single- - Turco Inglés Diccionario

single-

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "single-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
single step income statement n. tek kademeli kar zarar tablosu
single adj. bekar
single adj. tek
General
single seater n. tek kişilik uçak
single ticket n. dönüş bileti
single n. evlenmemiş kimse
single entry visa n. tek girişlik vize
single ticket n. gidiş bileti
single escheat n. bir vatan haininin servetine el koyma
single tax n. tek vergi usulü
single mother n. bekar anne
single mindedness n. tek bir şey düşünme
single loop learning n. tek etaplı öğrenme
single man n. bekar adam/erkek
single girl n. bekar kız
single n. gidiş bileti
single quote n. tek tırnak
single bed n. tek kişilik yatak
a challenge to single combat n. mübareze
single n. dönüş bileti
single occupancy rate n. tek kişilik tarife
single couple n. tekli kupl
single women in literature n. edebiyatta bekar kadınlar
single chair n. tek koltuklu teleferik
single hole n. tek delik
single way anova n. tek yollu anova
single room n. tek kişilik oda
the single life n. bekarlık
single women n. bekar kadınlar
single thing n. tek
single n. vahit
single well surfactant soaking treatment n. tek kuyuluk surfaktan emdirme operasyonu
single n. tek gidiş bileti
single shell n. tek kabuk
single entry visa n. sadece tek ziyaret için geçerli vize
single parent family n. tek ebeveynli aile
single mothers n. bekar anneler
single subject research n. tek denekli araştırma
single cell proteins n. tek hücre proteinleri
single duvet cover set n. tek kişilik nevresim takımı
single duvet cover n. tek kişilik nevresim
single chair n. tekli koltuk
single seating n. tekli koltuk
single seating unit n. tekli koltuk
single seat n. tekli koltuk
single seating armchair n. tekli koltuk
single seating chair n. tekli koltuk
single-bath n. tek banyo
single-decker n. tek katlı otobüs
single-child family n. tek çocuklu aile
single-frequency n. tek frekans
single-parent home n. tek ebeveynli ev
single-seater n. tek kişilik
single-loop learning n. tek etaplı öğrenme
single-parent family n. tek ebeveynli aile
single-loop learning n. tek döngülü öğrenme
single ladies n. bekar bayanlar
single manager n. tek yönetici
single use n. tek sefer
single flight n. tek sefer
single use n. tek kullanım
single condition n. tek şart
single door n. tek kanatlı kapı
single solution n. tek çözüm
single eyebrow n. tek kaş
hit single of the album n. albümün çıkış parçası
single fathers n. bekar babalar
single-leaf door n. tek kanatlı kapı
single piece non-priority mail n. tek parça önceliksiz posta
single-wide mobile home n. tek üniteli mobil/taşınabilir ev
single responsibility principle n. tek sorumluluk prensibi
single responsibility n. tek mesuliyet
single responsibility n. tek sorumluluk
single aim n. tek hedef
fear of being single n. bekar kalma korkusu
single-use camera n. tek kullanımlık fotoğraf makinesi
single combat n. teke tek çarpışma
single combat n. göğüs göğüse çarpışma
single combat n. düello
single global rating method n. tek küresel derecelendirme yöntemi
single global rating method n. tek/yegane küresel değerlendirme yöntemi
single-detached dwelling n. müstakil ev
single-family detached home n. müstakil ev
single family house n. müstakil ev
single-detached dwelling n. müstakil konut
single-family detached home n. müstakil konut
single family house n. müstakil konut
single differences n. tekli farklar
single entity n. müstakil/bağımsız/münferit varlık
single course n. tek ders
single person n. tek kişi
single-issue politics n. tek sorun siyaseti
single-issue politics n. tek bir alana yoğunlaşmış politika
every single detail n. her ince ayrıntı
a single region n. tek bir bölge
cd single n. bir ya da iki popüler şarkı içeren kompakt disk formatında albüm
single-foot n. (at) rahvan yürüyüş
single knot n. ilmek yapılan ipin ucunu ilmeğin içinden geçirerek atılan düğüm
single knot n. adi düğüm
single n. bekar kimse
single-end [dialect] [scotland] n. tek odalı ev
single n. tek kişilik gösteri
single file n. eşya sırası
single-parent n. bekar ebeveyn
single-malt n. tek malt viski
single [uk] n. sterlin banknotu
single file n. tek kolda yürüme
single-malt n. single malt viski
single n. evlenmemiş genç kimse
single file n. tekli sıra
single n. birey
single-malt n. katışıksız viski
single whip n. tekli makara
single n. bir dolarlık banknot
single-mindedness n. tek bir hedefe kilitlenme
single [canada/us] n. dolar banknotu
single blessedness n. bekarlık
single-mindedness n. kararlılık
single n. tek kişilik performans
single-mindedness n. kendinden eminlik
single n. tek tabanca kimse
single n. genç bekar
single file n. insan sırası
single dwelling n. müstakil ev
single-end [dialect] [scotland] n. tek odalı yerleşim yeri
single file n. hayvan sırası
single-wide n. taşınabilir ev
single-wide n. mobil ev
single-wide n. prefabrik ev
single n. birlik
single n. single
single n. tek kişilik bilet
single n. bir dolarlık banknot
single n. tekli
single drug n. tek ilaç
form a single file v. birbiri ardınca sıralanmak
form a single file v. tek sıra olmak
single out v. seçip ayırmak
single out v. seçmek (diğerlerinden birini)
single out v. belirlemek
single out v. ayırmak
live a single life v. bekar yaşamak
single v. ayırmak
single out v. seçmek
single v. teklemek
gather under a single roof v. tek çatı altında toplamak
(a single etc) take (someone) to top v. zirveye çıkarmak
(a single) get (someone) to number one in the chart v. listede bir numaraya taşımak
(a single) get (someone) to number one in the chart v. bir numara yapmak
(a single) get (someone) to number one in the chart v. bir numaraya çıkarmak

Significados de "single-" con otros términos en diccionario inglés turco: 9 resultado(s)

Turco Inglés
General
single malt viski single-malt n.
single single n.
Automotive
servo fren single servo brake n.
Music
do as ınfinity'nin 2003'te piyasaya sürülmüş 14. single_parçası shinjitsu no uta n.
do as ınfinity'nin 2002'de piyasaya sürülmüş 10. single_parçası fukai mori n.
Slang
büyük single plak twelve inch n.
küçük single plak seven inch n.
büyük single plak 12` n.
küçük single plak 7` n.