konulan - Turco Inglés Diccionario

konulan

Significados de "konulan" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
konulan placed adj.
I find that the motion for a resolution placed before us for our vote is not sufficiently clear.
Oylamamız için önümüze konulan karar önergesinin yeterince açık olmadığını düşünüyorum.

More Sentences

Significados de "konulan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
listede bulunan maddenin yanına konulan işaret tick n.
içine bir şey konulan nesne holder n.
keklerin üzerine konulan şekerli karışım frosting n.
içine krem, ilaç gibi maddeler konulan plastik boru cylinder n.
mutfak yanındaki bulaşık yıkanan ve kap kacak konulan oda scullery n.
kitapta son okunan sayfayı bulmak için araya konulan karton, kurdele vb bookmark n.
iskambilde ortaya konulan para pool n.
orta doğu'da sıcak kahve bardağının altına konulan metal altlık zarf n.
vergi (ithalat/ihracat üzerine konulan) tariff n.
sofra ortasına konulan süslü kase epergne n.
işaret (listedeki bir maddenin yanına konulan) check n.
kitap konulan raflı mobilya bookcase n.
çamaşırların arasına konulan içi hoş kokulu kuru bitki vb ile dolu bez kese sachet n.
üstüne sıcak kek konulan çubuklu altlık cake rack n.
şöminenin önüne konulan alçak parmaklık fender n.
teneke kutu (çay/kahve vb konulan) canister n.
dergi/gazete arasına konulan ek insert n.
yağmur sularına karşı konulan saç örtü flashing n.
küp biçiminde doğranmış kızarmış ekmek (çorbaya konulan) crouton n.
1849'da ingiltere tacına konulan meşhur hint elması kohinoor n.
halı altına konulan ek parça underlayment n.
taşıt üzerine konulan reklamlar exterior advertising n.
müzik cd’si veya kaset kapağı içine konulan albümle ile ilgili tanıtıcı bilgiler veren yazılar album notes n.
müzik cd’si veya kaset kapağı içine konulan albümle ile ilgili tanıtıcı bilgiler veren yazılar liner notes n.
müzik cd’si veya kaset kapağı içine konulan albümle ile ilgili tanıtıcı bilgiler veren yazılar sleeve notes n.
masaya konulan orta süsü centrepiece n.
masaya konulan orta süsü centerpiece n.
tren gibi araçlarda koltuklara özellikle başın konduğu bölümlere konulan örtü seat sock n.
uçmamaları için kağıtların üzerine konulan şey paperweight n.
eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet po n.
eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet jerry n.
eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet piss pot n.
eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet thunder pot n.
eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet chamberpot n.
eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet potty n.
eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet thunder mug n.
eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet chamber pot n.
eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet jordan n.
içine saksı konulan süslü kap cachepot n.
masaya konulan table n.
mutfak yanındaki bulaşık yıkanan ve kap kacak konulan oda back-kitchen n.
belli olsun diye konulan işaret tab n.
(yapım aşamalarını göstermek amacıyla) tabağın kenarına konulan özel işaret remarque n.
açığa vuran veya ortaya konulan şey manifestation n.
(japonya'da) cenaze eşyası olarak mezara konulan kil heykel haniwa n.
1 mayıs kutlamaları kapsamında yürütülen spor faaliyetlerinin yapıldığı açık alanın tam ortasına konulan, çiçeklerle kaplanmış uzun sırık may pole n.
puronun ağza konulan ucu head n.
üzerine çömlek konulan nihale brand iron n.
düğün konuklarının etrafında dans etmesi için yere konulan direk bridestake n.
nazara karşı konulan sembol hex sign n.
evli olmayan kadınların soyadının önüne konulan bir nezaket unvanı mrs. [obsolete] n.
evli olmayan kadınların soyadının önüne konulan bir nezaket unvanı mrs [obsolete] n.
piponun içine konulan yanmamış veya kısmen yanmış tütün heel n.
sikkenin izleri tamamen silinememiş olan orijinal tarihinin üzerine konulan yeni tarih overdate n.
hindistan'da içine yağ, sıvı konulan büyük, yuvarlak bir deri şişe dubber n.
hindistan'da içine yağ, sıvı konulan büyük, yuvarlak bir deri şişe dupper n.
turtaların ortasına konulan kuş şeklindeki seramik biblo pie bird n.
araya konulan şey interlocation n.
sihirbazlık numaralarında gizlice esas eşyanın yerine konulan, önceden hazırlanmış içi boş nesne shell n.
tünel uzatan madencileri düşen molozlardan korumak için set üstüne konulan tahta veya kereste spiling n.
(son düzlükte) büyük bahis konulan yarış atı stretch runner n.
karşı konulan withstood adj.
ortaya konulan confessed adj.
yanlış tanı konulan misdiagnosed adj.
Proverb
tekil ve saçma durumlar için konulan kurallara uyulmasını beklemek de saçmadır hard cases make bad laws
Colloquial
bir finansal aracın fiyatına aniden konulan kota cuff quote n.
konulan teşhisi beğenmemek not like the diagnosis v.
Speaking
konulan şarta göre it is understood that expr.
Trade/Economic
bir borca güvence olarak konulan varlıklar collateral n.
düşük çevre standartları dolayısıyla ihracatçı ülkede ithalatçı ülkeden daha düşük fiyatla üretilen malın ithali üzerine konulan ek tarife border tax adjustments n.
ayni olarak konulan sermaye issue otherwise than for cash n.
kişilerin veya şirketlerin gelirleri üzerine konulan vergiler direct taxes n.
kamu hizmetleri için çeşitli harcama fasıllarına konulan paralar allowance n.
sözleşmeye konulan şart proviso n.
vergi borcu dolayısıyla bir kişiye ait tüm mallar üzerine konulan haciz general tax lien n.
şirkete konulan sermaye declared capital n.
yasa dışı ticari faaliyet konulan illegal bargaining subjects n.
maliyet üzerine konulan kar markup n.
mallara konulan fiyat etiketleri tag n.
bir sözleşmeyi işlemez duruma getirmek için konulan madde joker n.
haksız kazanç ve zenginleşmeyi önlemek için yasalarca konulan sorumluluk quasi contract n.
dürüstlük ilkelerine aykırı olarak bir malın içine konulan değersiz başka bir madde ile tüketiciyi aldatma adulteration n.
misilleme olarak konulan gümrük tarifesi retaliatory duty n.
mal üzerine konulan malın değerinin belli bir yüzdesi şeklindeki vergi ad valorem tax n.
başkasının piyasasında damping yaparak haksız rekabette bulunan ülkenin mallarına karşı konulan vergi anti-dumping tax n.
bir lease sözleşmesine konulan ve kiralayana kiraya verene veya kiralanan mala ne olursa olsun ödeme yapması zorunluluğu getiren madde hell-or-high-water clause n.
işletme sermayesine konulan para working fund n.
maliyet üzerine konulan kar mark-up n.
gereğinden fazla konulan hedef targetitis n.
alınan hizmet için içine para konulan, başında görevli bulunmayan kutu honesty box n.
Law
kayıt (sözleşmeye konulan) proviso n.
yüke konulan haciz cargo lien n.
süresiz olarak yürürlüğe konulan kanun permanent statute n.
kanunla konulan vecibe statutory obligation n.
sigorta poliçesinde sorumluluğun düzenleme tarihinden sonraki yıllara sarkmasını engellemek için konulan kloz sunset clause n.
sigorta poliçesinde sorumluluğun düzenleme tarihinden sonraki yıllara sarkmasını engellemek için konulan kloz sunset provision n.
el konulan confiscated adj.
kanunla konulan statutory adj.
zorla el konulan impressed adj.
Politics
savaş zamanında şartların değişmesinden elde edilen servetlerin üzerine konulan istisnai vergi war poffts tax n.
Technical
uçak pervanesinin göbeğine konulan kapak spinner n.
matematikte parantez yerine kullanılan ve terimlerin üzerine konulan çizgi vinculum n.
saman yüklemeden önce samanlığın altına konulan ip ve kerestelerden oluşan tel örgü wagon sling n.
ressamın paletine tutturulmuş, içine seyreltici veya karıştırma sıvısı konulan küçük metal kap dipper n.
soğutma fırınına konulan külçeler heat n.
çelik fırınının döküm potasına olan ihtiyacı ortadan kaldırmak için ön tarafına konulan eklenti forehearth n.
Computer
alta konulan işaret subscript n.
(irc) bir sunucu, rumuz veya kanala konulan engel jupe n.
sosyal medya etiketinin başına konulan sembol hash mark n.
Textile
alta konulan parça underlay n.
halının altına konulan kaydırmaz malzeme rug pad n.
Architecture
hristiyanlığın ilk dönemlerinde türbelerin etrafına konulan paravan transenna n.
özellikle bahçelerde üstüne şezlong konulan ahşap platform decking n.
Furniture
masa ortasına konulan gösterişli gümüş kase epergne n.
Automotive
kamyonun arkasına sabitlenmiş içine alet edevat konulan kutu truck box n.
Railway
rayın sabit durması için ray ve ray yatağı arasına konulan ahşap bir takoz key n.
Marine
eskiden gemilerde üstüne gülle konulan metal bir stant brass monkey n.
geminin metalinin pusula üzerindeki etkisini yok etmek için pusula tabanına konulan çeşitli küçük mıknatıslara verilen ad compensator n.
donanma gemisinde savaşanları korumak için konulan siper fight [obsolete] n.
birleştirme ve güçlendirme amaçlı pruvaya konulan kereste parçası forehook n.
Mining
tünel uzatan madencileri düşen molozlardan korumak için set üstüne konulan tahta veya kereste spile n.
Medical
cerrahi operasyon sırasında tümör sınırlarını veya rest tümör varlığını belirtmek için doku içine konulan madde surgical clips n.
radyoterapi uygulamadan önce hastanın hareketsiz kalması ve ışın alanlarının merkezlerini belirtmek için cilt üzerine konulan işaretler localization marks n.
vücut sıvılarının test edilmesi ile konulan teşhis serodiagnoses n.
ağıza konulan kusturucu şey gag n.
pulmoner tromboemboli tanısı konulan hasta patient diagnosed with pulmonary thromboembolism n.
yanlışlıkla tüberküloz tanısı konulan misdiagnosed as tuberculosis n.
yeni akciğer kanseri tanısı konulan newly diagnosed lung cancer n.
elektronik araçlar vasıtasıyla alınan bilgilere dayanarak doktor tarafından konulan teşhis telediagnosis n.
Psychology
narkotik ilaçlarla konulan teşhis narcodiagnosis n.
Printing
harf dizileri üzerine geçici konulan kısa başlığı bulunduran satır slug n.
Gastronomy
ekmek veya bisküviye benzeyen hamuru olan, içine tatlı veya tuzlu malzeme konulan turta torta n.
ekmek veya bisküviye benzeyen hamuru olan, içine tatlı veya tuzlu malzeme konulan turta tourte n.
yemek servisinde kullanılan ahşap tabağın yanına konulan tuzluk trencher salt n.
dondurma, pasta üzerine konulan küçük çikolata parçaları sprinkles n.
dondurma, pasta üzerine konulan küçük çikolata parçaları jimmies n.
dondurma, pasta üzerine konulan küçük çikolata parçaları jimmy n.
yiyeceğin üzerine süs veya kaplama olarak konulan başka yiyecek blanket n.
körinin yanına konulan pilav ve patates kızartması half-and-half [uk] n.
et, balık veya hamur işinin üzerine konulan et suyu glace de viande n.
Math
tamsayı ile kesiri ayırmak için aralarına konulan nokta point n.
Biology
üzerine numune konulan cam plaka slide n.
Biochemistry
mikroskopta incelenecek numunenin üstüne konulan çok ince cam parçası cover slip n.
Tobacco
(içine tütün konulan) pipo gövdesi bowl n.
Forestry
kütükleri kaydırarak taşırken rotadan çıkmamaları için yolun alt kenarına konulan kütük fender skid n.
kütükleri kaydırarak taşırken rotadan çıkmamaları için yolun alt kenarına konulan kütük glancer n.
Fishery
nehirde balık geçişini önlemek için konulan set heck [dialect] [northern english] n.
Linguistics
kısa sesli olduğunu göstermek için sesli harfin üstüne konulan bir sembol breve n.
ibranice'de kapalı e sesini belirtmek için sessiz harfin altına konulan harf vurgusu sere n.
History
orta çağda masanın ortasına konulan tuzluğun üst kısmındaki sandalyelere ev sahibinin alt kısmındaki sandalyelere de konukların oturması saltfoot n.