stream! - Turco Inglés Diccionario

stream!

Significados de "stream!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
stream n. dere
stream n. akarsu
General
stream of consciousness n. bilinç akımı
stream of consciousness n. bilinçakışı
stream n. akarca
stream n. nehir
meteor stream n. meteor yağmuru
main stream n. ana akarsu
violent stream n. kuvvetli akıntı
stream bed n. nehir yatağı
stream bed n. akarsu yatağı
stream n. cereyan
stream n. ırmak
tributary stream n. kol ırmak
longitudinal stream n. boyuna akarsu
side stream n. kol ırmak
mountain stream n. deliçay
gulf stream n. meksika körfezi'nden kuzey atlantiğe uzanan sıcak su akıntısı
stream n. dereden büyük ırmaktan küçük akarsu
master stream n. ana ırmak
the gulf stream n. golfstrim
stream n. su
stream n. akıntı
stream n. çaygillerden bir ağaççık türünün özel işlemlerle kurutulan yaprağı
stream profile n. akarsu profili
jet stream n. jet akımı
stream n. akarsu
stream n. sel
main stream n. ana görüş
consequent stream n. uyumlu akarsu
stream n. akarsu akıntısı
stream n. çaygillerden bir ağaççık türü
stream n. çay
stream n. akım
side of the stream n. dere kenarı
stream n. gidiş
stream flow n. akarsu akışı
stream pollution n. akarsu kirliliği
stream n. ceryan
broadcast stream n. yayın akışı
mountain stream n. yabani dere
run stream n. iş kuyruğu
stream media n. kesintisiz ortam
blue stream n. mavi akım
a live broadcast stream n. canlı yayın akışı
stream of thought n. fikir akımı
fast-flowing stream n. hızlı akan akarsu
stream n. arık
stream of thought n. düşünce silsilesi
stream of thought n. fikir silsilesi
stream of thought n. düşünce zinciri
stream of thought n. fikir dizisi
stream of thought n. fikirler dizisi
stream of thought n. düşünce dizisi
stream of thought n. düşüncenin devamlılığı
stream n. akış
stream of consciousness n. bilinçlilik akışı
steady stream n. sabit akış
income stream n. gelir akışı
main stream n. ana akım
stream n. müfredat
stream of consciousness n. bilinç akışı
stream of consciousness n. şuur akışı
stream of literature n. literatür akımı
stream n. ışık parlaması
stream n. sürekli tedarik akışı
stream wheel n. suyun akış hızını ölçen çark
stream n. sürekli yenilenen stok
stream wheel n. su çarkı
stream n. ışık çakması
stream n. devamlı akış
stream n. akın
stream n. kademe
stream v. sürmek
stream v. uçuşmak
stream v. akıp gitmek
stream v. uzanmak
stream v. akmak
stream v. akın halinde gitmek
stream v. aralıksız sürmek
stream v. sel gibi akmak
stream with perspiration v. çok terlemek
stream v. dalgalanmak
stream v. dalgalanmak (saç/bayrak)
(one's eye) stream v. gözü yaşarmak
(one's eye) to stream v. gözleri yaşarmak
live-stream v. canlı yayınlamak
stream v. vücut sıvısını akıtmak
stream v. tek yönde akmak
stream v. vücut sıvısı çıkarmak
stream v. tek yönde yığılmak
stream v. terlemek
stream v. yayınlanmak
stream v. süzülmek
stream v. yayımlamak
stream with sweat adj. ter içinde
low side-stream adj. az dumanlı
stream of adj. bir dizi
up stream adv. akıntıya karşı
with the stream adv. akıntı ile
down stream adv. akıntı yönünde
stream N. veri akışı
Phrasals
stream down on v. üzerine akmak
stream in(to something) v. bir şeye akın etmek
stream into (something or some place) v. (bir şeye/yere) akın etmek
stream into (something or some place) v. (bir şeye/yere) akın akın girmek
stream into (something or some place) v. (bir şeye/yere) dolmak
stream into (something or some place) v. (bir şeye/yere) sel gibi akmak
stream into (something or some place) v. (bir şeye/yere) doluşmak
stream into (something or some place) v. (bir şeye/yere) hücum etmek
stream down v. aşağı doğru/boyunca akın etmek
stream down v. akın akın gelmek
stream in v. içeri dolmak/doluşmak
stream in v. içine/içeri akın etmek
stream in v. içeri/içine akmak
stream in v. akın akın girmek
stream down v. aşağı doğru akmak
stream in v. içeri/içine sızmak
stream in v. içeri hücum etmek
stream down v. aşağı doğru süzülmek
Phrases
drift with the stream v. ayak uydurmak
drift with the stream v. akıntıya uymak
drift with the stream v. boyun eğmek
drift with the stream v. standartlara uyum sağlamak
stream of insults expr. hakaret yağmuru
Proverb
cross the stream where it is shallowest işleri mümkün olan en kolay yoldan yapmak
cross the stream where it is shallowest kolayına bakmak
only dead fish swim with the stream sadece ölü balıklar akıntıya kapılır
only dead fish swim with the stream sadece ölü balıklar akıntıya kapılır
don't change horses in the middle of the stream çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez
don't change horses in the middle of the stream çaydan/dereden/ırmaktan geçerken at değiştirilmez
don't change horses in the middle of the stream dereyi geçerken at değiştirilmez
don't change horses in the middle of the stream çayı/dereyi/ırmağı geçerken at değiştirilmez
don't change horses in the middle of the stream dere geçerken at değiştirilmez
don't change horses in the middle of the stream karar verildikten/makam dolduktan sonra kimi desteklediğini değiştirme
don't swap horses in the middle of the stream çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez
don't swap horses in the middle of the stream çayı/dereyi/ırmağı geçerken at değiştirilmez
don't swap horses in the middle of the stream çaydan/dereden/ırmaktan geçerken at değiştirilmez
don't swap horses in the middle of the stream dereyi geçerken at değiştirilmez
don't swap horses in the middle of the stream dere geçerken at değiştirilmez
don't swap horses in the middle of the stream karar verildikten/makam dolduktan sonra kimi desteklediğini değiştirme
it's ill striving against the stream ne yapsam/yapsak nafile
it's ill striving against the stream yapacak bir şey yok
it's ill striving against the stream ne yapsak değiştiremeyiz
it's ill striving against the stream boşa kürek çekmenin faydası yok
it's ill striving against the stream boşuna çabalamanın/uğraşmanın/mücadele etmenin faydası yok
it's ill striving against the stream akıntıya karşı kürek çekmenin/yüzmeye çalışmanın faydası yok
Idioms
change horses in the middle of the stream v. dereyi geçerken at değiştirmek
come on stream v. hizmete girmek
come on stream v. çalışmaya başlamak

Significados de "stream!" con otros términos en diccionario inglés turco: 3 resultado(s)

Turco Inglés
General
pasifik okyanusu'nda, atlas okyanusu'ndaki gulf stream'e eşdeğer bir sıcak su akıntısı japan current n.
Computer
stream gelişmiş işlevli yazma veri akımı advanced function printing data n.
Geography
gulf stream'in en kuzeydeki kolu irminger current n.