allowance - Turco Inglés Diccionario

allowance

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

allowance — Definition

Significado:
ödenek, harçlık, pay
Pronunciación (IPA):
(AmE /əˈlaʊəns/ – BrE /əˈlaʊəns/)
Categoría gramatical:
İsim: allowance (allowances)
Sinónimo:
stipend, grant, permission

Significados de "allowance" en diccionario turco inglés : 71 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
allowance n. izin
The emission allowances are to be sold on the stock market.
Emisyon izinleri borsada satılacaktır.

More Sentences
allowance n. harçlık
Mom gives us a weekly allowance of 15 dollars.
Annem bize haftalık 15 dolar harçlık veriyor.

More Sentences
allowance n. ödenek
The company gives a generous travel allowance.
Şirket yüklü bir seyahat ödeneği veriyor.

More Sentences
allowance n. müsaade
General
allowance n. aylık
Don't fritter away your allowance.
Aylığını çarçur etme.

More Sentences
allowance n. tahsisat
These emission allowances must lapse.
Bu emisyon tahsisatları sona ermelidir.

More Sentences
allowance n. müsaade edilen miktar
The recommended allowance (RDA) of vitamin C is 60 to 90 milligrams per day.
C vitamininin önerilen müsaade edilen miktarı (RDA) günde 60 ila 90 miligramdır.

More Sentences
allowance n. hak
The luggage allowance for most flights is 25 kilos.
Çoğu uçuş için bagaj hakkı 25 kilogramdır.

More Sentences
allowance n. geçim indirimi
They are considering decreasing the allowance by 15.
Geçim indirimini %15 indirmeyi düşünüyorlar.

More Sentences
Trade/Economic
allowance n. harçlık
Mom gives us a weekly allowance of 15 dollars.
Annem bize haftalık 15 dolar harçlık veriyor.

More Sentences
allowance n. izin
The emission allowances are to be sold on the stock market.
Emisyon izinleri borsada satılacaktır.

More Sentences
allowance n. ödenek
The company gives a generous travel allowance.
Şirket yüklü bir seyahat ödeneği veriyor.

More Sentences
allowance n. tolerans
There can be no allowances or half-measures such as have hitherto been conceded in these matters.
Bu konularda şimdiye kadar kabul edildiği gibi hiçbir tolerans ya da yarım tedbir söz konusu olamaz.

More Sentences
allowance n. tahsisat
These emission allowances must lapse.
Bu emisyon tahsisatları sona ermelidir.

More Sentences
Law
allowance n. izin
The emission allowances are to be sold on the stock market.
Emisyon izinleri borsada satılacaktır.

More Sentences
allowance n. ödenek
The company gives a generous travel allowance.
Şirket yüklü bir seyahat ödeneği veriyor.

More Sentences
Politics
allowance n. ödenek
The company gives a generous travel allowance.
Şirket yüklü bir seyahat ödeneği veriyor.

More Sentences
allowance n. tahsisat
These emission allowances must lapse.
Bu emisyon tahsisatları sona ermelidir.

More Sentences
Technical
allowance n. tolerans
There can be no allowances or half-measures such as have hitherto been conceded in these matters.
Bu konularda şimdiye kadar kabul edildiği gibi hiçbir tolerans ya da yarım tedbir söz konusu olamaz.

More Sentences
Mechanic
allowance n. pay
The law makes allowances for children under age 14.
Yasa, 14 yaşın altındaki çocuklar için bir pay bırakmaktadır.

More Sentences
Automotive
allowance n. tolerans
There can be no allowances or half-measures such as have hitherto been conceded in these matters.
Bu konularda şimdiye kadar kabul edildiği gibi hiçbir tolerans ya da yarım tedbir söz konusu olamaz.

More Sentences
General
allowance n. bırakma
allowance n. tenzilat
allowance n. müsamaha
allowance n. gelir
allowance n. teslim
allowance n. itiraf
allowance n. kabul
allowance n. handikap spor
allowance n. iskonto
allowance n. rıza
allowance n. hoşgörü
allowance n. hesaba katma
allowance n. maaş
allowance n. göz önünde tutma
allowance n. hakediş
allowance n. ihtiyat payı
allowance n. cep harçlığı
allowance n. koşulları veya olasılıkları dikkate alma
allowance n. yıllık vergiden muaf olan gelir miktarı
allowance v. (bir şeyi) kısıtlı miktarda tedarik etmek
allowance v. ödenek olarak ayırmak
allowance v. istihkakını kısmak
Trade/Economic
allowance n. şirket varlıklarının değerinde değişiklik yapmak için kar karşılığı borçla oluşturulan ihtiyat akçesi
allowance n. ayırma
allowance n. bir işe ayrılan para
allowance n. gider miktarı
allowance n. hakediş
allowance n. ihtiyat payı
allowance n. indirim
allowance n. iskonto
allowance n. ikram
allowance n. karşılık
allowance n. kamu hizmetleri için çeşitli harcama fasıllarına konulan paralar
allowance n. müşteriye yapılan indirim
allowance n. ödeme miktarı
allowance n. para
allowance n. tenzilat
allowance n. tazminat miktarı
allowance n. zararı karşılama
Law
allowance n. karşılık
allowance n. nafaka
Politics
allowance n. aylık bağlama
allowance n. harcırah
allowance n. istihkak
allowance n. nafaka
allowance n. tahsis
Institutes
allowance n. kuruluş izni
Archaic
allowance n. onay
allowance n. tasdik
allowance n. tasvip

Significados de "allowance" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
family allowance n. aile ödenekleri
ration allowance n. tayın bedeli
guardian's allowance n. bakım ücreti
family allowance n. aile yardımları
allowance for ottoman officials n. arpalık
travel allowance n. seyahat izni
subsistence allowance n. asgari geçim indirimi
travelling allowance n. yolluk
widow allowance n. dulluk maaşı
compassionate allowance n. nafaka
food allowance n. yemek yardımı
sick allowance n. hastalık yardımı
child allowance n. çocuk zammı
food allowance n. yiyecek yardımı
allowance for cash n. indirim
allowance for children n. çocuk parası
sickness allowance n. hastalık yardımı
quarters allowance n. iaşe parası
free allowance of luggage n. ücretsiz bagaj haddi
child allowance n. çocuk yardımı
travel allowance n. yolluk
travel allowance n. yol harcı
travel allowance n. yol parası
seam allowance n. dikiş payı
distortion allowance n. bozulma payı
distortion allowance n. distorsiyon payı
baggage allowance n. bagaj haddi
recommended daily allowance n. önerilen günlük alım miktarı
weekly allowance n. haftalık cep harçlığı
weekly allowance n. haftalık harçlık
recommended daily allowance n. tüketilmesi tavsiye edilen günlük miktar
fuel allowance n. yakacak yardımı
a grain of allowance n. az tolerans
a grain of allowance n. ufak hoşgörü
table of allowance n. ödenek tablosu
time allowance n. çalışanın kişisel ihtiyaçlarını karşılaması için izin verilen süre
allowance [obsolete] n. kabul
time allowance n. iş sırasında mola süresi
clothing allowance n. giysi yardımı
clothing allowance n. giyim ödeneği
separation allowance n. vatandan uzakta görev yapan askerin bakmakla yükümlü olduğu kişilere düzenli olarak ödenen para
generous allowance n. cömert ödenek
make allowance for v. hesaba katmak
make allowance v. anlayış göstermek
give travel allowance v. harcırah vermek
reduce one's allowance by two dollars v. birisinin harçlığını iki dolar azaltmak/düşürmek
receive an allowance v. harçlık almak
per diem allowance adj. gündelik
Colloquial
make allowance for v. hesaba katmak
make allowance for v. dikkate almak
Idioms
monkey's allowance n. ödülden çok bela
monkey's allowance n. astarı yüzünden pahalı şey
make allowance v. dikkate almak
make allowance for (someone or something) v. özel durumlardan ötürü birine ya da bir şeye müsaade etmek
make allowance v. birine ya da bir şeye zaman tanımak
make allowance v. birinin ya da bir şeyin olumsuz taraflarını hesaba katmak
make allowance v. hesaba katmak
make allowance v. birisi ya da bir şey için yer açmak
make allowance v. müsamaha gösterilmesi için mazeret sunmak
make allowance for (someone or something) v. koşullar gerektiğinde istisna yapmak
Trade/Economic
profit allowance n. kar karşılığı
allowance for market decline in stock values of participations n. işt sermaye pay değ düş karş
rental allowance n. kira indirimi
letters of guarantee of allowance deduction n. istihkak kesintileri teminat mektupları
per diem allowance n. yevmiye
daily allowance n. huzur hakkı
allowance for the decline in the value of the share capital subscription to participations n. iştirakler sermaye payları değer düşüklüğü karşılığı
allowance for retirement pay n. kıdem tazminatı karşılığı
allowance for retirement pay n. kıdem tazminatı karşılıkları
quantity allowance n. belirli miktarların üzerindeki alımlarda yapılan ıskonto
youth allowance n. gençlik ödeneği
allowance for other doubtful receivables n. şüpheli diğer alacaklar karşılığı
family allowance n. aile indirimi
per diem allowance n. gündelik ödeme
allowance for doubtful trade receivables n. şüpheli alackalar karşılığı
allowance for l t doubtful receivables n. şüpheli alacaklar karşılığı
disability allowance n. sakatlık indirimi
allowance for bad debts n. şüpheli alacaklar karşılığı
allowance for those obselete and damaged assets n. stok değer düşüklüğü karşılığı
quantity allowance n. miktar iskontosu
pension allowance n. emeklilik ödeneği
rental allowance n. ödenen kiranın vergiden düşülmesi
brokerage allowance n. komisyoncu indirimi
disability allowance n. maluliyet indirimi
allowance deduction n. istihkak kesintisi
allowance for cost expenses n. maliyet giderleri karşılığı
debt allowance n. borç karşılığı
daily allowance n. hakkı huzur
allowance for decrease in value of inventories n. stok değer düşüklüğü karşılığı
allowance for other financial tangible assets n. diğer mali duran varlıklar karşılığı
general allowance n. genel indirim
allowance for market decline in stock value of subsidiaries n. bağlı ortak ser pay değ düşük
allowance for other current assets n. diğer dönen varlıklar karşılığı
gasoline allowance n. benzin istihkakı
letter of guarantee of allowance deduction n. istihkak kesintileri teminat mektubu
annual allowance n. yıllık ödenek
capital consumption allowance n. sermaye amortismanı
promotional allowance n. tanıtım indirimi
depreciation allowance n. tenzilat
per diem allowance n. harcırah
profit allowance n. kar indirimi
allowance for the decline in the value of the share capital subscriptions to the share capital subscriptions to affiliated companies n. bağlı ortaklıklar sermaye payları değer düşüklüğü karşılığı
allowance for doubtful trade receivables n. şüpheli alacaklar karşılığı
bad debt allowance n. şüpheli alacaklar karşılığı
sales allowance n. satış tenzilatı
advertisement allowance n. imalatçının, ürününün reklamını yapmak veya onu sürekli sergilemek üzere perakendeciye yaptığı ödeme veya nakit ıskontosu
allowance for taxation on current period profit and other legal liabilities n. dönem karı vergi ve diğer yasal yükümlülükler karşılıkları
allowance for the decline in the value of inventories n. stok değer düşüklüğü karşılığı
allowance for other current assets n. diğer çeşitli dönen varlıklar karşılığı
advertisement allowance n. reklam indirimi
allowance for market decline in the value of long term security investments n. bağlı menk kıy değer düş karş
cash allowance n. peşin ödeme indirimi
entertainment allowance n. ağırlama ödeneği
business allowance n. yolluk ve temsil harcamaları
allowance for cash n. indirim
retirement allowance n. emekli maaşı
tare allowance n. dara toleransı
training allowance n. eğitim ödeneği
sickness allowance n. hastalık tazminatı
travel allowance n. harcırah
personal allowance n. özel şahsi indirim
special allowance n. özel indirim
dearness allowance n. pahalılık primi
tax allowance n. vergi muafiyeti
subsistence allowance n. iaşe bedeli
depreciation and wear and tear allowance n. amortisman ve tüketim payı
fostering allowance n. koruyucu aile ödeneği
attendance allowance n. bakım ödeneği
disability living allowance n. engelli yaşam ödeneği
maternity allowance n. annelik ödeneği
guardian’s allowance n. vasi ödeneği
severe disablement allowance n. şiddetli engellilik ödeneği
disability living allowance n. engelli yaşamödeneği
carer’s allowance n. bakıcı ödeneği
rent allowance n. kira yardımı
investment allowance exemption n. yatırım indirimi istisnası
allowance for the decline in the value of long-term marketable securities n. bağlı menkul kıymetler değer düşüklüğü karşılığı
contribution-based jobseeker’s allowance n. katkıya bağlı iş arayanlar ödeneği
duty-free allowance n. duty-free olarak alınan malların bir ülkeye vergi ödenmeden sokulabilecek miktarı
duty-free allowance n. duty-free limiti
trade-in allowance n. eski malla değiştirme indirimi
legal daily allowance n. kanuni günlük tazminat
investment allowance n. yatırım indirimi
supplementary allowance n. munzam tahsisat
family allowance n. aile yardımı
subsistence allowance n. geçim indirimi
contingency allowance n. fazla mesai ücreti
minimum living allowance n. asgari geçim indirimi
retirement allowance n. emekli tazminatı
travel allowance n. yol gideri