taking - Turco Inglés Diccionario

taking

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "taking" en diccionario turco inglés : 30 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
taking n. alış
Technical
taking n. (film) çekim
The only criterion for taking products off the market should be one of safety.
Ürünlerin piyasadan çekilmesi için tek kriter güvenlik olmalıdır.

More Sentences
General
taking n. telaş
taking n. çalkalanma
taking n. alma
taking n. sallanma
taking n. ele geçirme
taking n. çevirim
taking n. alış
taking n. heyecan
taking n. yakalanmış şey
taking adj. çekici
taking adj. ilginç
taking adj. bulaşıcı
taking adj. cazip
taking adj. sevimli
taking adj. sari
taking adv. alarak
Trade/Economic
taking n. alım
taking n. alma
taking n. ele geçirme
taking n. işgal
taking n. kabul etme
Law
taking n. federal hükümetin, düzenleyici bir karar olarak, sahibine tazminat ödenmesi gereken özel mülklerin kullanımına kısıtlama
Technical
taking n. alış
taking n. alma
taking n. çevirim
taking n. filme alma
taking adj. çekici
taking adj. ilginç

Significados de "taking" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
taking back n. geri alma
taking advantage of n. istismar
taking air n. kayak yaparken kişinin havaya zıplaması
taking shelter n. sığınma
taking delivery n. tesellüm
taking advantage of an opportunity n. fırsattan istifade
taking refuge n. sığınma
taking a role n. rol alma
taking off one's clothes n. soyunma
taking (to) n. götürme
taking out n. çıkarma
taking place n. husul
picture taking n. resim çekme
taking a breath n. nefes alma
taking fire n. alevlenme
taking sides n. bağlanım
taking samples n. örnek alma
taking extreme risk n. aşırı risk alma
taking over n. devralma
taking part n. yer alma
taking part n. iştirak
leave-taking n. veda
leave-taking n. ayrılma
leave-taking n. veda etme
leave-taking kiss n. veda busesi
risk-taking n. risk alma
note-taking n. not alma
oath-taking ceremony n. yemin töreni
taking into consideration n. dikkate alma
taking into consideration n. hesaba katma
taking into consideration n. göz önünde bulundurma
taking apart n. sökme
taking precaution n. önlem alma
taking measure n. önlem alma
taking off n. uçağın kalkması
leave-taking n. terk etme
taking notes n. not alma
taking a trick n. briçte el alma
taking place n. meydana gelme
taking a day off n. izin alma
taking a day off n. (iş yerinden) izin alma
taking action n. harekete geçme
number of students taking the test n. sınava giren öğrenci sayısı
leave-taking expressions n. ayrılma ifadeleri
taking hold n. bir şeyi sıkıca kavrama
taking-off n. cinayet
taking-off n. ortadan kaldırma
taking-off n. kağıtların baskıdan alınması
oath-taking n. kitaba el basma
oath-taking n. ant içme
oath-taking n. yemin etme
nap-taking n. beklenmeyen başlangıç veya saldırı
nap-taking n. sürpriz bir şekilde ele geçen şey
drug-taking n. yasadışı uyuşturucu kullanan kimse
side-taking n. taraf tutma
side-taking n. partizanlık yapma
side-taking n. bir davayı destekleme
side-taking n. bir kesimi savunma
stock-taking n. yeniden değerlendirme
stock-taking n. yeniden değerleme
stock-taking n. gözden geçirme
risk taking v. risk almak
taking care of business v. işin başında bulunmak
quit taking drugs v. ilaç bırakmak
look forward to taking someone to bed v. birini yatağa götürmek için can atmak
taking a very short time adj. saniyelik
taking place adj. vaki
in the taking of legal oaths adv. hukuki olarak edilen yeminlerde
by taking into consideration adv. göz önünde bulundurarak
when taking into consideration adv. dikkate alındığında
by taking into consideration adv. göz önünde bulundurularak
when taking into consideration adv. nazara alındığında
without taking into consideration adv. kaale almadan
taking account of prep. hesaba katarak
taking account of prep. dikkate alınarak
taking full account of prep. tam anlamıyla bilincinde olarak
taking into consideration that conj. göz önünde bulundurduğumuzda
taking into consideration that conj. göz önünde bulundurursak
taking account of the fact that... conj. ...olgusunu/unsurunu/gerçeğini dikkate alarak
Phrases
without taking a moment to pause adv. bir an bile duraksamadan
taking of that expr. bu münasebetle
without taking into account expr. bakılmaksızın
without taking into account expr. dikkate almaksızın
taking into account expr. göz önünde tutulursa
taking into account expr. göz önüne alınacak olursa
taking into account expr. eğer
by taking into account expr. göz önünde tutularak
taking (something) into account expr. gözönüne alındığında
by taking into account expr. göz önünde bulundurursak
by taking into account expr. göz önünde bulundurduğumuzda
taking everything into account expr. her şey gözönüne alındığında
taking everything into account expr. her şey gözönüne alınırsa
taking into account this fact expr. bu gerçeği dikkate alarak
taking into account the time he has already spent in prison expr. cezaevinde kaldığı süre dikkate alınarak
taking into account the time he has already spent in jail expr. cezaevinde kaldığı süre dikkate alınarak
taking into account all of these expr. tüm bunlar göz önüne alındığında
taking into account all of these expr. tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda
taking into account all of these expr. tüm bunlar hesaba katıldığında
taking into account all of these expr. tüm bunlar dikkate alındığında
(by) taking this situation into account/consideration expr. bu durumu düşünerek
(by) taking this situation into account/consideration expr. bu durumu göz önüne alarak
it's yours for the taking expr. alıp götürebilirsin
taking into account expr. göz önünde bulundurulduğunda
Proverb
genius is an infinite capacity for taking pains deha ile huzur bir araya gelmez
Colloquial
always taking never giving n. hep alıp hiç vermeme
be there for the taking v. (birinin) emrine amade olmak
be there for the taking v. (birinin) istemesi yeterli olmak
be there for the taking v. istediği her iş vs. ha deyince onun olmak
be there for the taking v. istediği her iş vs. onun olmak
be there for the taking v. (birinin) parmaklarının ucunda olmak
be there for the taking v. (birinin) istediği her iş vs. hazırda olmak
keep taking the tablets v. hapları/ilaçları almaya devam etmek
keep taking the tablets v. hapları/ilaçları kesmemek
(just) taking care of business expr. işleri hallettim/hallediyorum
people are always taking me for other people expr. insanlar beni hep başkalarına benzetir
tcb (taking care of business) expr. yapılması gerekeni yapma
tcb (taking care of business) expr. işle ilgilenme
Idioms
taking calls n. çağrıları/aramaları kabul etme
taking the cake n. bir yarışmada kötü sonuç alma
be there for the taking v. elinde olmak
be there for the taking v. ha deyince/dese ulaşmak/edinmek
be there for the taking v. rahatça/kolayca/hemen ulaşılabilir olmak
be there for the taking v. elinin altında olmak
be there for the taking v. elde etmesi/ulaşması rahat/kolay olmak
be there for the taking v. çantada/torbada keklik olmak
be there for the taking v. parmaklarının ucunda olmak
be there for the taking v. elini sallasa/uzatsa ulaşmak/edinmek
be somebody's for the taking v. birinin elde etmesi/ulaşması kolay olmak
be there for the taking v. birinin elde etmesi/ulaşması kolay olmak
be (one's) for the taking v. (birinin) her istediği onun olmak
be somebody's for the taking v. birinin elinin altında olmak
be there for the taking v. birinin istediği her şey hazırda olmak
be there for the taking v. birinin istemesi yeterli olmak
be somebody's for the taking v. birinin istediği her şey hazırda olmak
be somebody's for the taking v. birinin her istediği onun olmak
be there for the taking v. birinin emrine amade olmak
be there for the taking v. birinin parmaklarının ucunda olmak
be (one's) for the taking v. (birinin) parmaklarının ucunda olmak
be there for the taking v. birinin elinin altında olmak
be (one's) for the taking v. (birinin) istediği her şey hazırda olmak
be (one's) for the taking v. (birinin) elinin altında olmak
be (one's) for the taking v. (birinin) emrine amade olmak
be there for the taking v. birinin her istediği onun olmak
be somebody's for the taking v. birinin emrine amade olmak
be somebody's for the taking v. birinin istemesi yeterli olmak
be (one's) for the taking v. (birinin) elde etmesi/ulaşması kolay olmak
be (one's) for the taking v. (birinin) istemesi yeterli olmak
be somebody's for the taking v. birinin parmaklarının ucunda olmak
be taking calls v. çağrıları/aramaları kabul etmek
as easy as taking candy from a baby expr. tereyağından kıl çeker gibi