insan(lar) - Turco Inglés Diccionario

insan(lar)

Significados de "insan(lar)" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
insan(lar) public n.

Significados de "insan(lar)" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
insanlar people n.
bir örgütün tabanını oluşturan sıradan insanlar the grass roots n.
General
insanlar folk n.
evsiz insanlar homeless persons n.
insanlar humanity n.
aşırı havalı ve kibirli insanlar için kullanılan bir lakap jenkins n.
kuzeybatı ural bölgesinde yaşayan fin orijinli insanlar komi n.
engelli insanlar the handicapped n.
açlık çeken insanlar starving people n.
bir araba içinde seyahat etmek için bir araya gelmiş olan insanlar carpool n.
insanlar mankind n.
evli insanlar married people n.
sıradan insanlar everymen n.
kötü insanlar scum n.
insanlar men and women n.
ırkça karışık insanlar racially mixed people n.
zengin insanlar rich people n.
sıradan insanlar ruck n.
engelli insanlar people with disabilities n.
şehir dışına yerleşen insanlar overspill n.
tarih öncesi insanlar prehistoric peoples n.
bazı insanlar some people n.
insanlar human beings n.
hinducada insanlar anlamına gelen sözcük janata n.
iyi insanlar the good n.
ilişki (insanlar arasındaki) relationship n.
ikinci kez evlenen insanlar remarried people n.
insanlar folks n.
sokakta koşuşturan insanlar jaywalkers n.
zengin insanlar the wealth n.
insanlar people n.
sosyal yetersizliği olan insanlar people with social disabilities n.
yaşlı insanlar old people n.
etrafındaki insanlar the people around someone n.
sıradan insanlar rank-and-file n.
sıradan insanlar commonalty n.
güzel insanlar beautiful people n.
hareketi kısıtlı insanlar people with reduced mobility n.
nankör insanlar ungrateful people n.
her kesimden insanlar people from all strata n.
ilginç insanlar interesting people n.
başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer lounge n.
kurtarılmayı bekleyen insanlar people waiting for rescue n.
kurtarılmayı bekleyen insanlar people waiting to be rescued n.
olgun insanlar mature people n.
sol beyni baskın insanlar left-brain dominant people n.
sağ beyni baskın insanlar right-brain dominant people n.
günah çıkarmamış insanlar unconfessed n.
özel ihtiyaçları olan insanlar people with special needs n.
cüce insanlar small people n.
hamster sahibi insanlar hamster-owning people n.
özgürlük seven insanlar freedom lovers n.
özgürlük seven insanlar freedom-loving people n.
özgürlüğüne düşkün insanlar freedom lovers n.
özgürlüğüne düşkün insanlar freedom-loving people n.
farklı kesimlerden insanlar people from every walk of life n.
farklı iş veya sınıflardan insanlar people from every walk of life n.
görme kusuru olan/kusurlu insanlar people with poor vision n.
insanlar ppl (people) n.
sıkıcı insanlar boring people n.
eski insanlar ancient people n.
sağlık sorunu olan insanlar people with a health problem n.
olağanüstü yetenekleri olan insanlar people with extraordinary abilities n.
fakir siyah insanlar poor black people n.
kötü insanlar bad people n.
1945 yılında japonya'daki atom bombalarının patlamasının ardından hayatta kalan insanlar hibakusha n.
son derece kısa boylu insanlar little people n.
alt tabakadaki insanlar little people n.
görsel insanlar visual people n.
insanlar ile sağlıklı/iyi iletişim kuramayan kimse poor communicator n.
insanlar ile iletişimi iyi olmayan/zayıf olan kimse poor communicator n.
sıradan görünüşlü insanlar common-looking people n.
kendini genç hisseden insanlar people who feel young n.
ana dili ingilizce olan insanlar native speakers of english n.
ana dili ingilizce olmayan insanlar non-native speakers of english n.
hasta insanlar sick people n.
belli bir sınıfa ait insanlar için ayrılan yerleşim bölgesi planned community n.
çalışan insanlar working people n.
suçlu insanlar guilty people n.
toplumun tüm katmanlarından insanlar people from all social strata n.
birbiriyle ilişkili ya da benzer insanlar ya da şeylerin oluşturduğu grup constellation n.
geçim kaynağı balıkçılık olan insanlar fisherfolk n.
çevrendeki insanlar people around you n.
bütün insanlar all people n.
tüm insanlar all people n.
bütün insanlar all the people n.
tüm insanlar all the people n.
masum insanlar innocent people n.
sahte insanlar fake people n.
görme engelli insanlar visually impaired people n.
medeniyetten uzakta yaşayan insanlar uncontacted people n.
medeniyetten uzakta yaşayan insanlar isolated people n.
her yaştan insanlar people of all ages n.
bir işletmeye destek olmak için organize olup o işletmede para harcayan insanlar cash mob n.
ruhların gezegenler üzerinde, gezegenlerin de insanlar üzerinde etkisine sebep olduğuna inanılan doğaüstü güç celestial magic n.
sohbet eden insanlar, kuş ötüşü, vb. içeren yüksek ve karmaşık ses charm [dialect] n.
fakir insanlar the have-nots n.
bir şeyi etkisi veya kontrolünde tutan insanlar the loop n.
insanlar the human animal n.
cesur insanlar the brave n.
güçsüz insanlar the infirm n.
zayıf insanlar the infirm n.
sıradan insanlar the multitude n.
hasta ve ölmekte olan insanlar the sick and dying n.
güçsüz insanlar the weak n.
zayıf insanlar the weak n.
yaşlı insanlar the aged n.
insanlar tillicum [dialect] n.
değersiz insanlar trade [dialect] n.
dünyadaki insanlar earth n.
(insanlar arasındaki) duygusal gerilim electricity n.
iş arayan insanlar sırası unemployment line n.
alt tabakadan insanlar unwashed n.
şık ve zengin genç insanlar jeunesse dorée n.
aynı bölgede yaşayan insanlar vianage n.
zengin insanlar wealthy n.
evsiz insanlar homeless people n.
insanlar, gruplar veya işletmeler arası ortaklıklar kuran veya kurmaya çalışan kimse matchmaker n.
elitler dışındaki tüm insanlar masses n.
düşük sosyoekonomik statüdeki insanlar mass n.
insanlar veya hayvanlar tarafından tüketilen şey meat n.
toplanan insanlar meet n.
dünyanın yarımkürelerinde bulunan ülke ve insanlar hemisphere n.
insanlar için faydalı olan bitkiler ve şifalı otlar hakkındaki kitap herbal n.
üst tabaka insanlar high n.
evlerine bağlı insanlar homebound n.
evlerine hapis insanlar homebound n.
insanlar arasındaki ilişki human relationship n.
dünya üzerindeki yaşayan tüm insanlar humans n.
belirli bir sınıfa ait insanlar gentry n.
zengin insanlar (the) rich n.
niteliksiz insanlar clanjamfrie n.
niteliksiz insanlar clamjamfry n.
niteliksiz insanlar clanjamfray n.
kalıplara uymayan insanlar demi monde n.
aykırı insanlar grubu demimonde n.
kötü şöhretli insanlar topluluğu demirepdom n.
aykırı insanlar grubu demi monde n.
kalıplara uymayan insanlar demimonde n.
itibar görmeyen insanlar demonology n.
dışlanmış insanlar offal n.
baskı gören insanlar oppressed n.
istenmeyen insanlar topluluğu galere n.
alelade insanlar ruck n.
bir konuda farklı şekilde aydınlandıklarını iddia eden insanlar illuminati n.
cahil insanlar illiterate n.
törelere bağlı insanlar old school n.
(mısır'da) çöp toplayan insanlar zabbaleen n.
iyi kalpli insanlar goods n.
bir alana hevesli insanlar fandom n.