ikili - Turco Inglés Diccionario

ikili

Significados de "ikili" en diccionario inglés turco : 44 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ikili dual adj.
Let us not, then, contribute to a dual form of discrimination.
O halde ikili bir ayrımcılık biçimine katkıda bulunmayalım.

More Sentences
ikili binary adj.
The binary system is the language of computers.
İkili sistem bilgisayarların dilidir.

More Sentences
General
ikili couple n.
Two nice folks don't must make a superb couple.
İki iyi insan harika bir ikili de olmak zorunda değil.

More Sentences
ikili deuce n.
I have two deuces in my hand.
Elimde iki tane ikili var.

More Sentences
ikili double adj.
Saddam Hussein has built up a double system of power.
Saddam Hüseyin ikili bir güç sistemi kurmuştur.

More Sentences
ikili bilateral adj.
The two countries signed a bilateral trade agreement.
İki ülke ikili bir ticaret anlaşması imzaladı.

More Sentences
ikili duo adj.
The duo will perform a play on the street.
İkili, sokakta bir oyun sergileyecek.

More Sentences
ikili double adv.
Saddam Hussein has built up a double system of power.
Saddam Hüseyin ikili bir güç sistemi kurmuştur.

More Sentences
Technical
ikili binary adj.
The binary system is the language of computers.
İkili sistem bilgisayarların dilidir.

More Sentences
Telecom
ikili binary adj.
The binary system is the language of computers.
İkili sistem bilgisayarların dilidir.

More Sentences
Automotive
ikili binary adj.
The binary system is the language of computers.
İkili sistem bilgisayarların dilidir.

More Sentences
Food Engineering
ikili binary adj.
The binary system is the language of computers.
İkili sistem bilgisayarların dilidir.

More Sentences
Math
ikili pair n.
The pair won 8 Grand Slams together.
İkili birlikte 8 tane Grand Slam kazanmıştır.

More Sentences
Chemistry
ikili binary adj.
The binary system is the language of computers.
İkili sistem bilgisayarların dilidir.

More Sentences
Linguistics
ikili binary adj.
The binary system is the language of computers.
İkili sistem bilgisayarların dilidir.

More Sentences
Card
ikili two n.
The two however legally separated after eight years of marriage.
Ancak ikili sekiz yıllık evlilikten sonra yasal olarak ayrılmıştır.

More Sentences
General
ikili duple n.
ikili couplet n.
ikili pairing n.
ikili bipartite adj.
ikili pairwise adj.
ikili twain adj.
ikili having two parts adj.
ikili duplex adj.
ikili geminous adj.
ikili two-up adj.
ikili twosome adj.
ikili tandem adj.
ikili doubled adj.
ikili jumelle adj.
ikili bigeminal adj.
ikili dyad adj.
ikili ditrichotomous adj.
ikili dualistic adj.
Colloquial
ikili bedfellows n.
ikili siamese adj.
Law
ikili sinalagmatic adj.
Informatics
ikili doublet n.
Medical
ikili doublet n.
ikili dichotomous adj.
Biochemistry
ikili dimer n.
ikili paired adj.
Music
ikili duet n.
Slang
ikili gruesome-twosome n.

Significados de "ikili" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ikili görüşme çevirmenliği liaison interpreting n.
General
ikili görüşmeler bilateral negotiations n.
ikili ünlü diphthong n.
at yarışında ikili bahis exacta n.
ikili (zar) deuce n.
ikili bahis double n.
iskambilde ikili two n.
ikili işlem dual operation n.
ikili kayıt dual recording n.
ikili kod dual code n.
ikili kanal duplex channel n.
ikili bellek dual memory n.
ikili kablo twin cable n.
ikili bisiklet tandem bicycle n.
ikili toplantı bilateral meeting n.
ikili görüşme bilateral discussion n.
ikili ticaret hacmi bilateral trade volume n.
ikili mod dual mode n.
ikili tencere double boiler n.
ikili dans pas de deux n.
ikili kullanım dual-use n.
ikili işlem dual-process n.
ikili iletişim two-way communication n.
(ikili) kulaklık headphones n.
(ikili) kulaklık headset n.
ikili karşıtlık dichotomy n.
ikili duvar oturma yeri twin back-to-back seats n.
ikili olma duplicity n.
ikili harf diagraph n.
muhteşem ikili the great duo n.
aynı anda iki farklı yöne sallanan ikili oyun ipi double dutch n.
ikili allık duo fard n.
ikili ekmek kızartma makinesi two-slice toaster n.
ikili koltuk double sofa n.
tehlikeli ikili dangerous duo n.
yirmi ikili grup twenty-two n.
on ikili grup twelve n.
ikili grup two n.
ikili objeler jumelle n.
ikili sayı binit [obsolete] n.
birbirini tamamlayan veya görünüm olarak birbiri ile uyumlu veya benzer olan ikili match n.
ikili kulaklık headpiece n.
ikili nota minum [obsolete] n.
bir araya gelince güçlü etki oluşturan ikili one-two n.
ikili konuşma communion n.
on ikili grup duodene [rare] n.
ayrılmaz ikili inseparable n.
kırk ikili grup forty-two n.
kırk ikili dizi forty-two n.
altmış ikili dizi sixty-two n.
altmış ikili grup sixty-two n.
ikili oynamak play a double game v.
ikili oynamak have a foot in both camps v.
ikili gruplar oluşturmak pairwise v.
ikili oynamak keep a foot in both camps v.
ikili oynamak play both ends against the middle v.
ikili oynamak double v.
ikili savmak bit v.
ikili oynamak two-time v.
ikili takımlar halinde çalışmak work in two-man teams v.
(okul çalışması/ders aktivitesi için) birisiyle ikili bir grup oluşturmak buddy up v.
ikili olmayan nondual adj.
ayrılmaz ikili olan twin adj.
ikili çağrıştırmayla ilgili bisociative adj.
ikili mantıkla ilgili boolean adj.
ikili olarak dyadically adv.
ikili olarak dichotomously adv.
ikili bir şekilde dually adv.
ikili olarak atwo [obsolete] adv.
ikili anlamı veren ön ek zygo- pref.
ikili dize couplet N.
Phrasals
ikili gruplar haline getirilmek double up v.
ikili gruplara ayrılmak double up v.
ikili gruplara ayırmak double up v.
ikili grup yapmak double up v.
ikili mücadele başlatmak face off v.
ikili oynamak run with v.
ikili grup yapmak partner up (with someone or something) v.
(biriyle/bir şeyle) bir ikili oluşturmak partner up (with someone or something) v.
ikili grup yapmak partner up v.
ikili gruplara ayırmak partner up v.
ikili gruplara ayırmak partner up (with someone or something) v.
bir ikili oluşturmak partner up v.
(biriyle) ikili bir grup oluşturmak buddy up (with someone) v.
(biriyle) ikili eş yapmak double up with (someone) v.
(biriyle) ikili eş olmak double up with (someone) v.
Phrases
ayrılmaz bir ikili/üçlü olma hand in hand expr.
Colloquial
ayrılmaz ikili bffl (best friend for life) n.
pokerde ilk elde bir ikili bir as gelmesi drinking age (acey deucey) (a2) n.
süper ikili dynamic duo n.
muhteşem ikili dynamic duo n.
enerjik/dinamik ikili dynamic duo n.
iskambilde ikili deuce n.
ikili cinsiyet binary n.
ikili oynayan double crosser n.
Idioms
ikili oynayan double-crosser n.
ikili oynama double-crossing n.
zehir gibi ikili the old one-two (punch) n.
birbirini tamamlayan ikili the old one-two (punch) n.
yumruk gibi ikili the old one-two (punch) n.
tokat gibi ikili the old one-two (punch) n.
ikili oynama a foot in both camps n.
ikili oyun a game that two can play n.
ikili oyun a game at which two can play n.
ikili oynama foot in both camps n.
uyumsuz ikili odd bedfellows n.
tuhaf ikili odd bedfellows n.
bir araya gelmesi tuhaf bir ikili strange bedfellows n.
birbirine zıt oldukları halde belirli bir amaç için birlikte çalışan ikili strange bedfellows n.
ikili oynamak have a foot in both camps v.
ikili oynamak keep a foot in both camps v.
ikili oynamak play both sides v.
ikili oynamak work both sides of the street v.
ikili oynamak work both sides of the street v.
ikili oynamak want (one's) bread buttered on both sides v.
ikili oynamak have (one's) bread buttered on both sides v.
ikili oynamak have your bread buttered on both sides v.
ikili oynamak butter (one's) bread on both sides v.
ikili oynamak butter (one's) bread on both sides v.
ikili oynamak run with the hare, hunt with the hounds v.
ikili oynamak play both sides against the middle v.
ikili oynamak play each end against the other v.
ikili oynamak hold with the hare and run with the hounds v.
ayrılmaz ikili olmak go hand in hand v.
ikili oynamak be speaking out of both sides of (one's) mouth v.
alakasız/garip bir ikili olmak be strange bedfellows v.
bir araya gelmesi tuhaf bir ikili olmak be strange bedfellows v.
bir araya gelmesi tuhaf bir ikili olmak make strange bedfellows v.
alakasız/garip bir ikili olmak make strange bedfellows v.
ikili oynamak play both ends v.
ikili oynayan double-crossing adj.
geçinemeyen (ikili) like cat and dog adj.
ayrılmaz ikili joined at the hip expr.
ayrılmaz ikili like two peas in a pod expr.
bu ikili bir oyun that's a game that two can play expr.
ayrılmaz ikili two peas in a pod expr.
Trade/Economic
ikili döviz kuru sistemi dual exchange rate system n.
ikili kur sistemi dual exchange rate system n.
ikili anlaşmalı ülkeler bilateral agreement countries n.
ikili dağıtım dual distribution n.
ikili para standardı parallel standards n.
ikili aralık opsiyonu range binary option n.
ikili bankacılık sistemi dual banking system n.
ikili rakam sistemi binary number system n.
ikili fiyat sistemi dual price system n.
ikili döviz kuru dual exchange rate n.
ikili para birimi opsiyonu dual currency option n.
ikili eksponansiyel hareketli ortalama dema n.
ikili anlaşma bilateral agreement n.
ikili ticaret anlaşması bilateral trade agreement n.