reality - Turco Inglés Diccionario

reality

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

reality — Definition

Significado:
gerçeklik, olgusal durum
Pronunciación (IPA):
(AmE /riˈæləti/ – BrE /rɪˈælɪti/)
Categoría gramatical:
İsim: reality (realities)
Sinónimo:
actuality, truth
Antónimos:
illusion

Significados de "reality" en diccionario turco inglés : 13 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
reality n. gerçeklik
Mr Lagendijk of the Group of the Greens used the term 'smart sanctions' which are, of course, a reality.
Yeşiller Grubundan Sayın Lagendijk 'akıllı yaptırımlar' terimini kullandı ki bu elbette bir gerçekliktir.

More Sentences
General
reality n. gerçek
Then the reality hit me - I had no money.
Sonra gerçekler kafama dank etti; parasızdım.

More Sentences
reality n. acı gerçek
Mora had a hard time to face the harsh reality.
Mora acı gerçekle yüzleşmekte zorlandı.

More Sentences
Psychology
reality n. gerçeklik
Mr Lagendijk of the Group of the Greens used the term 'smart sanctions' which are, of course, a reality.
Yeşiller Grubundan Sayın Lagendijk 'akıllı yaptırımlar' terimini kullandı ki bu elbette bir gerçekliktir.

More Sentences
General
reality n. realite
reality n. asıl
reality n. hakikat
reality n. gerçek hayat
reality n. gerçek olay
reality N. olgusal durum
Television
reality adj. önceden prova edilmemiş ortamlarda doğal etkileşime giren kişileri ve hikayelerini içeren (yapım)
Philosophy
reality n. mutlak olan şey
reality n. insan farkındalığından bağımsız olarak var olan şey

Significados de "reality" con otros términos en diccionario inglés turco: 138 resultado(s)

Inglés Turco
General
perceived reality n. algılanan gerçek
flight from reality n. gerçeklikten kaçıma
relative reality n. göreli gerçeklik
objective reality n. objektif realite
subjective reality n. sübjektif realite
absolute reality n. mutlak gerçeklik
social reality n. sosyal gerçeklik
reality in literature n. edebiyatta gerçeklik
physical reality n. fizik hakikati
potential reality n. potansiyel gerçeklik
social reality n. sosyal hakikat
virtual reality n. sanal gerçeklik
local reality n. yerel gerçeklik
social fact-process-reality n. sosyal olgu
social fact-process-reality n. sosyal vakıa
exploring reality n. gerçeği keşfetme
sense of reality n. gerçeklik duygusu
alternate reality n. alternatif gerçeklik
the linkage between observation and reality n. gözlem ve gerçeklik arasındaki bağ
external reality n. dış gerçeklik
grim reality n. acı gerçek
fake reality n. sahte gerçeklik
consensual reality n. uzlaşımsal gerçeklik
harsh reality n. acı gerçek
hard reality n. acı gerçek
augmented reality n. arttırılmış gerçeklik
cruel reality n. acımasız gerçek
mixed reality n. karma gerçeklik
reality check n. zihni gerçeklere döndüren durum
reality check n. gerçeklerle yüzleştiren değerlendirme
virtual reality (vr) n. sanal gerçeklik
inconvenient reality n. uygunsuz gerçeklik
contact with reality n. gerçekle temas
become reality v. gerçekleşmek
reflect the reality (or realities) v. gerçekleri yansıtmak
become a reality v. meydana gelmek
make (something) a reality v. gerçeğe dönüştürmek
accept reality v. gerçeği kabullenmek
not reflect the reality v. gerçeği yansıtmamak
face the reality v. gerçekle yüzleşmek
face the reality v. hakikatle yüzleşmek
get back to reality v. gerçeğe geri dönmek
based on reality adj. gerçeğe dayanan
utterly devoid of any reality adj. baştan sona gerçeklerden uzak
irrelevant to reality adj. gerçekle ilgisi olmayan
grounded in reality adj. gerçekçi
grounded in reality adj. gerçekle uyumlu
grounded in reality adj. gerçeğe dayanan
in reality adv. gerçekte
in reality adv. aslında
between dream and reality adv. hayal ile gerçek arasında
Phrases
the reality is that expr. gerçek şu ki
Colloquial
reality itself n. gerçeğin ta kendisi
in reality expr. gerçek hayatta
Idioms
reality of the situation n. durumun özü
reality of the situation n. durumun gerçeği
a reality check n. gerçeklerle yüzleştiren olay
reality check n. gerçeklerle yüzleştiren olay
reality check n. rüyadan/hayal aleminden çıkaran sonuç
a reality check n. rüyadan/hayal aleminden çıkaran sonuç
reality check n. gerçeklerin kabullenmesini sağlan olay/netice
a reality check n. gerçeklerin kabullenmesini sağlan olay/netice
reality check n. şapkayı önüne koyup düşünmesini sağlatan şey
a reality check n. şapkayı önüne koyup düşünmesini sağlatan şey
a reality check n. pembe gözlüklerin çıkmasını sağlatan şey
reality check n. pembe gözlüklerin çıkmasını sağlatan şey
bite of the reality sandwich n. gerçeklik sandviçini ısırma
bite of the reality sandwich n. hayal aleminden çıkma
bite of the reality sandwich n. şapkayı/takkeyi önüne koyup düşünme
bite of the reality sandwich n. ayakları yere basma
cruel reality n. acı gerçek
stark reality n. çıplak gerçek
lose touch with reality v. gerçeklikle bağlarını yitirmek
lose touch with reality v. gerçekle(rle) bağını koparmak
bring back to reality v. gerçeklere dönmek
lose touch with reality v. gerçeklerle bağı kopmak
bring someone back to reality v. birini gerçeğe döndürmek
take a bite of the reality sandwich v. hayal aleminden çıkmak
take a bite of the reality sandwich v. gerçeklik sandviçini ısırmak
take a bite of the reality sandwich v. ayakları yere basmak
take a bite of the reality sandwich v. şapkayı/takkeyi önüne koyup düşünmek
bring (one) back to reality v. (birini) hayal aleminden uyandırmak
bring (one) back to reality v. (birini) gerçeğe döndürmek
wake up to reality v. gerçeğe dönmek
wake up to reality v. inkar etmeyi bırakmak
detached from reality adj. gerçekle/gerçeklikle bağı kesilmiş
detached from reality adj. gerçekle/gerçeklikle alakası olmayan
detached from reality adj. gerçeklikle ilgisi olmayan
detached from reality adj. gerçeklikten kopmuş
out of touch with reality adj. gerçeklikten kopmuş
out of touch with reality adj. hayal aleminde yaşayan
Speaking
we also know what reality is expr. gerçeğin ne olduğunu da biliyoruz
Media
reality check n. gerçeğe uygunluk
reality check n. gerçeği yansıtan (program vb)
reality tv n. realite tv
reality show n. sıradan insanların yaşamlarını konu alan televizyon programı
Technical
virtual reality n. sanal gerçeklik
artificial reality n. sanal gerçeklik
augmented reality applications n. artırılmış gerçeklik uygulamaları
Computer
virtual reality markup language n. sanal gerçeklik zenginleştirme dili
virtual reality markup language n. sanal gerçeklik işaretleme dili
artificial reality n. sanal gerçeklik
data glove (virtual reality) n. elektronik eldiven
virtual reality n. sanal gerçeklik
virtual reality modelling language n. sanal gerçeklik modelleme dili
alternate reality game n. çoklu oyuncular için tasarlanmış, oyun akışının oyuncu kararlarına göre geliştiği video oyun türü
Informatics
virtual reality markup language n. sanal gerçeklik dili
virtual reality n. sanal gerçeklik
augmented reality n. artırılmış gerçeklik
augmented reality n. zenginleştirilmiş gerçeklik
Telecom
virtual reality modeling language n. sanal gerçek modelleme dili
virtual reality n. sanal gerçeklik
Television
reality fiction n. gerçek hayattan insanların hikayelerini içeren şovların hicivli parodisini yapan tv programı
reality tv n. gerçek hayattaki sıradan insanların hikayelerini içeren tv programları
reality-based adj. gerçek olaylara dayanan
Automotive
augmented reality head up display (arhud) n. artırılmış gerçeklikli yansıtmalı ekran
Medical
reality orientation training n. özellikle yaşlı insanlara uygulanan ve gerçek hayatla uyumlu olmalarını amaçlayan tedavi programı
Psychology
social reality n. toplumsal gerçeklik
virtual reality exposure therapy n. sanal gerçeklikle maruz bırakma terapisi
sui generis reality n. kendine özgü gerçeklik
perceived reality n. algılanan gerçeklik
objective reality n. nesnel gerçeklik
psychic reality n. ruhsal gerçeklik
subjective reality n. öznel gerçeklik
reality adaptation n. gerçekliğe uyum
reality testing n. gerçeği değerlendirme yetisi
reality principle n. gerçeklik ilkesi
reality testing n. gerçeklik testi
phenomenal reality n. fenomenal gerçeklik
flight from reality n. gerçeklikten kaçış
reality distortion field n. gerçeklik çarpıtma alanı
reality therapy n. gerçeklik terapisi
Philosophy
softness of reality n. şartsız gerçeğin yumuşaklığı
Theatre
reality fiction n. gerçek hayattan insanların hikayelerini içeren şovların hicivli parodisini yapan piyes ya da oyun
Cinema
sinematic reality n. sinemasal gerçeklik
Modern Slang
alternative reality n. çoğunluğun gerçek olarak kabul ettiğinden farklı bir gerçeklik
altered reality n. değişmiş/değiştirilmiş gerçeklik
alternative reality n. alternatif gerçeklik