fade - Turc Anglais Dictionnaire

fade

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fade — Definition

Signification:
solmak, sönmek, azalmak
Prononciation (IPA):
(AmE /feɪd/ – BrE /feɪd/)
Partie du discours:
Fiil: fade (fades – faded – fading); İsim: fade (fades)
Synonymes:
diminish, wane, pale

Sens de "fade" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 56 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
fade v. rengi solmak
She was dressed in a faded cotton skirt.
Rengi solmuş pamuklu bir etek giymişti.

More Sentences
fade v. solmak
All she had left was a faded picture of him.
Elinde kalan tek şey onun solmuş bir resmiydi.

More Sentences
fade v. soldurmak
fade v. karartmak
General
fade v. rengi solmak
She was dressed in a faded cotton skirt.
Rengi solmuş pamuklu bir etek giymişti.

More Sentences
fade v. zayıflamak
Hopes of finding the lost climbers soon faded.
Kayıp dağcıları bulma umutları kısa sürede zayıfladı.

More Sentences
fade v. güçten düşmek
We can't just sit and watch him fade away.
Öylece oturup onun güçten düşmesini izleyemeyiz.

More Sentences
fade v. solmak
All she had left was a faded picture of him.
Elinde kalan tek şey onun solmuş bir resmiydi.

More Sentences
fade v. solmak
All she had left was a faded picture of him.
Elinde kalan tek şey onun solmuş bir resmiydi.

More Sentences
fade v. (ses) giderek azalmak
We are all deeply affected by the bloody events in the Middle East, following which hopes of peace are fading.
Barış umutlarının giderek azaldığı Orta Doğu'daki kanlı olaylardan hepimiz derinden etkileniyoruz.

More Sentences
fade v. formdan düşmek
Several teams have faded after a fast start this season.
Birçok takım bu sezona hızlı bir başlangıç yaptıktan sonra formdan düştü.

More Sentences
Technical
fade v. solmak
All she had left was a faded picture of him.
Elinde kalan tek şey onun solmuş bir resmiydi.

More Sentences
Textile
fade v. solmak
All she had left was a faded picture of him.
Elinde kalan tek şey onun solmuş bir resmiydi.

More Sentences
General
fade n. renk solması
fade n. solma
fade n. yanları kısa üstleri uzun saç
fade v. sıvışmak
fade v. gevşemek
fade v. zayıflatmak
fade v. gözden kaybolmak
fade v. akçıllaşmak
fade v. kurumak
fade v. uçmak
fade v. geçmek
fade v. unutulup gitmek
fade v. kaçmak
fade v. kararmak (hava vb)
fade v. açmak
fade v. boyası atmak
fade v. rengi atmak
fade v. kuvvetten düşmek
fade v. soluklaşmak
fade v. soluklaştırmak
fade v. (topa) kontrollü bir şekilde vurmak
fade v. silikleşmek
fade v. silikleştirmek
fade v. sönmek
fade v. azalmak
fade adj. sararmış
fade adj. soluk
fade adj. güçsüz
fade adj. tatsız
fade adj. sıkıcı
fade adj. sıradan
Technical
fade n. beyaz yağımsı leke (cam)
fade v. rengi atmak
Computer
fade expr. azalt
Textile
fade v. rengini atmak
Automotive
fade n. fren zayıflaması
fade v. frenleme gücü azalmak
Medical
fade n. sönme
Sport
fade n. topun yavaşlayarak veya hafif falsolu gitmesi
Football
fade v. (amerikan futbolu) dizilme çizgisinden geriye hareket etmek
Wagering
fade v. zarda rakip oyuncunun bahsini karşılamak
Cinema
fade n. fondu
fade n. (ekran, sunum) solma efekti

Sens de "fade" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
fade out v. karartmak
General
fade in n. görüntü ve sesin yavaş yavaş görülmesi ve duyulması
fade-in n. açılma
fade-out n. salınım
fade-out n. titreşim
fade [scotland] n. yuvarlak kalın bir somun ekmek
fade [ireland] n. patatesli kek veya ekmek
fade-out n. giderek yok olma
fade-out n. sönümlenme
fade-out n. yavaş yavaş yok olma
fade away v. yavaş yavaş yok olmak
fade out v. zayıflayıp kaybolmak
fade away v. unutulup gitmek
cause to fade v. soldurmak
fade away v. rengi atmak
fade in v. azaltmak
fade away v. gözden kaybolmak
fade up v. artırmak
do a fade-out v. defolup gitmek
fade away v. canlılığını yitirmek
fade away v. solmak
fade away v. yok olmak
fade away v. ortadan kaybolmak
fade-up v. (ses/görüntü) yavaş yavaş açmak
fade into oblivion v. unutulmaya yüz tutmak
fade something down v. sesi kısmak
Phrasals
fade back v. geri gitmek (amerikan futbolu)
fade back (into something) v. belli bir alana geri dönmek/gitmek
fade back v. yavaş yavaş gözden kaybolmak
fade back v. bir şeyi belli bir noktaya indirgemek/indirmek
fade back v. amerikan futbolunda diğer hücum oyuncuları ileri giderken bir hücum oyuncusunun geri gitmesi
fade back v. bir şeyi bir noktaya kadar azaltmak
fade back v. (amerikan futbolunda ileri pas atmak için zaman kazanmak amacıyla) hücum çizgisinden uzaklaşmak
fade back v. geri çekilmek (amerikan futbolu)
fade back v. bir şeyi bir noktaya geri çekmek/geriletmek
fade back v. geride kalmak
fade back v. (amerikan futbolunda ileri pas atmak için zaman kazanmak amacıyla) hücum yönünün tersine doğru gitmek
fade back v. yavaş yavaş kaybolmak
fade back v. geride gözden kaybolmak
fade back v. geride yavaşça görünmez olmak
fade back v. arkada uzaklaşmak
fade back v. ortadan kaybolmak
fade back v. (amerikan futbolunda) geriye gitmek
fade back v. (ağrı) yavaşça parmaklarına vs. çekilmek
fade back v. arkada yavaş yavaş yok olmak
fade back v. (amerikan futbolunda) biraz geri çekilmek
fade up v. yavaş yavaş güçlendirmek
fade from (something) v. (bir şeyden) yavaş yavaş çekilmek/kaybolmak
fade from v. -den çekilmek
fade something out v. görüntüyü ve/veya sesi zayıflatıp kaybetmek
fade from v. yavaş yavaş yok olmak
fade down v. kademe kademe kısmak/azaltmak
fade something in v. görüntüyü ve/veya sesi yavaş yavaş ekranda/yayında belirginleştirmek
fade into (something) v. yavaş yavaş (bir şeye) geçiş yapmak
fade up v. yavaş yavaş yükseltmek
fade into v. gitgide/yavaş yavaş (siyaha, aydınlığa) düşmek
fade up v. yavaş yavaş güçlenmek
fade something out v. görüntüyü ve/veya sesi azaltarak yok etmek
fade up v. yavaş yavaş yükselmek
fade from v. -den kaybolmak
fade something out v. görüntüyü ve/veya sesi yavaş yavaş ekrandan/yayından almak
fade up v. yavaş yavaş baskın hale getirmek
fade from v. yavaş yavaş çekilmek/kaybolmak
fade into v. giderek/yavaş yavaş (farklı bir görünüme, renge, ışığa) bürünmek
fade something up v. sesi yavaş yavaş yükseltmek/artırmak
fade something out v. görüntüyü ve/veya sesi yavaş yavaş ekrandan/yayından çıkarmak/kaybetmek
fade something in v. görüntüyü ve/veya sesi yavaş yavaş ekrana/yayına vermek
fade up v. yavaş yavaş baskın hale gelmek
fade up v. yavaş yavaş artırmak
fade into (something) v. gitgide (bir şeye) dönmek/dönüşmek
fade something out v. görüntüyü ve/veya sesi yavaş yavaş kaybetmek
fade up v. yavaş yavaş artmak
fade down v. yavaş yavaş kısmak
fade from (something) v. (bir şeyden) yavaş yavaş/gitgide yok olmak
Colloquial
do a fade v. sıvışmak
do a fade v. tüymek
do a fade v. fıymak
do a fade v. kaybolmak
do a fade v. toz olmak
Idioms
fade from the scene v. aradan çekilmek
fade from the scene v. sahneden çekilmek
fade from the scene v. ortadan kaybolmak
fade into insignificance v. diğerine göre önemi olmamak
fade into insignificance v. önemli ya da anlamlı görünmemek
fade into insignificance v. diğerine göre daha az önemli görünmek
fade into insignificance v. diğerine göre önemsiz görünmek
fade into background v. geri plana düşmek
fade into background v. arka plana düşmek
fade from view v. yavaş yavaş gözden kaybolmak
fade into the woodwork v. yokmuş gibi görünmek
fade into the woodwork v. kimsenin fark etmeyeceği şekilde davranmak
have a brain fade v. kafa karışıklığı yaşamak
have a brain fade v. beyni durmak
have a brain fade v. beyni donmak
fade fast v. hızlıca ölüme doğru gitmek
fade fast v. hızlıca çözünmek
fade fast v. hızlıca ortadan kaybolmak
fade fast v. hızlıca eriyip gitmek
fade fast v. hızlıca dağılmak
fade fast v. bilincini açık tutmakta giderek zorlanmak
fade fast v. hızlıca ölüme yaklaşmak
fade fast v. hızlıca yok olmak/etmek
fade fast v. hastalıktan/yaralanmadan dolayı ölümü hızlıca yaklaşmak
fade fast v. ayık kalmakta giderek zorlanmak
fade fast v. hızlıca gözen kaybolmak
fade fast v. hızlıca unutulup gitmek
fade into the woodwork v. kimsenin fark etmeyeceği şekilde davranmak
fade into the woodwork v. pek göze batmamak
fade into the woodwork v. araya karışmak
fade into the woodwork v. yokmuş gibi görünmek
fade into the woodwork v. kendini pek göstermemek
fade into the woodwork v. fark edilmez olmak
fade into the woodwork v. arada kaynamak
fade into the woodwork v. pek ortalarda görünmemek
fade into obscurity v. unutulmak
fade into obscurity v. bilinmez olmak
Media
cross-fade n. (ses veya görüntü) başka bir ses veya görüntü yok olurken ortaya çıkma
cross-fade n. bir ses veya görüntü yok olurken diğerini başlatma tekniği
cross-fade v. (kamera veya ses aleti) bir diğer alet ortadan kaybolurken ortaya çıkmak
cross-fade v. (ses veya görüntüyü) başka bir ses veya görüntü yok olurken başlatmak
Technical
fade-out n. kararma
fade in n. açılma
fade out n. görüntü ve sesin yavaş yavaş kaybolması
fade-out n. sönüşüm
fade-in n. açılma
fade in n. güçlenme
fade away n. sönmek
fade-out n. kararma
fade-out n. görüntü yitimi
fade out v. fondu olmak
fade in v. yavaş yavaş görünmek
fade out v. kararmak
fade in v. görünür olmak
fade away v. yok olmak
fade out v. yavaş yavaş gözden kaybolmak
fade away v. ortadan kaybolmak
fade out v. zayıflamak
fade-in adj. fondu açık
fade-resistant adj. solmaya dayanaklı
fade-resistant adj. solmaz
Computer
fade task n. zayıflatma görevi
fade time n. zayıflatma zamanı
fade level n. zayıflatma düzeyi
fade effect n. azalma efekti
fade-out n. sönüşüm
fade in taskbar expr. görev çubuğuna azaltarak göster
fade left expr. sola soldur
fade up expr. yukarı soldur
fade right expr. sağa soldur
fade through black expr. soldur