bisiklet - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

bisiklet



Sens de "bisiklet" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 16 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
bisiklet bicycle n.
bisiklet bike n.
General
bisiklet roadster n.
bisiklet velocipede n.
bisiklet wheel n.
bisiklet bike n.
bisiklet cycle n.
bisiklet extrusive rock n.
bisiklet push-bike n.
bisiklet push-bicycle n.
bisiklet pushbike n.
Slang
bisiklet pushie
Automotive
bisiklet cycle
Sport
bisiklet cycle
British Slang
bisiklet grod
bisiklet treader

Sens de "bisiklet" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 228 résultat(s)

Turc Anglais
General
bisiklet kullanarak gitmek bicycle v.
bisiklet sürmek cycle v.
pedal çevirmeden bisiklet sürmek coast v.
bisiklet sürmek bike v.
indirmek (hayvan, bisiklet vb'nden) dismount v.
inmek (hayvan/bisiklet vb'nden) dismount v.
binmek (at/bisiklet vb) mount v.
binmek (at veya bisiklet) ride v.
binmek (bisiklet/motosiklet vb) ride v.
bisiklet kullanmak ride bicycle v.
bisiklet pedalını ters yönde çevirmek backpedal v.
(at/bisiklet'ten) inmek dismount v.
bisiklet veya motosiklette ikinci bir kişiyi taşımak double-bank v.
bisiklet kullanmak ride a bicycle v.
bisiklet sürmek ride a bicycle v.
bisiklet sürmek ride a bike v.
sokakta bisiklet sürmek ride a bicycle on the street v.
bisiklet pedalını ters yönde çevirmek back-pedal v.
Motosiklet, bisiklet, kayak gibi faaliyetler esnasında şiddetle düşerek kafayı yere çarpmak face-plant v.
bisiklet sürmeye gitmek go cycling v.
bisiklet sürmeye gitmek go for a bike ride v.
bisiklet sürmeye gitmek go bike riding v.
tandem bisiklet tandem bicycle n.
bisiklet yolu cycle path n.
iki kişilik bisiklet bicycle built for two n.
iki kişilik bisiklet tandem n.
bisiklet gezisi ride n.
motorlu bisiklet motorbike n.
denge (bisiklet vb) bridle n.
üç tekerlekli bisiklet trike n.
kapalı bisiklet park yeri bicycle shed n.
bisiklet yolu cycle track n.
bisiklet kiliti bike lock n.
bisiklet yolu cycle route n.
tek tekerlekli bisiklet unicycle n.
bisiklet selesi saddle n.
üç tekerlekli bisiklet tricycle n.
binme (bisiklet) riding n.
bisiklet sürücüsü bicyclist n.
ikili bisiklet tandem bicycle n.
motorlu bisiklet moped n.
bisiklet veya motorsikletin ön tekerleklerini kaldırarak yapılan gösteri wheelie n.
bisiklet sürücüsü wheelman n.
iki kişilik üç tekerlekli bisiklet sociable n.
kayaklı bisiklet skibob n.
mecburi bisiklet yolu compulsory bicycle path n.
bisiklet turu bicycle touring n.
bisiklet yolları bicycle trails n.
bisiklet tamircisi bicycle repairer n.
bisiklet zinciri bicycle chain n.
bisiklet kilidi bicycle lock n.
bisiklet çatalı bicycle fork n.
bisiklet park yeri cycle stand n.
bisiklet pisti cycle race track n.
(bisiklet) ön çatal front fork n.
ön çatal (bisiklet) fork-head n.
(bisiklet) gidon handlebar n.
gezinti (at/bisiklet/araba ile) ride n.
yolculuk (at/bisiklet/araba ile) ride n.
bisiklet yarışı bicycle race n.
bisiklet yarış tesisi velodrome n.
bisiklet sürücüsü biker n.
bisiklet lastiği bicycle tyre n.
bisiklet dış lastiği bicycle tyre n.
bisiklet selesi bicycle saddle n.
bisiklet yolu bicycle road n.
bisiklet yarışcısı bike racer n.
bisiklet çatısı bicycle frame n.
bisiklet iskeleti bicycle frame n.
bisiklet gidonu handlebar n.
bisiklet sürme riding a bike n.
bisiklet kilidi bike lock n.
bisiklet gidonu handle bar n.
katlanır bisiklet fold-up bike n.
katlanır bisiklet fold-up bicycle n.
bisiklet şeridi cycle lane n.
bisiklet yolu cycle lane n.
bisiklet parçaları bicycle parts n.
bisiklet kadrosu bicycle frame n.
kadro (bisiklet/motorsiklet) frame n.
bisiklet turu bicycle tour n.
bisiklet park yeri bike stable n.
bisiklet park yeri bike rack n.
bisiklet park yeri bike stand n.
bisiklet park yeri bicycle stand n.
bisiklet krosu cyclo cross n.
bisiklet rampası bike ramp n.
bisiklet şortu bicycling shorts n.
bisiklet şortu bike shorts n.
bisiklet şortu knicks n.
bisiklet şortu cycling shorts n.
üç tekerlekli bisiklet three-wheeled bicycle n.
bisiklet turu bike tour n.
bisiklet sürücüsünün diğer araçların tamponuna asılarak gitmesi urban surfing n.
bisiklet sürücüsünün diğer araçların tamponuna asılarak gitmesi car surfing n.
uçan bisiklet flying bicycle n.
elektronik bisiklet electronic bicycle n.
bisiklet şeridi bike lane n.
bisiklet yolu bike lane n.
bisiklet yolu bikeway n.
bisiklet yolu bike way n.
sırtüstü yatarak kullanılan bisiklet recumbent bicycle n.
yatık bisiklet recumbent bicycle n.
bisiklet kaskı bike helmet n.
bisiklet kaskı bicycle helmet n.
bağımsızlık bildirgesini kutlamak amacıyla 1976 yılında abd'de düzenlenmiş bisiklet turu bikecentennial n.
bisiklet ışıklandırması bicycle lighting n.
bisiklet yolu bicycle lane n.
bisiklet şeridi bicycle lane n.
bisiklet kaydı bike registration n.
katlanan bisiklet folding bike n.
katlanır bisiklet folding bike n.
katlanabilir bisiklet folding bike n.
katlanabilen bisiklet folding bike n.
katlanır bisiklet folding bicycle n.
katlanan bisiklet folding bicycle n.
katlanabilir bisiklet folding bicycle n.
katlanabilen bisiklet folding bicycle n.
bisiklet kulübü biking club n.
bisiklet kulübü bicycle club n.
bisiklet kilidi u-lock n.
doğu afrika'da taksi olarak kullanılan motosiklet veya bisiklet boda-boda n.
elektrikli bisiklet electric bicycle n.
elektrikli bisiklet pedelec n.
ufak depo şeklindeki bisiklet saklama yeri bike shed n.
bisiklet kulübesi bike shed n.
ufak depo şeklindeki bisiklet saklama yeri bicycle shed n.
bisiklet kulübesi bicycle shed n.
bisiklet çamurluğu bicycle fender n.
bisiklet çamurluğu bicycle mudguard n.
bisiklet çamurluğu bike fender n.
bisiklet çamurluğu bike mudguard n.
bisiklet heybesi bicycle pannier bag n.
uzun, arkadan yukarı doğru kavis yapan bisiklet koltuğu banana seat n.
bisiklet arkasında yolculuk backie n.
iki kişilik (bisiklet) tandem adj.
Speaking
ben bisiklet süremiyorum i can't ride a bike
bisiklet sürmeyi severim I like riding a bicycle
bisiklet sürmeyi sevmem I don't like cycling
bana bir bisiklet lazım I need a bike
bisiklet sürebiliyor musun? can you ride a bike?
bisiklet sürebilir misin? can you ride a bike?
Trade/Economic
bisiklet sigortası cyclist insurance
Technical
bisiklet pompası bicycle pump
bisiklet oturağı bicycle seat
bisiklet trafiği bicycle traffic
bisiklet motosiklet vb ini yönetmek için kullanılan ve ön tekere kumanda eden kısım handle bar
kontra pedal freni (bisiklet) coaster brake
bisiklet yarışı bicycle race
bisiklet taşıyıcısı bicycle carrier
bisiklet çatalı bicycle fork
bisiklet tekerleği bicycle wheel
bisiklet zinciri bicycle chain
motorlu bisiklet autocycle
telli tekerlek (bisiklet tekerleği vb) spoked wheel
bisiklet kilidi bicycle lock
bisiklet tutucusu bicycle holder
bisiklet ayağı kickstand
iki veya üç tekerlekli bisiklet velocipede
(bisiklet) üst boru top tube
bisiklet iç lastiği bicycle inner tube
üç tekerlekli bisiklet tricycle
motorlu bisiklet motorbike
üst boru (bisiklet) top tube
orta göbek yatağı (bisiklet) bottom bracket bearing
zincir maşası (bisiklet) chainstay
kolon borusu (bisiklet) seat tube
alt sele borusu (bisiklet) seat tube
mandal (bisiklet) quick release
destek maşası (bisiklet) seatstay
alt boru (bisiklet) down tube
dört tekerlekli bisiklet four-wheel bike
dört tekerlekli bisiklet four wheel bicycle
arka vites (bisiklet) rear dérailleur
ön vites (bisiklet) front dérailleur
bisiklet yan destek tekerlekleri training wheels
bisiklet yan destek tekerlekleri stabilisers (uk)
bisiklet maşası bicycle fork
(bisiklet) kadro bicycle frame
krank (bisiklet) chainset
bisiklet jant göbeği bicycle hub
Computer
bisiklet mili bicycle crank
Textile
bisiklet yaka crew neck
dar bisiklet şortu bike short
bisiklet yaka crew-neck
bisiklet yaka crew neckline
bisiklet yaka crew neckline
bisiklet yaka crew-neck
Automotive
bisiklet yolu bicycle path
motorlu bisiklet auto cycle
motorlu bisiklet autocyclc
üç tekerlekli bisiklet tricycle
motorlu bisiklet moped
motorlu bisiklet autocycle
bisiklet tekeri bicycle tire
özel bisiklet şeridi designated bicycle lane
özel bisiklet yolu segregated cycle route
bisiklet yolu cycle lane
Traffic
bisiklet giremez işareti no bicycle allowed sign
bisiklet giremez no bikes
bisiklet geçemez no bikes allowed
bisiklet giremez no bikes allowed
bisiklet yolu cycle track
bisiklet yolu bicycle road
bisiklet giremez no cycles
mecburi bisiklet yolu cycles only
bisiklet giremez no bicycle allowed
bisiklet yolu cycling path
bisiklet yolu bike path
Aeronautic
bisiklet biçimi iniş tertibatı bicycle undercarriage
bisiklet uçak paddle-wheel aircraft
Psychology
bisiklet korkusu cyclophobia
Sport
üç farklı yarışmadan oluşan müsabaka (genellikle koşu, yüzme ve bisiklet) triathlon
bisiklet yarış pisti velodrome
dağda bisiklet sürme mountain biking
eliptik bisiklet elliptical trainer
eliptik bisiklet elliptical
eliptik bisiklet cross trainer
dünya bisiklet turu world bike tour
(belli sayıda turdan oluşan ve trafiğe kapalı alanda gerçekleştirilen) bisiklet yarışı crit
(belli sayıda turdan oluşan ve trafiğe kapalı alanda gerçekleştirilen) bisiklet yarışı criterium
uluslararası bisiklet birliği union cycliste internationale (uci)
bisiklet pedalının bir dakikada attığı tur sayısı cadence
sabit bisiklet ile kardiyovasküler egzersiz spinning
eliptik bisiklet elliptical machine
yüzme, bisiklet ve uzun mesafe koşarak yapılan bir tür yarış triathlon
dağda bisiklet sürme mountain cycling
British Slang
bisiklet selesi koklayan tip snurge