ifade eden - Turco Inglés Diccionario

ifade eden

Significados de "ifade eden" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
General
ifade eden enunciator n.
ifade eden declaratory adj.
ifade eden declarative adj.
ifade eden expressive adj.
ifade eden enunciative adj.
ifade eden prophoric adj.

Significados de "ifade eden" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
hayretini ifade eden exclaimer n.
heyecan ifade eden söz expletive n.
motorlu bir taşıtın gümrükten geçiş iznini ifade eden fransız kökenli terim triptyque n.
sembollerle ifade eden symbolist n.
pişmanlık ifade eden bir deyim lackaday n.
kuzey ve güneyin uç enlemlerinde yazları güneşin 24 saat görülebilme durumunu ifade eden terim midnight sun n.
bir şeyi sözlü olarak ifade eden kimse sayer n.
kelime ifade eden işaret logogram n.
romanesk ve gotik üslupların arap mimari tarzıyla karışmasını ifade eden ispanyolca terim mudejar n.
ifade eden şey exponent n.
kaçamak ifade eden equivocator n.
parametrelerle ifade eden parameterizing n.
bir fikri ifade eden kelime semanteme n.
bilgisayar oyunlarında bir oyunun konusunun ve temel oyun mekaniğinin ne kadar iyi tasarlanmış ve oyunda ne kadar verimli bir şekilde uygulanmış olduğunu ifade eden sözcük gameplay n.
parametrelerle ifade eden parameterising n.
aynı meslekten/topluluktan kimseleri ifade eden bir söz brethren n.
zihinsel rahatsızlıklar üzerinde yapılan çalışmaları ve tedavileri ifade eden eski bir tıbbi terim alienism n.
günlük dilde özellikle senet şeklindeki parayı ifade eden söz cabbage n.
güney afrika'nın çok ırklı nüfusunu ifade eden bir söz rainbow nation n.
bağlantı ya da ilişki ifade eden terim relative term n.
açık bir şekilde ifade eden kimse articulator n.
minnet ifade eden jestler gestures of gratitude n.
kendini konuşarak ifade eden kimse verbalizer n.
kişisel bir görüş veya sıkıntıyı ifade eden konuşmacı venter n.
kendini konuşarak ifade eden kimse utterer n.
kendini konuşarak ifade eden kimse verbaliser n.
başkasını fikirlerini ifade eden veya duyuran kimse meg n.
başka birinin görüşlerini ifade eden veya yorumlayan kimse mouth n.
sevinç ifade eden şarkı hymn n.
insanın gerçeği sadece aklı temel alarak bilemeyeceğini ve gerçek ortaya çıksa dahi tümüyle anlayamayacağını ifade eden, tanrı tarafından tebliğ edilmiş dini öğreti mystery n.
hürmet ifade eden hareket obeisancy n.
bir eylem hakkındaki görüş ve duyguları ısrarla ifade eden bir grup insan greek chorus n.
kelime ifade eden işaret ideogram n.
bir şeyin ters gitme ihtimali varsa, bu ihtimalin gerçekleşeceğini ifade eden esprili bir önerme murphys law n.
benzer işleri yapan kadın ile erkeğin eşit ücret alması gerektiğini ifade eden kavram comparable worth n.
(özellikle paskalya tarihini belirtmek için) yıl içerisinde pazar günlerini ifade eden harf dominical n.
belirli bir sistem, malzeme veya prosedürün verimliliğini temsil eden sayısal ifade figure of merit n.
ifade eden kimse predicant n.
ifade eden kimse predicator n.
anlam ifade eden faktör veya terim significative n.
ifade eden şey significator n.
benzerlik ifade eden şey similative n.
tekil sayıyı ifade eden çekim singular n.
metnin anlamından ziyade yorumcunun kendi görüşlerini ifade eden özellikle kutsal yazılara ilişkin bir yorum eisegesis n.
soru ifade eden interrogative adj.
soru ifade eden interrogatory adj.
hoşnutsuzluk ifade eden deprecatory adj.
saygı ifade eden honorific adj.
anlam ifade eden significative adj.
gayret ifade eden conative adj.
-i ifade eden expressive of adj.
kendini açıkça etkili olarak ifade eden smooth-spoken adj.
soru ifade eden rogatory adj.
hayranlık ifade eden admiring adj.
başsağlığı ifade eden condolatory adj.
kabul ifade eden concessive adj.
mormon kilisesi rahiplerinin ikinci mertebesini ifade eden aaronic adj.
mormon kilisesi rahiplerinin ikinci mertebesini ifade eden aaronical adj.
aynı şeyi farklı kelimelerle ifade eden tautegorical adj.
memnuniyetsizlik ifade eden unapproving adj.
keder veya üzüntüyü sesli olarak ifade eden wailing adj.
keder veya üzüntüyü sesli olarak ifade eden lamenting adj.
yirmili yaşların başından otuzlu yaşların başına kadarki dönemi ifade eden quarterlife adj.
siyah bir nesnenin sembolik kullanımıyla onursuzluk ifade eden black adj.
korku ifade eden wondering adj.
şaşkınlık ifade eden wondering adj.
espri anlayışını ifade eden humourous adj.
kara sevdayı ifade eden love-sick adj.
bir sınıfın veya grubun tamamını ifade eden generical adj.
etnik veya uyruksal bağı ifade eden (isim, sıfat) gentilic adj.
arzuyu ifade eden desirous [obsolete] adj.
renkleri grinin tonları ile ifade eden (görüntüleme) grayscale adj.
çok sayıda şeyi ifade eden multivocal adj.
antitezi ifade eden oppositive adj.
karşıtlığı ifade eden oppositive adj.
(sözcük, fikir) farklı anlam ifade eden pickwickian adj.
kural ifade eden preceptory adj.
kural ifade eden preceptive adj.
önyargı ifade eden presentimental adj.
önsezi ifade eden presentimental adj.
benzerlik ifade eden similitudinary [obsolete] adj.
bastırılmış duyguları ifade eden smouldry adj.
bastırılmış duyguları ifade eden smouldering [uk] adj.
tamamına yakınını ifade eden subtotal adj.
(bağlaç) önerme anlamı ifade eden suppositive adj.
(bağlaç) varsayım ifade eden suppositive adj.
bir bölümü ifade eden partitive adj.
açık ve net ifade eden pronunciative adj.
açıkça ifade eden vocal adj.
güçlü ifade eden emphatic adj.
soru ifade eden bir şekilde interrogatively adv.
kelime ifade eden işaretler aracılığıyla logogrammatically adv.
sürpriz, merhamet, keder, acı gibi çeşitli duyguları ifade eden ünlem o dear interj.
şaşırma veya korku ifade eden bir ünlem lawks [uk] interj.
şaşırma veya korku ifade eden bir ünlem lawk [uk] interj.
kahkaha sesi ifade eden bir ünlem ho-ho interj.
cesaretlendirme veya coşku ifade eden bir ünlem holloa interj.
cesaretlendirme veya coşku ifade eden bir ünlem hollo interj.
cesaretlendirme veya coşku ifade eden bir ünlem holla interj.
selamlama veya sürpriz ifade eden bir ünlem hollo interj.
şaşırma veya korku ifade eden bir ünlem lordy [us/canada] interj.
tatminsizlik veya öfke ifade eden bir ünlem darn interj.
makineli silah sesini ifade eden bir ünleme pew interj.
volkanik kayaçların geç paleozoik veya mezozoik dönemden kalma oldukları ifade eden bir ön ek meso- pref.
volkanik kayaçların geç paleozoik veya mezozoik dönemden kalma oldukları ifade eden bir ön ek mes- pref.
koruyucu nesneyi ifade eden ön ek para- pref.
roman dillerinden alınmış kelimelerde bahsi geçen olay, dönem veya kişileri ifade eden son ek -ade suf.
yasal statü, mülk ve mülkiyet ifade eden bir son ek -mony suf.
belirtilen şekilde ağza sahip olunduğunu ifade eden bir son ek -mouthed suf.
küçüklüğü ifade eden son ek -cle suf.
yetkinlik ifade eden son ek -ibility suf.
yapabilirlik ifade eden son ek -ibility suf.
kapasite ifade eden son ek -ibility suf.
uygunluk ifade eden son ek -ibility suf.
yatkınlık ifade eden son ek -ibility suf.
geçen süre bilgisini ifade eden bir kombinasyon -long suf.
çivi büyüklüğünü ifade eden bir son ek -penny suf.
belirli bir ayak sayısını ifade eden son ek -pode suf.
belirli bir ayak tipini ifade eden son ek -pode suf.
şaşkınlık ifade eden bir örtmece criminy! exclam.
Phrases
hayret veya benzeri güçlü duyguları ifade eden ünlem o interj.
Proverb
hasta veya yaşlı bir insanın daha fazla yaşayacağını ifade eden bir atasözü a creaking gate hangs longest
hasta veya yaşlı bir insanın daha fazla yaşayacağını ifade eden bir atasözü a creaking door hangs longest
yerli yersiz şaka yapılmaması gerektiğini ifade eden bir atasözü ounce of discretion is worth a pound of wit
yakın dostlardan alınan borçların hemen ödenmesi gerektiğini aksi halde dostlukların bozulabileceğini ifade eden bir atasözü short reckonings make long friends
elinin altındakilerle bir şeyi başarma becerisini ifade eden atasözü all is fish that comes to his net
hasta veya yaşlı bir insanın daha fazla yaşayacağını ifade eden bir atasözü creaking door hangs longest
hasta veya yaşlı bir insanın daha fazla yaşayacağını ifade eden bir atasözü creaking gate hangs longest
Colloquial
heyecan ve sevinç gibi duyguları ifade eden kelime woot n.
biraz şaşkınlık, korku veya tiksinme ifade eden ünlem yikes n.
ingiltere'de (avuçiçi içeri bakacak şekilde yapıldığında) küfür veya kötü anlam ifade eden işaret v sign n.
bir kişinin duyguların ifade eden beden hareketleri body english n.
hoşnutsuzluk ifade eden tepki bazoo n.
konuşmacının veya yazarın kişiliği veya kişiliğini ifade eden şey me n.
lordluk sıfatını mizahi olarak ifade eden sözcük ludship n.
(bir şeyi) ifade eden suggestive of (something) adj.
reddetme veya iğrenme ifade eden nida yech interj.
onaylama ifade eden nida yebo [south africa] interj.
erkeksen al/yap gibi meydan okuma ifade eden bir söz want to make something of it expr.
erkeksen al/yap gibi meydan okuma ifade eden bir söz wanna make sumpin' of it? expr.
zır/zır zır (telefon çalma sesini taklit eden bir ifade) bring expr.
erkeksen al/yap gibi meydan okuma ifade eden bir söz want to make of it expr.
Idioms
anladım dedi kör adam (bir şeyin anlaşıldığını mizahi bir yolla ifade eden bir söz) I see, said the blind man n.
elektrikli aydınlatmadan önce geceleri çalışılamamasını ifade eden deyim blind man's holiday n.
bilgisayar klavyesinde "control alt del" tuşlarını ifade eden bir söz a three-finger salute (tfs) n.
geleceği gösteren küre (geleceği tahmin etmenin zorluğunu ima eden bir ifade) a crystal ball n.
kristal küre (geleceği tahmin etmenin zorluğunu ima eden bir ifade) a crystal ball n.
ortamın çok gerildiğini ifade eden bir deyim the fur flies expr.
Formal
resmi görevlerde açıklanacak gizli bilginin ilgili görevli tarafından iş için mutlaka bilinmesi gerektiğini ifade eden güvenlik kriteri need to know n.
Speaking
tereddüt veya duraksama ifade eden ses um n.