omuz - Turco Inglés Diccionario

omuz

Significados de "omuz" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
omuz shoulder n.
Do you need some massage on your shoulders?
Omuzlarına masaj yapayım mı?

More Sentences
Technical
omuz shoulder n.
Do you need some massage on your shoulders?
Omuzlarına masaj yapayım mı?

More Sentences
Automotive
omuz shoulder n.
Do you need some massage on your shoulders?
Omuzlarına masaj yapayım mı?

More Sentences
Anatomy
omuz shoulder n.
Do you need some massage on your shoulders?
Omuzlarına masaj yapayım mı?

More Sentences
General
omuz scapular adj.
Anatomy
omuz axilla n.
omuz spauld n.
omuz humeral adj.
Marine Biology
omuz humeral adj.
Environment
omuz berm n.
Archaic
omuz spall n.

Significados de "omuz" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
atın omuz başı withers n.
omuz başı end of the shoulder n.
omuz açıklığı shoulder opening n.
omuz çantası satchel n.
omuz yastığı shoulder pad n.
omuz atkısı shawl n.
omuz silkme shrugging n.
omuz hizası shoulder level n.
ağlanacak omuz shoulder to cry on n.
geniş omuz wide shoulder n.
omuz zırhı pouldron n.
omuz zırhı powldron n.
omuz zırhı pauldron n.
omuz silkme shrug n.
omuz vurma/atma shoulder strike n.
omuz vurma/atma shoulder butt n.
omuz apoleti shoulder knot n.
omuz kayışı bandolier n.
omuz kayışı bandoleer n.
çene altı ile omuz arası counter n.
omuz çantası messenger bag n.
omuz çantası courier bag n.
omuz örtüsü scapular n.
omuz sargısı scapular n.
genellikle omuz askılı, kişisel eşyaları taşımak için tasarlanmış küçük erkek çantası man-bag n.
omuz çantası hand bag n.
yük taşımak için kullanılan omuz boyunduruğu hoop n.
turnuvalarda sol omuz ve göğüs için ek koruma sağlayan zırhlı levha parçası grand-guard n.
omuz zırhı polron [obsolete] n.
halterin omuz yüksekliğine getirildikten sonra yavaşça yukarı kaldırıldığı hareket press n.
omuz askısı shoulder holster n.
omuz askılı tabanca taşıma kılıfı shoulder holster n.
kıyafetin omuz bölümü shoulder n.
elbisenin omuz kısmı shoulder n.
omuz sırığı yoke n.
omuz vermek support v.
omuz vurmak shoulder v.
omuz atmak shoulder v.
omuz ile itmek shoulder v.
omuz silkmek shrug v.
omuz omuza durmak shoulder v.
omuz ata ata gitmek shoulder in v.
omuz atmak shoulder in v.
(omuz) silkmek shrink [obsolete] v.
omuz silkerek ifade etmek shrug v.
(omuz, kol) tutarak hafifçe sıkmak squeeze v.
omuz atmak support v.
omuz ve bel arası kısa olan short-waisted adj.
omuz hizasında shoulder-length adj.
omuz hizasına kadar shoulder-length adj.
kambur pozisyonunda duran (omuz) hunched adj.
elin omuz seviyesinin üstünden öne ve aşağı getirilmesi ile yapılan overhanded adj.
omuz ve kürek kemiğine ilişkin scapulary adj.
omuz hizasında olan shoulder-high adj.
omuz üstüne atılan sling adj.
omuz kısmı dolgulu square-shouldered adj.
omuz omuza shoulder to shoulder adv.
omuz üzeri over the shoulder adv.
omuz seviyesinin altından underarm adv.
kolu omuz hizasının üzerine kaldırarak overarm adv.
omuz hizasının üzerine kaldırılan kolla overarm adv.
omuz hizasına gelerek shoulder-high adv.
omuz yüksekliğine çıkarak shoulder-high adv.
omuz aşağısından göndererek sidearm adv.
Phrasals
(bir şeye) omuz vermek put (one's) back into (something) v.
(bir şeye) omuz vermek put (one's) back to (something) v.
Phrases
faşizme karşı omuz omuza shoulder to shoulder against fascism expr.
Colloquial
omuz vermek give a leg up v.
(birine veya bir şeye) karşı omuz omuza down with expr.
Idioms
başını yaslayacak/ağlayacak bir omuz a shoulder to cry on n.
omuz omuza vermek stand shoulder to shoulder v.
birine omuz çevirmek give someone the cold shoulder v.
omuz silkmek shrug one's shoulders v.
omuz çevirmek give the cold shoulder to someone v.
omuz vermek give someone a helping hand v.
omuz vura vura kalabalığın içinde ilerlemek belly up to the bar v.
omuz omuza vermek act shoulder to shoulder (with somebody) v.
omuz omuza vermek be shoulder to shoulder (with somebody) v.
omuz omuza vermek stand shoulder to shoulder (with somebody) v.
omuz omuza vermek act shoulder to shoulder v.
omuz vermek lend support to (something) v.
omuz omuza mücadele vermek act shoulder to shoulder v.
(biriyle) omuz omuza durmak stand shoulder to shoulder (with somebody) v.
(biriyle) omuz omuza olmak be shoulder to shoulder (with somebody) v.
(biriyle) omuz omuza hareket etmek act shoulder to shoulder (with somebody) v.
(biriyle) omuz omuza olmak, durmak, hareket etmek be, stand, act shoulder to shoulder (with somebody) v.
omuz omuza olmak be shoulder to shoulder v.
omuz omuza vermek be, stand, act shoulder to shoulder v.
omuz omuza olmak, durmak, hareket etmek be, stand, act shoulder to shoulder v.
(birine) omuz çevirmek give (one) the cold shoulder v.
omuz omuza shoulder to shoulder expr.
(biriyle/bir şeyle) omuz omuza in lockstep (with someone or something) expr.
Speaking
omuz ver lean in expr.
Tourism
omuz sezonu shoulder season n.
Technical
omuz halkası shoulder ring n.
omuz çekimi close-up n.
omuz plan close-up n.
omuz çantası shoulder bag n.
ince omuz light shoulder n.
çökük omuz dropped shoulder n.
omuz geometrisi shoulder geometry n.
omuz çarkı shoulder wheel n.
Textile
omuz hattı shoulder line n.
arka omuz dikişi back shoulder seam n.
omuz derisi shoulder n.
omuz dikişi shoulder seam n.
omuz askısı shoulder strap n.
omuz dolgu pedi shoulder padding n.
omuz genişliği shoulder width n.
omuz kapakları shoulder shaps n.
omuz robası shoulder yoke n.
omuz kapakları shoulder flaps n.
ısmarlama çalışılan omuz vatkası tailored shoulder pad n.
omuz vatkası shoulder pad n.
omuz kurdelesi bertha n.
vücut ve omuz koruyucuları body and shoulder protectors n.
omuz başlarına kadar uzanan yaka tipi bateau neckline n.
omuz başlarına kadar uzanan yaka tipi bateau neck n.
omuz uçlarından geçen yaka tipi boat neckline n.
(deri üretiminde) omuz derisi shoulder n.
16. yüzyılda kadınların giydiği boleroya benzer boyun ve omuz örtüsü partlet n.
omuz kısmı gevşekçe inen palto swagger n.
omuz kısmı gevşekçe inen (ceket) swagger adj.
Construction
istihkam dış açısı ile omuz açısı arasındaki bölüm face of a bastion n.
Automotive
omuz kayışı shoulder beit n.
omuz mesafesi shoulder room n.
omuz kemeri shoulder belt n.
omuz çizgisi shoulder line n.
omuz destekli emniyet kemeri shoulder harness n.
Medical
omuz ağrısı shoulder ache n.
omuz eklemi shoulder n.
omuz kırıkları shoulder fractures n.
omuz eklemi shoulder joint n.
omuz eklem iltihabı inflammation of shoulder joint n.
omuz ağrıması shoulder aching n.
omuz kemiği pectoral arch n.
omuz koyuntusu humeral implant n.
ağrılı omuz yakınımı painful shoulder complaint n.
ağrılı omuz şikayeti painful shoulder complaint n.
sol omuz-kol ağrısı left shoulder and arm pain n.
omuz ağrısı shoulder pain n.
omuz kası shoulder muscle n.
omuz kası deltoid muscle n.
tendonları omuz etrafına yapışan dört kası içine alan kas grubu rotator cuff n.
omuz muayene testi shoulder examination test n.
donmuş omuz adhesive capsulitis n.
omuz sıkışma sendromu shoulder impingement syndrome n.
donmuş omuz frozen shoulder n.
omuzun aşırı dışa doğru çevrilmesi veya zorlanması sonrası omuz başının eklem içinde anormal biçimde kayması/yuvarlanması pitcher's shoulder n.
omuz distosisi shoulder dystocia n.