paining - Turco Inglés Diccionario

paining

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

paining — Definition

Significado:
acı, ağrı, ıstırap
Pronunciación (IPA):
(AmE /peɪn/ – BrE /peɪn/)
Categoría gramatical:
İsim: pain (pains)
Sinónimo:
ache, suffering
Antónimos:
comfort, relief

Significados de "paining" en diccionario turco inglés : 42 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pain n. sancı
We are experiencing the pains of this change.
Bu değişimin sancılarını yaşıyoruz.

More Sentences
pain n. ağrı
The patient fainted because of the pain.
Hasta ağrı yüzünden bayıldı.

More Sentences
pain n. acı
John couldn't overcome the pain of his loss.
John yaşadığı kaybın verdiği acının üstesinden gelemiyordu.

More Sentences
pain n. ızdırap
Yes, a strong perfume smell can cause me pain.
Evet, güçlü bir parfüm kokusu bana ızdırap verebilir.

More Sentences
pain n. sızı
General
pain n. cefa
No pain, no gain.
Cefasız sefa olmaz.

More Sentences
pain n. acı
John couldn't overcome the pain of his loss.
John yaşadığı kaybın verdiği acının üstesinden gelemiyordu.

More Sentences
pain n. ızdırap
Yes, a strong perfume smell can cause me pain.
Evet, güçlü bir parfüm kokusu bana ızdırap verebilir.

More Sentences
pain n. baş belası
You're a real pain.
Tam bir baş belasısın.

More Sentences
pain n. eziyet
When you have allergies, eating at a restaurant is a huge pain.
Alerjiniz varsa, restoranda yemek yemek büyük bir eziyettir.

More Sentences
pain n. ağrı
The patient fainted because of the pain.
Hasta ağrı yüzünden bayıldı.

More Sentences
pain v. üzmek
Your lies pain me.
Senin yalanların beni üzüyor.

More Sentences
Medical
pain n. ağrı
The patient fainted because of the pain.
Hasta ağrı yüzünden bayıldı.

More Sentences
Dentistry
pain n. ağrı
The patient fainted because of the pain.
Hasta ağrı yüzünden bayıldı.

More Sentences
General
pain n. itina
pain n. sel
pain n. keder
pain n. dert
pain n. elem
pain n. zahmet
pain n. ihtimam
pain n. azap
pain n. ceza
pain n. emek
pain n. veca
pain n. batar
pain n. sıkıntı
pain v. acıtmak
pain v. canını yakmak
pain v. eziyet etmek
pain v. acı çekmek
pain v. provoke etmek
pain v. irrite etmek
pain v. sinirlendirmek
pain v. canını sıkmak
pain v. ağrımak
pain v. acı vermek
Technical
pain n. patika
Archaic
pain v. başını derde sokmak
pain v. (mecazen) başını ağrıtmak
pain v. ızdırap çekmek
pain v. dert çekmek

Significados de "paining" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pain in the ass n. baş belası (argo)
pain in the neck n. baş belası
General
severe pain n. can acısı
severe pain n. kulunç
knee pain n. diz ağrısı
back pain n. sırt ağrısı
shoulder pain n. kulunç
labour pain n. doğum sancısı
pain cease n. ağrı kesilmesi
abdominal pain n. karın ağrısı
wearing off (pain) n. ağrının dinmesi
stop (of pain) n. ağrının geçmesi
threshold for pain n. acı eşiği
pain threshold n. acı eşiği
go (of pain) n. ağrının geçmesi
threshold of pain n. ağrı eşiği
wearing off (pain) n. ağrının azalması
come (of pain) n. ağrının başlaması
pain of childbirth n. doğum sancısı
pain threshold n. ağrı eşiği
sharp pain n. akut ağrı
acute pain n. akut ağrı
pain relief n. acıyı giderme
acute pain n. şiddetli ağrı
breakthrough pain n. ani sancı
breakthrough pain n. ani ağrı
period pain n. adet ağrısı
period pain n. adet sancısı
period pain n. regl ağrısı
menstrual pain n. regl ağrısı
menstrual pain n. adet ağrısı
menstrual pain n. adet sancısı
searing pain n. keskin acı
hand pain n. el ağrısı
a pain in the hand n. elde ağrı
a pain in the hand n. el ağrısı
hand pain n. elde ağrı
threshold of pain n. acı eşiği
throbbing pain n. zonklayan ağrı
a sharp pain n. keskin bir ağrı
menstrual pain n. regl sancısı
neck pain n. boyun ağrısı
world pain n. dünya acısı
world pain n. varoluş acısı
nasal pain n. burun ağrısı
nose pain n. burun ağrısı
rheumatic pain n. romatizmal ağrı
pain point n. sorun
pain point n. sorunsal
pain intensity n. ağrı şiddeti
pain intensity n. ağrının şiddeti
nagging pain n. sürekli ve geçmeyen ağrı
reduce the pain v. ağrıyı kesmek
cause pain v. acıtmak
cause pain v. ağrıtmak
endure the pain v. acıya katlanmak
relieve the pain v. ağrıyı dindirmek
kill the pain v. ağrıyı kesmek
(a sorrow, pain) to stop v. acısı geçmek
go through pain v. acıyı yaşamak
feel pain v. ağrı duymak
be in pain v. acı duymak
inflict pain v. canını acıtmak
(a sorrow, pain) to stop v. acısı dinmek
endure (the pain) v. acıya dayanmak
relieve one's pain v. ağrısını dindirmek
inflict pain v. cefa etmek
throb with pain v. ağrımak
be in pain v. acı çekmek
(a sorrow, pain) to sooth v. acısı dinmek
suffer pain v. eziyet çekmek
inflict pain v. acı vermek
aggravate the pain v. acıyı şiddetlendirmek
inflict pain on v. cefa etmek
tolerate (the pain) v. acıya dayanmak
feel pain v. canı acımak
have an internal pain v. sancılanmak
have a pain v. ağrısı olmak
give pain v. acı vermek
cause somebody pain v. eziyet vermek
be in pain v. ağrımak
put up with (a pain, sorrow) v. acıya katlanmak
feel pain v. acı çekmek
share the pain v. acıya ortak olmak
share the pain v. acısına ortak olmak
stop one's pain v. acısını dindirmek
conceal one's pain from v. acısını gizlemek
relieve one's pain v. acıyı hafifletmek
be racked with pain v. acılar içinde kıvranmak
alleviate one's pain v. acısını dindirmek
have pain v. acısı olmak
relieve one's pain v. acısını dindirmek
deaden one's pain v. acısını dindirmek
not feel pain v. acı duymamak
suffer from intense pain v. acılar içinde kıvranmak
dull one's pain v. acısını dindirmek
control one's pain v. acısını dindirmek
ease one's pain v. acısını dindirmek
writhe in pain v. acılar içinde kıvranmak
be in severe pain v. acılar içinde kıvranmak
kill one's pain v. acısını dindirmek
decrease the pain v. ağrıyı azaltmak
dull the pain v. ağrıyı gidermek
stop the pain v. ağrıyı gidermek
kill the pain v. ağrıyı gidermek
deaden the pain v. ağrıyı gidermek
(one's pain) to wear off v. ağrısı dinmek
(one's pain) to stop v. ağrısı dinmek
(one's pain) to go v. ağrısı dinmek
(one's pain) to disappear v. ağrısı dinmek
(pain) to shoot through v. ağrı saplanmak
(pain) to shoot up v. ağrı saplanmak
inflict pain v. acı çektirmek
take the pain v. zahmetine katlanmak
take the pain v. zahmetini göstermek
resist pain v. acıya dayanmak
have lower back pain v. beli ağrımak
increase the pain v. acıyı artırmak
feel the pain v. acıyı hissetmek
bear the pain v. ağrıya dayanmak
bear the pain v. acıya dayanmak
relieve the abdominal pain v. karın ağrısını geçirmek
relieve the abdominal pain v. karın ağrısını dindirmek
hide one’s pain v. acısını saklamak
suffer from low back pain v. bel ağrısı çekmek
groan with pain v. acı içinde inlemek
groan with pain v. acı ile inlemek
howl with pain v. acı ile bağırmak
feel one's pain v. acısını hissetmek
moan with pain v. acı ile inlemek
moan with pain v. acıyla inlemek
scream with pain v. acı ile çığlık atmak
scream with pain v. acı ile bağırmak
yell in pain v. acı içinde bağırmak
ease someone's pain v. birinin acısını dindirmek
wake up with a pain v. ağrıyla uyanmak
squirm in pain v. acı içinde kıvranmak
writhe in pain v. acı içinde kıvranmak
twist in pain v. acı içinde kıvranmak
groan in pain v. acı içinde inlemek
die in the pain v. ölene kadar işkence etmek
pain one's self v. kendi sınırlarını zorlamak
pain one's self v. cefa çekmek
pain one's self v. kendini zor duruma düşürmek
pain free adj. acısız
out of pain adj. ağrısız
out of pain adj. acısız
free from pain adj. ağrısız
free from pain adj. acısız
pain-free adj. ağrısız