plumbs - Turco Inglés Diccionario

plumbs

plumbs — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /plʌm/ – BrE /plʌm/)
Categoría gramatical:
Fiil: plumb (plumbs – plumbed – plumbing)
Sinónimo:
vertical, fathom
Antónimos:
superficial

Significados de "plumbs" en diccionario turco inglés : 47 resultado(s)

Inglés Turco
General
plumb v. anlamaya çalışmak
It is impossible to plumb the mysteries of space.
Uzayın gizemlerini anlamak imkansızdır.

More Sentences
plumb adj. tam
He hit the target board plumb in the bullseye.
Hedef tahtasını tam on ikiden vurdu.

More Sentences
plumb adj. dimdik
Be sure the two panels are plumb before gluing them.
Yapıştırmadan önce mutlaka iki panelin dimdik olmasını sağlayın.

More Sentences
plumb n. düşey
plumb n. çekülün ucuna bağlı olan kurşun
plumb n. şakul
plumb n. kurşun
plumb n. iskandil
plumb n. çekül
plumb v. doğrultmak
plumb v. su tesisatını kurmak
plumb v. derinlemesine araştırmak
plumb v. ölçmek
plumb v. tartmak
plumb v. düzeltmek
plumb v. ölçmek (derinlik)
plumb v. derinine inmek
plumb v. (çekülle) düzeltmek
plumb v. çekül ile düzeltmek
plumb v. iskandil etmek
plumb v. (bir şeyin) en alt noktasına ulaşmak
plumb v. dik şekilde asmak
plumb v. dik inmek
plumb v. dik olmak
plumb v. su tesisatçısı olarak çalışmak
plumb v. boru tamir etmek
plumb v. dikey ölçmek
plumb adj. dikey
plumb adj. adamakıllı
plumb adj. eğrice
plumb adj. su katılmamış
plumb adj. doğru
plumb adj. derinlemesine
plumb adv. düpedüz
plumb adv. dikine
plumb adv. gerçekten
plumb adv. tam olarak
plumb adv. dosdoğru
plumb adv. düşey olarak
Technical
plumb n. çekül
plumb n. iskandil
plumb n. iskandil ağırlığı
plumb n. şakul
plumb adj. düşey
Traffic
plumb n. şakul
Marine
plumb v. iskandil etmek
Marine Biology
plumb n. iskandil kurşunu

Significados de "plumbs" con otros términos en diccionario inglés turco: 94 resultado(s)

Inglés Turco
General
plumb bob n. çekülün ucuna bağlı olan kurşun
plumb level n. tesviyeruhu
plumb line n. şakul
plumb the depths v. son raddeye varmak
be plumb v. şakullemek
be plumb v. şakulünde olmak
be plumb v. şakulüne getirmek
be out of plumb v. şakulden kaçmak
be out of plumb v. şakulünde olmamak
plumb in v. bağlamak
plumb the depths of v. -in derinliklerine inmek
plumb the depths of v. -in derinliklerine gömülmek
plumb the depths v. dibe vurmak
plumb the depths v. dibi görmek
plumb [dialect] v. kabarmak
plumb [dialect] v. şişmek
plumb [dialect] v. yükselmek
plumb- pref. kurşun anlamını veren bir ön ek
Colloquial
plumb the depths v. -in derinliklerine inmek
plumb the depths v. dibi görmek
plumb the depths v. son raddeye varmak
plumb the depths v. gömülmek
plumb the depths v. perişan olmak
plumb the depths v. dibe vurmak
Idioms
plumb the depths v. derin bir üzüntü yaşamak
plumb the depths v. dibi görmek
plumb the depths v. derinine inmek
plumb the depths v. dibe vurmak
plumb the depths (of something) v. (bir şeyin) derinine inmek
plumb new depths (of something) v. (bir şeyin) yeni bir yüzüyle karşılaşmak
plumb new depths v. dibi görmek
plumb new depths v. dibine batmak
plumb new depths (of something) v. (bir şeyin) inceliklerini gözler önüne sermek
plumb new depths (of something) v. (bir şeyi) derinlemesine araştırmak
plumb new depths (of something) v. (bir şeyin) derinliklerine inmek
plumb new depths v. beterin beteri olmak
plumb new depths (of something) v. (bir şeyi) yeni bir gözle incelemek
half a bubble off plumb expr. çılgın
plumb loco expr. zırdeli
half a bubble off plumb expr. kaçık
half a bubble off plumb expr. bir tahtası eksik
half a bubble off plumb expr. deli
pert near, but not plumb expr. iş görür ama kusursuz değil
pert near, but not plumb expr. idare eder
pert near, but not plumb expr. fena değil
pert near, but not plumb expr. yaklaşık ama tam ideal değil
pert near, but not plumb expr. eh işte
pert near, but not plumb expr. yakın ama tam değil
pert near, but not plumb expr. yeterli ama kusursuz değil
Technical
plumb line n. şakul
plumb line n. çekül
plumb rule n. tesviye ruhu
plumb bob n. iskandil veya şakul ucundaki ağırlık
plumb line n. çekül doğrusu
plumb rule n. kabarcıklı düzeç
off plumb n. düşey olmama
out of plumb n. şakulden kaçık
plumb level n. sarkaç terazi
plumb level n. sarkaç düzeç
plumb rule n. şakullü suterazisi
plumb rule n. şakullü düzeç
plumb and level n. kabarcıklı düzeç
plumb bob n. şakul topuzu
plumb level n. tesviyeruhu
plumb rule n. tesviyeruhu
plumb level n. ipli düzeç
plumb line n. çekül sicimi
variations from plumb n. şakulden kaçıklıklar
plumb point n. çekül noktası
plumb line n. iskandil ipi
plumb rule n. şaküllü cetvel
plumb-bob n. çekül
plumb-line n. çekül
plumb-line n. şakul
plumb-bob n. şakul
plumb line n. düşey doğru
plumb joint n. lehimli bindirme
plumb line n. dünya'nın çekim merkezine doğru çizilmiş çizgi
plumb line [obsolete] n. bir diğerine dik olan çizgi
plumb line n. dik doğru
off plumb adj. düşeyden kaçık
out of plumb adj. eğik
out of plumb adj. şakulsüz
Construction
mason's plumb-line n. perese
plumb bond pole n. duvar köşesi düşeylik dikmesi
Marine
be plumb v. iskandil etmek
plumb the depths v. iskandil etmek
plumb the depths v. iskandil vermek
Geography
plumb-bob n. şakül
Military
plumb point n. çekül noktası
Slang
plumb crazy [us] adj. keçileri kaçırmış
plumb crazy [us] adj. kafadan kontak
plumb crazy [us] adj. zır deli
plumb crazy [us] adj. kafayı sıyırmış