disappoints - Turco Inglés Diccionario

disappoints

disappoints — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˌdɪsəˈpɔɪnt/ – BrE /ˌdɪsəˈpɔɪnt/)
Categoría gramatical:
Fiil: disappoint (disappoints – disappointed – disappointing)
Sinónimo:
let down
Antónimos:
satisfy

Significados de "disappoints" en diccionario turco inglés : 17 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
disappoint v. hayal kırıklığına uğratmak
The author didn't disappoint her fans with her last novel.
Yazar son romanıyla hayranlarını hayal kırıklığına uğratmadı.

More Sentences
General
disappoint v. boşa çıkarmak
It would be extremely damaging now to disappoint these expectations.
Şimdi bu beklentileri boşa çıkarmak son derece zarar verici olacaktır.

More Sentences
disappoint v. hayal kırıklığına uğratmak
The author didn't disappoint her fans with her last novel.
Yazar son romanıyla hayranlarını hayal kırıklığına uğratmadı.

More Sentences
disappoint v. hayal kırıklığı yaşatmak
You'd probably be disappointed.
Muhtemelen hayal kırıklığı yaşarsınız.

More Sentences
disappoint v. altüst etmek
disappoint v. umudunu kırmak
disappoint v. üzmek
disappoint v. ümidini boşa çıkarmak
disappoint v. umudunu boşa çıkarmak
disappoint v. bozmak
disappoint v. düş kırıklığına uğratmak
disappoint v. yüzünü kara çıkarmak
disappoint v. sözünü tutmamak
disappoint v. mahcup etmek
disappoint v. canını sıkmak
Archaic
disappoint v. görevinden almak
Slang
disappoint adj. hayal kırıklığına uğramış

Significados de "disappoints" con otros términos en diccionario inglés turco: 24 resultado(s)

Inglés Turco
General
disappoint about v. umduğunu bulamamak
disappoint with v. umduğunu bulamamak
not disappoint v. yüzünü kara çıkarmamak
not disappoint v. yüzünü kara çıkartmamak
disappoint [obsolete] v. hükümsüz kılmak
disappoint [obsolete] v. mahvetmek
disappoint [obsolete] v. iptal etmek
disappoint [obsolete] v. geri almak
Phrasals
disappoint someone with something v. ile hayal kırıklığına uğratmak
disappoint someone with someone or something v. birini biriyle/bir şeyle mahcup etmek
disappoint (someone or oneself) with (something) v. (bir şeyle birini/kendini) üzmek
disappoint (someone or oneself) with (something) v. (bir şeyle birini/kendini) hayal kırıklığına uğratmak
disappoint (someone or oneself) with (something) v. (birini/kendini bir şeyle) hüsrana uğratmak
disappoint (someone or oneself) with (something) v. (bir şeyle birinin/kendinin) canını sıkmak
disappoint someone with someone or something v. birini biriyle/bir şeyle hayal kırıklığına uğratmak
disappoint someone with someone or something v. biriyle/bir şeyle birinin canını sıkmak
disappoint (someone or oneself) with (something) v. (bir şeyle birini/kendini) mahcup etmek
Speaking
don't disappoint me expr. beni hayal kırıklığına uğratma
you disappoint me expr. beni hayal kırıklığına uğrattın
I won't disappoint you expr. seni mahcup etmeyeceğim
I'd hate to disappoint you expr. seni hayal kırıklığına uğratmak istemem
I will not disappoint you expr. sizi hayal kırıklığına uğratmayacağım
you disappoint me the most expr. beni en çok sen hayal kırıklığına uğrattın
I won't disappoint you expr. seni hayal kırıklığına uğratmayacağım