serbest bırakmak - Turco Inglés Diccionario
Historia

serbest bırakmak



Significados de "serbest bırakmak" en diccionario inglés turco : 56 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
serbest bırakmak set free v.
serbest bırakmak liberate v.
serbest bırakmak release v.
General
serbest bırakmak emancipate v.
serbest bırakmak let off v.
serbest bırakmak let loose v.
serbest bırakmak set loose v.
serbest bırakmak free v.
serbest bırakmak set at liberty v.
serbest bırakmak deliver v.
serbest bırakmak unleash v.
serbest bırakmak unchain v.
serbest bırakmak loose v.
serbest bırakmak uncage v.
serbest bırakmak extricate v.
serbest bırakmak unhitch v.
serbest bırakmak turn loose v.
serbest bırakmak let go one's hold of v.
serbest bırakmak unfreeze v.
serbest bırakmak unbind v.
serbest bırakmak disengage v.
serbest bırakmak deblock v.
serbest bırakmak affranchise v.
serbest bırakmak decontrol v.
serbest bırakmak slip v.
serbest bırakmak unloosen v.
serbest bırakmak manumit v.
serbest bırakmak make free v.
serbest bırakmak unrein v.
serbest bırakmak unloose v.
serbest bırakmak let go v.
serbest bırakmak disentangle v.
serbest bırakmak relinquish v.
serbest bırakmak enfranchise v.
serbest bırakmak discharge v.
serbest bırakmak give somebody his head v.
serbest bırakmak deallocate v.
serbest bırakmak give a loose v.
serbest bırakmak leave liberty v.
serbest bırakmak assoil v.
serbest bırakmak abstringe v.
Phrasals
serbest bırakmak let out of
Idioms
serbest bırakmak let go
serbest bırakmak set free
serbest bırakmak allow somebody a free rein
serbest bırakmak give somebody a free rein
Law
serbest bırakmak liberate
serbest bırakmak disengage
serbest bırakmak disincarcerate
Politics
serbest bırakmak disenthral
serbest bırakmak disenthrall
serbest bırakmak affranchise
serbest bırakmak enfranchise
Technical
serbest bırakmak release
serbest bırakmak slacken
serbest bırakmak trip

Significados de "serbest bırakmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 32 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kefaletle serbest bırakmak bail v.
General
fidye alarak serbest bırakmak ransom v.
birini serbest bırakmak set someone free v.
kendisiyle nöbet değiştirerek (birini) serbest bırakmak spell v.
bir mahpusu serbest bırakmak set someone at large v.
mahkumu şartlı olarak serbest bırakmak parole v.
kefaletle serbest bırakmak release on bail v.
kefaletle serbest bırakmak grant bail v.
kefaletle serbest bırakmak allow bail v.
birini serbest bırakmak give someone rope v.
kefaletle serbest bırakmak admit to bail v.
kefaletle serbest bırakmak parole v.
genel afla serbest bırakmak amnesty v.
rehini serbest bırakmak take out of pledge v.
kefaletle serbest bırakmak bail out v.
birini serbest bırakmak emancipate someone from something v.
birini kefaletle serbest bırakmak release somebody on bail v.
Phrasals
kendini serbest bırakmak let oneself go
serbest bırakmak/gevşetmek slack up on something
serbest bırakmak/gevşetmek slack off on something
Idioms
bağlarını çözerek serbest bırakmak cut free
birini serbest bırakmak let someone go
birini serbest bırakmak let somebody go
bir atı (çok yaşlı olduğundan) serbest bırakmak put a horse out to pasture
birini serbest bırakmak/salıvermek let go of someone
hislerini/duygularını açığa vurmak/serbest bırakmak give vent to one's feelings
Trade/Economic
kefaletle serbest bırakmak bail out
Law
mahkemeye çıkmak üzere serbest bırakmak release on habeas corpus
kefaletle serbest bırakmak bail out
Informatics
kaynağı serbest bırakmak deallocate
Aeronautic
ayırmak serbest bırakmak disengage
Military
ateş sahasını serbest bırakmak unmask