miseries - Turco Inglés Diccionario

miseries

miseries — Definition

Significado:
sefalet, acı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈmɪzəri/ – BrE /ˈmɪzəri/)
Categoría gramatical:
İsim: misery (miseries)
Sinónimo:
suffering, distress
Antónimos:
happiness

Significados de "miseries" en diccionario turco inglés : 19 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
misery n. sefalet
The cameramen left but misery and death did not leave Ethiopia.
Kameramanlar gitti ama sefalet ve ölüm Etiyopya'yı terk etmedi.

More Sentences
misery n. ızdırap
For a former parliamentarian, all these debates with planned speaking times have been a misery.
Eski bir parlamenter için, konuşma süreleri planlanmış tüm bu tartışmalar tam bir ızdıraptı.

More Sentences
misery n. bedbahtlık
misery n. perişanlık
General
misery n. acı
Losing loved ones is the greatest misery of war.
Savaşın getirdiği en büyük acı sevdiklerini kaybetmektir.

More Sentences
misery n. mutsuzluk
He thought that his mother couldn't stand it if she saw his misery.
Annesinin onun mutsuzluğunu görse dayanamayacağını düşünüyordu.

More Sentences
misery n. memnuniyetsiz tip
Stop being such a misery and enjoy the moment.
Bu kadar memnuniyetsiz olmayı bırak da anın tadını çıkar.

More Sentences
misery n. hınzır
misery n. yoksulluk
misery n. dert
misery n. sefil kimse
misery n. sefil hayvan
misery n. ağrı
misery n. romatizma
misery n. melankoli durumu
misery n. melankoli dönemi
misery n. şikayet bağımlısı
misery n. içler acısı durum
Card
misery n. oyuncunun tüm elleri kaybettiği deklarasyon

Significados de "miseries" con otros términos en diccionario inglés turco: 64 resultado(s)

Inglés Turco
General
live in misery v. sefalet çekmek
put an animal out of its misery v. hayvanı öldürerek acılarına son vermek
put someone out of one's misery v. öldürerek acılarına son vermek
put someone out of one's misery v. birini öldürmek
put someone out of one's misery v. çaresine bakmak
put someone out of one's misery v. birini sıkıntılı bir durumdan kurtarmak
live a life of great misery v. sürüm sürüm sürünmek
Proverb
misery loves company el ile gelen düğün bayram
misery loves company sefalet, ızdırap içinde olan kendisi gibi olanları sever veya kendisi gibi olanlarla birlikte olmayı ister
Idioms
a misery guts n. sürekli mızmızlanan huysuz tip
put out of one's misery v. acısına son vermek
put an animal out of its misery v. (bir hayvanı öldürerek) acılarına son vermek
put (one) out of (one's) misery v. (öldürerek/uyutarak) acısına son vermek
make somebody’s life a misery v. birinin hayatını mahvetmek
make somebody’s life a misery v. birinin hayatını zehir etmek
make somebody’s life a misery v. birine ızdırap olmak
make somebody’s life a misery v. birinin hayatını zindan etmek
make somebody’s life a misery v. birinin hayatını karartmak
make somebody’s life a misery v. birine dert olmak
put (one) out of (one's) misery v. (birinin) merakını yatıştırmak
put (something) out of its misery v. (bir şeyi) öldürerek ıstırabına son vermek
put (one) out of (one's) misery v. (birinin) merakını bastırmak
put (someone) out of (one's) misery v. (birinin) merakını yatıştırmak
put (something) out of its misery v. (bir şeyi) öldürerek acı çekmekten kurtarmak
put (someone) out of (one's) misery v. (birinin) merakını gidermek
put (one) out of (one's) misery v. (birini) öldürerek acı çekmekten kurtarmak
put (someone) out of one's misery v. (birini) öldürerek ıstırabına son vermek
put (one) out of (one's) misery v. (birine) acıyıp/merhamet edip onu öldürmek
put (someone) out of one's misery v. (birini) öldürerek acılarına son vermek
put (someone) out of one's misery v. (birini) öldürerek acı çekmekten kurtarmak
put (someone) out of (one's) misery v. (birinin) merakını bastırmak
put (one) out of (one's) misery v. (birinin) merakını gidermek
put (one) out of (one's) misery v. (birinin) merakına son vermek
put (one) out of (one's) misery v. (birini) öldürerek acılarına son vermek
put (one) out of (one's) misery v. (birini) öldürerek ıstırabına son vermek
put (something) out of its misery v. (bir şeyi) öldürerek acılarına son vermek
put (someone) out of (one's) misery v. (birinin) merakına son vermek
make (one's) life a misery v. (birine) hayatı zehir etmek
make (one's) life a misery v. (birine) hayatı zehretmek
make (one's) life a misery v. (birinin) hayatını karartmak
make (one's) life a misery v. (birinin) hayatını zindan etmek
make life a misery (for one) v. (birine) hayatı çekilmez yapmak
make life a misery (for one) v. (birinin) hayatını zindan etmek
make life a misery (for one) v. (birine) hayatı zindan etmek
put something out of its misery v. bir hayvanı öldürerek ıstırabına son vermek
put somebody out of their misery v. birini merakta bırakmamak
put somebody out of their misery v. birini endişelendirmemek
put something out of its misery v. bir hayvanı acısını dindirmek/acısına son vermek için öldürmek
put somebody out of their misery v. birinin endişesine/merakına/ıstırabına son vermek
put some creature out of its misery v. bir hayvanı acısına son vermek için öldürmek
put out of misery v. merakını bastırmak
put out of misery v. öldürerek acı çekmekten kurtarmak
put some creature out of its misery v. bir hayvanı acısını/ıstırabını dindirmek için öldürmek
put out of misery v. (öldürerek/uyutarak) acısına son vermek
put out of misery v. öldürerek ıstırabına son vermek
put some creature out of its misery v. bir hayvanı uyutmak
put out of misery v. merakını yatıştırmak
put some creature out of its misery v. hayvanı ilaçla uyutarak öldürmek
put out of misery v. merakını gidermek
Trade/Economic
misery index n. sefalet endeksi
misery index n. işsizlik ve enflasyon oranı
misery index n. enflasyon-işsizlik endeksi
Literature
misery memoir n. yazarın özellikle çocukluk döneminde yaşadığı zorlukları anlattığı otobiyografik eser
British Slang
misery-guts n. eğlence bozan kimse