maruz - Turco Inglés Diccionario

maruz

Significados de "maruz" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
maruz exposed adj.
General
maruz exposed to adj.
Make sure that you are no longer exposed to the mites, and clean your body.
Artık akarlara maruz kalmadığınızdan emin olun ve vücudunuzu temizleyin.

More Sentences
maruz submitted adj.
maruz subject adj.
maruz liable adj.
maruz open adj.

Significados de "maruz" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
maruz bırakma exposure n.
maruz kalma exposure n.
maruz bırakmak expose v.
maruz kalmak be exposed to v.
General
rüzgara maruz kalma wind exposure n.
rüzgara maruz taraf weatherboard n.
toplam maruz kalma total human exposure n.
güneşe fazla maruz kalmaktan kaynaklanan ani bayılma ya da halsizlik sunstroke n.
kimyevi etkiye maruz bırakma entreating n.
maruz olma exposal n.
maruz kalma exposing n.
saldırı veya tenkide maruz olma vulnerability n.
güneşe maruz bırakma insolation n.
maruz bırakan exposer n.
radyasyona maruz kalan işçiler exposed workers n.
rüzgara maruz taraf weather side n.
güneşe fazla maruz kalmaktan kaynaklanan hastalık ve halsizlik hissi touch of the sun n.
et ve balığın odun dumanına maruz bırakılarak muhafaza edildiği yer smokehouse n.
yangına maruz kalan exposed to fire n.
maruz kalma (olumsuz bir olaya) incurring n.
güneşe maruz kalma sun exposure n.
şiddete maruz kalan öğrenciler students exposed to violence n.
herkesin eleştirisine maruz kalan kişi aunt Sally n.
maruz olma exposure n.
yüksek ısıya fazla maruz kalmaktan kaynaklanan ateşli hastalık heat-stroke n.
yüksek tehlikeye maruz coğrafi alan high-hazard area n.
pasif olarak maruz kalınan sigara dumanı second-hand smoke n.
bütün vucut maruz kalması whole-body exposure n.
güneşe maruz olma sun exposure n.
ısıya maruz kalan çalışanlar workers exposed to heat n.
ısıya maruz kalan işçiler workers exposed to heat n.
maruziyet (doğrusu: maruz kalma) exposition n.
yoğun oranda ekrana maruz kalma heavy screen time n.
maruz kalma receving end n.
maruz kalma durumu receving end n.
tehlikeye maruz bulunma vulnerableness n.
yeniden maruz kalma re-exposure n.
yeniden maruz bırakma re-exposure n.
gelgite maruz kalan bölge tidal zone n.
atom bombalarının test veya kullanımı sırasında radyoaktiviteye maruz kalan eski silahlı kuvvetler mensubu atomic veteran n.
şiddetli bir saldırıya maruz bırakma banging n.
rüzgara maruz kalan taraf wind side n.
et ve balığın odun dumanına maruz bırakılarak muhafaza edildiği yer meat house n.
hipnotik etkiye maruz kalan kimse mesmeree [obsolete] n.
ayağın ayakkabı aşınmasına maruz kalan kısımlarına uygulanan arkası yapışkanlı keçe moleskin n.
ay ışığına maruz kalınarak uyunduğu için ortaya çıktığı düşünülen akıl hastalığı moon-madness n.
gizemli olaylara maruz kalan kimse mystic n.
iftiraya maruz kalma obloquy n.
sıvının buharlaşmasını hızlandırmak için geniş yüzeye maruz bırakılması graduation n.
(bir deneyime) fazla maruz bırakma overexposure n.
(bir şeyi) çok uzun süre boyama işlemine maruz bırakan kimse overdyer n.
çiy, yağmur ve güneşe maruz bırakarak keten ve kenevirin yapışkan maddesini ayrıştırma dewretting n.
maruz kalmama inexposure n.
maruz bırakan kimse inflicter n.
reklam veya satış mesajlarına maruz kalan toplam kişi sayısı circulation n.
maruz kalınan deneyimin bir kısmı draft n.
kendini maruz bırakma incurrence n.
zorbalığa maruz kalan kimse floutingstock n.
ışığa aşırı maruz kalmaktan gelişen bitki hastalığı photopathy n.
soğuğa maruz kalan ağaç gibi cisimlerin üzerindeki buz tabakası silver storm n.
basınca maruz kalma pressurization n.
basınca maruz kalma pressurisation n.
güneşe maruz kalan alan sollar [obsolete] n.
(soğuk vb.) maruz kalma exposure n.
maruz bırakma induction n.
itici güce maruz kalma propulsion n.
maruz kalmak incur v.
maruz kalmak be subject of v.
maruz kalmak be exposed v.
şiddete maruz kalmak be subjected to violence v.
maruz bırakmak subjugate v.
tehlikeye maruz kalmak hazard v.
maruz kalmak be exposed to v.
maruz bırakmak subject to v.
maruz kalmak impose upon v.
maruz bırakmak expose to v.
şiddete maruz kalmak be exposed to violence v.
maruz kalmak be liable to v.
saldırılara maruz kalmak be under attack v.
maruz kalmak (kimyasal maddeye vb) expose to v.
maruz kalmak (katlanılması zor bir şeye) undergo v.
maruz bırakmak subject v.
maruz kalmak fall into v.
maruz kalmak experience v.
maruz kalmak (kimyasal maddeye vb) exposing v.
maruz kalmak catch v.
zarara maruz kalmak sustain a loss v.
maruz kalmak be predisposed v.
işkenceye maruz kalmak be exposed to torture v.
işkenceye maruz kalmak be subjected to torture v.
işkenceye maruz kalmak be exposed to torment v.
dumana maruz kalmak expose to smoke v.
dumana maruz bırakarak kurutmak dry by exposing to smoke v.
dumana maruz bırakmak expose to smoke v.
dumana maruz bırakarak kurutmak infumate v.
(katlanılması zor bir şeye) maruz kalmak undergo v.
maruz kalmak imposed upon v.
güneş ışığına maruz kalmak be exposed to sunlight v.
eleştirilere maruz kalmak come under criticism v.
eleştirilere maruz kalmak be singled out for criticism v.
eleştirilere maruz kalmak come in for criticism v.
hakarete maruz kalmak be affronted v.
radyasyona maruz kalmak be exposed to radiation v.
radyasyona maruz bırakmak expose to radiation v.
maruz kalmak sustain v.
maruz kalmak come in for v.
maruz kalmak expose v.
güneşe maruz bırakmak insolate v.
darbeye maruz kalmak be exposed to military coup v.
darbeye maruz kalmak be exposed to impact v.
maruz kalmak receive v.
(kötü bir şeye) açık veya maruz olmak be vulnerable to v.
tehlikeye maruz bırakmak expose to risk v.
hasara maruz kalmak suffer damage v.
avaryaya maruz kalmak suffer average v.
ağır eleştirilere maruz kalmak come under heavy criticism v.
ağır eleştirilere maruz kalmak face heavy criticism v.
ağır eleştirilere maruz kalmak draw heavy criticism v.
güneş ışığına maruz kalmak solarize v.
güneş ışığına maruz kalmak sun v.
güneş ışığına maruz kalmak solarise v.
güneş ışığına maruz kalmak insolate v.
maruz kalmak undergo v.
masrafa maruz kalmak incur costs v.
saldırıya maruz kalmak/uğramak come under attack v.
ışına maruz bırakmak ray v.
yeniden maruz kalmak re-expose v.
yeniden maruz bırakmak re-expose v.
tekrar maruz kalmak reincur v.
işkenceye maruz bırakmak put to the rack v.
kıskançlığa maruz kalmak envy [obsolete] v.
aşırı ısıya maruz kalmak bake v.
ceza olarak kötü eylemlere maruz bırakmak hang v.
serin havaya maruz bırakmak vent v.
incelemeye maruz bırakmak ventilate v.
aynı anda iki farklı kaynaktan veya yönden saldırıya maruz kalmak whipsaw v.
aşırı sıcağa maruz bırakmak blister v.
nahoş veya zor bir deneyime maruz bırakarak üyeliğe kabul etmek blood v.
yüksek ısıya maruz bırakmak broil v.
yüksek ısıya maruz kalmak broil v.
eşek şakasına maruz kalmak horse v.
maruz bırakmak give v.
tehlikeye maruz bırakmak object [obsolete] v.
sert eleştiriye maruz kalmak rip v.
kendini maruz bırakmak go v.
maruz bırakmak deplume v.
ateşe maruz bırakmak ignite v.
bir şeye aşırı maruz kalmak overdose v.
mühendislik sürecine gereğinden fazla maruz bırakmak overengineer v.
teknik sürece gereğinden fazla maruz bırakmak overengineer v.