bark - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

bark

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "bark" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 54 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
bark v. havlamak
bark n. havlama
General
bark v. sıyırmak
bark v. kabuğunu soymak
bark v. derisini yüzmek
bark v. afkurmak
bark v. soymak
bark v. öksürmek
bark v. bağırmak
bark v. tabaklamak
bark v. derisini sıyırmak
bark v. çığırtkanlık yapmak
bark v. patlamak
bark v. sepilemek
bark v. bağırıp çağırmak
bark v. emirler yağdırmak
bark v. havlar gibi ses çıkarmak
bark v. çığırtkan olarak çalışmak
bark v. kabukla örtmek
bark v. ani ve gürültülü ses çıkarmak
bark n. hav hav
bark n. barka
bark n. gemi
bark n. kabuk
bark n. havhav
bark n. ağaç kabuğu
bark n. öksürük
bark n. soyuntu
bark n. üç direkli yelkenli tekne
bark n. patlama
bark n. hafif patlama sesi
bark n. bağırma
bark n. ani ve gürültülü bir şekilde havlama
bark n. hayvanın ani ve gürültülü bir şekilde haykırması
bark n. kısa ve gürültülü ses
bark n. kaba emir
bark n. kaba cevap
bark n. ani ve gürültülü ses
bark n. kısa, keskin ve güçlü konuşma tonu
bark n. deri
bark n. cilt
Colloquial
bark v. ani acıya neden olmak
Technical
bark v. (deri veya kumaşı) kabuktan elde edilen boyayla boyamak
Dyeing
bark n. koyu yeşilimsi bir kahverengi tonu
Marine
bark n. küçük tekne
bark n. kayık
Medical
bark v. (hastayı) bitki kabuğundan yapılan çayla tedavi etmek
Pharmaceutics
bark n. cinchona cinsi bitkilerin kurutulmuş kabuğu
Gastronomy
bark n. tablet çikolata
Botanic
bark n. ağaç kabuğu
bark n. özel bir amaçla kullanılan kabuk türü
bark n. meşe kabuğu
Hunting
bark v. ağaçtaki sincabı vurarak düşürmek
Printery
bark n. kabuk

Sens de "bark" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 177 résultat(s)

Anglais Turc
General
bark up the wrong tree v. yanlış kapı çalmak
bark at v. bağırmak
bark up the wrong tree v. yanlış kişiyi suçlamak
bark up the wrong tree v. yanlış kapıyı çalmak
bark something to someone v. bağırarak söylemek
bark something out to someone v. bağırarak söylemek
bark something out at someone v. bağırarak söylemek
bark something at someone v. bağırıp çağırmak
bark something out to someone v. bağırıp çağırmak
bark something out at someone v. bağırıp çağırmak
bark something at someone v. bağırarak söylemek
bark something to someone v. bağırıp çağırmak
bark crack n. kabuk çatlağı
bark of the pine tree n. yalamuk
bark beetle n. kabuk böceği
china bark n. kınakına
nine-bark n. beyaz yapraklı gül
inner bark n. iç kabuk
willow bark n. söğüt kabuğu
dog bark n. köpek havlaması
dog bark n. köpek sesi
bark stove n. ağaç kabuğu yakılan soba
tapa bark n. dut ağacı kabuğu
tappa bark n. dut ağacı kabuğu
caribbee bark n. karayiplere özgü bir ağacın kınakına ağacı kabuğu yerine kullanılan kabuğu
cedar bark n. sedir ağacı kabuğu
cabbage bark n. nahoş kokulu ve toksik kabuğa sahip bir ağaç
without bark adj. kabuksuz
having bark adj. kabuklu
Phrasals
bark at v. (köpek) (birine veya bir şeye) havlamak
bark at v. (köpek) (bir şeye) ürümek
bark at v. (birine) bağırmak
bark at v. (birine) bağırıp çağırmak
bark at (someone) v. (birine) bağırmak
bark at (someone) v. (birine) bağırıp çağırmak
bark at (someone) v. (birine) sert çıkmak
bark at (someone) v. (birine) kaba bir şekilde söylemek
bark at (someone) v. (birine) sert bir şekilde bağırmak
bark at someone or something v. birine/bir şeye havlamak
bark at someone or something v. birine/bir şeye ürümek
Phrases
even when dogs bark, the parade goes on expr. it ürür kervan yürür
Proverb
his bark is worse than his bite havlayan köpek ısırmaz
one's bark is worse than one's bite havlayan köpek ısırmaz
why keep a dog and bark yourself? (para verip tuttuğun) başka birisi varken sen niye yapasın?
all bark and no bite havlayan köpek ısırmaz
why keep a dog and bark yourself? maşa varken ateşi elinle tutmak niye?
the dogs bark, but the caravan goes on it ürür kervan yürür
Colloquial
all bark and no bite expr. sadece kuru gürültü
Idioms
go between the bark and the tree v. (özellikle aile meselelerine) burnunu sokmak
go between the bark and the tree v. (özellikle aile meselelerine) müdahale etmek
go between the bark and the tree v. (özellikle aile meselelerine) karışmak
go between the bark and the tree v. etle tırnak arasına girmek (girilmez)
bark something out at someone v. bağırarak söylemek
bark something at someone v. bağırarak söylemek
bark something out to someone v. bağırarak söylemek
bark something to someone v. bağırarak söylemek
bark up the wrong tree v. yanlış kapıyı çalmak
bark up the wrong tree v. yanlış kapı çalmak
bark up the wrong tree v. yanlış taşın altına bakmak
bark at the moon v. boş yere boğazını ağrıtmak
bark at the moon v. boşuna ağzını yormak
bark at the moon v. boşuna çene yormak
bark at the moon v. boş yere karşı çıkmak
bark at the moon v. boşuna itiraz etmek
bark at the moon v. boşuna nefes tüketmek
take the bark off [us] v. kırbaçlamak
take the bark off [us] v. cezalandırmak
take the bark off [us] v. derisini soymak
take the bark off [us] v. derisini yüzmek
close as the bark to the tree adj. etle tırnak gibi
tight as the bark on a tree adj. cimri
close as the bark to the tree adj. etle tırnak kadar yakın
tight as the bark on a tree adj. çok/aşırı tutumlu
close as the bark to the tree adj. içtikleri su ayrı gitmeyen
tight as the bark on a tree adj. varyemez
close as the bark to the tree adj. çok yakın/samimi
tight as the bark on a tree adj. pinti
close as the bark to the tree adj. sıkı fıkı (dost/arkadaş)
tight as the bark on a tree adj. cebinde akrep var
tight as the bark on a tree adj. eli cebine/cüzdanına/kesesine gitmez
tight as the bark on a tree adj. elini cebine atmaz
close as the bark to the tree adj. etle tırnak kadar yakın
close as the bark to the tree adj. etle tırnak gibi
close as the bark to the tree adj. can ciğer kuzu sarması
close as the bark to the tree adj. yediği içtiği ayrı gitmeyen
close as the bark to the tree adj. sıkı fıkı
tight as the bark on a tree adj. cimri
tight as the bark on a tree adj. eli sıkı
tight as the bark on a tree adj. pinti
tight as the bark on a tree adj. bitli
tight as the bark on a tree adj. varyemez
tight as the bark on a tree adj. bitli
tight as the bark on a tree adj. ekti
tight as the bark on a tree adj. hasis
tight as the bark on a tree adj. kısmık
tight as the bark on a tree adj. kibritçi
tight as the bark on a tree adj. mıhsıçtı
tight as the bark on a tree adj. nekes
tight as the bark on a tree adj. sıkı
to one who has lost his way, a dog's bark is sweeter than the song of the nightingale expr. denize düşen yılana sarılır
somebody's/something's bark is worse than their/its bite expr. daha çok havlar ısırmaz
somebody/something has more bark than bite expr. daha çok havlar ısırmaz
dogs bark but the caravan goes on expr. it ürür kervan yürür
to one who has lost his way, a dog's bark is sweeter than the song of the nightingale expr. koyunun bulunmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler
his bark is worse than his bite expr. ne varsa dilindedir
more bark than bite expr. kuru tehdit
somebody/something has more bark than bite expr. umulduğu kadar kötü değil
somebody's/something's bark is worse than their/its bite expr. umulduğu kadar kötü değil
Speaking
their bark is worse than their bite expr. havlamaları ısırmalarından daha beterdir
Technical
bark gauge n. ağaç kabuğu kalınlığı ölçeri
bark gauge n. ağaç kabuğu kalınlığı ölçen alet
bark crack n. kabuk çatlağı
bark pit n. tabakahanede kabuk çukuru
Textile
bark cloth n. ağaç kabuğu kumaş
bark cloth n. keten gibi görünen pamuk veya suni ipek kumaş
Woodworking
bark mill n. ağaç kabuğu soyma makinesi
bark mill n. ağaç kabuğu öğütme değirmeni
bark spud n. ağaç kabuğu soyma bıçağı
Marine
jackass bark n. üç direkli bir yelkenli gemi
jackass bark n. dört direkli bir yelkenli gemi
jackass bark n. üç veya daha fazla direkli bir yelkenli gemi
jackass bark n. sadece ön direği seren yelkenli olan üç direkli gemi
jackass bark n. dört direkli gemi
Pharmaceutics
cascarilla bark n. amber kabuğu bitkisinin kuvvet ilacı olarak kullanılan kabuğu
calisaya bark n. kinin elde edilen kınakına ağacı kabuğu
Chemistry
eleuthera bark n. amber kabuğu bitkisinin kuvvet ilacı olarak kullanılan kabuğu
Zoology
arizona bark scorpion n. arizona'da yaşayan bir akrep türü
outer bark n. dış kabuk
Botanic
canella bark n. baharat ve tonik yapımında kullanılan tarçın benzeri aromaya sahip bir iç kabuk
cassia bark n. çintarçını kabuğu
cassia bark n. sinameki kabuğu
cassia-bark tree n. aromatik kabuklu çin ağacı
cassia-bark tree n. çin tarçını ağacı
red bark (cinchona succirubra) n. yüksek miktarda alkalit içeren bir tür kınakına ağacı ve bu ağacın kabuğu
lace-bark (lagetta iintearia) n. kurdele ağacı
toothache bark n. dişbudak ağacının dikenli kabuğu
dita bark n. hint şeytan ağacı
dita bark n. doğu asya ve filipinler'de yetişen, büyük köselemsi yaprakları ve küçük yeşil-beyaz çiçekleri olan yaprak dökmeyen bir ağaç
cabbage bark n. kaba tüylü, nahoş kokulu, zehirli kabuklu ve sağlam odun veren ağaç
peruvian bark n. kınakına
peruvian bark n. kınakına ağacı
root bark n. kök kabuğu
cabbage bark n. mushil, kurt dökücü ve narkotik amaçlı kullanılan kabuk ve tohumlar
cabbage bark n. müshil, kurt döken, uyuşturucu ilaçlarında kullanılan ağaç kabuğu
cabbage bark n. pütürlü, hoş kokmayan,zehirli ve dayanıklı bir ağaç
quercitron bark n. sarı meşe
cabbage-bark tree n. kabuk ve tohumları müshil, solucan ilacı ve uyuşturucu olarak kullanılan nahoş kokulu ve toksik bir ağaç
cabbage bark n. kabuk ve tohumları müshil, solucan ilacı ve uyuşturucu olarak kullanılan nahoş kokulu ve toksik bir ağaç
angostura bark n. güney amerika'da yetişen angostura trifoliata ağacının ilaç, likör ve bitter yapımında kullanılan acı kabuğu
angustura bark n. güney amerika'da yetişen angostura trifoliata ağacının ilaç, likör ve bitter yapımında kullanılan acı kabuğu
cabbage bark (andira inermis) n. lahana ağacı
cabbage bark (andira inermis) n. kabuğu tüylü ve nahoş kokulu olan bir ağaç
cabbage-bark tree (andira inermis) n. lahana ağacı
cabbage-bark tree (andira inermis) n. kabuğu tüylü ve nahoş kokulu olan bir ağaç
cramp bark n. gilaburu
yellow-bark-oak (quercus velutina) n. kara meşe
jesuit's bark n. kınakına ağacı kabuğu
jesuits' bark n. kınakına ağacı kabuğu
chestnut-bark disease n. kestane kanseri
mallet bark n. avustralya'ya özgü, özellikle mazı tozu yönünden zengin çeşitli okaliptüs ağaçlarına verilen ad
Agriculture
rootstock bark n. anaç kabuğu
bark beetle n. kabuk böceği
bark grafting n. kabuk aşısı
bark grafting n. kabuk altı aşılama
bark bed n. kabuk sobası
bark-ringing n. bilezik alma
Forestry
calabrian pine bark n. kızılçam kabuğu
bark tree n. kınakına ağacı
yellow bark n. değerli bir peru ağacı kabuğu
calisaya bark n. değerli bir peru ağacı kabuğu
Printery
bark peeling machines n. kabuk soyma makineleri
bark choppers n. kabuk yongalayıcılar
bark boiler n. kabuk yakma kazanı
Entomology
elm bark beetle (scolytus multistriatus) n. küçük karaağaç kabuk böceği
elm bark beetle (hylurgopinus rufipes) n. yerli karaağaç kabuk böceği
bark louse n. ağaç kabuğu biti
bark-louse n. ağaç kabuğu biti