dize - Turco Inglés Diccionario

dize

Significados de "dize" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dize verse n.
I can't remember how the second verse starts.
İkinci dizenin nasıl başladığını hatırlayamıyorum.

More Sentences
General
dize verse n.
I can't remember how the second verse starts.
İkinci dizenin nasıl başladığını hatırlayamıyorum.

More Sentences
dize line n.
Can you quote a line of Hamlet?
Hamlet'ten bir dize alıntılayabilir misin?

More Sentences
Computer
dize string n.
What is the best regular expression to check if a string is a valid URL?
Bir dizenin geçerli bir URL olup olmadığını kontrol etmek için en iyi normal ifade nedir?

More Sentences
General
dize line of poetry n.
Religious
dize stichos n.

Significados de "dize" con otros términos en diccionario inglés turco: 146 resultado(s)

Turco Inglés
General
oniki hecelik dize alexandrine n.
altı ayaklı dize hexameter n.
dize kadar gelen çizme knee boot n.
ikinci dize second line n.
dize kadar uzanan bir tür deri ayakkabı brogan shoe n.
dize veya özlü söz içeren bir kağıda sarılmış şekerleme motto n.
dize veya özlü söz içeren bir kağıda sarılmış şekerleme motto kiss n.
kısa dize posy n.
dize gelmek fall on one's knees v.
dize getirmek bring somebody to his knees v.
dize gelmek surrender v.
diz dize oturmak sit close together v.
dize gelmek come to heel v.
dize getirmek bring to heel v.
dize vurarak ritim tutmak pat [dialect] v.
dize kadar yükselen knee-high adj.
dize ile ilgili verse adj.
dize özgü suffraginous adj.
dize ait suffraginous adj.
iki dize olarak distichously adv.
ikili dize couplet N.
Phrasals
döverek/yumruklayarak dize getirmek punch someone out v.
(birinin veya bir şeyin) önünde dize gelmek fall (down) at something v.
önünde dize gelmek fall at v.
Colloquial
dize getirmek bring to heel v.
dize getirmek bring down v.
Idioms
birini dize getirmek bring someone to his knees v.
dize gelmek come to heel v.
dize getirmek beat someone to his knees v.
dize gelmek crush into submission v.
dize getirmek bring to heel v.
dize getirmek call somebody to heel v.
dize getirmek bring someone to heel v.
dize getirmek bring somebody to heel v.
(birinin veya bir şeyin) önünde dize gelmek fall down at (one's) feet v.
birini/bir şeyi dize getirmek bring somebody/something into line v.
birini dize getirmek bring somebody to their knees v.
(birini) dize getirmek bring to (one's) knees v.
(birini/bir şeyi) dize getirmek bring (someone or something) to (someone's or something's) knees v.
dize getirmek bring to knees v.
birini dize getirmek bring someone to their knees v.
birini dize getirmek call someone to heel v.
birini/bir şeyi dize getirmek bring someone or something to their knees v.
birini dize getirmek bring to one's knees v.
birini dize getirmek bring someone to heel v.
(birini) dize getirmek call (someone) to heel v.
dize gelmek fall on knees v.
dize kadar knee-deep adj.
(ekinler) dize kadar gelmiş knee-high by the 4th of july adj.
dize kadar knee high adv.
Technical
altı ayaklı dize exametron n.
Computer
önerilen dize suggested verse n.
dize deposu string storage n.
dize depolama birimi string storage n.
dize numarası string number n.
dize düzenleyicisi string editor n.
dize değeri string value n.
bilinmeyen dize unknown string n.
unicode dize unicode string n.
değişken dize variable string n.
ikinci dize second string n.
örnek dize sample string n.
dize dizini array index n.
ilk dize first string n.
geçersiz dize invalid string n.
iç dize hatası internal string error n.
çoklu dize multi string n.
sekizli dize octet string n.
diğer dize other string n.
dize çok büyük string too big expr.
dize çok uzun string too long expr.
dize düzenle edit string expr.
Textile
dize kadar inen bir kadın mantosu topper n.
Furniture
(oymalı mobilya bacağında) dize benzer çıkıntı shoulder n.
Automotive
düşük hızlı dize motor low speed diesel engine n.
Medical
dize benzeyen genual adj.
Anatomy
dize ait genicular adj.
dize benzeyen eklem yerleri olan geniculated adj.
Literature
iki satırdan oluşan dize (şiirde) dimeter n.
alkaik dize alcaic verse n.
ayakta hece eksikliği olan, metrik olarak tamamlanmamış dize catalectic n.
metrik olarak tamamlanmamış dize catalexis n.
dize durağı cesura n.
üç ölçülü vezin halinde yazılmış kıtada bir dize trimeter n.
dize başındaki bir veya daha fazla vurgusuz hece anacrusis n.
dize başındaki bir veya daha fazla vurgusuz hece anakrousis n.
ikinci dize underverse n.
alt dize underverse n.
dize kıtığı cheville n.
hafif, nüktedan ve süslü dize vers de société n.
kısa dize verselet n.
on bir heceden oluşan dize hendecasyllable n.
11 heceden oluşan dize hendecasyllabic n.
sonuna iki hece isteyen dize brachycatalectic n.
ingiliz şiirindeki altı ayaklı dize ölçüsü hexameter n.
yunan ve latin destanlarında kullanılan altı ayaklı dize ölçüsü hexameter n.
birbiriyle bağlantılı bir dize serisinin açılış dizesi hokku n.
altı ayaklı dize homeric verse n.
normal ölçüden bir tane daha fazla hece içeren dize hypermetrical verse n.
bir veya daha fazla ek hece içeren dize hypermeter n.
son ayağında iki heceli vezin olan daktilik bir altı ayaklı dize miurus n.
tek bir dize monostich n.
kelimelerine sırayla birer hece veya ölçü birimi eklenen dize veya kıta rhopalic n.
kelimelerine sırayla birer hece veya ölçü birimi eklenen dize veya kıta olma rhopalism n.
kafiyeli dize rime n.
bağlantılı dize linked verse n.
sekizli hece ölçüsüyle yazılmış dize octameter n.
nicel iambik üç ölçülü dize choliamb n.
nicel iambik üç ölçülü dize choliambus n.
nicel iambik üç ölçülü dize scazon n.
on heceli dize decasyllabic n.
düz yazı etkisi yaratmak için birden fazla ölçü ile oluşturulan dize logaoedic n.
karışık ölçülü dize logaoedic n.
sekiz ölçülü dize octapody n.
sekiz ölçülü dize octonarian n.
sekiz heceli dize octosyllable n.
sekiz ölçülü dize octonarius n.
paeon ölçüsüyle yazılmış bir dize paeon n.
sapfo stilinde yazılmış (dize) sapphic n.
15 heceli dize fifteener n.
bir tür dize ölçüsü paroemiac n.
(orta çağ ingiliz şiirinde) iki dize şeklinde basılıp her bir dizede yedi tam ve bir yarım ayak vezni bulunan şiir septenar n.
(orta çağ ingiliz şiirinde) iki dize şeklinde basılıp her bir dizede yedi tam ve bir yarım ayak vezni bulunan şiir septenary n.
klasik şiirde bir dize formu priapean n.
dize durağı rest n.
dize durağına ilişkin cesural adj.
dize durağına ait cesural adj.
duraklı (dize) end-stopped adj.
karışık ölçülü dize ile ilgili logaoedic adj.
sekiz ölçülü (dize) octapodic adj.
sekiz ölçülü (dize) octonarian adj.
(dize, mısra) beş ölçülü pentapodic adj.
sapfo stilinde yazılmış (dize) sapphic adj.
belirli sayıda ölçüye sahip (dize) anlamı veren son ek -meter suf.
Linguistics
dize durağı caesura n.
satırdaki son kelimenin dize durağından hemen önceki kelime ile uyaklı olduğu latince mısra leonine verse n.
(ingilizce dize hecesi) vurgusuz short adj.
(yunanca veya latince dize hecesi) kısa short adj.
Religious
(hinduizmde) vedaların ilk kısmını oluşturan ilahi ve dize derlemesi sanhita n.
Sport
dize vurma hacking n.
Music
iki dize distich n.
çalışan bacağın önce dize kadar çekilip ardından öne, yana veya arkaya doğru açılarak gerilmesi développé n.
Archaic
belden dize kadar uzanan, kadife, brokar veya zırhlı etek base n.
dize gelme yieldance n.
romantik bir dize romaunt n.
Slang
kişinin cinsel ilişkiye açık olduğu mesajını veren dize kadar uzun çizmeler fuck-me boots n.