How - Turc Anglais Dictionnaire

How

Sens de "How" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 45 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
how adv. nasıl
General
how n. yapma tarzı
how n. yapma yöntemi
how n. (bir şeyin) nasıl yapıldığı
how n. iletişimde h harfini kodlarken kullanılan sözcük
how n. işin nasılı
how n. oluş/yapılış biçimi
how adv. kaç
how adv. ne
how adv. ne kadar
how adv. nereden
how adv. ne durumda
how adv. nasıl
how adv. ne alemde
how adv. nice
how adv. niçin
how adv. ne denli
how adv. nasıl yani
how adv. hangi yolla
how adv. nasıl da
how adv. hangi anlamda
how adv. ne ölçüde
how adv. hangi isimle
how adv. hangi miktarda
how adv. hangi ölçüyle
how adv. ne durumda
how adv. hangi ölçü birimiyle
how adv. ne demeye
how adv. hangi akla hizmet
how adv. hangi biçimde
how adv. hangi biçimde
how conj. (bir şeyin) nasıl yapıldığını
how conj. (her nasılsa) onu
how conj. (bir şeyin) nasıl olduğuna
how interj. (kızılderili selamlaşmasında) naber
how interj. nasıl ya
how interj. bu nasıl olabilir
Colloquial
how conj. -dığını/-diğini
how conj. -dığı/-diği
Speaking
how expr. nasıl olur
Computer
how n. yöntem
Geography
how n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Sport
how adv. (krikette hakeme sorulan) vurucu oyun dışı mı?
Archaic
how adv. ne anlamda
how adv. ne manaya gelerek

Sens de "How" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
how? adv. nasıl?
General
know how n. teknik bilgi
know how n. uzmanlık
how-to-do-it book n. el kitabı
know-how n. yapabilme bilgisi
know-how n. bilgi
know-how n. beceri
know-how n. bil-yap
of how n. -in nasıl olduğunu
professional know-how n. mesleki beceri
know-how n. ustalık
know-how n. teknik
know-how n. ustalık bilgisi
know how n. teknik uzmanlık
know how n. bilgi birikimi
fine how-d’ye-do n. boktan vaziyet
fine how-d’ye-do n. tuhaf durum
how [dialect] n. yapay höyük
how [scotland] n. yatak şapkası
how-to n. pratik yöntem
how-to n. pratik tavsiye ve talimatlar kılavuzu
fine how-d’ye-do n. acayiplik
how [scotland] n. gece başlığı
how-to n. anlaşılır talimat
how [dialect] n. yapay tümülüs
how [scotland] n. bebek şapkası
fine how-d’ye-do n. saçma sapan olay
see how the wind blows v. ağız aramak
see how the land lies v. işlerin ne durumda olduğuna bakmak
see how the land lies v. nabız yoklamak
know how to swim v. yüzme bilmek
know how to v. bilmek
know how to make somebody work efficiently v. adam kullanmak
know how to v. usulünü bilmek
learn how to do something v. bir şeyin nasıl yapılacağını öğrenmek
ask how someone is doing v. halini hatırını sormak
learn how to read v. okumayı öğrenmek
learn how to read and write v. okuma yazma öğrenmek
teach someone how to read and write v. okuma yazma öğretmek
teach someone how to read v. okumayı öğretmek
know how to read and write v. okuma yazma bilmek
show (someone) how to solve something v. yol göstermek
know how to behave properly v. yol erkan bilmek
show (someone) how to get to a place v. yol göstermek
know how to behave oneself properly v. yol iz bilmek
know-how v. usulünü bilmek
not realize how time passed v. vaktin nasıl geçtiğini anlayamamak
not realize how time flew v. vaktin nasıl geçtiğini anlayamamak
know how to enjoy himself/herself v. nasıl eğleneceğini bilmek
do a project on how the lung works v. akciğerlerin nasıl çalıştığı hakkında bir proje hazırlamak
know how to respond v. nasıl tepki vereceğini bilmek
know how someone would react v. nasıl tepki vereceğini bilmek
know how to tie a tie v. kravat bağlamasını bilmek
wonder why and how v. neden ve nasıl olduğunu merak etmek
know how to play things on piano v. piyanoda bir şeyler çalmayı bilmek
teach someone how to ski v. birine kayak yapmayı öğretmek
how-to adj. pratik tavsiye ve talimatlar içeren
how-to adj. yöntemi basitçe anlatan
any old how adv. gelişigüzel
no matter how adv. her nasıl olursa olsun
regardless how adv. nasıl olduğuna bakmayarak
no matter how difficult adv. ne kadar güç olursa olsun
regardless of how adv. nasıl olursa olsun
any old how adv. nasıl olursa olsun
how? adv. nasıl?
no matter how…it is adv. ne kadar olursa olsun
no matter how adv. mahiyeti ne olursa olsun
how often adv. ne sıklıkla
god knows how adv. nasıl oldu bilmem
god knows how adv. allah bilir nasıl
how [obsolete] adv. nasılsa
how-do-you-do adv. merhaba
how ever adv. nasıl
how [dialect] adv. ne dedin
how ever adv. ne demeye
how [dialect] adv. ne söylemiştin
how [obsolete] adv. bir şekilde
how-do-you-do adv. nasılsınız
how ever adv. her nasıl
how [obsolete] adv. nedense
how [obsolete] adv. neyse
how [obsolete] adv. her ne ise
regardless of how prep. nasıl olduğuna bakmayarak
no matter how conj. her ne şekilde
no matter how conj. ne şekilde
how [scotland] interj. ah olamaz
how [dialect] interj. naber
how [scotland] interj. vah vah
how [dialect] interj. hey selam
know-how N. pratik bilgi
Phrases
no matter how adv. her ne pahasına olursa olsun
no matter how tied up one is expr. iki eli kızıl kanda olsa
no matter how tied up one is expr. iki eli kanda olsa
what matters most is how you see yourself expr. önemli olan kendini nasıl gördüğündür
how dare you? expr. bu ne cüret?
how do I/we/you know that? expr. ne malum?
no matter how hard he tries expr. çok uğraşmasına rağmen
how terrifying! expr. ne kadar ürkütücü!
how about your family? expr. ya senin ailen?
how about your parents? expr. ya senin ailen?
it doesn't matter how far you go expr. ne kadar ileri gittiğinin önemi yok
words can't describe how much I love you expr. kelimeler seni ne kadar sevdiğimi tarif edemez
words can't describe how much I love you expr. kelimeler seni ne kadar sevdiğimi tarif etmekte kifayetsiz kalır
how time flies expr. zaman ne kadar da hızlı geçiyor
how's that for timing? expr. ne zamanlama ama?
how do you like that! expr. bak sen şu işe!
how do you like that! expr. (şu) işe bak (sen)!
how about maybe expr. belki olabilir (kesin olmayan)
how (something) can you be? expr. ne kadar aptalca vs.
how (something) can you get? expr. bu ne açgözlülük, aptallık vs.
how (something) can you be? expr. ne kadar açgözlüler, aptallar vs.
how (something) can you be? expr. bu ne açgözlülük, aptallık vs.
how (something) can you be? expr. bir insan daha ne kadar açgözlü, aptal vs. olabilir
how (something) can you get? expr. bir insan daha ne kadar açgözlü, aptal vs. olabilir
how (something) can you get? expr. ne kadar açgözlüler, aptallar vs.
how (something) can you get? expr. ne kadar aptalca vs.
that's how the cookie crumbles expr. hayatın cilvesi bu naparsın?
that's how the cookie crumbles expr. hayat böyledir
that's how the ball bounces expr. hayatın cilvesi bu naparsın?
that's how the ball bounces expr. hayat böyledir
how remiss of me expr. ne kadar dikkatsizim
how likely expr. ne ihtimalle
how clumsy of me expr. ne kadar sakarım
Proverb
quot homines tot sententiae (how many men, so many opinions) expr. ne kadar insan varsa o kadar fikir/doğru vardır
half the world knows not how the other half lives tok açın halinden anlamaz
half the world knows not how the other half lives zengin fakirin halinden anlamaz
how the mighty have fallen ne oldum dememeli ne olacağım demeli
how the mighty have fallen neydi ne oldu
whether a thing is worth doing or not really depends on how you look at it bir şeyin yapmaya değer olup olmadığı ona nasıl baktığına bağlıdır
don't go near the water until you learn how to swim bilmediğin işe kalkışma/girişme
don't go near the water until you learn how to swim iyice hazır olmadan bir işe kalkışma
don't go near the water until you learn how to swim bir şeyi öğrenmeden yapmaya çalışma
how the mighty are fallen neydi ne oldu
how the mighty are fallen bak ne hale düştü/geldi
how the mighty are fallen ne oldum dememeli ne olacağım demeli
one half of the world does not know how the other half lives dünyanın yarısının diğer insanların nasıl yaşadığından haberi yok
one half of the world does not know how the other half lives zengin fakirin halinden anlamaz
one half of the world does not know how the other half lives tok açın halinden anlamaz
Colloquial
how-do-you-do n. nasılsın deme
how-do-you-do n. merhaba deme
how-do-you-do n. selamlama
how-do-you-do n. gariplik
how-do-you-do n. nahoş durum
aside from how it looks v. görüntüsünü bir kenara bırakırsak
know how to use a gun v. silah kullanmayı bilmek
know how little is left v. ne kadar az kaldığını bilmek
tell it how it is v. dobra dobra konuşmak
tell it how it is v. açık ve net konuşmak
tell it how it is v. dosdoğru söylemek/konuşmak
tell it how it is v. olduğu gibi söylemek