rambles - Turco Inglés Diccionario

rambles

rambles — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈræmbəl/ – BrE /ˈræmbəl/)
Categoría gramatical:
Fiil: ramble (rambles – rambled – rambling)
Sinónimo:
wander, digress
Antónimos:
focus

Significados de "rambles" en diccionario turco inglés : 27 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
ramble v. başıboş gezmek
General
ramble n. gezinti
An afternoon family ramble followed the brunch.
Öğle kahvaltısını öğleden sonraki aile gezintisi takip etti.

More Sentences
ramble v. yayılıp büyümek (bitki)
Her pruning roses were rambling all over the roof of the greenhouse.
Budanan gülleri seranın çatısının her tarafına yayılıp büyümüş durumdaydı.

More Sentences
ramble v. dolaşmak
They spent four marvelous days rambling around Kuala Lumpur.
Kuala Lumpur'da dolaşarak dört muhteşem gün geçirdiler.

More Sentences
ramble n. dolambaçlı yol
ramble n. gezinme
ramble n. yürüyüş
ramble n. dolaşma
ramble n. gezinme
ramble n. gezinti yapma
ramble n. laf kalabalığı
ramble v. gezinmek
ramble v. gelişigüzel yayılıp büyümek (bitki)
ramble v. konuyu dağıtmak
ramble v. abuk sabuk konuşmak
ramble v. avare dolaşmak
ramble v. başıboş dolaşmak
ramble v. ipsiz sapsız konuşmak
ramble v. gezmek
ramble v. boş boş dolaşmak
ramble v. kıvrılarak uzanmak (nehir)
ramble v. yayılmak
ramble v. dolanmak
ramble v. dolanıp durmak
ramble v. dolambaçlı yoldan gitmek
ramble v. dolana dolana gitmek
ramble v. gevezelik etmek

Significados de "rambles" con otros términos en diccionario inglés turco: 16 resultado(s)

Inglés Turco
General
ramble on v. dolaşmak
ramble on v. gezmek
ramble on v. yürümek
ramble on v. uzatmak
ramble on v. gevezeliği sürdürmek
Phrasals
ramble about v. boş boş gezinmek
ramble on v. avare avare dolanmak
ramble on v. gezinmek
ramble on v. tutarsız biçimde konuşmak
ramble on v. konuşup durmak
ramble on v. (bina) uzanmak/gitmek (bir yere)
ramble on v. boş boş konuşmak
ramble on v. laf kalabalığı yapmak
ramble on v. boş konuşmak
Idioms
ramble on about someone v. (birisi hakkında) lafı döndürüp dolaştırmak/uzatmak
Speaking
why do you ramble on so much? expr. sen niye lafı bu kadar uzatıyorsun?