gut! - Turco Inglés Diccionario

gut!

Significados de "gut!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
gut n. bağırsak
General
gut feeling n. içgüdüsel duygu
gut n. yağma etme
gut n. şerit
gut n. misina
gut n. kiriş
blind gut n. körbağırsak
gut n. geçit
gut n. dar geçit
gut n. mide
gut n. boğaz
beer gut n. bira göbeği
gut instinct n. içinden gelen his
gut instinct n. içgüdü
gut instinct n. iç sezi
gut wall n. bağırsak duvarı
gut punch n. mideye atılan yumruk
gully gut [obsolete] n. açgözlü
gully gut [obsolete] n. obur
gut issue n. güçlü duygusal tepkilere neden olan konu
gut check [us] n. cesaret, karakter veya kararlılık testi
gut n. embriyonik sindirim borusu
gut n. hayvan bağırsağından yapılan sert tel
gut reaction n. içsel tepki
gut n. (klasik) gitar teli
gut n. hayvan bağırsağından yapılan sert tel
gut v. içini çıkarmak
gut v. içini tahrip etmek
gut v. temizlemek
gut v. bağırsaklarını çıkarmak
gut v. içini temizlemek
gut v. (daire vs) içini yakmak/tahrip etmek
gut v. yakıp kül etmek
gut v. içini boşaltmak
gut v. (kitabın) önemli bölümlerini çıkarmak
gut v. (aşındırarak) delikler oluşturmak
gut v. (makalenin) özetini çıkarmak
gut v. temelini yok etmek
gut out v. içini boşaltma sürecinde çıkarmak
gut out v. söndürmek
gut out v. oluk açıp dışarı çıkmak
gut v. tahrip etmek
gut v. önemli bölümlerini çıkarmak
gut adj. ciddi
gut adj. önemli
gut adj. coşkulu
gut adj. içten
gut adj. içgüdüsel
gut adj. ateşli
gut adj. içten gelen
gut-wrenching adj. yürek burkan
gut-wrenching adj. yürek sızlatan
gut-wrenching adj. yürek burkucu
gut-wrenching adj. içler acısı
gut adj. güçlü etkisi olan
gut adj. hayvan bağırsağından yapılmış
gut adj. doğrudan sonucu olan
gut-churning adj. iğrenç
gut-wrenching adj. katlanması zor
gut-churning adj. korkunç
gut-wrenching adj. iğrenç
gut-churning adj. sinir bozucu
gut-wrenching adj. mide bulandırıcı
gut-wrenching adj. yürek parçalayıcı
gut-wrenching adj. sarsıcı
gut-wrenchingly adv. yürekleri sızlatarak
gut-wrenchingly adv. yürek burkarak
gut N. içgüdü
Phrasals
gut out v. dişini sıkmak
gut out v. dayanmak
gut out v. katlanmak
gut out v. göğüs germek
Phrases
my gut tells me expr. içimden bir ses diyor ki
my gut tells me that expr. içimden bir ses diyor ki
Colloquial
gut n. cesaret
gut call n. düşünceler yerine hislere dayanan karar
gut factor n. bir kararı etkileyen öznel ve duygusal unsur
gut-bucket n. doğaçlama/içinden geldiği gibi söylenen caz veya blues
gut-bucket n. metal leğenden/kaptan yapılan ve folk müzikte kullanılan yaylı bir çalgı
gut check n. durup gözden geçirme
gut check n. şapkayı önüne koyup düşünme
gut check n. durup düşünme
gut n. kolay ders
gut truck n. arkasında kurulan mutfakta yiyecek yapıp satılan araç
gut truck n. seyyar mutfak
gut n. göbek
bust a gut v. göbeğini çatlatmak
gut-busting adj. göbek eritmeye yönelik
gut-busting adj. göbek eriten
gut-busting adj. (iş) zorlu
gut-busting adj. (iş) ağır
gut-busting adj. karnı yok etmeye yönelik
gut-busting adj. (iş) yorucu
gut-busting adj. insanın belini kıran
gut-busting adj. insanın bağırsaklarını/midesini bozan
gut-busting adj. (iş) zor
gut-busting adj. karın bölgesine yönelik
gut adj. ana
gut adj. esas
gut adj. hayati
gut adj. kolay
gut adj. temel
gut-foundered [obsolete] adj. kurt gibi aç
gut-foundered [obsolete] adj. midesi kazınan
gut-foundered [obsolete] adj. çok aç
Idioms
gut reaction n. içimden bir ses
gut response n. içimden bir ses
a gut reaction n. içgüdüsel reaksiyon/tepki
a gut feeling n. bir his
a gut feeling n. içinden bir ses
a gut feeling n. içgüdüsel bir duygu
a gut reaction n. içten gelen tepki
a gut feeling n. bir önsezi
gut reaction to (something) n. (bir şeye) verilen içgüdüsel reaksiyon/tepki
gut reaction to (something) n. (bir şeye) karşı içten gelen tepki
gut reaction (to something) n. (bir şeye karşı) düşünmeden/anında verilen tepki/cevap
gut reaction (to something) n. (bir şeye karşı) o anda verilen cevap/tepki
gut reaction (to something) n. (bir şeye karşı) anlık verilen cevap/tepki
jumble-gut lane [obsolete] n. inişli çıkışlı yol
jumble-gut lane [obsolete] n. eğri büğrü yol
jumble-gut lane [obsolete] n. yamru yumru yol
jumble-gut lane [obsolete] n. engebeli/bozuk yol
jumble-gut lane [obsolete] n. tümsekli çukurlu yol
bust a gut v. elinden geleni yapmak
bust a gut v. tüm yolları denemek
bust a gut v. büyük güç harcamak
bust a gut v. çok çaba harcamak
bust a gut v. çok çalışmak
bust a gut v. bütün gücünü harcamak
go with one's gut v. içindeki sese kulak vermek
go with one's gut v. içgüdüleriyle hareket etmek
go with gut v. önsezileriyle hareket etmek
go with gut v. önsezilerine güvenmek
gut it out v. dişini sıkmak
gut it out v. göğüs germek
gut feeling expr. içimden bir ses
Speaking
my gut tells me expr. içimden bir ses
my gut tells me that expr. içimden bir ses
what does your gut tell you? expr. içgüdülerin ne diyor?
Industry
silkworm gut n. ipek böceklerinin ipçik üreten bezlerinden elde edilen ve olta ipi yapımında kullanılan madde
Automotive
gut v. otomobilin içini boşaltmak
gut v. soymak
gut v. susturucuyu boşaltmak
gut v. hafifletmek
Marine
gut n. dar geçit ya da su hareketiyle oluşan kanal
Medical
gut associated lymphoid tissue n. bağırsakla ilişkili lenfoid doku
gut n. bağırsak
blind gut n. körbağırsak
gut-associated lymphoid tissue n. bağırsakla ilişkili lenfoid doku
galt (gut-associated lymphoid tissue) n. bağırsak ile ilişkili lenfoid doku

Significados de "gut!" con otros términos en diccionario inglés turco: 37 resultado(s)

Turco Inglés
General
gut gout n.
gut podagra n.
gut hastası gouty n.
gut goutiness n.
gut hastası olma goutiness n.
gut hastası olarak goutily adv.
gut hastası olarak goutily adv.
gut hastalığından etkilenmiş gibi goutily adv.
Technical
gut hastalığı podagra n.
Medical
gut hastalığı gout n.
gut gout n.
gut bezesi gouty node n.
gut şişkinliği gouty node n.
hipopotasemi ile seyreden kronik tofuslu gut nefropatisi chronic tophaceous gout nephropathy with hypopotassemia n.
ateş ve gut nöbetlerinin bitiminde idrarda görülen kiremit tozuna benzer tortu lateritious sediment n.
yalancı gut pseudogout n.
gut hastalığına iyi gelen antipodagric adj.
Pathology
gut hastalarında eklemlerde, dış kulakta ve dokularda biriken kireç benzeri yapı chalkstone n.
gut hastalığına yatkınlık arthritism n.
gut taşı gout stones n.
gut sırasında meydana gelen bir böbrek rahatsızlığı gouty kidney n.
gut taşı gouty concretions n.
gut bronşiti gouty bronchitis n.
omuzda görülen gut hastalığı omagra n.
gut hastası podagric [obsolete] n.
elinde gut hastalığı olan chiragrical adj.
gut kriz sırasında kullanılan gouty adj.
gut krizi sırasında kullanılmaya yönelik gouty adj.
gut hastası olan gouty adj.
gut hastası olan podagrous adj.
gut hastalığı ile ilgili podagrous adj.
Pharmaceutics
gut ve aşırı ürik asit birikimi sonucu meydana gelen hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ilaç allopurinol n.
gut ve aşırı ürik asit birikimi sonucu meydana gelen hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ilaç zyloprim® n.
gut hastalığı tedavisinde ürik asidi azaltarak kullanılan ilaçlar uricosuric agents n.
acı çiğdem cinsinden hazırlanıp esasen gut tedavisinde kullanılan bir ilaç colchicum n.
kronik gut tedavisinde kullanılan bir ilaç sulfinpyrazone n.
kronik gut tedavisinde kullanılan bir ilaç sulphinpyrazone n.