esen - Turco Inglés Diccionario

esen

Significados de "esen" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
esen blowing n.
esen sound adj.
esen healthy adj.
esen well adj.
esen blustery adj.

Significados de "esen" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
geminin veya uçağın rotasına aykırı esen (rüzgar) cross n.
birinin aklına esen şey whim n.
güney amerika'da and dağları'ndan atlas okyanusu'na doğru esen sert, soğuk rüzgar pampero n.
aşağı esen rüzgar windfall n.
sert esen rüzgar stiff breeze n.
30* ile 70* enlemleri arasında çoğunlukla batıdan doğuya esen rüzgarlar westerlies n.
sahra çölü'nden akdeniz'e esen sıcak ve kuru yel scirocco n.
fransa'nın güneyinden ve rhone ırmağı vadisinden akdeniz'e doğru esen serin kuzey rüzgarı mistral n.
denizden esen rüzgar sea breeze n.
karadan denize doğru esen rüzgar land breeze n.
denizden karaya esen yel sea breeze n.
arkadan esen rüzgar tail wind n.
bir yüksek basınç alanından dışa doğru dairesel esen ve genellikle güzel hava getiren rüzgar sistemi anticyclone n.
doğudan esen rüzgar three o'clock wind n.
kuzeyden esen rüzgar north wind n.
doğudan esen rüzgar east wind n.
kayalık dağları'nın doğusunda esen sıcak ve kuru rüzgar chinook n.
kayalık dağları'nın batısında esen sıcak ve nemli güney rüzgarı chinook n.
karşıdan esen rüzgar headwind n.
aniden esen rüzgar a capful of wind n.
kuzey doğudan esen rüzgar caecias n.
sahara çölünden kanarya adalarına doğru esen toz fırtınası calima n.
1 knot ve daha alt hızda esen rüzgarlı hava calm air n.
aniden esen rüzgar tift [scottish] n.
denizden esen rüzgar outwind n.
kuzeybatıdan esen northwestern adj.
kuzeyden esen north adj.
kıyıdan esen offshore adj.
püfür püfür esen puffy adj.
kuzeyden esen northerly adj.
doğudan esen (rüzgar) eastwardly adj.
sertçe esen (rüzgar) brisk adj.
denizden esen seaward adj.
güneyden esen south adj.
batıdan esen (rüzgar) westerly adj.
batıdan esen rüzgar favonian adj.
batıdan esen (rüzgar) westwardly adj.
kuzeydoğudan esen northeastern adj.
denizden karaya doğru esen onshore adj.
sert esen sweeping adj.
doğudan esen easterly adj.
ters yönden esen (rüzgar) contrary adj.
yukarıya doğru esen anabatic adj.
yamaç yukarı esen anabatic adj.
sertçe esen (rüzgar) alacrious adj.
sertçe esen (rüzgar) alacritous adj.
şiddetli ve gürültülü esen blusterous adj.
karadan esen (rüzgar) offshore adj.
kesik esen (rüzgar) fretful adj.
düşük hızda esen (rüzgar) slack adj.
şiddetli esen gusty adj.
kuzeydoğudan esen northeast adj.
güneydoğudan esen southeast adj.
dışarıdan esen outerly [dialect] adj.
hafifçe (esen) gently adv.
esen kalın good bye interj.
Phrases
uzun ömür ve başarı dilerim, esen kal live long and prosper expr.
Colloquial
güneybatıdan esen rüzgar souwester n.
uzun ömür ve başarı dilerim, esen kal llap (live long and prosper) expr.
Idioms
yerinde yeller esen gone with the wind adj.
Technical
bir araç rotasının zıt yönünde esen rüzgar head wind n.
hareket halindeki uçağın arkasında esen rüzgar tail wind n.
ağırdan esen yel breeze n.
kara yönünden denize doğru esen rüzgar land breeze n.
bir aracın rotasına doğru esen rüzgar crosswind n.
en sık esen rüzgar prevailing wind n.
tam karşıdan esen rüzgar twelve o'clock wind n.
Marine
denizden karaya esen rüzgar için kullanılan ifade onshore n.
doğuya doğru esen rüzgar easterly wind n.
dalga yönünden esen rüzgar following wind n.
kıç omuzluğundan esen rüzgar quarter wind n.
zaman zaman karadan-denizde esen meltem land-sea breeze n.
ters yönden esen rüzgar contrary wind n.
tersten esen contrary wind n.
ters yönden esen rüzgar adverse wind n.
tersten esen adverse wind n.
dümen yekesini geminin üst veya rüzgar esen tarafına getirmek up helm n.
esen rüzgara karşı akan deniz countersea n.
esen rüzgara karşı akan deniz counter sea n.
omurgaya dik esen rüzgarla yol almak reach v.
(güçlü esen rüzgara karşı) yelken açarak hızlıca ilerlemek spoom v.
uygun yönden esen large adj.
tersten esen (rüzgar) contrary adj.
Astronomy
atarcadan esen güneş rüzgarı interwind n.
Environment
karadan esen rüzgar land breeze n.
Geography
güney asya'da yazları güneybatıdan, kışları da kuzeydoğudan esen rüzgar monsoon n.
okyanuslarda 30* kuzey enlemiyle 30* güney enlemi arasında sürekli esen rüzgarlar trade winds n.
sahra çölünden esen şiddetli ve sıcak rüzgar samiel n.
zemini yalayarak esen rüzgar low level wind n.
en sık esen rüzgarlar prevailing winds n.
orta asya'da esen kuvvetli ve boğucu rüzgar tebbad n.
kuzey yönünden esen fırtına northerly n.
bazı ülkelerde esen serin deniz rüzgarı doctor n.
kuzeydoğu akdeniz'de kuzeyden esen rüzgar meltemi n.
abd'de esen sıcak ve kuru bir rüzgar chinook wind n.
esen rüzgar sebebiyle deniz gibi su kütlesinde meydana gelen çalkantı sea n.
yıldız-poyraz yönünden esen (rüzgar) north-northeast adj.
yıldız-karayel yönünden esen (rüzgar) north-northwest adj.
doğudan esen eastling [scottish] adj.
doğudan esen eastlin [scottish] adj.
şiddetli esen windy adj.
uğuldayarak esen (rüzgar) wuthering adj.
Meteorology
kıyıdan esen rüzgar offshore wind n.
doğudan esen rüzgar easterly wind n.
orta asya'da esen kuvvetli ve boğucu rüzgar tebbad n.
bilhassa geceleri soğumadan ötürü yükseklerden alçak kesimlere doğru esen rüzgar catabatic wind n.
mısır'da sahra çölünden esen sıcak, kuru ve kum tanecikli güneybatı rüzgarı chamsin n.
yıldız-poyraz yönünden esen rüzgar north-northeasterly n.
kuzeyden esen rüzgar northerly n.
kuzeybatıdan esen kuvvetli rüzgar nor'wester n.
yıldız-karayel yönünden esen rüzgar north-northwesterly n.
kuzeyden esen rüzgar northernly n.
güney alpler'de esen sıcak ve kuru rüzgar nor'wester n.
rocky dağları'nın doğu yamaçlarından esen sıcak ve kuru güneybatı rüzgarı snow eater n.
rocky dağları'nın doğu yamaçlarından esen sıcak ve kuru güneybatı rüzgarı chinook n.
italya ve batı akdeniz'e doğru esen soğuk ve kuru bir rüzgar tramontane n.
italya ve batı akdeniz'e doğru esen soğuk ve kuru bir rüzgar tramontana n.
sabit bir noktaya göre esen rüzgar true wind n.
yüksek basınç bölgesinden dışa doğru dairesel esen ve genellikle güzel hava getiren rüzgar sistemi anti-cyclone n.
yüksek basınç bölgesinden dışa doğru dairesel esen fırtına high-area storm n.
yüksek basınç bölgesinden dışa doğru dairesel esen fırtına anticyclonic storm n.
hem kuzey hem de güney yarımkürede yaklaşık 30° ila 50° enlemleri arasında esen batı rüzgarı anti-trade n.
üst atmosferde ticaret rüzgarlarından üstünde ve karşıt yönde esen bir rüzgar antitrades n.
üst atmosferde ticaret rüzgarlarından üstünde ve karşıt yönde esen bir rüzgar antitrade n.
üst atmosferde ticaret rüzgarlarından üstünde ve karşıt yönde esen bir rüzgar antitrade wind n.
doğudan esen fırtına veya rüzgar easterly n.
doğudan esen kuvvetli rüzgar easter n.
küba'nın güney sahilinde karadan esen güçlü bir rüzgar bayamo n.
orta avrupa'da esen soğuk ve kuru bir rüzgar bize n.
isviçre alpleri ile fransa ve italya'da esen soğuk bir kuzey rüzgarı bise n.
dağlardan kıyıya doğru esen soğuk ve sert ani rüzgar williwaw n.
abd'de kuzeyden esen soğuk rüzgar blue norther n.
avustralya'da esen sıcak bir rüzgar brickfielder n.
yılın bir bölümünde belirli bir yöne esip daha sonra ters yönden esen rüzgar monsoon n.
deniz veya okyanus ile kara arasında esen sürekli rüzgarlara verilen ad monsoon n.
önden esen rüzgar muzzler n.
abd'de denizden esen sıcak ve nemli bir rüzgar wet chinook n.
içe esen rüzgarlar nedeniyle havanın bir katman veya bölgede birikmesi convergence n.
denizden esen ve genellikle sis getiren esinti veya sert rüzgar sea turn n.
subtropikal kuşak ve kutup bölgesi arasında kalan enlemlerde batıdan esen rüzgarlar prevailing westerly n.
güneydoğudan esen güçlü rüzgar sou’easter n.
bilhassa geceleri soğumadan ötürü yükseklerden alçak kesimlere doğru esen (rüzgar) catabatic adj.
kuzeybatıdan esen (rüzgar) northwesterly adj.
kuzeyden esen northwards adj.
üst atmosferde ticaret rüzgarlarından üstünde ve karşıt yönde esen bir rüzgara ait veya ilgili antitrade adj.
sertçe esen (rüzgar) fresh adj.
orta şiddette esen (rüzgar) fresh adj.
genellikle belirtilen yönden esen prevailing adj.
düz esen kuvvetli rüzgar ile ilgili straight-line adj.
(rüzgar) düz esen straight-line adj.