nehir - Turco Inglés Diccionario

nehir

Significados de "nehir" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
nehir river n.
The locals use canoes to pass the river.
Bölge halkı nehri geçmek için kano kullanıyor.

More Sentences
General
nehir stream n.
Ramakrishna was in the middle of the stream.
Ramakrishna nehrin ortasındaydı.

More Sentences
Geography
nehir river n.
The locals use canoes to pass the river.
Bölge halkı nehri geçmek için kano kullanıyor.

More Sentences
General
nehir water n.
nehir wind n.
nehir estuary n.
nehir fluvial n.
nehir artery n.
nehir aestuary n.
nehir floss [uk] n.
nehir riv (river) abrev.
Marine Biology
nehir brook n.
Geography
nehir fluvial adj.

Significados de "nehir" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
nehir yatağı river bed n.
General
nehir kenarı riverside n.
nehir ağzı estuary n.
nehir yatağı stream bed n.
nehir kıyısı riva n.
nehir botu river boat n.
nehir şevi river cliff n.
nehir yatağı riverbed n.
nehir taşmasına karşı set levee n.
kentiçi nehir urban river n.
nehir ağzı embouchure n.
nehir deltası delta n.
nehir barajı barrage n.
batı asya'da bir nehir kura n.
iberya yarım adasında bulunan en büyük nehir tagus n.
iki nehir havzası arasındaki set watershed n.
nehir ağzındaki liman estuarine port n.
nehir yatağı bed n.
nehir karidesi long clawed prawn n.
nehir toprağı fluvisoil n.
nehir kenarı riverbank n.
yeşil nehir green river n.
nehir suyu river water n.
nehir kıyısında oturan kimse riparian n.
kayalar arasında nehir çukuru alcove n.
nehir ağzı mouth of a river n.
nehir kirlenmesi river pollution n.
nehir havzaları arası set watershed n.
nehir vapuru stern wheeler n.
nehir kıyısı bank n.
nehir geçidi ford n.
nehir hayatı river life n.
altı düz nehir kayığı sampan n.
nehir ördeği greenwing n.
nehir dibine saplı ağaç snag n.
nehir kıyısı riverside n.
nehir insanı riverman n.
nehir dönemeci river bend n.
nehir seti river bank n.
nehir kolu bayou n.
nehir yatağı watercourse n.
bir nehir veya gölün bataklıklı kolu veya çıkış noktası bayou n.
deniz nehir göl gibi su adları bilimi hydronomy n.
nehir yolu water way n.
abd'nin doğusunda bir nehir potomac n.
güney afrika'da bir nehir bia (river) n.
nehir yatağı channel n.
nehir çakılı river gravel n.
liman deniz nehir işleri harbour-sea-river works n.
kanal kanalizasyon nehir işleri sewers-sewage-river works n.
nehir-deniz taşımacılığı river-sea transport n.
nehir kıyısı river bank n.
küçük kayıkların seyrine uygun nispeten küçük nehir ve sular boatable waters n.
nehir yolu water course n.
nehir kolu river reach n.
fransa'da nehir ve bölgenin adı ain n.
nehir kenarı set levee n.
(nehir/çay vb) iç su yolları drainage system n.
nehir ağzı river mouth n.
nehir yolu river road n.
kapılı nehir şeddi sluice n.
derin nehir deep river n.
yavaş akan bir nehir a slow moving river n.
nehir evi river house n.
nehir kenarı/kıyısı riverfront n.
nehir kenarı riverfront n.
kuzey amerika'da bir nehir the raging river n.
hırçın/azgın nehir a raging river n.
nehir kolu distributary n.
nehir teknesi riverboat n.
nehir teknesi river boat n.
nehir gemisi river boat n.
nehir gemisi riverboat n.
ölü nehir dead river n.
nehir taşıtı river bus n.
nehir taşıtı water taxi n.
nehir otobüsü river bus n.
nehir taşıtı water bus n.
nehir taşıtı commuter boat n.
nehir kapağı görevlisi lock operator n.
nehir kapağı görevlisi lock tender n.
nehir kapağı görevlisi lock keeper n.
nehir botu riverbug n.
tomrukların nehir akışını tıkaması log jam n.
nehir ağzı aber n.
nehir bariyeri log boom n.
nehir ağzı aestuary n.
kaya oluşumunda veya nehir sisteminde bir yüzey düzensizliği accident n.
yol veya geçit olarak kullanılan kuru bir nehir yatağı rambla n.
nehir kenarı bankside n.
(çince) kızıl nehir yuan jiang n.
nehir veya kanallarda teknelerin durduğu veya geçtiği genişletilmiş kısım lay-by n.
nehir veya kanallarda teknelerin durduğu veya geçtiği genişletilmiş kısım layby n.
nehir kıyısı wharf [obsolete] n.
iki nehir arasında yer alan bölge mesopotamia n.
nehir kıyısındaki tepe bray [dialect] [scotland] n.
nehir genişlemesi broads n.
kıvrılan nehir veya su yolu tabanı link n.
nehir tabanı aşınmasını en aza indirgemek için dikilen alçak korkuluk lip n.
kıyı veya nehir boyunca görülen batık çamurdan sahil mudbank n.
kızılderili nehir kayığı bullboat n.
nehir kenarında yaşayan kimse riparial n.
sürüklenen kütüklerin kıyıya zarar vermemesi için nehir kıyısına yapılmış dayanak buttress n.
sürüklenen kütüklerin sıkışmaması için nehir kıyısına yapılmış dayanak buttress n.
nehir kolu byo n.
nehir kıyısındaki platform ghaut [india] n.
nehir boyunca inşa edilen yol riverwalk n.
nehir boyunca uzanan tahta kaldırım riverwalk n.
nehir gemisinin güvertesinde görev yapan kimse riverman n.
nehir gemisi tayfası riverman n.
nehir kenarındaki alçak, çimenli zemin inch [dialect] n.
kapılı nehir şeddi gool [dialect] [uk] n.
nehir yolu drock n.
pamlico nehir vadisinde yaşayan yerli bir amerikan halkı pamlico n.
pamlico nehir vadisinde yaşayan yerli halkın bir üyesi pamlico n.
nehir feribotu pont [south africa] n.
nehir kıyısını koruyan yüzer set curtain n.
nehir yatağının ucuna sabitlenmiş engel planter n.
ingiliz nehir teknesi cog [obsolete] n.
nehir alanı shoot n.
nehir kolu slue n.
(tipografide) nehir problemi staircase n.
amazon (nehir) amazon n.
(nehir) tuna danube n.
(nehir vb.) ağız outfall n.
nil (nehir) nile n.
nehir ağzı ostiary [obsolete] n.
nehir ağzı outfall n.
nehir üstü köprüsü steaning [obsolete] n.
nehir üstü geçidi steaning [obsolete] n.
doğmak (nehir) rise v.
kıvrılarak uzanmak (nehir) ramble v.
dökülmek (nehir) flow into v.
coşmak (nehir) rise v.
yanından geçmek (nehir vb) stroll along (such as a river) v.
nehir akmak (river) run v.
nehir akmak (river) wind v.
nehir akmak (a river) flow v.
nehir boyunca yuva yapmak nest along the river v.
(nehir) denize dökülmek flow into the sea v.
(nehir) denize dökülmek empty into the sea v.
(nehir, sahil vb.) boyunca tadını çıkararak yürümek stroll along (a river, a beach) v.
(nehir) özellikle kütüklerin yüzeceği seviyeye kadar aniden yükselmek boom v.
doğu fransa ve batı almanya'da bir nehir mose v.
ayaklıkları andıran sırıklarla nehir teknesini sığlıklarda yürütmek grasshopper v.
olta ile yakalanan balığı nehir kenarına koymak grass v.
(nehir kolları) ayrılıp farklı yönlere gitmek part v.
nehir kenarında yürümek walk along the river v.
(nehir) -e akmak put v.
(nehir) doğmak rise v.