march. - Turco Inglés Diccionario

march.

Significados de "march." en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
Abbreviation
march. n. markiz
march. n. markinin karısı

Significados de "march." con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
march n. yürüyüş (topluca)
march n. mart ayı
march n. marş
march n. mart
march v. yürüyüş yapmak (topluca)
General
protest march n. gösteri yürüyüşü
mid march n. mart'ın ortası
the march of events n. olayların seyri
march n. yılın üçüncü ayı
march n. sınır
independence march n. istiklal marşı
march past n. geçit töreni
march n. hudut
march n. yürüyüş
funeral march n. cenaze marşı
march n. uygun adımla yürüyüş
dead march n. cenaze marşı
forward march! n. marş
march n. gidiş
line of march n. yürüyüş hattı
march n. ilerleme
protest march n. protesto yürüyüşü
march n. yürünen mesafe
march n. askeri yürüyüş
early-march n. mart başı
ides of march n. (roma takviminde) 15 mart
pride march n. onur yürüyüşü
death march n. ölüm marşı
demonstration march n. gösteri yürüyüşü
march 8 international women's day n. 8 mart dünya emekçi kadınlar günü
march n. mart ayı
recessional march n. tören alayında çalınan marş
march n. ilerleme
march n. sınır boyunca uzanan toprak parçası
march n. yürüyüş marşı
march n. hudut çizgisi
march n. bir yürüyüşte kat edilen yol
march n. gelişme
march n. rota
march-past n. özellikle askeri birliklerin yer aldığı tören alayı veya geçit töreni
march-ward n. sınır bölgelerini koruyan kimse
march [obsolete] n. yabani kereviz
march n. uzun yürüyüş
march n. yorucu yürüyüş
march n. bir görevlini yetkili olduğu uzmanlık alanı
march n. gidişat
march n. izlenen yol
march n. hareket yönü
mid-march n. mart ortası
mid-march n. mart ayının ortası
grand march n. baloda tüm çiftlerin katıldığı törensel yürüyüş
march on v. ilerlemek
march v. ilerlemek
march with the times v. zamana ayak uydurmak
march v. yürümek
march v. yürüyüş yaptırmak
march on the american embassy v. abd büyükelçiliğine yürümek
march forward v. ilerlemek
march forward in time v. zamanla gelişmek
march v. uygun adım yürümek
march towards record v. rekora gitmek
march towards record v. rekora yürümek
march towards record v. rekora koşmak
steal a march v. gizli bir şekilde ilerlemek
steal a march v. gizli bir şekilde üstünlük sağlamak
march v. resmi geçit yapmak
march v. resmi geçit yaptırmak
march v. göndermek
march v. yürütmek
march [obsolete] v. derecesi olmak
march [obsolete] v. statüye sahip olmak
march v. paralel veya bitişik olarak uzanmak
march [obsolete] v. rütbesi olmak
march v. engin bir şekilde uzanmak
march v. hışımla çıkmak
march v. ortak sınıra sahip olmak
march v. istikrarlı ve ritmik ilerlemesini sağlamak
march v. bitişik konumda olmak
march v. ite kaka götürmek
mad as a march hare adj. zırdeli
march-mad adj. delidolu
march-mad adj. aşırı tedbirsiz
march-mad adj. aşırı atılgan
mid-march adj. mart ayının ortasında olan
mid-march adj. mart ayının ortasında gerçekleşen
on the march adv. yürüyüş halinde
in march adv. mart ayında
in march adv. martta
mid-march adv. mart ortasında
mid-march adv. mart ayının ortasında
Phrasals
march against v. -e karşı yürümek (protesto amacıyla)
march past someone v. (geçit töreninde) birinin önünden geçmek
march with v. (mülk) yaklaşık olarak eşdeğer sınırlara sahip olmak
march alongside v. yan yana yürümek
march out v. dar bir geçitten çıkıp açıklık bir alana ilerlemek
march against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı yürüyüş/gösteri yapmak
march against (someone or something) v. (birini/bir şeyi) protesto etmek
march against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı yürümek (protesto amacıyla)
Phrases
in the month of march expr. martta
in the month of march expr. mart ayında
beware the ides of march expr. martın on beşine dikkat et
beware the ides of march expr. kötü şeylerin habercisi
beware the ides of march expr. mart ayının on beşinden sakın
beware the ides of march expr. ileride kötü şeylerin olacağını belirtmekte kullanılan deyim
Proverb
March comes in like lion and goes out like a lamb mart aslan gibi gelir kuzu gibi gider
march comes in like a lion and goes out like a lamb mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
march comes in like a lion and goes out like a lamb mart soğuk başlar ama sıcak biter
Colloquial
march past n. resmi geçit
on the march expr. yürüyüş halinde
on the march expr. hareket halinde
Idioms
the march of time n. zamanın ilerleyişi
the march of time n. zamanın dur durak bilmeden ilerleyişi
the march of time n. zamanın durmadan ilerleyişi/akışı
the march of time n. zamanın durmaksızın akışı/ilerleyişi
the march of time n. zamanın su gibi akıp gidişi
the march of time n. zamanın akışı
steal a march on v. baskın çıkmak
steal a march on v. erken davranıp bir adım öne geçmek
steal a march on v. erken davranarak ileri geçmek
steal a march on v. erken davranarak avantaj sağlamak
march to (the beat of) a different drummer v. ayrı telden çalmak
march to a different drummer v. ayrı telden çalmak
march to a different tune v. ayrı telden çalmak
march in a single line v. tek sıra halinde yürümek
march in single line v. tek sıra halinde yürümek
march in a single file v. tek sıra halinde yürümek
march in step with someone v. adım uydurmak
march to a different tune (brit) v. farklı telden çalmak
be on the march v. revaçta/popüler/yükselişte olmak
march to a different drummer (us) v. farklı telden çalmak
steal a march on somebody v. birinden önce davranıp avantaj kazanmak
march to own drum v. standartlara uymayan bir şekilde hareket etmek
march to the beat of one's own drum v. standartlara uymayan bir şekilde hareket etmek
march to a different beat v. aykırı olmak
march to a different drummer v. aykırı olmak
march to a different beat v. farklı/ayrı bir yol tutturmak/izlemek
march to a different drummer v. sıra dışı bir/hayat/yaşam tarzı seçmek
march to a different beat v. sıra dışı bir/hayat/yaşam tarzı seçmek
march to a different drummer v. marjinal/farklı olmak
march to a different drummer v. farklı/ayrı bir yol tutturmak/izlemek
march to a different beat v. farklı/ayrı telden çalmak
march to a different drummer v. farklı/ayrı telden çalmak
march to a different beat v. marjinal/farklı olmak
steal a march upon (someone or something) v. bir hamleyle (birinden/bir şeyden) avantajlı konuma geçmek
steal the march upon (someone or something) v. bir hamleyle (birinden/bir şeyden) avantajlı konuma geçmek
steal a march upon (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı beklenmedik bir avantaj elde etmek
steal a march over (someone or something) v. (birine/bir şeye) baskın çıkmak
steal the march upon (someone or something) v. bir hamleyle (birinin/bir şeyin) bir adım önüne geçmek
steal the march upon (someone or something) v. (birine/bir şeye) baskın çıkmak
steal a march over (someone or something) v. bir hamleyle (birinin/bir şeyin) bir adım önüne geçmek