ele - Turco Inglés Diccionario

ele

Significados de "ele" con otros términos en diccionario inglés turco: 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
extinction-level event (ele) n. birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi
extinction-level event (ele) n. kitlesel yok oluş

Significados de "ele" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ele almak (bir problemi) tackle v.
ele almak discuss v.
yeniden ele geçirmek recapture v.
ele geçirmek capture v.
(meseleyi) ele almak handle v.
General
ele geçiren kimse captor n.
ele geçirme interception n.
ele avuca sığmaz madcap n.
ele verme delation n.
yeniden ele alma rehash n.
ele verme giving away n.
ele avuca sığmaz çocuk problem child n.
hastalık belirtilerini ele alan bilim dalı symptomatology n.
elden ele dolaştırma shuffle n.
tekrar ele geçirme retrieval n.
bir ihtilal veya darbe ertesinde iktidarı ele geçiren siyasi veya askeri grup junta n.
ele alınan iş undertaking n.
ele geçirme takeover n.
tekrar ele alma reconsideration n.
ele geçirme seizure n.
ele avuca sığmazlık obstreperousness n.
ele geçmezlik elusiveness n.
ele geçirmeye uğraşma siege n.
ele verme betrayal n.
herhangi bir konuyu çevresindeki ögeleriyle birlikte ele alma contextualization n.
sağ elin sol ele nazaran daha kontrollü kullanılması dextrality n.
ele avuca sığmayan tip handful n.
ele avuca sığmaz çocuk romp n.
ele avuca sığmazlık rambunctiousness n.
yönetimin ele geçirmesi management buyouts n.
ele verme sellout n.
ele geçirme taking n.
ele alış biçimi (konuyu) treatment n.
ele geçiren kimse seizer n.
ele verme denunciation n.
hırsızları ele veren kimse nark n.
ele alış biçimi approach n.
yeniden ele geçirme retrieval n.
herhangi bir konuyu çevresindeki öğeleriyle birlikte tekrar ele alma recontextualization n.
ele geçirme conquest n.
ele geçirme occupancy n.
herhangi bir konuyu çevresindeki öğeleriyle birlikte ele alma contextualisation n.
herhangi bir konuyu çevresindeki öğeleriyle birlikte ele alma contextualization n.
yeniden ele alma reprise n.
elden ele kovayla su veya toprak taşımak için oluşturulan insan zinciri bucket brigade n.
ele alınan konu to the matter in hand n.
herhangi bir konuyu çevresindeki ögeleriyle birlikte ele alma contextualisation n.
ele verme sell-out n.
ele geçiren kimse seiser n.
bir insanın kötü bir ruh tarafından ele geçirilip kontrol edildiğine inanması cacodemonia n.
ele geçirilebilirlik acquirability n.
ele geçiren capturer n.
yeniden ele alma readvertency n.
yeniden ele geçirme readeptation [obsolete] n.
kliniğin belirli dönemde ele aldığı vaka sayısı case load n.
kliniğin belirli dönemde ele aldığı vaka sayısı caseload n.
yeniden ele geçiren kimse recapturer n.
elden ele ip oyunu cats cradle n.
yeniden ele alma redefinition n.
tekrar ele geçirme regainment n.
tekrar ele geçirme regaining n.
nanoteknoloji ile ele alınan mikroskobik seviyede dünya nanoworld n.
sürpriz bir şekilde ele geçen şey nap-taking n.
ele avuca sığmaz çocuk terror n.
çocukların el ele tutuşarak oynadığı bir oyun thread the needle n.
çocukların el ele tutuşarak oynadığı bir oyun thread needle n.
ele avuca sığmama unruliness n.
zihnini ele geçirme enthrallment n.
ele avuca sığmama unruliment n.
yaşlı ve muhafazakar iktidara karşı kontrolü ele geçirmeye çalışan bir grup genç young turk n.
(birini) ele verme whistle-blowing n.
ele geçirilen bölge winning n.
yeniden ele geçirme repossession n.
açıkta olan ve ele geçirilebilecek parça blot n.
ele benzeyen şey hand n.
ele benzer işlevli şey hand n.
el ele tutuşma handholding n.
ele mühür basma hand stamp n.
ele benzeyen şey hand n.
ele avuca sığmaz kimse handful n.
ele alış biçimi handling n.
yangın söndürmek için elden ele kova aktaran insan zinciri brigade n.
süreci ele geçirip yeniden yönlendirme hijack n.
bir süreci ele geçirip yeniden yönlendirme highjack n.
tartışma konusunun yeniden ele alınması revisit n.
ele alınan konu mutton n.
ele avuca sığmazlık obstinateness n.
(şeytan, ruh) birini ele geçirme obsession n.
kötü ruhlarca ele geçirilme obsession n.
sağ ele giyilen eldiven right n.
sağ ele giyilenler right n.
tek seferde ele alınan miktar go n.
ele avuca sığmaz kimse deil's buckie [scotland] n.
ele avuca sığmaz kimse deil [scotland] n.
kötü ruh tarafından ele geçirildiği düşünülen kimselerin eylemleri demoniasm n.
kötü ruhların kişileri ele geçirebildiklerini öne süren öğreti demoniasm n.
iblis tarafından ele geçirilme demonry n.
kötü ruhların kişileri ele geçirebildiklerini öne süren öğreti demonianism [obsolete] n.
şeytan tarafından ele geçirilme demonry n.
kötü ruh tarafından ele geçirildiği düşünülen kimse demoniac n.
iblislerce ele geçirilmiş kimse demonomist [obsolete] n.
kişinin iblis tarafından ele geçirilebileceğine inanma demoniasm n.
ele geçirme getting n.
aşırı veya uygunsuz şekilde ele geçirme gouge n.
ileriyi gelecek çerçevesinde ele alma long view n.
savaşta ele geçirilen toprak conquest n.
ele geçirilme conquest [obsolete] n.
şeytan tarafından ele geçirildiğine inanma diabolepsy [obsolete] n.
konuyu titiz ve resmi şekilde ele alma discursion n.
etraflıca ele alarak tanıtma coverage n.
polisin yasadışı uyuşturucu maddeleri ele geçirmesi drugs bust n.
polisin yasadışı uyuşturucu maddeleri ele geçirmesi drug bust n.
ele gelir şey palpability n.
(dini veya siyasi bir konuyu ele alan) tartışmaya açık yazı pamphlet n.
(bütün olarak ele alınan) bağlantılı öğeler grubu package n.
meselenin ele alınması consideration n.
ele geçirme ingulfment n.
ele avuca sığmaz kimse intractable n.
(çubuk veya sopayla) ele vurma pandy [dialect] [uk] n.
bütün bir konuyu ele alan ilmi eser pandect n.
ele alınacak işler listesi plate n.
ele geçirme amacıyla saldırma dive n.
sunulması veya ele alınması gereken bir dizi şey docket n.
ele alınacak bölüm phase n.
ele avuca sığmayan kimse romper n.
ele avuca sığmayan kimse romp n.
kimliğini gizleyerek suçlunun kendini ele vermesini sağlamaya çalışan dedektif roper n.
(kaleyi) tırmanarak ele geçiren kimse scaler n.
ele geçirme seasure [obsolete] n.
bedava ele geçen şey free ride n.
birinin kutsal ruh tarafından ele geçirildiğini gösteren gözle görülür belirtiler pneumatism n.
stratejik ele geçirme strategic buyout n.
bir işletmeyi ele geçirmeye çalışan kimse suitor n.
bir şeyi yüzeysel açıdan ele alan kimse superficialist n.
ele geçirme surprize n.
bir kimseyi aniden ele geçiren duygu surprise n.
bir kimseyi aniden ele geçiren duygu surprize n.
ele geçirme grab n.
(cin vb.) ele geçirme possession n.
kapsamlı (ele alınma) saturation n.
aynı geçiş kartını elden ele döndürerek yapılan yasadışı geçiş hilesi passback n.
kat kat sarılı bir kutunun müzik çalarken elden ele gezdirildiği bir çocuk oyunu pass-the-parcel n.
tek tek ele alınan imkanlar resource n.
(feodal yasada) ele geçen mal perquisite n.
tekrar ele geçiren kimse reseizer n.
elden ele ulaştırma passalong n.
ele vermek shop v.
ele geçirmek get v.
ele geçirmek embrace v.
ele gelmek handle v.