onur - Turco Inglés Diccionario

onur

Significados de "onur" en diccionario inglés turco : 23 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
onur honor n.
It was an honor to be here.
Burada olmak bir onurdu.

More Sentences
onur honour n.
I studied hard to pass my law degree with honours.
Hukuk diplomamı onur derecesiyle almak için çok çalıştım.

More Sentences
General
onur pride n.
We are announcing, with sadness, that we will not be able to hold the 14th Pride March.
14. Onur Yürüyüşü'nü gerçekleştiremeyeceğimizi üzüntüyle duyuruyoruz.

More Sentences
onur honour n.
I studied hard to pass my law degree with honours.
Hukuk diplomamı onur derecesiyle almak için çok çalıştım.

More Sentences
onur honor n.
It was an honor to be here.
Burada olmak bir onurdu.

More Sentences
onur dignity n.
The dignity of all those living in poverty is injured and, to us, that is unacceptable.
Yoksulluk içinde yaşayan herkesin onuru zedeleniyor ve bizim için bu kabul edilemez.

More Sentences
onur pride of place n.
Your intention now is to give the financial market pride of place.
Şu anki niyetiniz finans piyasasına onurlu bir yer vermektir.

More Sentences
onur honorary adj.
She became an honorary member.
Onur üyesi oldu.

More Sentences
Philosophy
onur dignity n.
The dignity of all those living in poverty is injured and, to us, that is unacceptable.
Yoksulluk içinde yaşayan herkesin onuru zedeleniyor ve bizim için bu kabul edilemez.

More Sentences
General
onur face n.
onur self esteem n.
onur self respect n.
onur credit n.
onur amour-propre n.
onur self-esteem n.
onur self-worth n.
onur self-respect n.
onur redoubting n.
onur laurel n.
onur horn n.
onur izzat n.
Formal
onur hon (honor) abrev.
onur hon. (honor) abrev.

Significados de "onur" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
onur kırıcı derogatory adj.
General
onur meselesi point of honour n.
onur kurulu discipline committee n.
onur listesi hall of fame n.
onur kırıcı durum indignity n.
onur madalyası medal of honor n.
onur listesi honor list n.
onur meselesi matter of honour n.
onur kırıcı yayın libel n.
onur kırma insult n.
onur kırıcı davranış indignity n.
onur sözü word of honour n.
onur ödülü honor award n.
onur konuğu honored guest n.
onur konuğu honoured guest n.
onur intiharı honour suicide n.
onur intiharı honor suicide n.
onur yürüyüşü pride march n.
onur mücadelesi struggle of honour n.
onur mücadelesi struggle of honor n.
onur kırıcı kovulma dishonorable discharge n.
onur sahibi honoree n.
onur sahibi honouree n.
onur ödülü alan kimse honorand n.
yaşam boyu onur ödülü lifetime honorary award n.
onur yürüyüşü pride parade n.
onur nişanesi badge of honor n.
onur kırıcı suçlama attaintment n.
onur listesindeki kimse hall of famer n.
onur kaynağı mense [dialect] [uk] n.
onur nişanı honor n.
onur kırıcı olma derogatoriness n.
oxford üniversitesi'nin klasik bilimler lisans programından özellikle onur derecesiyle mezun olmak için geçilmesi gereken son sınava hazırlanmak için alınan ders great n.
oxford üniversitesi'nin klasik bilimler lisans programından özellikle onur derecesiyle mezun olmak için geçilmesi gereken son sınav great n.
onur yemeği roast n.
(sağlık, servet, onur, umut) tam hasara veya ciddi bozulmaya sebep olan şey ruination n.
onur kırma dishonour [uk] n.
onur kırma dishonor [us] n.
onur kırma disobligation n.
onur kırma disobligement n.
onur nişanı rozeti plaque n.
onur nişanı rozeti placque n.
onur veya şövalye nişanı olarak takılan kurdele cordon n.
onur kırıcı davranışlar flagitiousness n.
britanya'nın kültür ve eğitimini dünyaya yayma amaçlı kurulmuş bir konsey tarafından verilen modern bir onur ödülü freedom of the city n.
onur duymak feel honored v.
onur vermek honour v.
onur vermek grace v.
onur nişanı vermek honour v.
onur kırıcı yayın yapmak libel v.
(onur/ödül) vermek confer v.
onur madalyasıyla ödüllendirilmek be awarded the medal of honour v.
onur madalyası ile ödüllendirilmek be awarded the medal of honor v.
onur madalyası ile ödüllendirilmek be awarded the medal of honour v.
onur madalyasıyla ödüllendirilmek be awarded the medal of honor v.
birini onur konuğu olarak kabul etmek receive someone as an honored guest v.
onur duymak be honoured v.
onur vermek honor v.
onur listesine girmek make an honor roll v.
onur listesine eklemek inshrine [us/canada] v.
(onur konuğu olarak) kokteylde ağırlanmak cocktail v.
onur duymak be honoured v.
onur duymak be honored v.
onur duymuş honoured adj.
onur kırıcı infra dig adj.
onur kırıcı degrading adj.
onur kırıcı insulting adj.
onur kırıcı discreditable adj.
onur kırıcı infradig adj.
onur kırıcı dishonourable adj.
onur kırıcı caustic adj.
onur kırıcı humiliating adj.
onur kırıcı injurious adj.
onur verici honourary adj.
onur kırıcı degradant adj.
onur verici honorary adj.
onur verici flattering adj.
onur duymuş honored adj.
onur kırıcı olmayan offenceless adj.
onur kırıcı olmayan offenseless adj.
onur kırıcı dishonorable adj.
çok onur duyan top-proud adj.
onur duymayan unhonoured adj.
onur duymamış unhonoured adj.
onur kırıcı vitriolous adj.
onur verici honorific adj.
onur nişanıyla katılınan honorable adj.
onur kırıcı humiliant adj.
onur kırıcı derogant adj.
onur kırıcı offensive adj.
onur kırıcı disreputable adj.
onur kırıcı salty adj.
onur kırıcı disadvantageous adj.
onur verici flatterous [obsolete] adj.
onur duymuş exalted adj.
onur kırıcı undignified adj.
onur kırıcı bir şekilde discreditably adv.
onur kırıcı bir şekilde caustically adv.
onur ile reputably adv.
onur vermeden unflatteringly adv.
onur kırıcı şekilde derogately adv.
onur simgesi laurel N.
onur ücreti honorarium N.
Phrasals
ile onur vermek grace with v.
biri/bir şey için onur kaynağı olmak credit to someone or something v.
Colloquial
onur meselesi a point of honour n.
onur meselesi yaparak in honour bound expr.
Idioms
onur lekeleyici davranış a blot on escutcheon n.
onur lekeleyici davranış a blot on one's escutcheon n.
onur konuğu man of the hour n.
onur konuğu (the) man/woman of the hour n.
onur konuğu (the) woman of the moment n.
onur listesi roll of honour n.
onur listesi roll of honor n.
onur lekeleyici davranış a blot on the escutcheon [uk] n.
onur lekeleyici davranış a blot on one's escutcheon [uk] n.
bir onur a feather in your cap n.
onur meselesi a point of honor [us] n.
(bir şeyin) onur kırıcı tarafı the seamier side (of something) n.
onur sözü his, her word of honor [us] n.
onur sözü his, her word of honour [uk] n.
birisine onur vermek do someone credit v.
onur göstermek hold in high honour v.
onur göstermek hold in high esteem v.
(birşeyi yapmayı) onur meselesi haline getirmek feel honor bound to do something v.
(birşeyi yapmayı) onur meselesi haline getirmek be honour bound to do something v.
(bir şeyi yapmayı) onur meselesi haline getirmek feel honor-bound to do something v.
(bir şeyi yapmayı) onur meselesi haline getirmek be honour-bound to do something v.
(bir şeyi yapmayı) onur meselesi haline getirmek be honor-bound to do something v.
(bir şeyi yapmayı) onur meselesi haline getirmek feel honour-bound to do something v.
onur kırıcı bir durumda/şekilde ölmek die like a dog v.
onur meselesi olmak be honor-bound v.
(bir şeyi yapmaktan) onur duymak be/feel honoured (to do something) v.
bir şeyi yapmayı onur meselesi haline getirmek/olarak kabul etmek be/feel duty/honor bound to do something [us] v.
bir şeyi yapmayı onur meselesi haline getirmek/olarak kabul etmek be/feel duty/honour bound to do something [uk] v.
(olumsuz) bir şeyi onur nişanesi olarak/gururla taşımak wear (something) as a badge of honor v.
(olumsuz) bir şeyi onur nişanesi olarak kabul etmek/saymak wear (something) as a badge of honor v.
onur kırıcı beneath one's dignity expr.
(bir şeyi yapmak) onur meselesi olmuş (in) honor bound (to do something) expr.
onur kırıcı beneath somebody's dignity expr.
onur kırıcı beneath dignity expr.
onur kırıcı beneath your dignity expr.
Formal
onur duymuş hon.(honored) abrev.
Speaking
onur duyarım I would be honored expr.
onur duyarım I'd be honored expr.
onur duydum I am honored expr.
onur duyarım I feel honored expr.
onur duydum it's an honor expr.
onur duydum I am humbled expr.
onur duydum I'm honored expr.