insanlar - Turco Inglés Diccionario

insanlar

Significados de "insanlar" en diccionario inglés turco : 16 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
insanlar people n.
We need to save the people on the ship.
Gemideki insanları kurtarmamız gerekiyor.

More Sentences
General
insanlar men and women n.
I would certainly be the first to fight for parity between men and women in the social partners' decision-making.
Sosyal ortakların karar alma süreçlerinde kadın-erkek eşitliği için mücadele eden ilk insan kesinlikle ben olurdum.

More Sentences
insanlar folks n.
These strategies can work for some folks.
Bu stratejiler bazı insanlar için işe yarayabilir.

More Sentences
insanlar mankind n.
We have revealed to you the book with the truth for mankind.
Biz sana, insanlar için gerçeği içeren kitabı indirdik.

More Sentences
insanlar human beings n.
Let us not allow animals to take precedence over human beings and human health.
Hayvanların, insanların ve insan sağlığının önüne geçmesine izin vermeyelim.

More Sentences
insanlar folk n.
Rap music is very popular among the young folk.
Rap müzik genç insanlar arasında çok popüler.

More Sentences
insanlar people n.
We need to save the people on the ship.
Gemideki insanları kurtarmamız gerekiyor.

More Sentences
insanlar they pron.
They were victims of a terrible crime which, on behalf of this Parliament, I condemn utterly.
Bu insanlar, bu Parlamento adına şiddetle kınadığım korkunç bir suçun kurbanı oldular.

More Sentences
Speaking
insanlar the people expr.
Focus on the people who are with you.
Yanınızda olan insanlara odaklanın.

More Sentences
General
insanlar humanity n.
insanlar ppl (people) n.
insanlar the human animal n.
insanlar tillicum [dialect] n.
Biology
insanlar hominidae n.
Slang
insanlar peeps n.
insanlar peeps (rap slang) n.

Significados de "insanlar" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bir örgütün tabanını oluşturan sıradan insanlar the grass roots n.
General
tarih öncesi insanlar prehistoric peoples n.
evsiz insanlar homeless persons n.
kuzeybatı ural bölgesinde yaşayan fin orijinli insanlar komi n.
ikinci kez evlenen insanlar remarried people n.
sokakta koşuşturan insanlar jaywalkers n.
bir araba içinde seyahat etmek için bir araya gelmiş olan insanlar carpool n.
bazı insanlar some people n.
ırkça karışık insanlar racially mixed people n.
engelli insanlar the handicapped n.
ilişki (insanlar arasındaki) relationship n.
aşırı havalı ve kibirli insanlar için kullanılan bir lakap jenkins n.
şehir dışına yerleşen insanlar overspill n.
açlık çeken insanlar starving people n.
iyi insanlar the good n.
sıradan insanlar ruck n.
engelli insanlar people with disabilities n.
hinducada insanlar anlamına gelen sözcük janata n.
evli insanlar married people n.
kötü insanlar scum n.
zengin insanlar rich people n.
sıradan insanlar everymen n.
zengin insanlar the wealth n.
sosyal yetersizliği olan insanlar people with social disabilities n.
yaşlı insanlar old people n.
etrafındaki insanlar the people around someone n.
sıradan insanlar rank-and-file n.
sıradan insanlar commonalty n.
güzel insanlar beautiful people n.
hareketi kısıtlı insanlar people with reduced mobility n.
nankör insanlar ungrateful people n.
her kesimden insanlar people from all strata n.
ilginç insanlar interesting people n.
başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer lounge n.
kurtarılmayı bekleyen insanlar people waiting to be rescued n.
kurtarılmayı bekleyen insanlar people waiting for rescue n.
olgun insanlar mature people n.
sağ beyni baskın insanlar right-brain dominant people n.
sol beyni baskın insanlar left-brain dominant people n.
günah çıkarmamış insanlar unconfessed n.
özel ihtiyaçları olan insanlar people with special needs n.
cüce insanlar small people n.
hamster sahibi insanlar hamster-owning people n.
özgürlük seven insanlar freedom-loving people n.
özgürlük seven insanlar freedom lovers n.
özgürlüğüne düşkün insanlar freedom lovers n.
özgürlüğüne düşkün insanlar freedom-loving people n.
farklı kesimlerden insanlar people from every walk of life n.
farklı iş veya sınıflardan insanlar people from every walk of life n.
görme kusuru olan/kusurlu insanlar people with poor vision n.
sıkıcı insanlar boring people n.
eski insanlar ancient people n.
sağlık sorunu olan insanlar people with a health problem n.
olağanüstü yetenekleri olan insanlar people with extraordinary abilities n.
fakir siyah insanlar poor black people n.
kötü insanlar bad people n.
1945 yılında japonya'daki atom bombalarının patlamasının ardından hayatta kalan insanlar hibakusha n.
alt tabakadaki insanlar little people n.
son derece kısa boylu insanlar little people n.
görsel insanlar visual people n.
insanlar ile iletişimi iyi olmayan/zayıf olan kimse poor communicator n.
insanlar ile sağlıklı/iyi iletişim kuramayan kimse poor communicator n.
sıradan görünüşlü insanlar common-looking people n.
kendini genç hisseden insanlar people who feel young n.
ana dili ingilizce olan insanlar native speakers of english n.
ana dili ingilizce olmayan insanlar non-native speakers of english n.
hasta insanlar sick people n.
belli bir sınıfa ait insanlar için ayrılan yerleşim bölgesi planned community n.
çalışan insanlar working people n.
suçlu insanlar guilty people n.
toplumun tüm katmanlarından insanlar people from all social strata n.
birbiriyle ilişkili ya da benzer insanlar ya da şeylerin oluşturduğu grup constellation n.
geçim kaynağı balıkçılık olan insanlar fisherfolk n.
çevrendeki insanlar people around you n.
bütün insanlar all the people n.
tüm insanlar all people n.
tüm insanlar all the people n.
bütün insanlar all people n.
masum insanlar innocent people n.
sahte insanlar fake people n.
görme engelli insanlar visually impaired people n.
medeniyetten uzakta yaşayan insanlar uncontacted people n.
medeniyetten uzakta yaşayan insanlar isolated people n.
her yaştan insanlar people of all ages n.
bir işletmeye destek olmak için organize olup o işletmede para harcayan insanlar cash mob n.
ruhların gezegenler üzerinde, gezegenlerin de insanlar üzerinde etkisine sebep olduğuna inanılan doğaüstü güç celestial magic n.
sohbet eden insanlar, kuş ötüşü, vb. içeren yüksek ve karmaşık ses charm [dialect] n.
fakir insanlar the have-nots n.
sıradan insanlar the multitude n.
zayıf insanlar the infirm n.
bir şeyi etkisi veya kontrolünde tutan insanlar the loop n.
cesur insanlar the brave n.
güçsüz insanlar the infirm n.
hasta ve ölmekte olan insanlar the sick and dying n.
güçsüz insanlar the weak n.
zayıf insanlar the weak n.
yaşlı insanlar the aged n.
değersiz insanlar trade [dialect] n.
dünyadaki insanlar earth n.
(insanlar arasındaki) duygusal gerilim electricity n.
iş arayan insanlar sırası unemployment line n.
alt tabakadan insanlar unwashed n.
şık ve zengin genç insanlar jeunesse dorée n.
aynı bölgede yaşayan insanlar vianage n.
zengin insanlar wealthy n.
evsiz insanlar homeless people n.
insanlar, gruplar veya işletmeler arası ortaklıklar kuran veya kurmaya çalışan kimse matchmaker n.
düşük sosyoekonomik statüdeki insanlar mass n.
elitler dışındaki tüm insanlar masses n.
insanlar veya hayvanlar tarafından tüketilen şey meat n.
toplanan insanlar meet n.
dünyanın yarımkürelerinde bulunan ülke ve insanlar hemisphere n.
insanlar için faydalı olan bitkiler ve şifalı otlar hakkındaki kitap herbal n.
üst tabaka insanlar high n.
evlerine bağlı insanlar homebound n.
evlerine hapis insanlar homebound n.
dünya üzerindeki yaşayan tüm insanlar humans n.
insanlar arasındaki ilişki human relationship n.
belirli bir sınıfa ait insanlar gentry n.
zengin insanlar (the) rich n.
niteliksiz insanlar clanjamfray n.
niteliksiz insanlar clamjamfry n.
niteliksiz insanlar clanjamfrie n.
kalıplara uymayan insanlar demimonde n.
kalıplara uymayan insanlar demi monde n.
kötü şöhretli insanlar topluluğu demirepdom n.
aykırı insanlar grubu demimonde n.
aykırı insanlar grubu demi monde n.
itibar görmeyen insanlar demonology n.
dışlanmış insanlar offal n.
baskı gören insanlar oppressed n.
istenmeyen insanlar topluluğu galere n.
alelade insanlar ruck n.
cahil insanlar illiterate n.
bir konuda farklı şekilde aydınlandıklarını iddia eden insanlar illuminati n.
törelere bağlı insanlar old school n.
(mısır'da) çöp toplayan insanlar zabbaleen n.
iyi kalpli insanlar goods n.
bir alana hevesli insanlar fandom n.
fakir insanlar poor people n.
fakir insanlar poor n.
(hayvanlardan farklı olarak) insanlar people n.
ortak bir iş veya ilgi alanı paylaşan insanlar people n.
belirli bir meslek mensupları veya özel becerilere sahip insanlar dışında kalan büyük insan topluluğu people n.
düzenli bir bütün oluşturan insanlar people n.
fakir insanlar poraille n.
kötü insanlar scaff n.
işsiz güçsüz insanlar flotsam n.
ortak amaç etrafında kenetlenen insanlar fodder n.
aynı sülaleden insanlar folks n.