| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | pain i. | sancı | ||
|
We are experiencing the pains of this change. Bu değişimin sancılarını yaşıyoruz. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | pain i. | ağrı | ||
|
The patient fainted because of the pain. Hasta ağrı yüzünden bayıldı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | pain i. | acı | ||
|
John couldn't overcome the pain of his loss. John yaşadığı kaybın verdiği acının üstesinden gelemiyordu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | pain i. | ızdırap | ||
|
Yes, a strong perfume smell can cause me pain. Evet, güçlü bir parfüm kokusu bana ızdırap verebilir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | pain i. | sızı | ||
| Genel | ||||
| Genel | pain i. | cefa | ||
|
No pain, no gain. Cefasız sefa olmaz. More Sentences |
||||
| Genel | pain i. | acı | ||
|
John couldn't overcome the pain of his loss. John yaşadığı kaybın verdiği acının üstesinden gelemiyordu. More Sentences |
||||
| Genel | pain i. | ızdırap | ||
|
Yes, a strong perfume smell can cause me pain. Evet, güçlü bir parfüm kokusu bana ızdırap verebilir. More Sentences |
||||
| Genel | pain i. | baş belası | ||
|
You're a real pain. Tam bir baş belasısın. More Sentences |
||||
| Genel | pain i. | eziyet | ||
|
When you have allergies, eating at a restaurant is a huge pain. Alerjiniz varsa, restoranda yemek yemek büyük bir eziyettir. More Sentences |
||||
| Genel | pain i. | ağrı | ||
|
The patient fainted because of the pain. Hasta ağrı yüzünden bayıldı. More Sentences |
||||
| Genel | pain f. | üzmek | ||
|
Your lies pain me. Senin yalanların beni üzüyor. More Sentences |
||||
| Medikal | ||||
| Medikal | pain i. | ağrı | ||
|
The patient fainted because of the pain. Hasta ağrı yüzünden bayıldı. More Sentences |
||||
| Diş Hekimliği | ||||
| Diş Hekimliği | pain i. | ağrı | ||
|
The patient fainted because of the pain. Hasta ağrı yüzünden bayıldı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | pain i. | itina | ||
| Genel | pain i. | sel | ||
| Genel | pain i. | keder | ||
| Genel | pain i. | dert | ||
| Genel | pain i. | elem | ||
| Genel | pain i. | zahmet | ||
| Genel | pain i. | ihtimam | ||
| Genel | pain i. | azap | ||
| Genel | pain i. | ceza | ||
| Genel | pain i. | emek | ||
| Genel | pain i. | veca | ||
| Genel | pain i. | batar | ||
| Genel | pain i. | sıkıntı | ||
| Genel | pain f. | acıtmak | ||
| Genel | pain f. | canını yakmak | ||
| Genel | pain f. | eziyet etmek | ||
| Genel | pain f. | acı çekmek | ||
| Genel | pain f. | provoke etmek | ||
| Genel | pain f. | irrite etmek | ||
| Genel | pain f. | sinirlendirmek | ||
| Genel | pain f. | canını sıkmak | ||
| Genel | pain f. | ağrımak | ||
| Genel | pain f. | acı vermek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | pain i. | patika | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | pain f. | başını derde sokmak | ||
| Eski Kullanım | pain f. | (mecazen) başını ağrıtmak | ||
| Eski Kullanım | pain f. | ızdırap çekmek | ||
| Eski Kullanım | pain f. | dert çekmek | ||