete] v.
sessizce ve dikkatle hareket etmek tiptoe v.
dikkatle dinlemek take heed to v.
(bir şeyin altından) dikkatle bakmak underpeer v.
(bir şeyin altından) hayal meyal görünen bir şeye dikkatle bakmak underpeer v.
dikkatle inceleyip açıklamak unpick v.
dikkatle bakmak eyeball v.
dikkatle seçmek handpick v.
dikkatle seçmek handpick v.
dikkatle seçmek hand-pick v.
dikkatle düşünmek measure v.
dikkatle seçmek measure v.
dikkatle bakmak have a look v.
bilgi edinmek veya yeni bir şey fark etmek için dikkatle elden geçirmek glean v.
dikkatle bakmak glower [dialect] [uk] v.
dikkatle bakmak ogle v.
dikkatle bakmak ogle v.
dikkatle bakmak rivet v.
dikkatle seçmek fasten v.
(topa veya hokey pakına) hafifçe ve dikkatle vurmak feather v.
(belirli bir bölümü bulmak için) dikkatle araştırmak sieve v.
dikkatle bakmak perk [dated] v.
dikkatle işlenmiş elaborated adj.
dikkatle hazırlanmış elaborate adj.
dikkatle işlenmiş elaborate adj.
dikkatle izleyen attentive adj.
dikkatle incelenmiş scrutinised adj.
dikkatle incelenmiş scrutinized adj.
dikkatle yapan painstaking adj.
dikkatle seçilmiş hand-picked adj.
dikkatle inceleyen emissitious adj.
dikkatle gözden geçirilmemiş unexamined adj.
dikkatle incelenmemiş unexamined adj.
dikkatle işlenmiş lapidary adj.
dikkatle incelenmemiş unscrutinized adj.
dikkatle incelenmemiş unsight adj.
dikkatle incelenmemiş unsifted adj.
dikkatle çalıştırılmış buttoned-up adj.
dikkatle planlanmış buttoned-up adj.
dikkatle incelenmiş buttoned-up adj.
(başkasının) ihtiyaç ve isteklerini aşırı dikkatle yerine getiren overattentive adj.
dikkatle bakan peery adj.
dikkatle ayırt edici olan discriminate adj.
dikkatle bakan gazeful [obsolete] adj.
(özellikle göz/bakış) dikkatle takip eden single adj.
dikkatle fark eden respective [obsolete] adj.
dikkatle izleyen respective [obsolete] adj.
üzerinde dikkatle durarak elaborately adv.
büyük bir dikkatle gingerly adv.
aşırı dikkatle overcautiously adv.
azami özen ve dikkatle royally adv.
büyük bir dikkatle smickly [obsolete] adv.
Phrasals
dikkatle gözden geçirmek rake over v.
bir yerden dikkatle çıkmak nose out v.
dikkatle uymak watch over v.
(iki veya daha çok kişi veya şey) adımlarını dikkatle atmak step between (someone or something) v.
dikkatle arkaya doğru çekmek ease back v.
dikkatle bir noktaya yönelmek zero in v.
dikkatle takip etmek stand over v.
bir şeyi yavaşça ve dikkatle taşımak ease (someone or something) along v.
dikkatle üzerine eğilmek bear down v.
(bir şeyin) dikkatle üzerine eğilmek bear down on (something) v.
(birine/bir şeye) dikkatle bakmak peer at (someone or something) v.
arasında dikkatle aramak pick through v.
(bir şeyin) arasında dikkatle aramak pick through (something) v.
(bir şeyi) dikkatle gözden geçirmek rake through (something) v.
(bir şeye) dikkatle bakmak stare into (something) v.
'-e dikkatle bakmak stare into v.
Colloquial
dikkatle ele almak hash v.
dikkatle dinle listen carefully expr.
Idioms
dikkatle değerlendirme yapılmış fikriniz your considered opinion n.
(birisinin) dikkatle değerlendirme yapılmış fikri (one's) considered opinion n.
dikkatle bakmak dap eyes on v.
dikkatle bakmak set eyes on v.
dikkatle bakmak lay eyes on v.
dikkatle nişan almak draw a bead on v.
dikkatle izlemek watch like a hawk v.
dikkatle bakmak/izlemek have beady eye on v.
dikkatle bakmak/izlemek have one's beady eye on someone v.
(ağaçlık/sazlık vb) arasından dikkatle ve ağır ağır ilerlemek pick one's way through something v.