havada - Turco Inglés Diccionario

havada

Significados de "havada" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
General
havada in the air adv.
The problems in aviation are making themselves felt in the air and at the airports.
Havacılıkta yaşanan sorunlar havada ve havalimanlarında kendini hissettiriyor.

More Sentences
Idioms
havada in midair expr.
And then he saw a big wheel in midair.
Ve sonra havada büyük bir tekerlek gördü.

More Sentences
Technical
havada airborne adj.
Finally, the plane was airborne after two hours.
Sonunda uçak iki saat sonra havadaydı.

More Sentences
General
havada inflight adj.
havada in-flight adj.
havada midair adj.
havada aloft adv.
havada afloat adv.
havada in mid air adv.
havada on loft adv.
havada onloft adv.
Trade/Economic
havada overhead adj.
Technical
havada aerial adj.

Significados de "havada" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
burnu havada stuck-up adj.
General
havada asılı kalma poise n.
büyük gösteri (genellikle açık havada yapılan) spectacle n.
açık havada çalan müzik topluluklarına özgü ve çoğu zaman üstü kapalı platform bandstand n.
uçakların havada yaptığı gösteri air show n.
açık havada fuar yeri fairground n.
açık havada oynanan bir oyun bowls n.
burnu havada olma durumu prissiness n.
havada yaşayan peri sylph n.
açık havada yakılan ateş bonfire n.
havada süzülme soaring n.
havada uçan ince örümcek ağı gossamer n.
havada süzülme glide n.
özellikle tipi nedeniyle havada ve yerde kardan başka hiçbir şey görememe hali white out n.
açık havada yenilen yemek picnic n.
sisli havada süzülen güneş ışığı seafog n.
uçak ile havada yazı yazma skywriting n.
uçak ile havada yazı yazan skywriter n.
havada bozulma weathering n.
(dalga geçmek veya karşıdakine katılmama gibi durumları ifade etmek veya konuşmanın bir yerine dikkat çekmek için) ellerle havada yapılan tırnak işareti air quote n.
burnu havada kimse snob n.
bulutsuz havada yağmur yağması fox rain n.
genelde açık havada giyilen kolsuz ceket taberd n.
genelde açık havada giyilen kolsuz ceket tabard n.
yazın havada uçan ince örümcek ağı air thread n.
yazın havada uçan ince örümcek ağları air threads n.
havada olan şey turnup n.
helikopterden sarkıtılmış ve birilerini veya bir şeyleri havada taşımaya yarayan kanca skyhook n.
havada asılı eğimli halatta seyahat etme zipline n.
havada asılı iplere bağlı koltuklardan oluşan yüksek atlı karınca yo-yo (ride) n.
tap dansında topukları havada birbirine vurma bells n.
burnu havada kimse touch-me-not n.
eskiden havada olduğuna inanılan bir gaz etherion n.
havada uçuşan kurum blacks [uk] n.
açık havada çukur açılarak yapılmış fırın maori oven n.
açık havada çukur açılarak yapılmış fırın umu n.
açık havada çukur açılarak yapılmış fırın hangi n.
açık havada yapılan parti, kabul töreni veya sergi gibi organizasyonlar için kurulan büyük bir çadır markee n.
(havada veya suda) ani ve yüksek bir ses whoosh n.
(jonglörlük) havada 3 top çevirme windmill n.
iki eşin kollarını döndürerek havada daire çizdiği bir halk dansı figürü mill n.
halk danslarında tutuşan ellerin havada oluşturduğu kemer bridge n.
havada hareket edecek şekilde ince tel veya ipe asılı bir dizi hafif şekil mobile n.
lunaparkta havada dikey dönüş hareketini simüle eden oyuncak loop-the-loop n.
havada yüzer gibi görünen hafif ve kabarık kütle cloud n.
aklı havada kimse doodle n.
(suda, havada) dalgalanma pirl [scotland] n.
burnu havada kimse poo-bah n.
burnu havada kimse pooh-bah n.
aklı bir karış havada kimse feather-head n.
aklı bir karış havada kimse featherbrain n.
aklı bir karış havada kimse featherhead n.
burnu havada memur panjandarum n.
havada süzülen ok fishtail n.
havada gösteri yapan amigo flyer n.
havada dalgalanan bayraklar flying colors n.
(açık havada) gün ışığı plein air n.
aklı havada genç skipper n.
(yelken) havada asılıyken şiddetli şekilde sarsılma veya dalgalanma slatting n.
aklı havada olma sloppiness n.
aklı bir karış havada kimse soldier n.
aklı bir karış havada kimse space case n.
burnu havada kimse stiff neck n.
burnu havada kimse stiff n.
burnu havada olma superbness n.
havada kanat çırparak aynı konumda kalma hovering n.
açık havada gerçekleştirilen atletik oyun outdoor game n.
havada asılı partiküller particulate n.
havada asılı kalabilme suspensibility n.
aklı bir karış havada olmak have one's head in the clouds v.
havada süzülmek soar v.
havada yok olup gitmek evanish into thin air v.
havada kapmak snap v.
havada kapmak leap at v.
havada uçurmak sail v.
havada süzülmek sail v.
havada asılı kalmak hang in the air v.
kavis çizmek (havada) arch v.
havada kapmak snap up v.
havada kapmak seize v.
havada kalmak ride v.
leyleği havada görmek be always on the move v.
havada takla atmak roll v.
(kuş) havada hareketsizmiş gibi durmak be poised in the sky v.
açık havada gecelemek bivouac v.
havada durmak hover v.
burnu havada olmak be too big for one's boots v.
havada durmak levitate v.
kötü havada dışarıda bulunmak brave the elements v.
havada durmak remain in the air v.
burnu havada olmak give oneself airs v.
havada durmak poise v.
ıslık gibi ses çıkarmak (havada hareket ederken) swish v.
uçak ile havada yazı yazmak skywrite v.
havada uçmak fly in the sky v.
havada süzülmek float v.
aklı havada olmak be absent-mindedly irresponsible v.
aklı havada olmak be head-in-the-clouds v.
aklı bir karış havada olmak be head-in-the-clouds v.
havada belli bir noktada durmak hover v.
havada bir yerin üzerinde durmak hover v.
havada kurutmak air dry v.
havada kurumak air dry v.
havada kapmak seise v.
havada dalışa geçip bomba bırakmak dive-bomb v.
açık havada çalışmak work outdoors v.
havada asılı eğimli halatta seyahat etmek zipline v.
(havada) yukarı sallamak upsway v.
(havada) hızlı hareket etmek wheech v.
(bir şeyi) havada sallamak bless [obsolete] v.
havada takip etmek hawk v.
(rüzgarlı havada gemi) ani manevra yapmak chop v.
(şeklin ana hatlarını) havada çizmek describe v.
(yelkenli gemi) rüzgarsız havada ilerlemek ghost v.
havada yükselmek overtower v.
aşırı sert havada kalmak overweather [obsolete] v.
havada hızla gitmek fly v.
havada dalgalanmak fly v.
havada süzülmek fly v.
(ince düz bir taşı) havada süzülecek veya su üzerinde sekecek şekilde fırlatmak scale v.
havada kapmak snaffle v.
havada yayılmak float v.
havada süzülmek glide v.
havada asılı kalmak için kanat çırpmak hover [obsolete] v.
havada yükselmek steeple v.
havada süzülmek steeple v.
havada asılı kalmak hover v.
havada yükselmek levitate v.
aklı havada flighty adj.
aklı havada frivolous adj.
açık havada yapılan sporlara düşkün outdoorsy adj.
burnu havada sniffy adj.
havada asılı kalımış hung in the air adj.
burnu havada very conceited adj.
başı havada happy adj.
burnu havada cocky adj.
açık havada yapılan alfresco adj.
burnu havada conceited adj.
başı havada over the moon adj.
burnu havada arrogant adj.
uçak ile havada yazılmış skywritten adj.
açık havada hypethral adj.
açık havada olan hypethral adj.
açık havada hypaethral adj.
açık havada olan outside adj.
açık havada olan hypaethral adj.
burnu havada too big for one's breeches adj.
burnu havada snooty adj.
burnu havada snot-nosed adj.
burnu havada uppish adj.