chill - Turc Anglais Dictionnaire

chill

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

chill — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /tʃɪl/ – BrE /tʃɪl/)
Partie du discours:
İsim: chill (chills); Fiil: chill (chills – chilled – chilling)
Synonymes:
cool (down), relax
Antonymes:
heat (up), agitate

Sens de "chill" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 92 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
chill n. üşüme
chill v. ürpermek
General
chill n. serinlik
She sat in the chill of the morning, sipping her coffee.
Sabahın serinliğinde oturmuş kahvesini yudumluyordu.

More Sentences
chill n. ürperti
His threats sent chills up my spine.
Tehditleri içime bir ürperti yaydı.

More Sentences
chill v. üşümek
By the time the taxi arrived, I was chilled to the bone.
Taksi geldiğinde iliklerime kadar üşümüş haldeydim.

More Sentences
chill v. üşütmek
Cold rain makes me chilled to the bone.
Soğuk yağmur beni iliklerime kadar üşütüyor.

More Sentences
chill v. dondurmak
What she heard chilled her to the bone.
Duydukları onu iliklerine kadar dondurdu.

More Sentences
chill v. soğumak
Let the mixture chill for half an hour.
Karışımı yarım saat soğumaya bırakın.

More Sentences
chill v. soğutmak
It works by chilling the skin and then applying tightening energy from radio frequency.
Cildi soğutarak ve ardından radyo frekansından sıkılaştırıcı enerji uygulayarak çalışır.

More Sentences
chill v. rahatlamak
Just chill and have a glass of wine, I'll prepare dinner.
Sen rahatla da bir kadeh şarap al, yemeği ben hazırlarım.

More Sentences
chill v. (kanını) dondurmak
Even the thought of being in an accident chilled her blood.
Kaza yapmanın düşüncesi bile kanını donduruyordu.

More Sentences
chill adj. soğuk
A chill wind came through the open windows.
Açık pencerelerden içeri soğuk bir rüzgâr girdi.

More Sentences
chill adj. buz gibi
Chill!
Buz gibi!

More Sentences
Colloquial
chill v. sakinleşmek
Tom needs to chill.
Tom'un sakinleşmesi lazım.

More Sentences
chill v. rahatlamak
Just chill and have a glass of wine, I'll prepare dinner.
Sen rahatla da bir kadeh şarap al, yemeği ben hazırlarım.

More Sentences
chill v. takılmak
We're just chilling.
Sadece takılıyoruz.

More Sentences
chill adj. sakin
Chill!
Sakin ol!

More Sentences
Technical
chill v. soğumak
Let the mixture chill for half an hour.
Karışımı yarım saat soğumaya bırakın.

More Sentences
chill v. soğutmak
It works by chilling the skin and then applying tightening energy from radio frequency.
Cildi soğutarak ve ardından radyo frekansından sıkılaştırıcı enerji uygulayarak çalışır.

More Sentences
Slang
chill v. sakin olmak
Would you chill out?
Sakin olur musun?

More Sentences
General
chill n. üşütme
chill n. ürperme
chill n. titreme
chill n. soğukluk
chill n. soğuk algınlığı
chill n. üşüme
chill n. soğukalgınlığı
chill n. temposu düşük bir elektronik müzik türü
chill n. (neşeye, coşkuya) gölge düşürme
chill n. (korkudan) soğuk ter dökme
chill v. soğutmak (yiyecek/içecek)
chill v. (neşesini) kaçırmak
chill v. sertleşmek
chill v. donmak
chill v. ürpertmek
chill v. titremek
chill v. dinlenmek
chill adj. üşütücü
chill adj. cesaret kırıcı
chill adj. heves kırıcı
chill adj. keyif kaçırıcı
chill adj. moral bozucu
chill adj. çabuk üşüyen
chill adj. korkutucu
chill adj. huzursuz edici
chill adj. duygusuz
chill adj. (hareket, davranış) soğuk
chill adj. mesafeli
chill adj. resmi
chill adj. samimiyetsiz
Colloquial
chill n. bir kutu soğuk bira
chill v. (birini) öldürmek
chill v. öteki dünyaya yollamak
chill v. gebertmek
chill v. korkutmak
chill v. ürpertmek
chill v. tırstırmak
chill v. (birini) reddetmek
chill v. (birine) soğuk yapmak
chill v. sallamamak
chill v. gevşemek
chill v. yayılmak
chill v. vakit geçirmek
chill adj. rahat
chill adj. dingin
chill adj. huzurlu
chill adj. fevkalade
chill adj. inanılmaz iyi
chill adj. son derece iyi
chill adj. olağanüstü
chill adj. önemli değil
chill adj. sorun değil
chill adj. problem değil
chill adj. sıkıntı değil
Law
chill v. (özellikle ceza korkusuyla) caydırmak
chill v. caydırıcı etkisi olmak
Technical
chill n. soğutucu parça
chill n. parlak boya veya cila yüzeyinde oluşan mat alan
chill n. çil döküm
chill n. dökümün sertleştirilmiş kısmı
chill v. (metal yüzeyi) hızla soğutarak sertleştirmek
chill v. bulutlandırmak
chill v. nemlendirmek
chill v. serinletmek
Medical
chill n. soğuk algınlığı nöbeti
Gastronomy
chill v. serinletmek
Botanic
chill n. (bazı meyvelerin ve yaprakların üzerinde) pudramsı tabaka
Printery
chill n. bazı baskı makinelerinde merdaneyi hareket ettiren çelik çubuk
Slang
chill v. ağır olmak
chill v. ot içmek
chill adj. harika
chill adj. süper

Sens de "chill" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
wind-chill factor n. rüzgarın soğutma etkisi
chill store n. soğuk hava deposu
chill factor n. rüzgar vb nedenlerle ısının farklı algılanması
morning chill n. sabah serinliği
chill of fear n. korkudan titreme
chill out n. temposu düşük bir elektronik müzik türü
chill bumps n. tüylerin diken diken olması
chill out v. sakin kalmak
chill somebody to the marrow v. içine işlemek
chill somebody to the bone v. içine işlemek
catch a chill v. üşütmek
chill out v. rahatlamak
catch a chill v. soğuk almak
chill a glass v. bardağı soğutmak/serinletmek
chill [dialect] [uk] v. (sıvının) soğukluğunu almak
chill-out adj. dinlendirici
chill-out adj. rahatlatıcı
Phrasals
chill off v. soğumaya bırakmak
chill off v. soğutmak
Phrases
netflix and chill expr. netflix aç ve rahatla
netflix and chill expr. netflix'i aç ve keyfine bak
netflix and chill expr. netflix izle ve yayıl
Colloquial
chill [dialect] expr. yapacağım
Idioms
libel chill n. tehdit sonucu susma
libel chill n. susturma
libel chill n. ağzını kapatma
libel chill n. hakaret davalarında tehdit yollu susturma
cast a chill over v. soğukluk getirmek
cast a chill over v. kötü ve sıkıcı etkisi olmak
cast a chill over v. keyfini kaçırmak
take the chill off v. soğukluğunu gidermek
take the chill off v. hafifçe ısıtmak
take the chill off v. ılıklaştırmak
chill somebody to the bone v. kanını dondurmak
chill somebody to the marrow v. ödünü koparmak
chill somebody to the marrow v. kanını dondurmak
chill somebody to the bone v. ödünü koparmak
put the chill on someone v. biriyle arayı soğutmak
put the chill on someone v. biriyle bağını koparmak
put the chill on someone v. biriyle ilişkisini kesmek
a chill ran down one's back v. başından aşağı kaynar sular dökülmek
a chill runs/goes down somebody’s spine v. cin çarpmışa dönmek
a chill runs/goes down (one's) spine v. cereyan çarpmışa dönmek
a chill runs/goes down (one's) spine v. kanı donmak
a chill runs/goes down (one's) spine v. cin çarpmışa dönmek
a chill runs/goes down somebody’s spine v. kanı donmak
a chill runs/goes down (one's) spine v. bembeyaz kesilmek
a chill runs/goes down somebody’s spine v. cereyan çarpmışa dönmek
a chill runs/goes down (one's) spine v. çok korkmak
a chill runs/goes down somebody’s spine v. çok korkmak
a chill runs/goes down (one's) spine v. tüyleri diken diken olmak
a chill runs/goes down somebody’s spine v. bembeyaz kesilmek
send a chill up/down somebody’s spine v. çok korkutmak
a chill runs/goes down somebody’s spine v. tüyleri diken diken olmak
send a chill up/down somebody’s spine v. tüyleri diken diken etmek
chill (one's) action v. (birini) yıldırmak
chill to the bone v. soğuk içine işlemek
chill (one's) action v. (birinin) cesaretini kırmak
chill (one's) action v. (birinin) işine/tekerine çomak sokmak
chill (one's) action v. (birinin) işini sekteye uğratmak
chill to the marrow v. iliklerine kadar üşümek
chill to the bone v. iliklerine kadar üşümek
chill action v. hevesini kırmak
chill somebody to the bone/marrow v. (birinin) ödünü koparmak
chill action v. yıldırmak
chill action v. işine/tekerine çomak sokmak
chill (one's) action v. (birinin) işini bozmak/aksatmak
chill (one) to the bone v. (birinin) ödünü koparmak
chill action v. cesaretini kırmak
chill somebody to the bone/marrow v. (birinin) kanını dondurmak
chill to the marrow v. iliklerine kadar donmak
chill action v. ilerlemesini engellemek
chill to the marrow v. soğuk içine işlemek
chill (one's) action v. (birinin) ilerlemesini engellemek
chill (one's) action v. (birinin) hevesini kırmak
chill (one) to the marrow v. (birinin) ödünü koparmak
chill action v. işini bozmak/aksatmak
chill to the marrow v. (birini) iliklerine kadar üşütmek
chill action v. işini sekteye uğratmak
chill to the bone v. (birini) iliklerine kadar üşütmek
chill to the bone v. iliklerine kadar donmak
chill (one) to the bone v. (birinin) kanını dondurmak
chill (one) to the marrow v. (birinin) kanını dondurmak
put the chill on v. ile bağını koparmak
put the chill on (something) v. (bir şeyi) azaltmak
put the chill on v. ile arayı soğutmak
put the chill on v. yavaşlatmak
put the chill on v. ile ilişkisini kesmek
put the chill on (something) v. (bir şeyi) yavaşlatmak
put the chill on (something) v. (bir şeyi) durdurmak
put the chill on v. durdurmak
send a chill down your spine v. (birini) korkutmak
send a chill down (one's) spine v. (birinin) tüylerini diken diken etmek
send a chill down your spine v. (birini) heyecanlandırmak/duygulandırmak
send a chill down (one's) spine v. (birini) korkutmak
send a chill down your spine v. (birinin) tüylerini diken diken etmek
send a chill down your spine v. (birinin) ödünü koparmak
take the chill off (of) (something or some place) v. (bir şeyi/bir yeri) ılıklaştırmak
take the chill off (of) (something or some place) v. (bir şeyi/bir yeri) hafifçe ısıtmak
take the chill off (of) (something or some place) v. (bir şeyin/bir yerin) soğukluğunu gidermek/kırmak
a chill runs/goes down (one's) spine expr. (birinin) tüylerinin ürpermesi
a chill runs/goes down (one's) spine expr. tüylerin diken diken olması
a chill runs/goes down (one's) spine expr. içi ürpermesi
a chill runs/goes down (one's) spine expr. aklı uçma
a chill runs/goes down (one's) spine expr. ödü kopmak
a chill runs/goes down (one's) spine expr. soğuk ter dökme
a chill runs/goes down (one's) spine expr. korkudan ürperme
Speaking
chill out! expr. sakin ol!
chill out expr. sakin ol
take a chill pill expr. sakin ol
Technical
chill casting n. sert döküm
chill water n. soğuk su
wind chill n. serinletici rüzgar tesiri
internal chill n. iç soğutucu
chill rolls n. kabuklu merdane
inverse chill n. ters soğuma
chill mark n. soğuma izi
depth of chill n. soğuma derinliği
chill time n. soğutma süresi
chill scrap n. soğutma hurdası
chill effects n. soğutma etkileri
chill test n. soğutma deneyi
chill plates n. soğutucu levhalar
indefinite chill casting n. belirsiz çil bölgeli döküm
definite chill depth n. belirgin çil derinliği
indefinite chill n. belirsiz çil bölge
indefinite chill roll n. belirsiz çilli merdane
definite chill casting n. belirgin çil döküm
chill casting n. dışı sert kabuk döküm
chill zone n. yüzey soğuma bölgesi
chill casting n. yüzey soğutmalı döküm
direct chill casting n. doğrudan soğutmalı döküm
clear chill depth n. kesin çil derinliği
chill rolls n. kokil merdane
chill castings n. kokil dökümler
chill iron n. kokil demir
chill depth n. çil derinliği
chill mark n. kırışıklık (cam)
direct chill casting n. direkt soğutmalı döküm
Computer
chill (ccitt high level language) n. ccit üst düzey programlama dili
Automotive
wind chill n. rüzgarın serinletme etkisi
Physiology
wind-chill n. hem sıcaklık hem de rüzgar hızına göre rüzgarın vücut üzerindeki serinletici etkisi
Pathology
chill and fever n. ateş ve titreme
Food Engineering
cook-chill food n. (önceden pişirilmiş) ısıtılıp yenmeye hazır yiyecek
cook-chill n. pişir-soğut yöntemi
Gastronomy
cook and chill n. toplu yemeği pişirdikten sonra soğutup sevkiyata hazır hale getirme teknolojisi
Astronomy
big chill n. evrenin sonunun gelmesiyle ilgili bir teori
big chill n. büyük donma
Geography
wind-chill n. üşüme sıcaklığı
Meteorology
wind chill index n. rüzgar soğutma endeksi