olan - Turco Inglés Diccionario

olan

Significados de "olan" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
General
olan of prep.
I have a girl of 2 and a boy of 7.
İki yaşında bir kızım ve yedi yaşında bir oğlum var.

More Sentences
olan what pron.
What matters is that they have finished the task successfully.
Önemli olan görevi başarıyla tamamlamış olmalarıdır.

More Sentences
Colloquial
olan going on expr.
I wasn't particularly interested in what was going on.
Ben de olan bitenle pek ilgilenmiyordum.

More Sentences
General
olan resultant adj.
olan situated adj.
olan normative adj.
olan resultive adj.
Law
olan ex post expr.

Significados de "olan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
saklı olan anlam implication n.
bağlı olan şirket (başka bir şirkete) affiliate n.
acınacak durumda olan wretched adj.
iki haftada bir olan biweekly adj.
kazara olan accidental adj.
kendiliğinden olan spontaneous adj.
haberi olan knowing adj.
bütünün ayrılmaz parçası olan integral adj.
geceleyin olan nocturnal adj.
önde olan leading adj.
aynı doğrultuda olan parallel adj.
sonu olan finite adj.
örnek niteliğinde olan exemplary adj.
kenarda olan marginal adj.
var olan substantial adj.
ilişkisi olan relevant adj.
batıl inancı olan superstitious adj.
sürmekte olan present adj.
dalga dalga olan wavy adj.
garip fikirleri olan whimsical adj.
gerçek kuvveti olan virtual adj.
gerçekte etkili olan virtual adj.
başkalarının dertlerini anlayıp onlara ortak olan sympathetic adj.
daha erken olan prior adj.
daha önce olan prior adj.
üç yılda bir olan triennial adj.
General
önayak olan kimse promoter n.
yerleşmiş olan kimse resident n.
neslinden olan descendant n.
10 kez doğum yapmış olan kadın decipara n.
bağışlanacağına dair söz verilmiş olan para pledge n.
destek olan kimse supporter n.
besin değeri az olan yiyecek junk food n.
karışıklığa neden olan faktör confounding factor n.
araba tutması olan kişi carsick n.
birden fazla güvertesi olan decker n.
ağaçları bol olan yer woodland n.
çifte atma huyu olan at kicker n.
lehte ve aleyhte olan öneriler the pros and cons of n.
ölüm (kaza sonucu olan) fatality n.
revaçta/popüler olan akım mainstream n.
berberi ve arap melezi olan müslüman halkların üyesi moor n.
asıl branşı kimya olan öğrenci chemistry major n.
zafer simgesi olan hurma dalı palm branch n.
ince bir tabaka halinde olan parça flake n.
son moda olan newfangledness n.
sık sık olan scope n.
kiliseye karşı olan kimse dissident n.
başta olan kimse king n.
bir rastlantı sonucu vaki olan fortuitousness n.
sistemin yerine getirmesi şart olan işlemler critical system function n.
geçici hevesleri olan kişi faddist n.
çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir ölçüde bağımsızlığı olan büyük il state n.
toplumda hep gözü yükseklerde olan kimse climber n.
delta şeklinde olan deltoideus n.
engel olan disincentive n.
sonucu şüpheli olan önemli ve zor iş enterprize n.
çökmekte olan sanatçı decadent n.
on parmağında on marifet olan kişi jack of all trades n.
bitmek üzere olan ilişki relationship on the rock n.
bir araştırmanın temeli olan ana öge data n.
hasara neden olan damager n.
yarı insan yarı keçi olan kır tanrısı satyr n.
iliği çok olan kemik marrowbone n.
hemen olan instantness n.
hakim olan possessor n.
karışıklığa neden olan değişken lurking variable n.
orta yaşlı evli kadın (özellikle çocuğu olan) matron n.
yetişmekte olan kerestelik ağaçlar timber n.
soyu tükenmekte olan canlı relict n.
hastası olan kimse (bir illetin) sufferer n.
şehrin dışında diğer evlerden uzakta olan mesken private house n.
gelişmekte olan ülke yatırımları developing country investments n.
yaşça büyük olan kimse senior n.
eskiden beri kullanılıp popüler olan şey old standby n.
görünüşte olan apparentness n.
bir karakterin ortaya çıkmasından sorumlu olan farklı genler arasında baskılayıcı etkilerin olması durumu epistatic n.
dünyada var olan şey terrestrial n.
kralın karısı olan kraliçe queen consort n.
özelikle abd'de toplumun alt seviyesindeki insanların üst seviyedeki insanların hayatlarına girmelerine engel olan sosyal bariyer marble ceiling n.
ata yadigarı olan şey heirloom n.
fazla pahalıya mal olan zafer pyrrhic victory n.
tarihsel olarak papa'ya ait olmuş olan orta italya devletçikleri papal states n.
telepati kabiliyeti olan telepathist n.
arkadaş olan associate n.
belirli bir konuya son derece yabancı olan insan topluluğu (bihaber kitle) uninitiate n.
kazanma ihtimali zor olan dark horse n.
yehova görüşüne sahip olan jahvist n.
caesalpinia familyasın ait olan ağaçlardan elde edilen odun sapanwood n.
kararsız olan kimse waverer n.
yararlı olan durum salutariness n.
her konuda anlatacak bir şeyleri olan bilgili kimse generalist n.
asıl işten farklı ikinci bir gelir kaynağı olan iş sideline n.
benim durumumda olan bir adam a man in my position n.
ölüm tehlikesi olan yer deathtrap n.
bir yerin yerlisi veya orada yerleşik olan kimse denizen n.
gelişmekte olan ongoingness n.
çekülün ucuna bağlı olan kurşun plumb bob n.
1600'e kadar olan beyanlar early accounts to 1600 n.
kendi yerel yönetim teşkilatı olan şehir veya bölge municipality n.
bir yerin eşrafından olan biri a pillar of society n.
dokuz yüzü olan enneahedron n.
nüfuz olan enterer n.
birçok gruba üye olan kimse joiner n.
yalnızca ünvanı olan kimse titular n.
elle tutulamaz olan intangibleness n.
belli bir süre etkili olan (moda vb) wave n.
büyük boyda olan outsize n.
bir insanın içinde olan cin ruhu familiar spirit n.
insanın başına bela olan şey pest n.
etkili olan kimse agent n.
ansiklopedik bilgisi olan encyclopedist n.
içe doğru büyümekte olan ingrownness n.
dahil olan enterer n.
bütçeye yük olan şey a drain on the resources n.
beş düzlem yüzü olan katı bir şekil pentahedron n.
vurma özelliğinde olan percussiveness n.
birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri spouse n.
eski olan her şey ephemerae n.
birbiri ile alakası olan interrelatedness n.
yol üzerinde mil işareti olan direk milepost n.
(iki kişinin) aşklarının meyvesi olan çocuk love child n.
üstün olan exceeder n.
çürümeye neden olan şey decayer n.
ayrı görüşte olan kimse dissenter n.
avlanma yasağı olan bölge hunting reserve n.
iskelesi olan yerleşim yeri pier n.
toprakların dağıtılmasından yana olan agrarian n.
zehirlenmeye neden olan mikrop salmonella n.
kurallara aşırı derecede bağlı olan amir martinet n.
hastanedeki hastalar için geçerli olan kurallar standing orders n.
zıt olan şey reverse n.
ticari değeri olan merchantable n.
bazı türleri insan bağırsaklarında hastalığa sebep olan kamçılı protozonların bir cinsi lamblia n.
birçok derneğe üye olan kimse joiner n.
sermaye hisseleri olan şirket stock company n.
doğuştan uyrukluk hakkı olan kimse native citizen n.
gerekli olan itina due care n.
doğuştan israilli olan sabra n.
kendi kilisesi ve cemaati olan bölge parish n.
mevki veya kıdemce küçük olan kimse junior n.
sınırda olan frontier n.
yetişkinlerin, genelde 15-19 yaş aralığında olan kendinden yaşça küçük genç kız veya erkeklere ilgi duyması ephebophilia n.
küçümser tavırda olan scorner n.
bir direğin ucuna uzun bir iple bağlı olan bir top ile oynanan çift kişilik bir oyun tetherball n.
iyileşmeye eğilimi olan sanativeness n.
zayıf durumda olan ülke underdog n.
daha tahtamsı olan woodener n.
sönmekte olan ateş embers n.
karısı geçici olarak bir yere gitmiş olan adam grass widower n.